3 Mayıs 2006 Çarşamba

99

"Bir dost nedir?... Öteki ben..."

Zeno

75

"Unutma ki yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir."

Şeyh Edebali

42

"Bir noktaya ulaşmanın yirmi değişik yolu olabilir. Ama bir an önce bunlardan birine başlamalısınız."

Ralph Waldo Emerson

15

"Başarı istenmediği yere gelmez...
Yenildiğinizi düşünüyorsanız yenilmişsinizdir.
Cesur olmadığınızı düşünüyorsanız korkaksınızdır.
Kazanmak istiyor fakat kazanamayacağınızı düşünüyorsanız kesinlikle kazanamazsınız demektir.
Kaybedeceğinizi düşünüyorsanız çoktan kaybetmişsiniz demektir.
Dışarıdaki dünyaya çıktığınızda anlayacaksınız ki başarı ancak onu istediğiniz takdirde gelecektir.
Herşey insanın kafasında biter.
Alt edildiğinizi düşünüyorsanız alt edilmişsinizdir.
Yükselmek için yüksek düşünmelisiniz.
Bir ödülü kazanmadan önce kendinizden emin olmalısınız.
Yaşam savaşını kazanan her zaman en güçlü ya da en hızlı olan değildir.
Er ya da geç kazanan kişi, kazanacağını önceden düşünebilen kişidir."
Arnold Palmer


Huh, Çiğdemcim en uzun sözü mü seçmişsin ne :)

Evet bekliyorum sayılarınızı.

Bu arada Arnold Palmer kim diye benim gibi merak edenler için :)

Söylesene

Şu anda nerede olmak isterdin?

2 Mayıs 2006 Salı

?

Acaba dolap kapakları ve çekmeceleri kapatamama hastalığı diye bir şey var mı literatürde.

Subuk

Sol omuzum ağrıyor. Omuzum yazılmaz öyle, u düşer omzum olur. Düşen "u" ları kimse arayıp sormaz sonra, ne yaparlar ne ederler bilinmez. Belki yediğim tatsız tutsuz bisküvi adlı şeyin sUntasında yer buluyorlardır kendilerine. Bisküvi dedim de, okulda "püsküvüt" diye yazılır değil mi diye soran arkadaşım geldi aklıma. Gülümseyecektim ama o sırada da cümledeki " dedim, diye, değil mi, diye" yığıntısını düzeltmek için ne yapabileceğimi düşünmeye daldım.

Aman, bırak dağınık kalsın.

...

-.. geçmişle bu oyunu oynamaya çalışmak anlamlı değil. Bugün buradayız ve hamlelerimizi buradan yapabiliriz sadece.
O anda Kettle'ın probleminin çözümünü kavradım birdenbire. Çözüm o kadar açıktı ki, daha önce nasıl olup da göremediğimi merak ettim. Sonra anladım. Oyun tahtasına her baktığımda, bu kadar kötü bir duruma nasıl getirileceğini merak etmiştim. Tüm gördüğüm benim hamlelerimi önceleyen anlamsız hamlelerdi. Ama siyah taşı elime aldım mı bu hamlelerin bir önemi yoktu artık.


Farseer Serisi
Süikastçinin Arayışı
Yz:Robin Hobb
Çv: Aslı Tohumcu
İthaki Yayınları

1 Mayıs 2006 Pazartesi

Çıkın Dışarıya Oynayalım....

Blog blogluktan çıktı farkındayım (Ne demekse) ama n'apalım bahar geldi.



Şimdi oyun oynama kısmını abartarak herkesi istopa davet ediyorum. Evet evet , istop dedim. Topumuz da hazır. Her gelen istediği birisine top atsın. Kimler tutamazsa yarın tesbit edip ceza verelim hep birlikte .

(Yakında bir yolunu bulup yakantop da oynatacağım ama henüz üzerinde çalışıyorum)

Eeee, durmayın öyle , haydi başlıyorum ben.

Zehraaa...

Bahar


Biz küçükken bahar bayramı kutlardık bugün.

Pırıl pırıl, mutlu ve huzurlu bir haftaya açılsın sabahımız.


Herkese günaydın.