30 Kasım 2005 Çarşamba

Hayat

Aslında ne kadar basit.

Derin derin nefes al.

Bol bol su iç.

Aynadan kendine gülümse.

Ve sarıl sevdiklerine.

29 Kasım 2005 Salı

Sus

Birşey söylemeden konuşabilenlerden değilim. Manasız kelimeler kulaklarımı tırmalıyor. Bırakıyorum havada çınlayanlar çekilsin yerlerine. Şimdi biraz sessizlik zamanı...

Yaşamak

Anlamıyor musun küçüğüm, aramana gerek yok onu biryerlerde, yaşamak dediğin şey zaten sensin...

Uzaktaki Kadına

Güneş doğuyor, batıyor. Ağaçlar çiçekleniyor, meyva veriyor, sararıp döküyor yapraklarını. Yaz sıcakları kış soğuklarına bırakıyor yerini. Biliyorum. Haklısın herşey geçici...

Ama unutma, çıplak dallar yeşilleniyor yeniden, geceler aydınlanıyor, karlar eriyor sımsıcak güneş sarıyor dünyayı. Görmüyor musun? Umut hep var...

Uzak

Aynadan
Bana bakan
Soluk yüzlü kadın
Ne kadar uzak

Selma'ya açık davet


Bu sabah yine çok güzel hava var İzmir'de. Selmacım, hadi gel, seninle bahçede kahvaltı keyfi yapmayı özledim.

28 Kasım 2005 Pazartesi

Nilüfer'e Mektup

Sevgili Nilüfer... Dün seni sahilde göremeyince endişelendim. İyisindir umarım. Bu senin için olsun. Sevgilerimle...

Sahilde

Bahardan kalma bir gün vardı dün İzmir'de. Dayanamayıp deniz kıyısına attık kendimizi. Bir de ne görelim herkes orada...


Ece etrafı seyrediyordu keyifle.
Cim zıkkımın dibinde güzel bir köşe bulmuş güneşleniyordu.
Daisy ile Sima nihayet buluşmuşlar, pek sevindim onları birlikte görünce.
Bilal pazar tatil dememiş ders veriyordu öğrencilerine.
Bunca gürültünün orasında böyle güzel uyuyan olsa olsa Erol'un köpeğidir dedim ama bulamadım kendisini oralarda.
Sevgiler kanat açmış gidiyorlardı selam yolladım Mehmet Pazar'a.





Le Jardin her zamanki gibi renkli ve bakımlıydı, görür görmez tanıdım.










Nymphia saklanmıştı bir yerlere elma dersem çık dedim ama çıkmadı.

Güneş parlarken Gecenin sudaki aksini görünce şaşırdım doğrusu, gelme zamanını bekliyordu sessizce.
Asmakilit (sağda en üstteki:) hararetli bir futbol tartışmasındaydı, arkası dönük olduğu için beni görmedi. (Geçmiş olsun bu arada, ha ha ha )
Sanki çocuk parkında Aslı ile Selen'i görür gibi oldum ama çocukların peşinde koştururken yakalayamadım.

Bir ara dalgalanan Vişne durulmuş sakinleşmiş her zamanki huzuruyla pazar keyfi yapıyordu.
Zeze herkese laf yetiştirmeye çalışıyordu yine.
Hasan Cengiz sandalhanesinde keyif yapıyordu.








    Bazı izlere rastladım Derin İz'den, gerçi hafif kılık değiştirmişti D yerine L yazıp ama şıp diye tanıdım. İskelede uzanmış doğayla içiçe yaşamayı düşünen Ufuk suya atlayıp nefesini tutmaya çalışınca fotoğraflayamadım.

    Denizkumu tanesi rakı meze falan rastlamadım ama bazı izler takıldı gözüme, acaba dedim?


    Züper yıkılmış bir haldeydi, diyecek söz bulamadım, daha sayacağı şafak çook.

    Uzaktan mavilikte kalan beyaz görünce Çiğdem olduğunu anlayarak el salladım.








    Keyifli bir pazartesi geçirmeniz dileğimle... Sevgi dolu bir haftaya açılsın sabahınız. İyi ki varsınız..

    26 Kasım 2005 Cumartesi

    Veeee...

    Oyunumuz sona erdi...

    Daisy, Nilüfer, Bilal, Selen, Aslı içten teşekkürlerimle aşağıdaki hediyeyi sunuyorum... (Ufuk sen pakete bak içine bakma zira yorum yazmışsın ama cümlesi yok)




    Paketi açmak için üzerine tıklamanız gerekiyor.

    Hişşt, katılmayanlar çekin elinizi bakiim, buradan yakın takipteyim...