21 Haziran 2026 Pazar

Haftanın Özeti


Haftayı 3 oğlum olarak açtım. Pazartesi evi biraz toparlamak dışında bir şey yaptım diyemem. O akşam 4 oğlum ve 1 kızım vardı evde. Her yer bir yatak :D



Salı sabahı çocukların yemek yiyip evden ayrılmalarıyla başladı :D Yatak odasını temizledim, nevresim değiştirdim, yorganları kaldırdım.  Akşam 3 oğlum vardı yine .



Çarşamba bir gün öncesinden kimsenin sofra toplamaya yardım etmemesine kızgındım ya bir şey hazırlamadan çıktım evden arkadaşımla buluşmaya. Üniversite arkadaşım emekli olduktan sonra sadekârlık öğrendi. Nefis gümüş takılar yapıyor. Geçen sene bana yaptığı halhalın bileklik versiyonunu istedim ondan. Bir de çok sade şahmaran bileklik. Hem sohbet ettik hem ölçü aldı.

Onun yanından dönerken mahalledeki başka arkadaşıma uğradım. Bahçesinden dut topladık. Biraz oturdum, eve döndüm.

Yemek yedik . 3.   oğlum evine dönüyordu. Metehan'da arkadaşına gidecekti ama o sırada telefon geldi. İzmir'deki bir arkadaşının İstanbulda'ki kız arkadaşının kalbi durmuş . Geleceğim oraya,sizde kalabilir miyim dedi. 

Perşembe salonun camlarını ve çocukların odalarının umumi helâdan beter gözüken kapılarını silerek geçti. Cidden kapılar hani 70 li yıllarda uzun şehirler arası yol giderken girmek zorunda kaldığımız tuvaletlerin dokunamadığımız kapıları vardı ya, tam öyleydi. Kendime not bir daha kapıları su bazlı boya ile boyatma, yağlı boya iyidir. Silmeye çalışması dert, silerken soyulması dert..


Cuma sabahı balkona girdim. Çam ağacının polenleri azalmıştı artık, bir temizlik yapabilirim dedim. Bit kadar balkonu boşalt, içindeki milyon süs eşyasını yıka, balkonu yıka , uğraştım ama değdi. 

Peşinden evi süpürüp sildim. 

Akşam Can'ın yeğeni yemeğe çağırmıştı, oraya gittik. Bu arada 3. oğlum eve geldi.



Cumartesi sabahı erkenden Can Bilgehan 'ı üniversite sınavına bıraktı. Kahvaltıda benim üniversite arkadaşlarım vardı. Bol kahkaha, gevezelik, yiyip içme ile geçti sabah.




Dört sene sonra balkona dört kişi sığdırma yöntemini buldum.



Onlar gittikten sonra bir güzel uyumuşum. Akşama cümbür cemaat Chris Isaak konserine gittik.



 Çıkışta arabayı otoparktan çıkartabilmemiz bir saatten uzun sürse de her ânına değdi.

Bugün testembel bir gündü. 3. oğlum da burada Brezilya dizilerini aratmayan tuhaf aile ilişkileri ile boğuşup, kız arkadaşını görmesi de mümkün olmayınca evine döndü. 

Ben de sabahtan beri kaç posta uyudum bilmiyorum. Birazdan Fenerbahçe 'ye gideceğiz arkadaşlarımızla.

Yarın ilaç günü.

Sanırım gelecek hafta biraz sakin geçer.  1 Temmuz'a kadar gideceğim konser de yok :D

Yazımı bitirmeden bu hafta biraz nefes almama izin veren hormonlarıma da teşekkürü borç bildiğimi söylemek isterim. Patlama moduna geçmeden , az biraz iş yapmayı başararak geçirtmeyi başardı bana. Çok şükür. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder