4 Temmuz 2020 Cumartesi

Günaşırı Yürüyüş


Bu sabah saat beşte yataktan sürüklenircesine kalkarken hiç halim yoktu.  Sokağa çıktığımda,  iyi ki kalkmışım dedim :)

Bi de umarsız insanlar yüzünden maske zorunlu hale gelmeyeydi iyiydi. İşin kötüsü onlar hâlâ gıdılarını korurken biz in cin olmayan yollarda kan ter içinde yürüyüş yapmak durumunda kalıyoruz.

Neyse. Dönüşte alınan simitler de kızartılıp lüpletildiğine göre artık yatabilirim :D

18 yorum:

  1. Şahanesiniz ana oğul. Fakat ilk fotoya blogger'ın feed'inden uzaktan bakınca sanki "köprü" hareketi yapmışsın gbi algıladı beynim :))) Allah dedim Handan koparttı zincirleri. Meğerse çaymış yahu, güzelim çay!
    Handan bir de sorum olacak, maske tüm şehirlerde mi zorunlu, hangi durumlarda çıkarılabiliyor?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi aklıma düşürdün Ceren, acaba köprü kurabilir miyim ki :)

      Her ilde değil ama büyük şehirlerin çoğunda sokakta maskesiz dolaşmak yasaklandı. Önceden sadece kapalı yerlerde zorunluydu. Sanırım Bursa'da da zorunlu. Ve fakat restoranda oturuyorsan metrekareye üç masa sıkışmış ve on küsür kişi orada yemek yiyorken maskesiz rahat rahat durabiliyorsun tabi. Bak yine dellendim, yahu adamlar masaları azaltmamış olabilirler, oturmuyorum desen oturmazsın, niye giriyorsun ki o yere. Neyse bunca keşmekeşe rakamlarımız sabit bir çarpanla hep aynı kalıyor, ne güzel!

      Sil
  2. Bence çok iyi fikir bu. Ohh, yanında mis gibi yoldaş da var. Metehan da mutlu görünüyor:)
    Termostaki çay biraz kararır aslında ama seninki yine tavşan kanı, maşallah. Afiyet olsun. Simitleri biz de evde fırına atmadan yemiyoruz. Hemen yersen iyi ama geçen 3-4 tanesini sonra yeriz diye dolaba koydum. Bildiğin kirikkırak olmuşlar, çok sert.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İki termos taşıyoruz Zeugma. Birinde dem diğerinde kaynar su var :D

      Metehan bana değil de ben ona yoldaş oluyorum aslında zira forma girmeye çalışan o. Yine de sayesinde ben de deniz kıyısına inmeye başladığım için çok müteşekkirim, zira Can'ı sabah erken kaldırmamın imkânı yok :D

      Simiti ıslatıp teflon tavada üzerine kapak kapatarak ısıtmayı deneyin bir de. Olmadı enlemesine ikiye bölüp üzerine kaşarpeyniri rendeli yumurta sürüp fırına verin. Yine olmadı küçük küçük dilimleyip üzerine yumurta kırıp pişirin. Yumuşacık olur :)

      Sil
    2. Enlemesine kesilip yumurta, kaşar, sucuk vb ile fırına atılmış hallerini biliyorum. Nefis oluyor. Ama bana fırından ilk çıkmış hali gerek. Eskiden 1 gün önceki simiti kapaklı teflonda alt üst biraz ısıtınca yepyeni oluyordu. Ama şimdi korona yüzünden fırına atmalar onu da bozdu. ''Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak'' dediler bir kere:) Dur, bir dahakine ıslatıp da koyayım teflona. Sağ olasın Handan;)

      Sil
    3. Bence teflon tavada ısıtmak da fırına atmak gibi, illa fırına atacağız diye birşey yok diye düşünüyorum. Simitten simite de fark ediyor, bazısı lastik gibi oluyor bayatlayınca onlar güzel ısınıyor, kuruyanlar biraz sorunlu. Simitçinin tezgâhına yeni gelmiş simit yeme keyfi ise daha uzun süre imkânsız gibi :/ Neyse maya bile bulamamaktaydık, buna da şükür.

      Sil
    4. Onu ben de çok düşündüm ama emin olamadım. Teflonda alt, üst tamam da, yan kısımlar ısıyla fazla temas etmiyor sanki. Nitekim fırına 3-5 dakikalığına attığımız simitin her yanı ateş gibi çıkıyor:) Aslında şehrin en iyi simit fırınını biliyorum (Simit Sarayı falan değil, 40 yıllık fırın). Önünde masalar, kahvaltı imkânı. Ben de oraya kadar yürüyüş yapayım. Öndeki masalara oturup bekleyeyim. Çıkan ilk parti simitlerden ateş gibi sıcakken en az 10 tane alayım. Evde fırına atmaya hiç gerek kalmasın, teflona devam. Tamam buldum. Bir tane de yolda gelirken yerim:)) Beterin beteri var, buna da şükür gerçekten:(

      Sil
    5. Ramazanda gelen ateş gibi bir pideyi bitirmemin ardından aklıma ancak virüs, fırın vs geldiği için biliyorum, fırından çıkar çıkmaz yediğinde bi sorun yok :D

      Sil
  3. ana oğul afiyet olsun size, bol gezmeler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiz Özlem. Bacaklarımız yeni yeni açılıyor, evde durmaktan işlevlerini kaybetmişler :)

      Sil
  4. Size ters gelebilir ama ben artık bu maske olayına inanmamaya başladım. Tamam, "bilinçli" kişiler, bu sıcaklarda, her türlü cefayı kabullenip maskeyi doğru yerinde kullanmaya dikkat ediyorlar. Onlardan zaten zarar gelmez, çünkü kimsenin yüzüne hapşırmaz, temizliğe, hijyene dikkat eden kişilerdir onlar. Ancak çoğu insanımız, maskeyi gıdılarını korumak için (Buna çok güldüm), kollarında bilezik olarak ya da kulaklarında küpe olarak kullanıyorlar. Hastalığı yayma potansiyeli olan da özellikle bu kesim zaten.

    Dediğin gibi restoranlar, plajlar, pazarlarda insanlar maskesiz ve içiçe. Kimin neden korunduğu belli değil. Durum böyle olunca, Koronanın sanıldığı kadar bulaşıcı olmadığını ve ister istemez topluma özellikle bir korku salındığını düşünüyorum. Efendim, sağlık sistemimiz iyiymiş de, virüsle savaşta başarılıymışız da, Amerika bu konuda başarısız bir sınav vermiş de... Yersen:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Birisi yüzüne öksürüp aksırmadığı sürece bence de manasız maske ve hele sağlıklı birilerinin takması daha da manasız. Ve fakat sağlıklı mıyız emin olamıyoruz, onu geçtim ne yazık ki ortalığa hapşırıp öksürenlerle dolu ortalık. Rakamlara gelince, onlara da güvenmediğim için ne düşüneceğimi bilmiyorum. Ne sınavı ne başarısı o kısım tam komedi tabi :D

      Sil
  5. Yarasın Handancım:) Yürümek de lâzım, yürümeyi unuttuk resmen:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sabahın altısında yollar tenha oluyor, rahat rahat yürünüyor Sezer. Tabi maske ile ne kadar rahatsa.

      Sil
  6. Ay iyi ki doğurdun sen bu çocuğu Handan. Hem elet, hem yoldaş hem akıl hocası... Maşallah kuzuma.

    YanıtlayınSil
  7. Ben de hep üşeniyorum deyip çıkınca seviniyorum. Sorma hastalık bizde de tekrar artmaya başladı. İnsanlar çabuk rahatladı.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bizde rakamlar da saçma sapan Derya, bunca içiçe dolaşmaya bu rakamlar doğruysa pek panik olmaya gerek yok deniyor tabi.

      Evet, çıkınca hep iyi ki çıkmışız diyoruz :)

      Sil