27 Kasım 2017 Pazartesi

Nostaljik Pazartesi

Bu sabah sizleri British Museum'a götüreyim dedim. Her yerdeki kalıntıları yürütüp buraya getirdiklerinden dünyayı gezmiş gibi oluyorsunuz içinde.

Bir günde hepsini dolaşmak mümkün değil. Biz de dolaşamamıştık zaten. Bacaklarımıza kara sular inmesini görmezden gelseydik bile aşırı yüklemeden beynimizin sulanmaya başlaması artık durmamız gerektiğini söylemişti.

Vaktimiz olmadığından bir daha gidemedik ama müzenin güzel tarafı bedava olmasıydı. Dolayısıyla her gün gidip bir bölüm gezip çıkılabilir. Orada yaşasam kesin öyle yapardım :)

Orjinal yazıya gidelim artık. Zaten çok uzundu iyice uzattım :)

3 Ağustos 2014 Pazar


British Museum (Day 6)

Sanırım dört saatten uzun kaldık burada ama fiziksel yorgunluğu bir kenara bıraksak bile beynim artık en ufak bir tarihi şeyi algılamamaya başladığından her tarafı dolaşmadan bıraktık :)

Dünyayı gezmek istiyorsanız bu müzeye gitmelisiniz. Her bir diyardan eserleri toplamışlar burada. Hele bir aslan avı sahnesi vardı ki kaç metrelik bir salondaydı bilmiyorum, eh, binayı da söküp alsaydınız bari demedim değil :)





Biraz Asya'dan



Biraz Mısır'dan



Rosetta Taşı'nı oğlum biliyormuş ama benim haberim yoktu oraya gidene kadar :) Başı o kadar doluydu ki ancak bu kadar yaklaşabildik. Bu taşın üzerinde hem yunanca hem de hiyeroglifle yazımış yazılar varmış. Yunancanın bilinmesi sayesinde hiyeroglifler ilk defa çözülmüş :)



 






Ölen kişinin ardından hazırlanan hayat ağacı.Çok hoşuma gitti.




 Bu kısım en çok hoşumuza gidenlerden birisi oldu :) Mozambik'te yıllar süren iç savaştan sonra bir idn adamı ülkedeki silahları toplamak için kampanya başlatmış. Silah getirenlere çeşitli aletler verilmiş. Toplanan silahlar parçalanarak sanatçılara verilmiş. Onlar da bu harika şeyleri yapmışlar :)






En sevdiğim kısım :) Bir gün benim de böyle kütüphanem olacak :)






Sinekkuşu ..

Ve bu da 1900 lerden kalma bir sinek kuşu yuvası.




Fotoğrafa kimseyi katmadığımdan anlaşılmıyor ama bu kabartmalar neredeyse gerçek insan boyutunda. Demin sözünü ettiğim aslan avı kabartmaları. Upuzuuun gidiyordu.




İslam dünyası kısmındaki Kur'an.


Burada ayrıca Gölge Oyunu' a oldukça geniş yer verilmişti ama ne hikmetse bir orada fotoğra çekmek yasaktı :)

Çanak çömlekler etkileyiciydi.



Eh, müze dediğin mumyasız olmaz.


 Biraz da müzik..



Paralar jet hızla geçtiğimiz bölümlerdendi.


Saatlerde artık pilim bitmişti :) Bu kadar yeter dedik :)



Yarın o kadar çok yer gezeceğiz ki , artık dönüp dinlenelim biraz :)

20 yorum:

  1. Ayol resmen dünyanın gözüne soka soka suç işliyorlar, herkesin eserini geri vermek zorundalar normalde. Başka ülke yapsa, mesela bizim gibi siyasal açıdan az güçlü bir ülke, ne yamyamlığı kalır, ne hursızlığı. Yeminle sinir oldum, gezmeye gitsem kesin olay çıkarırdım. Kız hırs mı yaptım ne 😂😂😂 malum, başkasının ülkesinde yaşayınca bir çok şey batıyor insana 😂😂😂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duvarı gördüğümde binayı da çalaydınız diye geçirdim içimden Sevda. Bütün dünyayı yürütmüşler:)

      Sil
  2. Günaydın Handan ♥

    Bedava olması şahaneymiş gerçekten de. Sabah sabah gezdirdin yine bizi, helal sana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eve servisi de var gördüğün gibi Şebo :D

      Sil
  3. Londra'daki müzelerin ücretsiz olmasını çok seviyorum. Eğitime, kültüre önem vermek böyle olmalı bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle Kadriye. En güzel en kocaman müzeler bedavaydı, ne büyük bir şans herkes için.

      Sil
  4. 2 yıl sonra da ben gitmişim; ama mummyalar, saatler, kütüphane ve paralar örtüştü yalnızca. Fotoğrafladığın diğer eserleri hiç görmemişim. Bunun nedenini de çok iyi açıklamışsın. Belirli bir süre sonra beynin algı yeteneği iflas ediyor orada.
    Bir post daha yaparsan fena olmaz aslında. Eline sağlık Handan...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer okuyup, inceleyip, sindirerek gezeyim diyorsan hepsi gezilmiyor Zeugma. Sen de aynı şekilde hissetmişsin.

      Evet bu yazı çok uzun olmuş, kısım kısım yayımlasaymışım daha iyiymiş. Sanırım o sırada çok yer gezince yorulmuşum :)

      Sil
    2. Demek istediğimin tam tersini anlamışsın ama:)
      Fotoğrafladığın eserlerin çoğunu görmemişim. Hayat ağacına falan bayıldım.
      ''Bir post daha'' yaparsan iyi olur diyorum. Vaktin olduğunda tabii. Sanırım arşivinde British Müzesi'ne ait daha epeyce fotoğraf vardır.

      Sil
    3. Hahahah, çok uzun sürmüş bu derdindeydim ya ters anlamışım gerçekten de Zeugma. Bir bakayım fotoğraflarıma bana da vardır gibi geliyor :)

      Sil
  5. İngiliz değil mi? İşgal et, sömürge yap, çal, çırp, sonra kraliçenin tacına tak. Emeklerine sağlık Handan'cığım. Gezmiş kadar oldum.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten de öyle Müjde. Rica ederim canım :)

      Sil
  6. 25 yıl önce gezmiştim tam da bu aylarda:) çok fazla eser olduğunu, yorulduğumu ve mumyaları hatırlıyorum gerisi biraz bulanık:) resimler güzel, elinize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fotoğrafları bunun için seviyorum Gül, bugün bu yazıya bakarken ne çok şey hatırladım :)

      Sil
  7. Ne güzelmis ingiltereyi çok merak ediyorum. Müzedeki kütüphaneye bayildim gerçi çok cam silme isi var 😄😄😄

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha,aynı benim kafadansın Derya, kendime alırken camlı kapak almamamın tek sebebi o :)

      Sil