17 Nisan 2015 Cuma

Boşluk-3

-Hemşire Hanım !
- Hemşire Hanımın bir ismi yok mu?
- Efendim?
- Hemşire hanım, müdire hanım, memur bey diye hitapları sevmem de pek,ismi yok mu hemşire hanımın?
- Kendinizden haberiniz yok ama hemşire hanım denmesini sevmiyorsunuz demek, ilginç. Sürekli nöbet değiştiğinden içeride kim var bilmiyorum, o yüzden böyle çağırıyorum. Mantıklı bir açıklama oldu mu?
-Sinirli birisiniz her halde siz.
- Ha ha ha, asıl ben sizin öyle olduğunuzu düşünüyordum.
-Buna verecek bir cevabım yok doğrusu. Şu anda içinde bulunduğum ruh halinde sinirden zıplamak üzere olduğum bir gerçek ama.
-Haydi üzmeyin kendinizi, bir sorun varsa bulacağız.

Üçü birlikte diğer bir kata giderken hastaneyi inceledi Lerzan.

-Bir şey sormak istiyorum.
-Tabi buyrun.
- Küçük bir sahil kasabasındaymışız.
-Evet.
-Bu hastane kocaman ve modern.
-Aaa, hastanemiz öyledir diye cevapladı hemşire. Buralı bir ailenin oğlu yıllarca yurt dışında adını bilmediğim bir üniversite hastanesinde doktorluk ve hocalık yapmış. Emeklilik zamanı yaklaştığında kendi kasabasında böyle bir tesis açmaya karar vermiş.
-Delilik gibi geldi bana.
-Evet öyleymiş ihtimal ama gün geçtikçe büyüyor burası.
- Peki ben nasıl özel bir hastanede kalıyorum.
-Açıkçası acil diye hemen buraya getirildiniz. Sonra özel sigortalı olduğunuz ortaya çıkınca.
-Özel sigortam mı varmış? Devlet lisesinde öğretmenim sanıyordum..
-Bilemeyeceğim artık o kadarını.

Bir hafta geçmişti hastanede ama belirsizlik ve boşluk hissi geçmemişti. Ne tuhaf diye düşündü, sanki her şeyi unutursak mutlu oluruz gibi gelir insana ama bu tam tersine çok sinir bozucu bir durum.

Telefonundaki numaralar bir bir arayıp geçmiş olsun demişlerdi. Çoğu buradaki okuldan tanıdıkları ve komşularıydı. Sanki bu kasabaya gelmeden önce kimse yokmuş hayatımda, nasıl bir insanmışım ben diye mırıldandı.

Ertesi sabah taburcu ediliyordu. Bütün taramalar temiz çıkmıştı, bilim sağlıklısın diyordu. Doktorlar her şeyin yavaş yavaş yerine oturacağını düşünüyorlardı. Ya oturmazsa? Ya oturmazsa ne yapacağım? Evimi, işimi, kimseyi bilmiyorum. Öğretmenlik yapabilir miyim? Ya da nasıl yaparım? Onu da bilmiyorum. Kendimi de bilmiyorum. Ne severim, ne dinlerim, kitap mı okurum, film mi izlerim?

Göz yaşlarını tutamadı artık. Doktor Veysel içeri girdiğinde onu ağlarken buldu. Sessizce akıyordu göz yaşları..

- Aa ,Lerzan Hanım, yapmayın, size hiç yakışmıyor bu.
-Bana neyin yakışıp neyin yakışmadığını bile bilmiyoruz doktor, onu bile bilmiyoruz..
-Bakın her şey yoluna girer.

Nefret etmişti bu sözden artık..

-Evinize gittiğinizde orada bulacaksınızdır çoğu şeyi.

Eve dönmek bile zor geliyordu ona şu anda. Dünya üzerine bildiği yegâne yer bu hastane odasıydı. Şimdi buradan ayrılıp yabancı bir ortama girecek olması içine sıkıntı basmasına sebep oluyordu.

Sonsuza dek burada saklanamazsın ya diye söylendi kendisine. Ya da daha doğrusu kendinden saklanan hayatının dönmesini bekleyemezsin ya, gidip araman gerek..


Hikâye

Ben de bu hikâyeyi yazıp duruyorum ama ne tepki ne bişi, Tı tı tı...

8 yorum:

  1. vay,şimdi girebildim mevzuya,benim internet tırtlamıştı da:)
    şahanesin

    YanıtlaSil
  2. Ben bu hikayeyi daha çok beğendim. Eleştiri yapabilecek bir konumda görmüyorum kendimi ama iki hikaye arasında ki fark ne dersen; diğeri daha boşlukları doldurulmamıştı. Muhtemelen bilerek yapılmıştı boşlukları biz dolduralım diye ama bu hikayede boşlukları beraber dolduracak olmak çok daha güzel olacak bence.

    İki adet birlikte çıkan azı diş sendromunu yeni atlatmış anneden sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diğeri daha çok duygu fırtınasıydı BT, bunda daha kurgusal bir şey deniyorum. Bakalım sonunu getirebilec miyim:-)

      Ben de dün bloğuna nerdesin diye yazacaktım, neyse bir iki gün daha rahat bırakayım diye vaz geçtim sonra:-) Bilgehan bir keresinde altı diş birden çıkartmıştı, oyyy, ne azaptı o..

      Sil
  3. Çok güzel. Devamı var umarım. Olmalı bence, bekleyeceğim :)

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devamını yazıyorum Çınar, başarabilirsem çok kısa olmayacak ama, bakalım:-) Teşekkürler:-)

      Sil
  4. Okuyorum ben de sanırım daha olay fazla ilerlemediğinden merakla bekliyoruz şimdilik hikayenin devamını ondan tepki vermedik. Benim anlamadığım çok şey var hala

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın GeCe , hikâyenin henüz giriş kısmı olduğundan daha teşlar yerleşmedi. Ha ha ha, umarım yerleştirebileceğim :-) Hiç ses çıkmayınca okunuyor mu onu bile anlamadım, yoksa daha güzel ya da çirkin denilecek bir durum olmadığını biliyorum. Sağ ol canım:-)

      Sil