10 Ekim 2022 Pazartesi

Koçtaş ' a Gidiyorum Evimi Çok Seviyorum

Pazar günü gidilir mi Koçtaş ' a . Güya erken gidip kalabalıklaşmadan halledecektik her bi şeyi. Olmadı. İçerideki kalabalık arttıkça ben psikolojik olarak her türlü korona belirtisini hissetmeye başladım. Maskemi taksam dedim ama Can efendi rahat rahat dolanırken benim takıp durduğum maskeler pek işe yaramıyor, Nasrettin Hoca'nın türbesi gibi kapı kapalı ama diğer her yer açık : D

Neyse konumuza dönelim.

Dün eksik kalan eşyaları almaya gittik. O arada içimize sinmeyen banyo dolabını da değiştirdik.

O dolabı beş defada seçmiştik ama olsun. Bu sefer daha küçük daha az dolabı olan bişey seçtik. Umarım sığacağız içine. Böylece bin lira kâr da etmişiz, yeni aldığımız daha ucuzmuş. 

Klozetlere gittik. Geçen sefer aldığımız klozet beş yüz lira pahalanmış! Demiştim Can' a alalım diye o zaman.

Bir daha klozet bakma çilem varmış çekecek : D Ay adam bu sefer kanallı bir tanesini almaya kalkmaz mı? Biz geçen sefer bi saat yutub videosu izlediydik sifon suyu nerden akıyor diye de şimdi kanallı modeli niye seçtin ki dedim. O da öyle akmıyor mu diyor. Hey ya Rabbim. E akmıyor tabi. On dakika ona ikisinin aynı olmadığını açıklayıp, bana göre hava hoş ama eve gidince bu niye dönerek akmıyor diye bana soldan soldan gelmelerine neden olma diye ekledim. Araya çok konu girince bizim çocuk ilk konuları unuttu tabi, sınavdan çakacak. 

Diğeriyle aynı marka olmayan başka bi klozeti seçip ( çok da sevmedim diye diye ) aldıktan sonra küçük tuvalete lavabo baktık. Dar , yandan musluklu, altı dolaplı, şirin bişey bulduk. Sığar umarım diyerek aldık. Her halde en kısa sürede seçtiğimiz bu oldu:)

Sonra duşakabinlere gittik. Yıllarca 70*70 duşakabinle sağa sola çarparak idare etmişken şimdi 90*90 küçük geldi gözüne. E banyonun da bi boyutu var. 90*100 de zorla sığabilir, onlara bakalım dedim. Bakmadık. Eve dönerken 90*100 alsaydık keşke demekteydi. 

Banyonun fayanslarını da değiştirmeye karar verdik bu arada, yeyyy. Daha doğrusu fayansları döküp badana yapacağız oraya. Bir tek duşakabinin içine fayans döşeyelim dedik. Bir saat fayans seçemedik. Az biraz renkli neşeli bir şey bulsan metrekaresi 700 liraya kadar çıkıyor. Haydi yer az diye yine de alayım desen duşakabinin camını buzlu cam istediğim için gözükmeyecek bile. Zaten çok çok sevip paraya kıyalım diyeceğimiz bi model de görmedik. En sonunda indirimde olan bir fayansı beğendik. Metrekaresi 150 lira mıydı neydi. İyi oldu.

Bu arada artık yorgunluktan bittik. Açken sen sen değilsin moduna giren bir Can' la daha fazla dolaşmanın da tehlikesi yüksek olduğundan duşun musluk takımını , boya falan koyduğumuz arabamızla kasaya doğru yöneldik. 

Bu arada bir de teslimat sorunu var. Banyo dolapları ay sonuna ancak gelecek. Klozet fayans felan erken gelsin bari deyince ayrıca fatura açıp, başka ödeme yapmamız gerekti. Neyse ilkini yaptık. İş dolaplara gelince fatura almış başını gitmiş. Nasıl ya? İptal ettiğimiz dolaptan mıdır nedir önceki alışverişin faturası da duruyor içinde, oy, o kalabalıkta, yorgunluktan ölürken bir daha içeri girip yeniden fatura kestirmesi günün son sürpriziydi.

İşte böyle bir pazar günü geçirdik.

Bugün elektrik açtırmaya gitmem gerekiyor.

Bilgehan'ın mevcut şifonyerini beyaza boyayacağız vakit kalırsa. Bembeyaz oda içine renkli ışıklı fütüristik bir oda plânladı. Beyaz şifonyer bakacaktım ama 24 senelik şifonyer hâlâ kütür kütür duruyor. Daha büyük model alsam mı sorusuna da zaten bit kadar odayı iyice küçültmeyeyim cevabını verince boyamaya karar verdik. İstediğimiz gibi boyayamazsak yenisin alacağız : D

Can' ın bugün uçuşu var. Sonra dört gün boş. Ona göre banyo dolapları gelmeden biz eve taşınmış olacağız. Zira ay sonunda yazlık izninin kalan on günü vardı. O arada tüm işleri bitirmek ve taşınmak istiyor. Benim acelem yok. Bakalım ne olacak .

7 Ekim 2022 Cuma

Bu Mini Video Çokça Özlem İçerir



Ve çokça sevgi, çokça mutluluk, çokça hüzün, çokça gurur, çokça hayranlık, çokça baba içerir. 

Canım babam.

Şimdi yanımızda olsaydın 80. yaşını kutlayacaktık. Kutladık 80. yaşını da keşke sen de olsaydın. Vardın aslında da keşke sarılabilseydim.

6 Ekim 2022 Perşembe

Evim Güzel Evim :P

Evin hemen her bir köşesi yıkıldı. Su boruları döşendi. Bugün borularda bir kaçak var mı diye bakmaya gidince biraz fotoğraf çektim.


Burası banyo. Neyse dolabı da duşakabini de atıp yerleri sökmeye ikna oldu Can. Bir de duvarları sökeydik iyiydi ama bakalım. Şimdilik boyayalım modunda. Buna da şükür. İçeride her bir eşya için bir kere bu kalsın ya, kullanırız konuşması yaptık sanırım : D Artık kapının yönünün değişmesine gerek kalmadı zira klozeti kapının arkasına taşıdık. Çamaşır makinası tam karşıya gelecek. 


Burası küçük tuvalet. Kapatılıp çamaşır makinası konduğu için yeniden tuvalete döndürülüyor. Tabii ki bu da böyle kalsın, depo olsun, bak altı aydır tek tuvaletle gayet iyi idare ettik konuşmalarına ev sahipliği yaptı ama gitti sonunda : D



Burası en ağır savaşların verildiği mutfak balkonu. Halihazırda mutfağa katılmış. Tek sorunu sağdaki pervazın Bilgehan'ın odası a ait olması. Ben oranın yeniden balkon olup oğlanın odasının da balkona açılmasını istediğimden evi gördüğümüzden beri tartışması bitmedi. Neyse ortamsı bir yol bulduk. Balkona çevrilecek ama katlanır camla kapatılacak. Tabi bence ben o camları hiç kapatmayacağım ama ola ki yağmur fırtına olursa kapanacak camı olacak. Ak sakallı dede komşumuz orası çok soğuk olur, açmayın mutfak balkonunu demiş. Bakalım, göreceğiz .


Burası mutfak kapısı. Kırılıp biraz sağa taşınıyor zira sol tarafta en başa fırın konacak ve kulbuna takılıp durmayalım diyoruz. Buranın kapısı yok. Giriş kapısının tam karşısında olduğundan bir şey yapmalı diyorum ama normal kapı kullanışlı olmayacak, sürgü kapı antreyi küçültecek, perde gibi yapsam yanında ocak var seçenekleri biraz zorluyor. Akordiyon kapı sanki olabilir. %90 zaten açık duracak mutfak dağınıkken biri gelirse kapanck sadece. Düşünüyoruz bakalım.



Bu duvarın arkasında Bilgiç 'in odasında manasız bir boşluk vardı. Duvarın on beş yirmi santim önünden kolon geçiyordu, o ara baca deliği gibi saçma sapan kalmıştı. Antreden kırdı duvarı Can, oraya gömme dolap yapacak. 



Salonun camı işler bitsin de gelin şurada bi çay için diyerek bizi bekliyor. Bakalım ne zaman gidebleceğiz.


Fotoğraflarda şarkı var, tıklayıp alabilirsiniz. Ben de gidip toz alayım, yarın misafirim var.

4 Ekim 2022 Salı

Ding Dang Dong

 Allah sizi inandırsın, saat gecenin biri ve hiç aralıksız ding dang dong sesi ile muhatap olmaktayım. Avrasya Tüneli zaten gün boyu bu sesi çıkartıyor ama gece hiç mi susmuyor, nedir anlamadım. Sürekli bir kadın bir erkek sesi, ne dediklerini anlamıyorum ama hiç aralıksız ding dang donglardan sonra konuşuyorlar. Her geçen arabada mı yapıyor, ne yapıyor ? Gece yarısı etrafta yankılanırken bir bana mı sinir basıyor? Bizim alt komşu meselâ oğlanın klavye sesine uyuyamazken bu sese nasıl dayanıyor? Neden ses kirliliği yapıyor bu şey? Hem dışarıda yankılanan ding dang dongları tünelden geçen araba duyuyor mu ki ? 

İnsanlar cadde üzerlerinde nasıl yaşıyorlar, hiç cam açmıyorlar mı ? Hiç mi temiz hava almıyorlar ? Duymuyorlar mı gürültüleri? Ben altı aydır alışamadım, ne zaman alışılıyor? 

Bu saatlerde ben balkonumda gece kuşlarının, ağustos böceklerinin seslerini dinlerdim. Ah ah... 

Neyse , az daha dayan Handan. Gideceğin yer çok daha sakin olacağa benziyor. Ha gayret...

2 Ekim 2022 Pazar

Sanırım Bir Kilo Vermişim

Hahaha ciddi ciddi yazmaya başlamıştım ama bir anda blogda yazı yazdığım 17 küsür yıl boyunca aynı bir kiloları kaç defa verdim diye düşününce beni gülmek aldı. Hepsini vereydim şimdiye evlendiğim kiloya düşmüş olurdum herhalde. Neyse biz diğer taraftan bakalım, hiç vermemiş olaydım şimdiye 100 kilo olacağıdım.


Bana kalsa olurdum da bedenin izin vermiyor. Ağrılarla yakama yapışıp kendine çeki düzen ver diyor : D Allah razı olsun, ne diyeyim.

Biliyorsunuz geçen hafta gözümün dönme noktasına gelip, tamam başlıyorum dediğim bir an yaşadım. Pazartesi rejime başladım. Ve salı bitmedi. Hayatımda bir ilk : D


Sadece rejime başlamadım. Sabahları 6.30 - 7.00 arası kalkmaya da başladım. Saati yediye kuruyorum ama genelde tuvalete kalktığım için altı buçuk gibi ayaktaydım. Hatta bu sabah altıda kalkmışım. Hava karanlıktı daha. Neyse haftaya Bilgehan okula giderken ( gidiyorlar mı onu da bilmiyorum, ay bana bu sene de online demesinler, paralarım artık ) rahatça kalkarım artık.

Sabah erken kalkıp, salına salına sabah rutinlerimi yaptım. El yüz yıkama, öğlene kadar yemek yemediğimden ağzım kokmasın diye diş dırçalama, yüzüme güneş kremi sürme ve saçları tarayıp tepemde toplama. Bu sırada altını açtığım su kaynıyor. Nescafemi alıp balkona çıkıyorum. Ne yazık ki aç karnına çay içemiyorum. Midem bulanıyor. Kahve de sıcaklığı ve kokusu hattına çekiliyor, zira zaten sevmem,  sütsüz şekersiz hiç sevmem. 



Saat yedi buçuğa doğru o sabah için plânladığım işe geçtim.. Plân yapmamışsam zamanı öldüreceğim demektir. Yüzde doksan mutfağa girdim. Yeşillikler yıkadım, yemek hazırlıkları yaptım, sebze kavurdum  falan.

Bu sefer yemeklerimde etten çok sebze ve baklagile yer verdim. Sabahtan hazırlayınca da sonradan açlık başa vurduğunda neye saldırsam demiyor insan.

Baklagillere uzaktan bakarım genelde. Safrakesem olmadığından mıdır nedir inanılmaz şişiriyor beni. Bu sefer şişirirse şişirsin, belki karnım da hemen acıkmaz dedim. Valla bayağı işe yaradı : D


8.15 te sporum oluyor. Haftanın üç günü, whatsapptan. Diğer günlere de ben koydum. Zira saldı vücudum iyice. Sene başında girdiğim pantolonların içine zorla sığışmaya başladım. Her sabah yapmayı başardığım için gururluyum.

Spor sonrası annemle yürüyüşe gittim. Eve dönünce kahvaltı hazırladım. Öğlen 12.00 gibi bol domates , salatalık, yumurta, peynir, zeytin yedim. Peynirleri diyet miyet seçmedim. Şeftali, üzüm, incir. Her sabah meyvemi de yedim. 



Tabi kahvaltı üzerine ağırlık çöktü, uyukladım azıcık.

Öğleden sonraları da daha çok yemek hazırlamakla geçti sanki :)

Bir gün vitrin çekmecesi döküp düzenledim.

Bir gün mutfakta baharatlıklarımı değiştirdim.

Ev süpürme, ütü falan.

Bir gün dışarıdaydım arkadaşlarımla.

Bu arada mutfağı hep temiz bırakmak için uğraştım. 

İşin ilginci ben işleri düşünüp onları plânlayıp dururken aklım fikrim yemekten uzaklaştı sanki .

Patates salatası, pancar, mantar, pazı kavurması, yeşil mercimekli salata, köfte, tavuk, mercimek köftesi , közlenmiş patlıcan, fırında kereviz , haşlanmış mısır yedim doyana kadar. 

Arada iğde ve kuru üzüm attım ağzıma. Bir de beş altı gibi yediğim akşam yemeği sonrası bir avuç kuru yemiş, çayla. Akşam yediden sonra mideme kilit vurdum.

İşin ilginci karbonhidrat aldığıma göre büyük ihtimal gluten yemediğim için midir nedir yeme krizine girmedim. Yani acıktım ama sürekli yediğim , ağzımın durmadığı dönemlerde daha deli gibi canım çekiyorken birşeyleri şu anda sadece acıkmış hissediyorum . Ay çikolata mı yesem, üzerine tuzlu bişeyler lâzım, bisküvi de iyi giderdi, şu buzdolabında daha ne var yiyeceğim gibi delirmedim. Bilmiyorum, belki de ay, merkür felan da rahat bırakmışlardır bi müddet : D

Ne kadar verdim bilmiyorum, tartılmamıştım başlarken. Düne kadar da tartılmadım. Bana neler oldu bu hafta bilmiyorum,diyetteyken dakka başı tartılırım aslında. Canım istemedi. 

Şimdi pazardan aldım yine bissürü sevdiğim şeyi. Karnıbaharla pancarı fırına sürdüm. Brokoliyi buharda pişirdim. Bir kısmı ile salata bir kısmı ile çorba yapacağım. Kerevizin yeşillikleriyle tonbalıklı bişey yapıyorum. Belki kendiminkinin mayonezini koymam, salata gibi yerim, belki de koyarım : D Ama bu sabah simitimi yedim. Akşama da nachos yapıyorum. Pazar günü keyif günü.

Sebzelerle yemek yapmayıp fırında pişirince daha iyi oluyor. Ekmek yeme ihtiyacı hissetmiyor insan. 

Umarım bu modda devam ederim .

Sadece kitap okuyamadım hiç. Haftaya elime alıp da başlasam iyi olacak. Film bile seyredemiyorum ya. Netflix başlayıp bıraktığım filmlerle doldu.

Biraz kilo verip forma gireyim de ortopedi doktoruma gideceğim. Hem omuzuma hem kalçama baktıracağım. Şimdi gidemiyorum, kiloma kızacak zira : D Adam bana 30 yıl 24 kilo önce kilo almamalısın demişti, pek dinleyemedim :D

Yarın Can uçuştan dönecek. Ev koşturmalarıyla geçecek iki gün. (İki gün boşu var da ondan iki gün dedim yoksa daha çoook koşturcaz da ) Artık bol bol tartışırız : D Neyse evdeki mevcut laminat parkelerin kalitesiz olduğunu anladı en azından, kapıların da berbatlığını gördü, mutfak balkonunu tekrar balkona dönüştürme savaşlarım devam edecek. Şimdilik içeri kapı yapılmasına ikna oldu ama balkon da kapalı kalsınmış. E kapalı kaldıktan sonra içeri niye kapı yaptırıyoruz ki. Ben daha çok cam sileyim diye mi ? Asıl amaç Bilgehan'ın odasına temiz hava gitmesi zaten. Ay neyse, en kötü ihtimal cam yanlışlıkla ( !) kırılıverirmiş : D


İşte böyle. Uzun uzun yazdım. Hani canı çekip rejime başlayası gelenler olur diye :)  

Yalnız sabah altıda kalkınca akşam olmuş sanıyorum. Daha saat üçmüş. Ay ben daha akşam yemeği yiyeceğim, hahaha, mutlu oldum birden.

Şimdi gidip şu fotoğraflara şarkı bulayım. Aklıma şarkı gelmiyor iyi mi ? Seksenlere bakayım, güzel bişeyler çıkar oradan.

30 Eylül 2022 Cuma

Ev Alma Balkon Al

Bizimkisi biraz o hesap oldu.

Bakacak olursanız yatak odası bi tuhaf, küçük değil güya ama abuk subuk şeklinden dolayı içine eşya nasıl sığacak bilmiyoruz.

Bilgehan'ın odası hepten tuhaf. Mimar Norveç fiyordlarından esinlenmiş onu yaparken. Zaten camı balkona bakıyor. Daha doğrusu balkonun yan duvarına bakıyor. O balkonu da kapatıp mutfağa katmışlar. Oda penceresi mutfağa açılıyor yani.

En mantıklı oda Metehan'ın odası. Karşı apartmanla dib dibe ama, dikdörtgen şekliyle yerleşime müsait. Evin en güzel odası bir sene boş boş duracak :D

Her odada bir priz var. Fazlası zarar. Su boruları dışarıdan gidiyor, patlamış eskiler. Bilimum kablo dolanıyor ortada. 

Kapılar bitmiş, değişecek 

Yerler bitmiş. Salonun yer döşemesi güzel bir tek, eski parkelerden. Onu da yaptırması yeni laminatlardan daha pahalı : P

Diyeceğim o ki nereye el atılsa elimizde kalıyor.

Ee, niye aldık o zaman?


Sırf buna vurulduk desem. O da iki kişinin sığacağı kadar büyük ancak ama olsun. İstanbul'un göbeğinde bu manzarayı bulmak zor.

Tarihe not düşülsün. Kiracılar bugün evi boşalttılar. Gün yıkma, dökme, kırma, usta peşinde koşma, sürekli bişeylere karar vermeye çalışma zamanıdır. 

Çok şükür .

Eve verdiğimiz para kadar tadilata vereceğiz gibi gözüküyor ama olsun.

Çay isteyen ?




29 Eylül 2022 Perşembe

Çekmece Düzenlerken Orada Bulduklarına Gömülenler Burada mı ?


 Karman çorman bir defterime rastladım çekmecede, içinde yakınmalar, başlanmış devamı gelmemiş hikâyeler falan var. Sayfaları çevirirken bunu gördüm.

Tarihi belli değil ama büyük ihtimal Bucket List filmini izlediğimde yazmışım. Ikına sıkına bu kadar madde bulabilmişim anlaşılan diyerek okudum. 

Anaaa.

Karavan ' ı almışız. Wimbledon olmasa da Rolland Garros ve Amerika Açık' ı izlemişim. O zamana göre daha formda olduğuma eminim, en azından spora başladım. Ve duolingo' dan fransızca çalışıyorum. Ay, kütüphane mi kitapçı mı onu da açmam yakındır, acilen listeye yeni maddeler eklemeliyim bence :D

28 Eylül 2022 Çarşamba

Çalışkan Çarşamba : Çiğdeci

Dün bir arkadaşımla onun katıldığı baskı kursunun sergisini görmek için Küçük Ayasofya Camii' ne gittik. 




Orada harika baskı hayat ağaçlarına baktıktan sonra ( üstteki videodakiler arkadaşımınkiler ) Sultanahmet' e geri döndük. Ne zamandır Sultanahmet Köftecisi ' ne gitmemiştim. Orada köftemizi yedik. Tazecik ekmekler ve tatlı yemeden çıkmayı başardığım için kendimle gurur duyduğumu söylemeliyim :)

Yemek sonrası Gülhane Park ' ından geçtik. Bir anda kalabalık ve gürültü geçip papağanların çılgın seslerinin arasında kaldık.







İşte o sırada değişik bir kuşa rastladım.


Uzaktan sığırcığa benzettim ama yaklaşınca o olmadığını fark ettim 


Eve gelir gelmez videodan bu fotoğrafı çıkartıp internette aradım.

Çiğdeci Kuşu ' ymuş bu kuş. Sığırcık familyasındanmış. Kent yaşamına da bayağı uyum sağlamışlar. Aslen Hindistan, Pakistan,  İran memleketleri . Ama bizim bu geveze tipler en çok yayılan yüz tür içindeki üç kuştan birisiymiş.  Az biraz istilacılarmış. Papağan gibi konuşmayı da öğrenebiliyorlarmış . Daha merak edenler Vikipedi ' ye bakabilirler. ( Tıkla )

Bu arada AnaBritanicca ' ya baktığımda Çiğdeci Kuşu bulamadım. Diğer adı Hint Mayna' sı diye baktım. O da olmadı. Hindistan'ın bitki ve hayvan örtüsü kısmında Mino kuşu gördüm. 


Sanırım Mayna o sırada Mino olarak çevrilmiş . Mino Kuşu olarak internette arattığımda Mino, Mina olarak da yayınlar gördüm. 

Bu arada mino mina bakarken ansiklopedi başka ilginç bişeye rastladım ama o da haftaya kalsın :)

Neyse gün bitmeden yazıyı tamamladım. Siz duymuş muydunuz bu kuşu daha önce ?

26 Eylül 2022 Pazartesi

Yeni Hafta Yeni Başlangıçlar İçin Çok Kararlı Handan Bakışı .

 


1. O kilolar verilecek. Zira yine yürürken topallamaya başladım. Kalça eklemim zorlanıyor Oturduğum yerden kalktığımda bacaklarım tutulmuş oluyor. Squad yapayım da bari o yüzden tutulmuş olsun. Burnum tıkanıyor. Genzim de genleşmiş, uyurken ses çıkartmaya başladım. Kendimi uyandırmasam umrumda olmayacak da 🤣

2. Daha üretken olunacak. Yani burada yazar instagram ve youtube daki abuk subuk kısa videolarda daldan dala konarak ömür harcanmayacak diyor. Hayır gidip youtube dan temizlik, sade yaşam videosu felan seyredeyim bari de gaza geliyor insan.

3 . Her zamankinden yarım saat erken kalkıp sessizce vakit geçirilecek. Daha ilk günden cıvızlıyordum ama neyse ki boşaltım sistemim benden prensipli çıktı kaldırdı beni erkenden. Yatağa dönmediğim için kendimle gurur duymaktayım şu an 

4. Çene tutulacak. Çevremdekilere sürekli akıl vermekten vazgeçilecek. Hiçbirinin aldığı yok, ne diye kendimi sevimsiz duruma sokuyorum. 

5. Çene tutulacak, etrafta gördüğüm her şeye söylenmek ve kızmaktan vazgeçilecek. Kabul et artık, insanlık denilen şey öyle ulvi bişey değil, herkes bozuk. Sen de dahil.

6. Spor her gün yapılacak. Üç güne düşürdüm , hiç memnun değilim. Spor yapmayı hiç sevmiyorum ama aslında bir nevi meditasyon gibi bakmak lâzım olaya. Karnını içine , totonu havaya kaldırıp kollarını geri atıp nefes almaya çalışırken başka bişey düşünemiyosun haliyle. Oh mis. Ter atmak da harika .

7. İşler ertelenmeden yapılacak. Akşamları mutfağa sırt dönüp kaçarcasına çıkılmayıp derli toplu bırakılacak ki ertesi sabah yemek yapma isteği olsun.

8. Daha fazla sebze yenilecek. Kavurmalı, fırına sürmeli tarifler denenecek. Baklagiller barsaklarımda bir bomba etkisi yapsa da daha fazla yenilecek, ev ahalisi düşünsün gerisi. Belki o içeride şişince iştahım kapanır.


İşte dün gece bu düşüncelerle yattım. Pazartesi hiç rejime başlamayı başaramamışımdır. Perşembe günü başladıklarım iyi sonuç vermiştir hep ama beklemeyeceğim perşembeyi, insan kendisini kalıplra sokup sınırlamamalı netekim.

23 Eylül 2022 Cuma

Akşam Federer'in Son Maçını Kaçırma

Tenis delisi ( izleme delisi ,hiç oynamadım, raketi almıştım bi hevesle, denk düşmedi, sonra da sakatlıklardan hiç şansım olmadı) olduğumu bilmeyen kaldı mı bilmiyorum :)

En sevdiğim iki oyuncu Nadal ve Federer ( İkisi karşılıklıysa Nadal :D ) Bu ikisinin karşılıklı maçları ise en en en sevdiğim zira Nadal başkalarıyla oynarken sıkıcı oluyor, Federer başkalarını kolay yendiğinden tembellik yapıyor, ama ikisi karşılıklı harika maçlar çıkıyor ortaya.

İşte Federer profesyonel tenis hayatını Laver Cup turnuvasında tek maç yaptıktan sonra bırakıyorum dedi. Eh, 41 yaşında, başka kimse o kadar oynayamamıştır. Nadal 'ın o kadar durabileceğini sanmıyorum meselâ. Belki Djokovic oynar. Neyse konu dağılıyor. Son maç bu akşam. Nadal' la yan yana çiftlerde Avrupa Takımı olarak Dünya Takımı' na karşı oynayacaklar. Saat dokuzda başlayan akşam seansının ikinci maçı.

Kaçırmayın bence .