On beş günde iki kitap bitirebilmişim.
Bu Bilgiç'in okulda okunması için verilen kitabıydı. Tabii ki okumamıştır. Troia Savaşı'nı yaşamış kadınların hikâyesi. Savaşa kadınların cephesinden bakmış, akıcı ve güzeldi. Bi de savaşın sonunu bilmeyeydim :D
İnsanlar Uyanıyor Aziz Nesin'den trajikomik hikâyeler. İlk kısmını kolay bitirdim de ikinci kısmı kelime bilgisi eksikliğinden süründü biraz. Kitaba adını veren hikâye Krokodil Gülmece Öykü Yarışması'nda 1969 'da birincilik kazanmış. Hüzünlü bir öykü. Hepsi öyle aslında.
Eveet, okuma şenliği listemde dört kitabım kaldı. Kitap yazmadığım maddeler de vardı ama şimdi öncelikle elimdekileri bitirmeye odaklanmaktayım. Zira yine misafirlerim var ağırlanacak, umarım bir atölyem var yapılacak.
11 Şubat 2020 Salı
10 Şubat 2020 Pazartesi
Nostaljik Pazartesi
Gün bitmeden bir su kıyısında nostaljimizi yapalım.
Ne mutluluklar kalıcı ne mutsuzluklar..
Ne elimizdekiler kalıcı ne de hayaller..
Gidiyorum gündüz gece demiş ya Aşık
Gidiyoruz bir akıntıya kapılmış.
Arada bir köşede durulsak da durmak yok
Bütün mesele tadını çıkartmakta.
Önümüze ne çıkarsa önünde sonunda aşacağımızı bilmekte
Ve umutsuzluğa kapılmamakta.
Su deyip geçmemek gerek
Ne taşları oynatır yerinden.
Sen kendine güven yeter.
Bırak hayatın akışına...
13 Kasım 2016 Pazar
Biliyorsun Zamanın İçinde Akıp Gidiyoruz.. Belki de Zaman Bizim İçimizde Akıp Gidiyordur...
Ne mutluluklar kalıcı ne mutsuzluklar..
Ne elimizdekiler kalıcı ne de hayaller..
Gidiyorum gündüz gece demiş ya Aşık
Gidiyoruz bir akıntıya kapılmış.
Arada bir köşede durulsak da durmak yok
Bütün mesele tadını çıkartmakta.
Önümüze ne çıkarsa önünde sonunda aşacağımızı bilmekte
Ve umutsuzluğa kapılmamakta.
Su deyip geçmemek gerek
Ne taşları oynatır yerinden.
Sen kendine güven yeter.
Bırak hayatın akışına...
9 Şubat 2020 Pazar
Tanışalı 33 Yıl Olmuş mu Yav
Kar, soğuk demeden herkes farklı köşelerden döküldü. Arkadaşımızın evinde hem mis gibi kahvaltı yaptık, hem onu sadekârlık atölyesine çevirdiği odasında taşlarla, gümüş tozları ve pencereden süzülen kar taneleriyle ruhumuzu arındırdık.
6 Şubat 2020 Perşembe
E Bu Kar Hâlâ Yağmıyor
Eveet fabrika ayarlarına dönmüş, ütüleri yapmış, yerine yerleştirmiş, gece oğluşu Kayseri'den evine ulaşmış (aman bi de uçak derdine düştük gece gece), sabah iki saat spor yapmış, ter atıp kendine gelmiş Handan geldi anacım.
Şimdi mutfağa gidip bol sebzeli mantar kavuracağım. Bir de çorba pişireyim yanına. Sabah gayet iyi kahvaltı yapmıştım ama açlıktan gözüm dönmüş durumda şu an.
Bugünün plânında kar yağıyor mı diye sık sık pencereden bakarken kitap okumak var. Belki bir ara kalkıp evi süpürürüm.
5 Şubat 2020 Çarşamba
Mü
Yürüyüş mürüyüş yapmadım bugün. Günlerdir elimi sürmediğim ütüyü yaparak kalori harcamayı umuyorum.
Pazartesi tartıldığımda iki kilo almış gözüküyordum. Bir iki gün geçsin de şişkinliğim gitsin dedim, bu sabah hâlâ iki kilo almış gözüküyorum. Şişkinlik diilmiş :<
Kitap okuyasım gelmiyor, zorla okumaktayım üç beş sayfa.
Yağmurlu bir sabah. Lodos esiyor, hava ılık. Bunun ardından da kar gelmezse daha da yapmaz bence.
Ütü filmi bulmam gerek.
Günlerdir youtube da küçük evler, sıfır atıklar falan izleyip kendi büyük, karışık ve bol atıklı evime bakmaktayım.
Portmantodaki ıvır zıvırları attım koltuğun üzerine. Can ha babam aldığı polarlar, yok rüzgâr geçirmezler, yok teflonlular ile beni çıldırtmakta. İnsan giymediği şeyleri niye alır durur. Hadi bir tane aldın , ikincisi ne iş. Kıyafet verip azıcık rahatladı dolaplar diyorum, hooop çocuklara hediye kazak geldi, bizimki alışveriş yaptı, doldu yine. (Çoğunluğa göre çok az kıyafetimiz vardır gerçi de bana batıyor)
Yatıp dinlenerek dinlenemiyorum. Çok ilginç. Ne kadar yatarsam o kadar daha yatasım geliyor. Aa çok uyudum bu sabah zımba gibi hissediyorum diyememekteyim hiç. Hep yorgunum. İnsanlar sevmedikleri işleri yaparken yorgun olurlarmış. Duymazdan geliyorum.
Benimki gibi hayatlar çok tuhaf. Hayatımda söylenebileceğim bir şey yok çok şükür. İşte tam da bu yüzden birşeyler yanlışmış gibi hissetmek yanlış geliyor. Nankörlük etme diyorsun. Ve bir milim ilerleyemiyorsun. Allah yoklukla imtihan ettiği kadar varlıkla da imtihan ediyor. Ve bence ben sınıfta kaldım.
Çayım soğumuş gidip yenisini doldurayım. Bitmek tükenmez açlığım için birşeyler de alayım yanına. Dört makina çamaşırı yığıp bir yerden başlayayım. İtü mezunu ütücü olarak sıcak evim sıcak yuvam, yeni televizyonum (çok lazımdı, pöh) ve ben şükrederek oturalım. Hey gidi hey Cobb Douglas'lar, çoklu doğrusallıklar, çift logaritmik kalıplar, iki kare yöntemi ile hayatımın pascal dağılımını hesapla Sebastiyan, biliyo musun ben yüksek mühendistim bi zamanlar. Hatta müfetişlik yapmışlığım vardı. Müzisyenliğim de cabası. Sen git, ben azıcık düşüneceğim şuracıkta. Çekilebilirsin.
Pazartesi tartıldığımda iki kilo almış gözüküyordum. Bir iki gün geçsin de şişkinliğim gitsin dedim, bu sabah hâlâ iki kilo almış gözüküyorum. Şişkinlik diilmiş :<
Kitap okuyasım gelmiyor, zorla okumaktayım üç beş sayfa.
Yağmurlu bir sabah. Lodos esiyor, hava ılık. Bunun ardından da kar gelmezse daha da yapmaz bence.
Ütü filmi bulmam gerek.
Günlerdir youtube da küçük evler, sıfır atıklar falan izleyip kendi büyük, karışık ve bol atıklı evime bakmaktayım.
Portmantodaki ıvır zıvırları attım koltuğun üzerine. Can ha babam aldığı polarlar, yok rüzgâr geçirmezler, yok teflonlular ile beni çıldırtmakta. İnsan giymediği şeyleri niye alır durur. Hadi bir tane aldın , ikincisi ne iş. Kıyafet verip azıcık rahatladı dolaplar diyorum, hooop çocuklara hediye kazak geldi, bizimki alışveriş yaptı, doldu yine. (Çoğunluğa göre çok az kıyafetimiz vardır gerçi de bana batıyor)
Yatıp dinlenerek dinlenemiyorum. Çok ilginç. Ne kadar yatarsam o kadar daha yatasım geliyor. Aa çok uyudum bu sabah zımba gibi hissediyorum diyememekteyim hiç. Hep yorgunum. İnsanlar sevmedikleri işleri yaparken yorgun olurlarmış. Duymazdan geliyorum.
Benimki gibi hayatlar çok tuhaf. Hayatımda söylenebileceğim bir şey yok çok şükür. İşte tam da bu yüzden birşeyler yanlışmış gibi hissetmek yanlış geliyor. Nankörlük etme diyorsun. Ve bir milim ilerleyemiyorsun. Allah yoklukla imtihan ettiği kadar varlıkla da imtihan ediyor. Ve bence ben sınıfta kaldım.
Çayım soğumuş gidip yenisini doldurayım. Bitmek tükenmez açlığım için birşeyler de alayım yanına. Dört makina çamaşırı yığıp bir yerden başlayayım. İtü mezunu ütücü olarak sıcak evim sıcak yuvam, yeni televizyonum (çok lazımdı, pöh) ve ben şükrederek oturalım. Hey gidi hey Cobb Douglas'lar, çoklu doğrusallıklar, çift logaritmik kalıplar, iki kare yöntemi ile hayatımın pascal dağılımını hesapla Sebastiyan, biliyo musun ben yüksek mühendistim bi zamanlar. Hatta müfetişlik yapmışlığım vardı. Müzisyenliğim de cabası. Sen git, ben azıcık düşüneceğim şuracıkta. Çekilebilirsin.
3 Şubat 2020 Pazartesi
Nostaljik Pazartesi
Kırk bir yaşıma az kala gittiğim ilk yurt dışı deneyimimle kırk yılda bir deyimini kelimenin anlamıyla gerçekleştirmiştim.
Bu tatilin bende yeri başkadır. İlk defa yurt dışına çıkmıştım. Tek başımaydım giderken. Can'ın dersleri olduğundan orada da tek başıma dolaşmıştım. Nasıl iyi gelmişti o kendimle başbaşa hiç bilmediğim yerlerde dolaşmak. Bakalım bir daha tek başıma ne zaman tatil yapabilirim.
Bu tatilin bende yeri başkadır. İlk defa yurt dışına çıkmıştım. Tek başımaydım giderken. Can'ın dersleri olduğundan orada da tek başıma dolaşmıştım. Nasıl iyi gelmişti o kendimle başbaşa hiç bilmediğim yerlerde dolaşmak. Bakalım bir daha tek başıma ne zaman tatil yapabilirim.
11 Eylül 2011 Pazar
Japon Bahçesi
Gözüm hâlâ gitmediğim parklardaydı, dolayısıyla o kadar yürüyüp de içinde Japon bahçesi olan parka uğramamak tabi ki olmazdı.
İçeri girer girmez göl bizi karşıladı. Tam fotoğraf çekerken çıkan rüzgâr da pırıltıları ortaya çıkarttı. (Bu arada hava çok sıcak olmasın dileklerim bütün haftasonu gerçekleşti. Dün güneşli ama harika rüzgârı olan bir gündü. Zaten kanal kıyısı gölge ve serindi. Bugün de bulutluydu, tam gezmelik.)
Sonra bu çiçekleri gördük. Saatlerce fotoğraflarını çekebilirdim sanırım :)
Bu heykeli oğluşlarım için fotoğraflamasam olmazdı tabi.
Bu da içerde hâlâ Japon Bahçesini araken bulduğumuz enteresan birşey. Böcek yuvası .
Yok Metehan'cım aklından bile geçirme şimdilik salyangozlarla idare edeceksin :)
Ve en sonunda koca parkın ortasında saklanmış bahçe :
Bu akşamlık da bu kadar. Bugün çektiklerim ve diğer yayımlamadıklarımı artık yarın akşam evimde yazarım :D
İçeri girer girmez göl bizi karşıladı. Tam fotoğraf çekerken çıkan rüzgâr da pırıltıları ortaya çıkarttı. (Bu arada hava çok sıcak olmasın dileklerim bütün haftasonu gerçekleşti. Dün güneşli ama harika rüzgârı olan bir gündü. Zaten kanal kıyısı gölge ve serindi. Bugün de bulutluydu, tam gezmelik.)
Sonra bu çiçekleri gördük. Saatlerce fotoğraflarını çekebilirdim sanırım :)
Bu heykeli oğluşlarım için fotoğraflamasam olmazdı tabi.
Bu da içerde hâlâ Japon Bahçesini araken bulduğumuz enteresan birşey. Böcek yuvası .
Yok Metehan'cım aklından bile geçirme şimdilik salyangozlarla idare edeceksin :)
Ve en sonunda koca parkın ortasında saklanmış bahçe :
Bu akşamlık da bu kadar. Bugün çektiklerim ve diğer yayımlamadıklarımı artık yarın akşam evimde yazarım :D
2 Şubat 2020 Pazar
1 Şubat 2020 Cumartesi
Şarkı Falı
Fotoğraflara tıklayarak şarkını dinleyebilirsin :) Her telden var :D
Şarkı ismi verenlerinki de aralarda karışık, bakalım kaçıncı denemede bulacaklar şarkılarını :D
Şarkı ismi verenlerinki de aralarda karışık, bakalım kaçıncı denemede bulacaklar şarkılarını :D
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



