Havluların üzerinde işlenmiş şeyleri sevmem. Kenarlarına örülmüş şeyleri de. Sonra yıkandığında uğraş dur açmak için. Hele bir ara modası olan pullu havlulara hiç mana veremedim, yüz falan silinemeyecekse ne işe yarayacak ki o.
Yastıkların üzerinde de pullar, düğmeler sevmem. Evet dekoratif özelliği de var ama yastıklarıma başımı yaslamak öncelikli isteğim.
Yerlere kadar camlara bakınca sadece silinecek daha çok satıh görüyorum.
Balkonları camekana çevirmeyi balkonun ruhuna aykırı bulmaktayım. Oraya çıktığımda dışarıda olmalıyım içeride değil.
Düz cam duşakabinlere bakması bile tüylerimi diken diken yapıyor. Üzerindeki su lekelerini sil sil bitmez.
Vazo alırken içine elimin sığmasına dikkat ederim. Altı geniş ağzı bit kadar olanların temizlenmesi bir dert.
Sürahi bakarken de en hafifini ararım. Cam ve kalın olup da daha boşken zor kaldırdıklarım su koyduğumda ne hale gelecek?
Tabaklarım beyaz çoğunlukla. Yemeği en güzel gösteren o. Üstelik sofranın gereksizce karışık olmasını engelliyor.
Sofraya mum koymak istersem elektronik olanları tercih ediyorum salataya uzanmaya çalışırken kolumu yakmak işime gelmiyor.
Mutfak havlularım ve masa örtülerim de çoğunlukla beyaz, çamaşır suyuna koymam gerekebilir her an diye.
Çay fincanlarım ince porselen olmalı, seramik kalın şeylerin kenarından akan içecek izi sinir bozucu.
Halılar uzun tüylü olmamalı. İçine giren şey bir daha çıkmıyor asla. Shaggy halı almak gafletinde bulunmuştum da bir kere. Bir saat süpürdükten sonra havalansın diye balkon demirine astığımda aşağı düşen kırıntıları gördüğüm an benim için bitti.
Perdeler de ütü istememeli. Ne yazık ki ben saatlerce ütü yapıyorum, hiç aklıma gelmemiş alırken.
Kıyafetlere gelirsek sentetik olmamalı, daha evden çıkarken kırışmamalı, içinde rahat ve mutlu olmalıyım. Benim bedenime göre olmalı, moda diye ucube hale gelmemeliyim.
Ayakkabılarımı topuksuz ve rahat bakarım yürümeyi seviyorum çünkü.
Aman çok uzadı.
Ehli keyif biriyim vesselam, zamanımı ve enerjimi eşyalara harcamak istemiyorum :)
6 Mart 2016 Pazar
Bu da Bitti
Kısa bir kitaptı. Hastanelerle ilgili söyledikleri güzeldi ama okusam da olurduu okumasam da :)
Neyse yeni bir kelime öğrenmiş oldum en azından.
5 Mart 2016 Cumartesi
Oradan Buradan
Çok iş yapmak lâzım ama bir tembellik bir tembellik.
Acilen bir ütü filmi bulmalıyım, yığın yükseldi bayağı.
Sıraya dizdiğim fotoğrafları albümlerdeki boş yerlere yerleştirmeli.
Sanırım dolabın üzerindeki yapbozu çıkartma vakti geldi, kitap okumaktan sıkılmış durumdayım.
Biraz da bilet koleksyonumla ilgilensem iyi olacak, biletlerim yığıldı epeyce.
Bilgiç'i pazar günleri okula yollamamaya karar verdim, derslerde sürekli uyuklamaktaymış, belki bir gün tatil yaparsa kendine gelir biraz. Bir buçuk ay sonra enerjisi yükselecek de şu sınav bir geçeydi.
Dün Mısır Tanrıları'na gittik. Capitol 7. salonda sakın seyretmeyin anacım, evde izlesem daha güzel olurdu. korsan dvd kalitesindeydi. Üzüldüm. Ama filmi öneriyorum. Fazla kan revan olmadan, aksiyon sahneleriyle eee bitse artık dedirtmeden, eğlenceli vakit geçirtmek için birebir.
Artık kalkıp ütüye başlamalı, iyi akşamlar millet :)
Acilen bir ütü filmi bulmalıyım, yığın yükseldi bayağı.
Sıraya dizdiğim fotoğrafları albümlerdeki boş yerlere yerleştirmeli.
Sanırım dolabın üzerindeki yapbozu çıkartma vakti geldi, kitap okumaktan sıkılmış durumdayım.
Biraz da bilet koleksyonumla ilgilensem iyi olacak, biletlerim yığıldı epeyce.
Bilgiç'i pazar günleri okula yollamamaya karar verdim, derslerde sürekli uyuklamaktaymış, belki bir gün tatil yaparsa kendine gelir biraz. Bir buçuk ay sonra enerjisi yükselecek de şu sınav bir geçeydi.
Dün Mısır Tanrıları'na gittik. Capitol 7. salonda sakın seyretmeyin anacım, evde izlesem daha güzel olurdu. korsan dvd kalitesindeydi. Üzüldüm. Ama filmi öneriyorum. Fazla kan revan olmadan, aksiyon sahneleriyle eee bitse artık dedirtmeden, eğlenceli vakit geçirtmek için birebir.
Artık kalkıp ütüye başlamalı, iyi akşamlar millet :)
4 Mart 2016 Cuma
Blog Yazarlığı Hakkındaki Mööm Düşüncelerim :)
Sevgili Sevda ebelemiş beni :) Teşekkür ederim diyerek sorulara başlıyorum. İstediğimiz sorudan başlayabiliyormuyduk bacım:) (Okul arkadaşlarıyla çok sık buluşmanın dimağdaki etkisi, hı deyin geçin, zamanla düzelirim :)
1.Yakın çevrenizdeki insanlara blogunuzdan bahsediyor musunuz?
Yooook. Benimkisi çok gizli bi blogdur :P Bu da gerçek adım diil zaten gizli olduğu anlaşılmasın diye gerçek gibi yaptım. Ay hâlâ okuyor. Dört tane bloğum var hepsi de kabak gibi ortada anacım :)
2.Neden blog yazıyorsunuz?
İlk yazımda bahsetmiştim bundan. O sıralar iki küçük çocuk peşinde koşturup kendimi kaybederken bir daha bulamayacağımı düşünmeye başlamıştım. Kendimi bulamazsam çocuklarıma ne faydam olacaktı. Ben yazmaya başlarken buralar hep dutluktu. Neredeyse on bir yıldır kendimi bulmaya çalışıyorum. Hahaha. Yok yok, artık kendimi olduğum gibi kabullendim, burası benim gibi balık hafızalı birisinin kendini unutmaması için var olmaya başladı :)
3.İlk yazınızla son yazınız arasında ne gibi farklar var?
İlk zamanlar daha edebi, daha kuuul takılıyormuşum. Şimdi saldım çayıra mevlam kayıra modundayım. Çok karamsar yazıları da buraktım, yazdıkça karardığımı fark ettim. Buraya gelen gülümsesin, hissetsin, gündelik hayatın sıradan güzelliklerini fark etsin istiyorum.
4.Blog yazmak normal yaşantınıza neler kattı?
Sıkılmamı engelledi anacım. İnsan hayatta üç cümle bile olsa ürettiği sürece mutlu oluyor. Bir de güzel insanlarla tanıştım.
5.Yakın arkadaşlarınıza blog yazmalarını önerir misiniz?
Hee öneriyorum ama önermekle olmuyor o iş, içten gelecek :)
6.Hangi kaynaklardan ilham alıyorsunuz?
Hayattan, doğadan, çocuklarımdan, şarkılardan,filmlerden,kitaplardan..Ne ararsan var :)
7.Diğer blog sahipleri ile iyi iletişim kurabiliyor musunuz?
Yok. İletişmeyin diyom illa iletişcem diyorlar.
On bir sene diyoruum, aksi halde hâlâ yazıyor olamazdım bence :)
8.Rahatsız olduğunuz konular var mı?
Püf.. İnsanın olduğu yerde rahatsızlık da oluyor tabe. Ama olduğumda zaten söylüyorum şimdi düşünüp de kendimi sinirlenirken bulasım yok. Gidip üzerimi değişmeliyim zaten. Yürüyüşe gideceğim daha.
Haydi görüşürüz canlarım :)
1.Yakın çevrenizdeki insanlara blogunuzdan bahsediyor musunuz?
Yooook. Benimkisi çok gizli bi blogdur :P Bu da gerçek adım diil zaten gizli olduğu anlaşılmasın diye gerçek gibi yaptım. Ay hâlâ okuyor. Dört tane bloğum var hepsi de kabak gibi ortada anacım :)
2.Neden blog yazıyorsunuz?
İlk yazımda bahsetmiştim bundan. O sıralar iki küçük çocuk peşinde koşturup kendimi kaybederken bir daha bulamayacağımı düşünmeye başlamıştım. Kendimi bulamazsam çocuklarıma ne faydam olacaktı. Ben yazmaya başlarken buralar hep dutluktu. Neredeyse on bir yıldır kendimi bulmaya çalışıyorum. Hahaha. Yok yok, artık kendimi olduğum gibi kabullendim, burası benim gibi balık hafızalı birisinin kendini unutmaması için var olmaya başladı :)
3.İlk yazınızla son yazınız arasında ne gibi farklar var?
İlk zamanlar daha edebi, daha kuuul takılıyormuşum. Şimdi saldım çayıra mevlam kayıra modundayım. Çok karamsar yazıları da buraktım, yazdıkça karardığımı fark ettim. Buraya gelen gülümsesin, hissetsin, gündelik hayatın sıradan güzelliklerini fark etsin istiyorum.
4.Blog yazmak normal yaşantınıza neler kattı?
Sıkılmamı engelledi anacım. İnsan hayatta üç cümle bile olsa ürettiği sürece mutlu oluyor. Bir de güzel insanlarla tanıştım.
5.Yakın arkadaşlarınıza blog yazmalarını önerir misiniz?
Hee öneriyorum ama önermekle olmuyor o iş, içten gelecek :)
6.Hangi kaynaklardan ilham alıyorsunuz?
Hayattan, doğadan, çocuklarımdan, şarkılardan,filmlerden,kitaplardan..Ne ararsan var :)
7.Diğer blog sahipleri ile iyi iletişim kurabiliyor musunuz?
Yok. İletişmeyin diyom illa iletişcem diyorlar.
On bir sene diyoruum, aksi halde hâlâ yazıyor olamazdım bence :)
8.Rahatsız olduğunuz konular var mı?
Püf.. İnsanın olduğu yerde rahatsızlık da oluyor tabe. Ama olduğumda zaten söylüyorum şimdi düşünüp de kendimi sinirlenirken bulasım yok. Gidip üzerimi değişmeliyim zaten. Yürüyüşe gideceğim daha.
Haydi görüşürüz canlarım :)
3 Mart 2016 Perşembe
Ama Karga Bey Ben Seviyordum O Çiçeğimi...
Hayret bişey.
Ne istediyse benim çiçekten. Balkona bir çıktım saksıdaki çiçeğin biri yok diğeri de bu halde.
Yürüyüşe giderken bahçeye baktım en alt kattaki komşumun balkonunda benim çiçek.
Hahahaha.
Dedim ona rastladığımda "Aşkolsun Arzu insan komşusunun balkonundaki çiçeği alır mı?" bana şaşkın şaşkın baktı tabi :D
Orda bir çiçek var uzakta :)
Ne istediyse benim çiçekten. Balkona bir çıktım saksıdaki çiçeğin biri yok diğeri de bu halde.
Yürüyüşe giderken bahçeye baktım en alt kattaki komşumun balkonunda benim çiçek.
Hahahaha.
Dedim ona rastladığımda "Aşkolsun Arzu insan komşusunun balkonundaki çiçeği alır mı?" bana şaşkın şaşkın baktı tabi :D
Orda bir çiçek var uzakta :)
2 Mart 2016 Çarşamba
Fi Çi Pi
İtiraf ediyorum pek de merak ettiğim bir seri değildi. Zaten bir kitap çok ortalıklarda olursa bende tepki yaratıyor.
Sevgili Müzoş almasa ne zaman okurdum bilmiyorum. Ama iyi ki almış :)
Evet içindeki cinsellik biraz abartı, bu yüzden oğluma oku diyemem ama diğer kısımlar çok güzel.
Sevgili Müzoş almasa ne zaman okurdum bilmiyorum. Ama iyi ki almış :)
Evet içindeki cinsellik biraz abartı, bu yüzden oğluma oku diyemem ama diğer kısımlar çok güzel.
Az Biraz Gezentiyim mi Ne :)
Arkadaşlarımla buluşma fasıllarım on gündür tam gaz sürüyor. Bugün altıncı buluşma dersem tam gazın içeriği ortaya çıkmış olur.
İnanın yüzüm gençleşti :) Herkese şiddetle tavsiye ediyorum, okul ve çocukluk arkadaşlarıyla buluşmak bünyeye ve ruha çok iyi geliyor :)
Sabah dokuz on iki arası Yeldeğirmeni'nde dolaşırken kendimizi turist gibi hissettik, çok keyifliydi sokaklar..
Hayatta çok şey gerekmiyor aslında mutlu olmak için, dostlarla içilen bir fincan kahve, içinde yaşadığın şehrin sokaklarında yürüyüp daha önce dikkat etmediklerini keşfetmek ve paylaşmak yeter de artar bile. Kahkahalar bedava :)
Hepinize günaydın, sevdiklerinizle sarmalanmış sımsıcak bir güne açılsın sabahınız:)
İnanın yüzüm gençleşti :) Herkese şiddetle tavsiye ediyorum, okul ve çocukluk arkadaşlarıyla buluşmak bünyeye ve ruha çok iyi geliyor :)
Sabah dokuz on iki arası Yeldeğirmeni'nde dolaşırken kendimizi turist gibi hissettik, çok keyifliydi sokaklar..
Hayatta çok şey gerekmiyor aslında mutlu olmak için, dostlarla içilen bir fincan kahve, içinde yaşadığın şehrin sokaklarında yürüyüp daha önce dikkat etmediklerini keşfetmek ve paylaşmak yeter de artar bile. Kahkahalar bedava :)
Hepinize günaydın, sevdiklerinizle sarmalanmış sımsıcak bir güne açılsın sabahınız:)
1 Mart 2016 Salı
Parkın Sakinleri :)
-Şu kadın pek bir baktı bana, benim de gözüm onu bir yerden ısırıyor amaaa?
-Ya o gün sen yanlış anladın da kızdın.
-Ne bileyim bana doğru gelince birden, ne oluyoruz dedim. Arkadaşız markadaşız ama ne de olsa bir kediyim ben.
( Bir gün önce kedi köpeğe tıslayıp bir ayar çekmişti de:)
-Bunlardan bana iş çıkmaz uykuma bakayım en iyisi...
- Yeni bir gün başlıyor kader ağlarını örüyordu...
-Kadeerr.
-Ne var ne var, nasıl romanımı tamamlayabilirim ben bu ortamda ha?
-Bu sefer yakaladım, beni çağırmamışlar işte!
-Muhabbetine de doyum olmuyor, bu ne ya hor hor hor...
Günaydın, gülümseyen bir güne açılsın sabahınız :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)























