5 Haziran 2006 Pazartesi

Hatıra


Turfanda meyveleri sen alırdın önce. Kaşar peynir de sende olurdu. Hemen sofra kurulurdu kim gelirse gelsin evine. Bayramlarda mahallenin çocukları tekrar tekrar çalardı kapını.

Geldiğinde bilirdik ki çikolatamız var çantanda. Yine bilirdik ki fazla oturmadan gideceksin.

Gözlüğünü takıp gazetelerin bulmacalarını çözmen gözümün önünde. Yatağını yapışın, sanki bir dakika sonra yatmayacakmışsın gibi, özenle.

O kadar çok şey geliyor ki aklıma seni düşününce. Bak saçlarım kısacık senin sevdiğin gibi. Küçükken sana aldığım kolonyanın şişesi vitrinimde. Kulağımda sesin.

Pamuk anneannem benim. On sene geçmiş yanımızdan ayrılalı, seni çok özledim.

...

"Neredeyim?" sorusunu sorana kadar kaybolmamıştık aslında.

3 Haziran 2006 Cumartesi

Ah Ah...

Gitti gitti....

Ühü ühü ühü...

Bir senedir ne uğraşlarla uzattığım caanım saçlarım yine gitti. Yok, şöyle upuzuuuun saçlı birisi olamayacağım hiç ben :(

Neyse en azından kumral oldum, turuncu değil artık. Ona da şükür :)

Günaydın

Oooo biz bahçede kahvaltı keyfimizi yaptık bile, siz hâlâ uyanamadınız mı?

2 Haziran 2006 Cuma

Yaz Geldiii

Birden farkına vardım, yaz geldi :D

Şöyle bir araştırma yaptım neler oluyordu yaz gelince diye.



Kumdan kaleler. (Gitgide yeteneğim ilerliyor bu konuda)



Denizdeki keyifli oğluşlar.



Yüzmeler :)



Dalgalar.


Deniz.



Huzurlu akşamlar. (Yani aralarda kaçamak beş dakika falan. Yoksa akşamların geneli "anneee" ve "babaaa" sesleri eşliğinde geçiyordu ama)

Hımm, düşünmesi bile güzel.

Umarım sıcağı gönlümüzde, ılık esintisi ruhumuzda, güneşi gözlerimizde olur ...

Günaydın

Bir sabah da kalkayım da uykum olmasın, uff ya...