15 Şubat 2014 Cumartesi

Cicilerim:-)

Can'la hediye alıp vereceğiz diye uğraşmayız pek. Eğer hoşumuza giden birşey gördüysek, zaten özel bir gün olmasına gerek yoktur. Göremediysek de vay bana hediye almamış modlarına girmeyiz.

Zaten bana hediye beğendirmek zor olduğundan bu konuda çekilmez biriyim. O da her daim alış veriş yaptığından almadığı birşeyi bulmak imkânsız gibi:-)

Dün sabah Çin'den geldiğinde çantasından bu ciciler çıktı.

Tabi bu çay takımı şeysine bizim kızımız da yok kim bunlarla evcilik oynayacak demeyi ihmal etmedim. Sonra nereye koyacağım ben bunları aşamasına geçtim. Kutusu kendisinden güzel mi ne kısmına geldiğimde Can artık gülüyordu. (Alışık bu tepkilere, bakmayın öyle:-)  Neyse şu anda ne yapacağımı bilmediğimden duruyor bir köşede ama itiraf edeyim porseleni çok güzel. Belki reçellik falan diye koyarım sofraya. Süzgecine bayıldım en çok. Onu kullanabilirim bak. (Elin içine konuşlandırılmış süzgeç:-)


Bu da diğer hediyem. Yok buna gıkım çıkmadı. Gerçi pareo boyutlarında olduğundan nasıl kullanırım henüz bilmiyorum. Duvara mı assam diye düşünmüyor değilim.


İki kat koyunca renkler çok canlanıyor. Seyirlik tam:-)


Benim sevgililer günü hediyem mi neydi? Ee, erkeğin kalbine giden yol nereden geçiyordu:-)  Bizimkisi balığa bayılır. Bir saatte hazırlanan soframız pek romantik durmasa da bol kahkahalı bir sofraydı. Bak ayıp olmasın diye bir mum koymuşum şimdi, yirmi iki seneden sonra yeter bize bu kadar romantizm anacım:-) 



14 yorum:

  1. Hediyelerin her ikisi de cok cok güzel Handan'cim, cok hosuma gitti...özellikle süzgec cok güzelmis gercekten, güle güle kullan canim.
    Ne güzel, her gittigi yerden birseyler getiriyor, düsünüyor ya, sen ona bak. Sevgililer günü de neymis, o gün zorlama birseyler almaktansa böyle arada icinden gelerek birseyler düsünülmesi cok daha degerli benim icin de.
    Hele insanin böyle mutlu, huzurlu ve sicacik bir yuvasi olmasi herseye bedel ve herseyden önemli.

    Allah hic bozmasin tadinizi.

    (Bu arada asagidaki yazdigina buradan cevap vereyim: Ahh sen bakma benim abuk rüyalarima, sen hele bir gel bak ne sofralar hazirlicam ben size ne sofralar!):)

    YanıtlaSil
  2. güle güle kullan şekerim, sofra da güzel:)
    nice mutlu yıllarınız olsun..

    YanıtlaSil
  3. Nice mutlu senelere sevdiklerinle..
    hediyenin ne olduğu değil,düşünülmek önemli arkadaşım...aynen yazdığın gibi bazen ne alacağını bilemiyor insan.çok şirin fincanlara bayıldım.

    YanıtlaSil
  4. Ben de hem birsey beklerim hem alinca da aman ne cok masraf yaptın, eee bunu nereye koyacağım diye düşünürüm :)

    Cok takılmadan zevkini çıkarmak lazım :)

    YanıtlaSil
  5. hediyeler harika . Yemek masasında bir kahkaha bir dünyaya beter: 9

    YanıtlaSil
  6. şekerim bedel yarşne beter yazdım iyimi : ) oğliş bir taraftan kolumdan çrekiyor d

    YanıtlaSil
  7. Haklısın Ayşecim, amin. Ah, ben eminim zaten sofra konusunda:-)

    Amin Baharcım, hepimiz sevdiklerimizle birlikte nice güzel yıllar geçirelim:-)

    Çok şirinler değil mi Günercim:-)

    Aynen Nesrincim:-) Ama bazen gerçekten almasa daha iyi dediğim anlar olmuyor değil:-)

    Kesinlikle Nihalcim, birlikte gülmedikten sonra hiçbirşeyin önemi kalmaz:-) Oğlişi yumur benim için. Ablayı da unutmayayım o arada, sen ikisini de yumur bir güzel en iyisi:-)

    Süzgeç harika değil mi Ebrucum, zarif ve ilginç:-)

    YanıtlaSil
  8. Minik olmalarından mütevellit uygun bir yer bulup dekor amaçlı kullanabilirsin. Çok güzeller, boşa gitmesin :)

    YanıtlaSil
  9. Bir yer arıyorum Zeugma ama henüz bulamadım, bakalım:-)

    YanıtlaSil
  10. O pareo dediğini bence çerçevelettir duvara as.
    Renkleri şahane.
    O minik çay takımına gelince.
    Ben sana gelince evcilik oynarız. Mızıkçıyımdır ama baştan söylim :P

    YanıtlaSil
  11. Mızıkçılık yok ama Daisy, kardeş kardeş oynayalım:-)

    YanıtlaSil
  12. çay takımına bayıldım :)
    blogunu takibe aldım bende takibe beklerim sevgiler :)

    YanıtlaSil