11 Eylül 2014 Perşembe

Domates Güzeli Handan Gruda Bildiriyor:-)

Son tencerenin içine biraz da biber doğradım, o da pişsin, işlem tamam:-) 


Ama dur baştan anlatayım. Her sene domatesi yaptım derim de hiç nasıl yaptığımı söylemedim sanırım. Belki birilerinin işine yarar:-)

Öncelikle kaplar ve yıkanmış kapaklar tezgâhtaki en ergonomik yer olan ocağın yanına dizilir.

Domatesler bitmiyo bitmiyo diyerek yıkanır. Tabi hepsi bitmez, zira evdeki kap kacağında bir sınırı vardır. Olsundur. Birazdan yıkama işlemine devam edilebilir, şimdi doğramaya geçelim.

İlk zamanlar domatesi soyup tencerede pişiriyor sonra da blenderdan geçiriyordum. Soymadan pişirirsem çekilirken kabukları kalıyordu hoş olmuyordu.

Takdir edersiniz ki bu gayet meşakkatli bir işti, üstüne üstlük domatesin en faydalı kısmı da gitmekteydi. ( Gerçi kabuklardan da çorba yapıyordum ama yine de aklım kalıyordu orada)

Neyse sonradan soymadan yapma kısmını öğrendim. Ki senelerce kullandığım minik mutfak robotunu bırakıp büyüğünü almamın sebebidir bu metod:-)

Nerde kalmıştık, güzelce yıkandı ya, şimdi de hepsi dörde bölünür. Ve porselen bir tabağın altına sürmek suretiyle bileylediğimiz bıçağıyla ( Ba ba ba ba, bir cin fikir daha verdim bu arada:-)  hazır bekleyen mutfak robotunda çekip tencereye koyulur.



Arada karıştırmak suretiyle pişirilir.

O pişerken boş durulmaz tabi, yenileri yıkanır, doğranır, bir sonraki postaya hazır edilir.

İçine bir şey ekliyor musun Handan?

Hayır canlarım, benim domatesler sade . İçine hiçbir şey katmıyorum. Tuzsuz, yağsız tek başlarına pişiyorlar.

Piştikten sonra benim gibi tencereden boşaltma özürlüyseniz, en büyük boy cezve ile kaynar halde kavanozlara hiç boşluk kalmayacak şekilde doldurulur. (Doldururken sağlıklı, huzurlu, keyidli sofralarda ağız tadıyla yensin diye dua da ederim ben hep:-) Can çağrılır- ya da siz onu çağırmayın tabi, sıkıca kapak kapatacak herhangi birisi de bu işi görebilir- yeni kapaklar sıkıca kapatılıp, ters çevrilerek konulur.

Soğuyana kadar bu şekilde dursunlar.

Kapak iyi kapanmamışsa sızıntı olabilir. Panik yok, o kavanoz tencereye boşaltılıp kaynatılarak yeniden aynı işlem yapılabilir. Yine de siz kapakları sıkı kapamaya bakın, İzmir'de bir keresinde sabah mutfağa girdiğimde tavana kadar domates kaplıydı:-)  Gülücük koydum ama o sırada hiç gülmüyordum takdir edersiniz ki. O günden beri kavanozları üzerine bir örtü seriyorum ki, fışkıracaksa da tavana ulaşmasın.

Şimdilik bu önemli mevzu ile aklıma gelenler bunlar. Sanırım son tencereler de pişmiştir. Masanın üzerinde onlara yer açmalıyım.


Ah,bir şey daha.. Ne kadar kaynatmalıyım derseniz, yakmadığınız sürece ne kadar kaynatsanız fark etmez, çok pişerse o kadar likopen açığa çıkar:-)  ( Bknz)

Sonradan aklıma gelen not : Kapak sayısını kavanozdan bol tutun, kapatırken işe yaramayan çok sayıda çıkabiliyor. Sonra vıy benim kavanozum var ama kapağım yok, uy nereden kapak bulsak falan demeyin, benden söylemesi.

18 yorum:

  1. bende geçen hafta sonu yaptım ve paylaştım blokta afiyetler size de.. anlatım süper bu arada!
    sevgiler,

    YanıtlaSil
  2. eline sağlık,
    tarif içinde:)
    blogerlar harıl harıl domates yapıyor:)
    sevgiler

    YanıtlaSil
  3. Sebuş, diyorum ben okuduydum bu konuyu bir yerde, yaşlandım anacım, hatırlayamadım nerede olduğunu:-) Ağız tadıyla, keyifle, sağlıkla yiyelim yaptıklarımızı:-)

    Uzun anlatırken sıkılıp hafiften sulandırıyorum konuyu sanırım:) Sağ ol canım:-)

    Blogger ailesi olarak pek hamaratız bak Havva:-) Gerçi benim yaptığım yegâne şey bu ama onu karıştırmıyorum şimdi:-)

    YanıtlaSil
  4. Seneye ben de yapmayı düşünüyordum çok iyi oldu bu yazı.
    Afiyet olsun şimdiden :D

    YanıtlaSil
  5. Kolay gelsin :)
    Domates kabuklarını atmayıp blendırdan geçirdiğinde salça kıvamında şaşılası bir güzellik oluyor, bilgine:)

    YanıtlaSil
  6. Robottan geçirdiğinde diyecektim...

    YanıtlaSil
  7. İş yaradığına sevindim Şenay, teşekkürler canım:-)

    Teşekkürler Zeugma:) Kabuklarını soymuyorum ama soyarsam denerim ben de :-)

    YanıtlaSil
  8. Ben de bugünlerde yapmayi düsünüyordum yine, cok iyi oldu bu yazi Handan'cim. Hem motivasyon oldu hem de bir iki püf noktasi ögrendim. Kislik domates yapimi yazisinda bukadar eglenecegim de hic aklima gelmezdi, alemsin:)

    YanıtlaSil
  9. Üzerimden tır geçmiş gibiyim Nihal:-)

    Bu domates yapma işi bulaşıcı zaten Ayşe:-) İşlem omkadar sıkıcı ki anlatırken sıkmayayım bari dediydim, işe yaramış demek:-)

    YanıtlaSil
  10. ya ben hiç domates yapmadıydım...çok bilgilendirici oldu ...derrrrmişim...

    aferim arkadaşım iyi anlatmışsın...

    any:)))

    bu seneki domates anılarımı sana anlatırım bilahare ......

    YanıtlaSil
  11. Maşallllllahhhh !! becerikli hatunum benim ellerine sağlık

    YanıtlaSil
  12. Muhteşemsin afiyet olsunn

    YanıtlaSil
  13. Any bak, iyice okuyup öğrendin mi:-) Ha ha ha:-)

    Sağ ol Nesrin:-)

    Teşekkür ederim Özii:-)

    YanıtlaSil
  14. Esimle karsilikli pc'lerdeyiz. Kapaklar kapatilirken Can cagrilir kismina gelince titresime almis bir sekilde bastim kahkahayi. Koca'dan noooluyo bakisi!!!
    Yok birsey isine bak bakisiyla cevap veris. ve artci sarsintilarla titresimli gulmeye devam.:))
    Niye bu kadar guldun dersen: Bir varmis bir yokmus bitti, hikayeler bitti. Oraya kadar tuttum kendimi.
    Cin fikirler patlama noktasi:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayende ben de yeniden okuyup güldüm Mevlüde. Allahım, bak ben usta komedyen falan da olamazmışım, hani onlar aslında ciddi olurlarmış ya, yok anacım ben kendim yazıp kendim gülüyom sonra okurken :-)

      Ba ba ba , cin fikirler cin gibi di mi:-)

      Sil
  15. Aaaa oyle deme. Bak Cem Yilmaz'a, bir espri yaparken gulmekten cogu zaman ne dedigi anlasilmiyor. O yuzden olmussun sen olmussun:))

    YanıtlaSil