16 Temmuz 2019 Salı

Kitap Salı



İlk kitabım Her Şey beni kapağıyla büyüledi :) Çok güzel değil mi gerçekten de.

Hastalığı sebebiyle evden dışarı çıkamadan doktor olan annesi ile yaşayan Madeleine'nin hikâyesi. Evde kitaplarıyla geçen hayatı yanlarındaki eve bir ailenin taşınmasıyla değişiyor. Ailenin karizmatik oğluna aşık olduğunda yaşamını sorgulamaya başlıyor.

Bir günde bitirdiğim kitap tam yaz kitabıydı. Sayfa sayısı 335 gözüküyor ama sanırım 150 sayfaya da sığardı. Çizimleri, kısa notları ile kabarmış.

Gençlik romanı gibiydi.

Aman işte, alın okuyun, pişman olmazsınız. Ha çok bir şey kazanır mısınız, sanmam ama olsun :)


" Olly'yi tanımadan önce mutluydum. Ama şimdi yaşıyordum ve bu ikisi farklı şeylerdi."

" Belki de büyümek sevdiğimiz insanları hayal kırıklığına uğratmak anlamına geliyordur."


"Normal yaşantımıza geri döndük. Her gün bir öncekinin aynıydı ve bir sonrakinden de çok farklı değildi. Anastas Mum Satsana"


" Yaşadığımız her an, hayatınızı binlerce farklı yola sokabilirdi. Hayatınızın yaptığınız ve yapmadığınız tercihlerle şekillenen başka bir versiyonu daha olabilirdi."



Bu arada nasıl hep bu tarz kitapları bulabiliyorum diye gülümsedim kitabı okurken. Geçen gün okuduğum Flamingolar Pembedir kitabındaki paragraf ile bugünkünün benzerliğine bakar mısınız :)

Daha tam bitiremesem de ikinci kitabımdan da bahsedeyim.


Barış Bıçakçı'nın cümlelerini kitaplarından daha çok seviyorum sanki :)

" Bu hayranlık dolu bakışları üzerinde hisseden insan hiçbir tehlikeye maruz kalmadan alçak gönüllü bir hayat sürdürebilir, diye düşünüyor, her enlemde ve boylamda, çöllerde ve kutuplarda."

" Öyle ya da böyle küflenecektim çünkü şairlerin en iyi bildiği şey budur: Duyguları anlatmaya çabalarken, duyguları anlatmak için kendilerini donatırken duygusuzlaşmak ve küflenmek. Hiç kimseye, hiçbir şeye yakın olamamak."

"İnsanlar kendilerinin ve birbirlerinin ayak izlerine basıyor, ayaklarının altında aynı hayatı çiğniyor, hatıraları mayalıyorlar."

"Öyle çok canlı yaşamın bütün olanaklarını denemeden cansızlığın bir örnekliğine mahkûm oluyor ki, ne yaşam denir buna ne ölüm.

Öyle çok şiir anlaşılmazlığın bütün olanaklarını denemeden bir şey anlatmanın bir örnekliğine razı oluyor ki,  ne söz denir ona ne müzik.

Yetinmek mümkün olsaydı, şiir yazarken yaşadığım o bozgunla yetinirdim."

"Zaman ve mekân birlikte daralıyor, insanlar ne oldukları yerde durabiliyorlar ne de başka bir yere yetişebiliyorlar."


Bu haftalık bu kadar. Bakalım haftaya neler okumuş olacağım :)

Tirilye Sokakları


Tirilye küçücük bir yer. Evleri tarihi.


Bir çok tarihi bina da var ama hepsi yıkıntı halinde.


Gerçi restorasyon yapılmakta olan taş mektebe baktığımda yıkıntı mı kalsınlar demedim değil.


Ama sokaklarında gezmek, kapı önlerine atılmış sandalyelerde oturanlarla selamlaşmak, denize nazır oturmak bünyemize çok iyi geldi.




Sokakta yanımızdan geçenlerin "Hoş geldiniz" demelerinin verdiği mutluluğu anlatamam.


Araştırdığınızda tepedeki bir Çamlı Kafe'den bahsedildiğini göreceksiniz.  Biz de görüp gittik. Kahvaltı zamanı değildi bir çay içtik. Kasabadaki nüfusun üç katı oradaydı sanırım. Kapalı mekân. Beynim tuttu uğultudan bir müddet sonra.


Kalkalım artık dedik. Oradan çıktık. Biraz ileride. Bir köşe başında minicik bir yer gördük.

Sessiz, sakin, kimsecikler yok.


Çayı da güzel manzarası da :)


Sanırım tatilin yarısını orada,  bu manzaraya bakarak geçirmiş olabiliriz.


İsminin de şekerliğine bakar mısınız :)


İlk gün tatili hissettiğimiz yer burası oldu.


Huzur dolu ve sakin.


Su gibi geçti üç gün :)



12 Temmuz 2019 Cuma

17 Yıl Önce Bu Sabah

Ben ikinci kere anne oldum :)


Evimizin küçük prensi.


İflah olmaz afacanı.


Ele avuca sığmayan özgür ruhu.


Şeytan tüyü.


Seninle hayatımız renklendi, ters yüz oldu, tepetaklak döndü, bi ne olduğumuzu şaşırdık :)


Hâlâ da şaşırıyoruz.

Ne biliim bu kadar renkli olmayaydın da azıcık sıradan gideydin diye düşünüyo insan bazen tabi :D

Olsun.

Her geçen gün büyümeni izlemek çok güzel.

Hele bu sene iradenle başardığın şeye hayranız hepimiz.

İyi ki doğurmuşum seni benim taklitçi yengecim, akıllı bıdıkım.

Nice harika yılların olsun.


Seni çok seviyorum.