21 Mart 2019 Perşembe

Bahar Geldi :)

Geceyle gündüz dengelendi. Baharın ilk günü geldi. Hava soğuk ama olsun, her yanımız bahar müjdeleriyle sarılı.

O zaman biraz şiir olsun, çiçek olsun bu sayfa.

Bu şiir annemin teyzesinin oğlu Erol Uzunöner'e ait. Siz şiir olarak okuyun ben babamın bestelediği şarkısını duyuyorum dizelere bakarken. Belki bir gün onu da yüklerim buraya :)


Sevgimi bahar olunca
Çiçek çiçek bölüştürdüm
Papatyalara beyazı
Alı karanfile verdim



Mor menekşeye yakıştı
Kokusu dağları aştı


Mavi mineye alıştı
Sarıyı laleye verdim


Gelincik aldan kırmızı
Dağların sevdalı kızı


Yaysın diye ahımızı 
Feryadı sümbüle verdim


Renkler çevreye yayıldı
Bağa bahçeye dağıldı
Bana sade gönlüm kaldı
Onu da bir "Gül"e verdim
                       



20 Mart 2019 Çarşamba

Liste Yapmam Gerektiğine Karar Verdim

1. İstanbul Film Festivali geliyor, filmlerini seç, cumartesi sabahı erkenden almaya git.
2. Doğumgünü zamanı yaklaşıyor, alış veriş yapmalısın. Tabi herkesi çağırmayı da unutma.
3. Nüfus müdürlüğüne git. Sanırım e devletten hallettim
4. Saçlarını fönletip fotoğraf çektirmeye git. Saçlarıma fön falan çektirmedim. Nasılsa her halükârda berbat çıkacak ne uğraşayım dedim :D
5. Bilgisayardan bastıracaklarını çıkart.
6. Sakuralar açmış, kaçırma.
7. Notere gitmelisiniz.
8. Belgeleri tamamlayıp Nişantaşı'na götür.
9. Evini toparla.
10. Şu ütüyü bitir artık.
11. Pazara gitsen pek güzel olacak.

Niye sıkıldığım belli oldu :D


Neyse ben sabah saksımda rastladığım bu minik mor çiçeğin keyfini süreyim. Ne zamandır yapraklarını görüyordum. Ama ne olduğunu bilmiyordum. Elbet görürüm ne olduğunu diyerek yolmamıştım yapraklarını. Bu sabah baktım açıyor. Çok şeker ama değil mi :)

Hepinize günaydın. Bol enerjik bir güne açılsın sabahınız.

19 Mart 2019 Salı

Biri Enerjimi Çekmiş, İçi Boş Çuval Gibiyim Bugün


Dün bütün günü denize sıfır bir lokantada arkadaşlarımla sohbet ederek geçirdikten sonra bugün evde yapmadığım iş kalmaz zannetmiştim ama sanki enerjimi emmiş bir şey.


Sabah Bilgiç'in okulunda öğretmeniyle konuşmaya gittim  . Dönüşte yürüdüm .  Eve geldim.  Sonra kalkıp anneme gittim, alış veriş yapıp götürdüm. Nezle olmuş, damla pastil falan aldım. Oradan da döndüm, öyle kaldım.


Dün akşam da bir şey yapmamıştım . Ütülenecek çamaşırlar koltukta beni bekliyorlar. Hadi onu geçtim ne film ne kitap. Bir sıkıntı var içimde.


Dün gece çok komikti . Normalde Can yokken mışıl mışıl uyurum, oh yatak bana kaldı diye. Dün gece hem içtiğim suların etkisiyle hem de daraltıcı rüya sonunda uyandım. Rüya neydi bilmiyorum ama hani insan ölecekmiş de her şey kötüymüş de falan gibi bir duyguyla uyanır ya,  işte öyle bir duyguyla kalktım. Tuvalete gittim.

Tam yattım aklıma akşam sekiz gibi kapının çaldığı ama yukarı çıkan kimse olmadığı geldi. Ben normalde sakin ve umursamaz bir tipimdir. Hayatım boyunca gece yalnızken korkmuşluğum fazla yoktur. Ama dedim ya ruhum kararmış, içime kurt düştü kalkıp kapıyı sürgülemeye gittim. Sonra evin odalarını gezdim . Küçük tuvaletin kapısı kapalıydı. Açıp ona bile baktım. Açarken de düşünüyorum. Zaten içeride birisi olsa kapı açılmaz zira minicik  bir yer. Açtım diyelim,  biriyle de burun buruna geldim. Hayır, napıcam öyle olsa. Hoş gelmişsiiin, orada öyle durma gel çay demledim mi diyeceğim. Zaten dış kapıyı da kilitlemişim, adam kaçmak istese önce beni yıkıp sonra kapının sürgüsünü açıp, o arada yerdeki ben de kapının açılmasını engelleyeceğimden bir de ittirmesi lâzım. Hahahaha. Daha kilo da veremedim kardeş, zor o iş beee :)

İşte böyle.


Öğleyin tüm halsizliğimle kalkıp kendime bir salata yapayım dedim. Kabak, kıvırcık, kırmızı biber, keten tohumu, ton balığı, dereotu, evde kalan son zerzevatı doldurdum içine.

Davul gibi oldum mu bu sefer . Hangisi gaz yaptı diyeceğim ama hepsi şüpheli.

Velhasıl bu saat oldu. Koca günü öldürdüm. İş yapmamış olmam önemli değil de bari keyif yapsaydım .

Bu vize işi de gerdi beni. Gidip şu formlara baksaydım bari.

Puffff.