The London Dungeon (Zindanlar:), Sealife (Akvaryum), The London Eye (Dönmedolap) ve Madame Tussauds (Allah'ım sonunda öğrenmişim nasıl yazıldığını:) (Mumya müzesi:) dörtlememiz son iki güne kaldı. Aslında akvaryum düşünmüyordum ama internetten topluca indirimli alınca ona da gidelim hadi oldu :)
The Big London Ticket!
London Dungeon+London Eye+Madame Tussauds +SEALIFE
| Ticket type | Total Individual Price | Online Price From |
| Adult (16+) | £96.75 | £58.08 |
| 15 and younger | £75.50 | £45.30 |
| Family (2+2) | £344.52 | £206.64 |
İşte fiyatlar bu, ayrıca bilet kuyruğunda bekleme süresi de azalıyor. Bizim gibi erkenciyseniz hele bayağı kısalıyor :)
Sabah erkenden South Bank'e geliyoruz. Bu haritalar Londra'nın her yerinde ve haritaya baktığındaki yönünüzü de dahil olmak üzere o çevreyi ve beş dakika ya da on dakika yürüyüş mesafesini gösteriyor. Tam bir kurtarıcı.
Salonuma böyle bir takım yakışmaz mı :) Üçlü koltuğu enlemesine koysam bütün salon kapanır sanırım :)
Bekle bizi The London Eye :)
Karşı kıyıda Big Ben ve Parlamento binası. Aslında Big Ben sadece çanın adı, Kulenin adı The Elizabeth Tower :)
Neyse dolaşma işini sonraya bırakıyoruz, bizim Londra Zindanıyla randevumuz var :)
Burası yaklaşık iki saat yer altında dolaşıp Guy Fawkes ile buluşup Parlamento Binası'nı patlatmaya çalışacağımız, veba salgınından ve çılgın doktordan kurtulup kendimizi Sweeney Todd'un berber dükkânında bulacağımız bir yer :) Karanlık.. Eh tabi güneş gözlükleriyle bu efekt bayağı arttırıldı tarafımdan :) (Gözlüklerim kaybolan çantada kaldıydı ya, bak, baştan okumuyorsunuz, sonra da arada gereksiz sorularla beni meşgul ediyorsunuz anacım :)
Nasıl bir ortamsa şu kutuların içine kimse elini sokamıyor korkudan :) Yahu elimizi kesecek halleri yok ya diyerek ucundan hafifçe süzüldüm. Plastik organlar falan koymuşlar :) Gülmeyin, korkunçtu diyorum :)
İçerde fotoğraf çekilmiyor. Yaşamak gerek anacım. Sitesi
şurada, merak eden baksın.
Çıkışta manzaralı öğle yemeği molası.
Oradan aldığımız kalem. Daha sonra London Eye'a binerken başımıza iş açacaktı az kalsın :) Çanta kontrolünde bunu gören amca," Bu ne!!" diyerek bir daldı ki çok komikti :)
Biraz temiz havanın ardından akvaryuma geldi sıra. Zira dönmedolabın tepesine çıkmadan önce biraz rahatlamaya ihtiyacım vardı doğrusu :)
Tam timsaha gelmiştik ki fotoğraf makinasının pili bitti..
Çok şükür demeyin canlarım, devamı cep telefonundan :) Yalnız burada flaşla çekim yasaktı , benim makine da kafasına göre flaş patlattığından kamera çekimiyle bu sorunun üstesinden gelmiş bulunuyorum. Henüz onları yüklemedim. Biraz bekleteceğim sizi :)