17 Nisan 2014 Perşembe

23 Nisan Çocuk Festivali Antalya (3)



Dünyanın dört bir yanından gelen çocuk gruplarının katıldığı ve şenlik havasında geçen Uluslararası Antalya Çocuk Festivali, bu yıl da 18-24 Nisan tarihleri arasında düzenleniyor.

8-14 yaş grubundaki çocukların yer aldığı ve Halk Dansları, Modern Dans, Bale, Koro, Müzik, Sirk, Bando ve Armonika, Geleneksel Çocuk Sokak Oyunları, Dans Tiyatrosu ve Ritmik Jimnastik gruplarının davet edildiği festivale, her yıl 15'e yakın ülkeden gruplar katılıyor.

Bilgi için tıklayınız:-)

16 Nisan 2014 Çarşamba

23 Nisan Şenliği Gaziantep (2)


Ayrıntılı bilgi için tıklayınız:-)

Geçen sene gala programını hiç beğenmemiştim, kuşa çevirmişlerdi. Ondan önceki sene de sunucular seviyesizdi. Oysa ne güzeldi eskiden.

Neyse şenliğin geneli güzel olur diye düşünüyorum.

Handan Gururla Sunar: 23 Nisan'da Ne Yapsak:-) (1)

Boş boş otururken işe yarayayım bari diyerek şöyle bir araştırma yaptım, nerelerde ne etkinlikler var diye. Birer birer yayımlayacağım:-)

Yalnız Ankara'da bir konser dışında bir şey göremedim, başkentliler uyuyor mu? Gerçi sizin Anıtkabir'iniz var, ne güzel geçen sene biz de çocuklarla gelmiştik, oranın havası bambaşka:-)

Siz de duyduklarınızı yazarsanız işe yarar diye düşünüyorum:-)

İlk haberim Sakıp Sabancı Müzesi'nden:

S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi, 23 Nisan’da çocukları geleneksel oyunlarımızı geleneksel sanat eşliğinde oynamaya davet ediyor!
Mendil Kapmaca Oyunu
Klasik mendil kapmaca oyunu, Uzak Komşu Yakın Anılar sergisinde bulunan kumaşların desenleri ile yeniden kurgulanıyor.
İp Atlama
Klasik ip atlama oyununa, Uzak Komşu Yakın Anılar sergisi hakkındaki sorular eklenir. Yanıtı bilen çocuk, yanıtın değeri kadar ip atlar. Doğru bildiği ve yanmadan atlayabildiği kadar zafer madalyonu kazanır.
Sek Sek
Sekseğin üzerine Osmanlı Polonya arasındaki ülkeler yazılır. Çocuklar her kutucuğun sayısı kadar zafer madalyonu toplar.
Yağ Satarım Bal Satarım
Oyunda, ebenin elinde mendil yerine, rulo yapılmış mektup kağıdı bulunur. Ebe, sultanın, kumaş ticareti için kime izin verdiğine inanıyorsa bu mektubu onun arkasına koyar. Mektubu alan koşmaya başlar ve ebe kovalar.
Ebe Tura Oyunu
Bu oyunda bir kalenin korunma hikayesi anlatılır. Gözleri kapalı çocuğun arkasında kaleyi koruyan gözlemci ve kaleyi almaya gelen bir ordu vardır. Ellerinde sanat eserleri taşıyan çocuklardan yakalananlar eseri kaleye verir.
(Oyunlardan önce çocuklarla sergi gezisi düzenlenecektir.)
Yaş grubu : 2009 ve üzeri
Saat: 10.00 – 16.00
Rezervasyon için 0216 550 97 62 no’lu telefonu arayabilirsiniz.

Çok hoşuma gitti buradaki etkinlikler:-)  Aklınızda bulunsun:-)

?

Yorum denetimi olmayıp da şıp diye yayınlanan yorumlarımı görünce mutlu oluyorum yahu. Yoksa bak dur, yazdım mı şimdi ben, yoksa olmadı mıydı,ay yeniden yazıyorum ama deminki de gitti miydi, mükerrer mi gönderiyorum,  ilk ben yazdım diye atladım ama uleeen gözükmüyormuş ki kimse, ya acaba doğru yazdı mıydım şeklinde karışabiliyorum.

Bu yorum denetimi mi yönetimi mi neyse işte o, niye yapılıyor ki?

Kargalar Kadar Olamıyoruz Bazen...

Dün akşam balkonun önünde bir anda kargalar saksağanalar dört dönüp çılgınca ötmeye başladılar. Can'a birşeyler oluyor baksana dedim. Meğer bir kedi karga yakalamış, bütün hepsi onun için toplanmışlar. İnanamadım. Nasıl bir bütünlüktür bu..

Bu arada sokaktan geçen bir teyze kediyi kovalamış, karga da kaçmayı başarmış böylece, mutlu son yani:-)


Hepinize günaydın, mutlu sonlu öykülerle dolu bir güne açılsın sabahınız:-)

15 Nisan 2014 Salı

Bir Gece Ben Sustum...

Bir gece ben sustum.... Kimse fark etmedi..

Burcu burcu kokusu geliyordu leylakların.. Rıhtımda oturmuş dalgaları izliyordum. Mehtap suyun üzerinde yansıyor, tatlı bir hayal alemine sürüklüyordu beni. Duygularım karman çormandı. Bir an çocuklar gibi eğleniyor, bir an gri düşüncelere dalıyordum...Defterim elimdeydi her zamanki gibi. Yapraklarının arasından bir papatya düştü elime. Kim bilir hangi renkli baharda koymuştum onu oraya ... Derin bir nefes aldım...

Her şey ne zaman karışmıştı bu kadar? Hayatımın mimarı ben olduğumu sanırken ne zaman sürüklenmeye başlamıştım kaderin elinde? Binlerce düşünce pervaneler gibi dönerken başımın etrafında basit bir yaşamdı istediğim diye geçirdim aklımdan. Sade ve derin.. En sevdiğim masal kahramanı bir elek keçiyken kurda yavrularını yedirmeyen, öyle koskocaman sevdalarım yoktu...

Başımı kaldırdım. Bir damla sıçradı yüzüme dalgalardan: Mavi... Açtım defterimi, yüreğimden geçenleri yazmaya çalıştım, olmadı..  Bilgece karalayayım birşeyler dedim, yok... Objektif bakayım dedim, hayır...Hepsi lâf salatası.. Benim gibi bir çenebazın bile içinden bir şey gelmiyordu..

Savurdum defteri denize.. Yaprakları kelebekler gibi uçuşup gitti.. Günü yaşa dedim kendime. Günü yaşa dedim.. Ve sustum.. Bir kadın sustuğunda bilirsin ölmüş olduğunu yüreğinde bir şeylerin..

İşte tan vakti geliyordu yeniden.. Dünle bugünün arasındaki köprüden geçme zamanıydı artık...

Sevgili İnya beni mimlemişti ortaya böyle bir yazi çıktı:-)  Ben çok sevdim, umarım sizler de beğenirsiniz. İtalik kelimeler blogları temsil ediyor, içinde olmayanlar yazıya uyduramadıklarım, yoksa hepinizi seviyorum:-) (İnya iyi ki sen ebelemişsin beni,senin adını nasıl koyardım bu yazıya bilmiyorum:-)  (Aman böyle yazılarda birisini unutmayayım derken geriliyorum:-) 

Şimdi saydım otuz üç bloğa link vermişim hikâyede:-) Gene iyi bir başarı, ha:-) 

14 Nisan 2014 Pazartesi

Can Japonya'dan Gönderdi:-)







Hepinize günaydın, rengârenk bir haftaya açılsın sabahınız:-)

13 Nisan 2014 Pazar

Pazar Eğlencesi:-)

Tabi hava güneşli, harika bir pazar, gezin bakalım siz:-)

Ben de kendimi kendokuya verdim. Gözümün önünde çarpımlar bölümler uçuşuyor:-)


Annemle kardeşimin geldiğini, çıtır tavukları, etli sarmaları ve su böreklerini söylemiyorum, ha ha ha:-) Pikniğe gidemeyen, pikniği kendine getiriyor n'apalım:-)

Oy Severim Ben Onları:-)


Pazar sabahı kahvaltısı oğluşlarımdan:-) Sırtım yere gelmez benim valla:-) 

Not:Şu sıralar biraz hassasım, maşallah diyoruz hemen:-) 

Günün Falı :-)

Bir fotoğrafa tıkla bakalım sana ne çıkacak:-)

Günaydın:-)