7 Aralık 2011 Çarşamba

""""""""

"İnsanlar eskiden kaybolmaktan bu kadar korkmazlardı" dedi içinden."Kaybolmanın insanı zenginleştiren serüvenlerine olanak tanırlardı; yazık, bazı şeyleri kaybolmadan öğrenemez ki insan!"

Şairin Romanı
Murathan MUNGAN

............

"Sağlam çatırtılarla denizi yaran güçlü kadırganın iki yana savurduğu bembeyaz köpükleri seyre daldı. Binlerce kez seyrettiği , ama her seferinde yeniden hayranlık duyduğu bir manzaraydı bu. Doğanın mucizeleri hiç eksilmiyordu. Doğa her zaman yeniydi. Bu sabah gibi, bu rüzgâr gibi, şu köpükler gibi. Doğaya ilişkin, kanıksadığımızı sandığımız en tanıdık imgeler bile her an yepyeni bir mucizeyle yenilenebilir; yepyeni bir görünüş, derinlik ve anlam kazanır; her şey birdenbire yerkürenin var olduğu ilk günkü kadar taze ve kullanılmamış oluverirdi. Doğa hiç bıkkınlık vermiyor, hiç usandırmıyor, her seferinde şaşırtmayı sürdürüyordu.

'İyi bir şiir doğa gibidir' derdi ilk ustası, 'en çok kullanılan kelimelerle bile şaşırtmayı başarır' "

Şairin Romanı
Murathan MUNGAN

Bu satırları okurken şehir hatları vapurunun alt arka açığında köpükleri , martıları ve denizi izleyerek geçen yolculuklarım geldi aklıma. "Bu gün denizin rengi daha mı güzel ne" diyerek büyülenmişçesine seyrettiğimiz boğaz asla sıradanlaşmadı...

Şimdiki Zaman

"Uyanmıştı ama gözlerini açmadan, yüzünde incecik bir tebessümle , kokuyu içine, ta içine derin derin çekti. Uzun zamandır yaşadığı hiçbir anı aceleye getirmemeyi öğrenmişti. Gene öyle yaptı. Yaşadığı anı derinleştirdi, uzattı, tadına vardı. Ne tuhaf! İnsanoğlunun yaşamda en geç keşfettiği şey şimdiki zamandı."

Şairin Romanı
Murathan MUNGAN

Dahi ilk sayfada vurdu beni bu cümleler. Günün ilerleyen saatlerinde ikinci ve üçüncü sayfadan da alıntılar yapacağım.

Herkese günaydın. İçinde bulunduğumuz anın tadını çıkarttığımız harika bir güne açılsın sabahımız...

6 Aralık 2011 Salı

Epeydir Bakmıyordum ama Hissediyordum...

77 mi?

Yine mi?

Öfffff......

Bi Sibel Can bi ben aynı kiloları vere vere bitiremedik anacım :(

Bıktım bıktım....

5 Aralık 2011 Pazartesi

Çok Kararlıyım...

Bugün size aşure günü gibi gelebilir. Ben de nefis aşure fotoğrafı çekip koymayı düşünüyor olabilirim. Bilmiyorum, yememeyi başarırsam eğer.

Ama hayır, konumuz o değiş şimdi. Konumuz şu ki, enerjik olmaya karar verdim. Pek kararlıyım. Bugünü "pek karalı olma günü" ilan ettim onun için. Haydi herkes çok kararlı olduğu birşeyi yazsın buraya. Gelecek ay soracağım bakiim kararlar ne durumda :D

Herkese günaydın. Kararlı bir haftaya açılsın sabahımız :D

4 Aralık 2011 Pazar

Huhhh

Saat 11:00 den 16:00 ya kadar veli toplantısı var. Bu toplantılara gidip de birşey öğrendiğim hiç olmamıştır ya, ilgisiz veli görüntüsü çizmemek için mecburen katılacağım. Hain Can da beni ekti, hiç olmazsa birisine o birisine ben gidiyorduk. Uffff...

Nasıl bir günde ev bu kadar dandini olabiliyor hiç bilmiyorum. Puff..

Tam 4 gündür çamaşır yıkamadım ben, inanabiliyor musunuz? Bugün akşama kadar çalışacak artık makina, daha fazla kaçarım yok. Pöh..

Ne pişirsem ne pişirsem :( Örk..

Teniste Davis Cup finalleri var. En sonunda toprak kortta oynanan tenisi izlemeyi en çok sevdiğime karar verdim. Ama ben o sırada veli toplantısında olacağım tabi. Üff..Neyse ki kaydedebiliyorum , ohh..

Şöyle otururken hiçbir yerimin ağrımadığı zamanları özledim. Yeniden o lükse sahip olabilecek miyim acaba? Oyy..

Kilo vermem gerek. Çok ciddi bir şekilde. Ama ne zaman aç kalsam müthiş bir baş ağrısı başlıyor. Gidip kan testi falan yaptırmam gerek herhalde. Iyk.

Neyse canım, hepsi hallolur elbet. Puaahhh :)

3 Aralık 2011 Cumartesi

Bizim Evin Can Halleri



Bu reklâma bayılıyorum :)

Açken sen sen değilsin diyor ya işte tam benim Can'ımdan bahsediyor :)

Meselâ normal şartlarda kapı üzerinde unutulmuş bir anahtarı görünce "Hayatım yine anahtar kapıda kalmış, bir gün başımıza bir iş gelecek bak" diyerek anahtarı alıp sakin sakin içeri giren sevgili eşim "BU ANAHTARI KAPIDA UNUTMAYIN DİYE DAHA KAÇ KERE SÖYLEMEK GEREKİYOR, SONU KÖTÜ OLACAK...... "şeklinde uzuun bir söylenmeye başlamışsa anlayın ki açtır, yemek yiyene kadar kendisine hıı diyerek kafa sallanıp yanına pek yaklaşılmadan vakit geçirilmelidir :)

2 Aralık 2011 Cuma

Yaşasın Cuma :D

Herkese günaydın.



Hayat dolu, umut dolu, sevgi dolu bir haftasonuna açılsın sabahımız :)

1 Aralık 2011 Perşembe

Eskiye Rağbet Olsa :)

Etiketleri düzenlemeye çalışıyorum arada. Neredeyse 7 sene ve bir sürü yazı olunca uzun sürüyor tabi. ~~~~ etiketine topladım sevdiğim yazılarımı. Aslında BİRikimde var aynıları ama burada da derli toplu dursun istedim. Daha tamamlayamadım, son seneler yok henüz. Zaten son senelerde yazdığım da yok öyle çok fazla. Kısa bir dağarcığım varmış, bir iki senede tüketmişim hepsini. Neyse bu acı konuya geçmeyeyim şimdi.

Hadi gidip o yazılara bakın , sevdiklerinize yorum yazın, ben de mutlu olayım biraz :)

Tekrar Okumak

"Beni görünce bir çığlık attı. Bu bir şey demek değildi. Biralev, kimi görse bir çığlık atar. Sevindiğini göstermenin en etkili yolu diye kim bilir kaç yaşındayken öğrenmiştir bunu ve bir daha değiştirme gereği duymamıştır. Bazı insanlar ilk öğrenmelerle bütün hayatı idare ederler. Öte yandan bunlar, zamanında öğrenmediklerini, hayat boyu öğrenmemekte de kararlı tiplerdir."

Yüksek Topuklar
Murathan MUNGAN

10 sene olmuş neredeyse kitabı okuyalı, elime geçti geçen gün. Hangi sayfasını açsam dalıp okurken buldum kendimi. Şu yeni aldığım kitaplardan sonra sıraya koyup onu da yeniden okuyayım bari.

Severim beğendiğim kitapları tekrar tekrar okumayı. Bakış açım değişmiştir, ben değişmişimdir, ilgi alanım değişmiştir. Kitap farklı olur gözümde. İşte bu yüzden de sevdiğim cümlelerinin altını falan çizmem kesinlikle. Bir daha okurken dikkatimi çekip başka yerleri keşfetmemi engellemesin diye :)

Haa, beni içine çekmeyen kitabı da bitireceğim diye sıkmıyorum kendimi ne zamandır, bırakıyorum gidiyor. Okunacak o kadar çok kitap varken, orada bir cümle bulacağım diye uğraşıp duramam şimdi.