23 Ekim 2008 Perşembe

Kar Pastası


Dün gece televizyonda rastlayınca oturup yeniden keyifle seyrettik.


Gülümseten, düşündüren, güzel bir film.
Alex: Senin neler hissettiğini biliyorum çünki benim de bir oğlum...
Linda: Benim neler hissettiğimi bilemezsin, çünki sen ben değilsin...

22 Ekim 2008 Çarşamba

`

Kendime hiçbirşey katamadığımı düşünüyorum.

Aklım almıyor.

21 Ekim 2008 Salı

İç iç bitiremezsin
Tasta mey yarım kalır,
Çok sevdiğin bu fasıl,
Tanbur,ney yarım kalır...

Hayat zamana küskün,
Bir gün şen, bir gün üzgün,
Ömür de biter bir gün
Ve her şey yarım kalır...


Fethi Karamahmudoğlu

17 Ekim 2008 Cuma


Fikret KARAMAHMUTOĞLU
1929-2008


Çok yorgundun biliyorum. Artık dinlenmek istiyordun. Dedeme, babaanneme, babama, halama kavuştun. Mutlu ve huzurlu olduğunu düşünüyorum. Bu düşünce acımı azaltıyor.

Güle güle amcacığım.

(Ne tuhaf bir daha hiç "amcacığım" diyemeyecek olmak)

Güle güle amcacığım...

Hepimiz seni çook ama çok özleyeceğiz.

16 Ekim 2008 Perşembe

Hımmmmm Nefis...


Nihayet bugün yürüyüşe çıkmayı başardım. (Sabah tartıda gördüğüm inanılmaz rakamla bunun bir ilgisi yok, lütfen, ben pek bir sportifimdir) Ama yürüyüş yapmayı başaramadım. Fotoğraftaki baştan çıkartıcı lezzetler yolun iki yanına dizilmiş beni beklerken ne kadar dayanabilirdim ki? 45 dakika sonra güneşten yanmış, yüzümde önüne geçemediğim bir gülümseme - ve büyük bir ihtimal kocaman mor lekeler- olmak üzere eve geri döndüm. Olsun, yarın yine yürüyüşe gidicem :D
Çok düşününce herşey ne kadar anlamsızlaşıyor...

12 Ekim 2008 Pazar

~

Bazen iyi ki doğmuşum diyorum. Bazen de ne işim var benim dünyada. Bazen It's A Wonderful Life 'da olduğu gibi ben olmasam hayatın nasıl olacağını görmek istiyorum.

Bazen kendime o kadar acıyorum ki bu kadar olur. Bazen kocaman hissediyorum yere göğe sığmıyorum.

Zaman geçiyor. Saatler günlere, günler aylara, aylar yıllara... Roller değişiyor. Anne olunca zaten tepetaklak oluyor herşey. Bir bakıyorsun küçücük bir elin kalem tutması kadar mutluluk verici birşey olmuyor.

Sonra yılın bir günü geliyor. Oturup düşünüyorsun, bu yıl kendim için ne yaptım? Bu yıl yeni ne yaptım.

Hımm... Planöre bindim. Parasail yaptım. Bol bol bahçe çapaladım, ot yoldum. Bir müze gezdim. Kısa yoldan Bodrum'a gideceğiz derken memleketin bilimum sıradağlarını aşıp kayboldum. Bir mağara keşfettim. Eeeeee... Kilo aldım, kilo verdim, kilo aldım, kilo verdim.... Bol bol ağladım, çok güldüm. Hayatı düşündüm, işin içinden çıkamadım. Oğluşların sihirli öpücükleri, sihirli resimleri, sihirli sarılmalarından gerisini boşverdim. Sevdiklerimle birlikte oldum. Çok koşturdum, çok tembellik yaptım. Kıtlığa girecekmiş gibi domates depoladım :)

Ay uzun lafın kısası, 29 yılı geride bıraktım :D Tamam 30 olsun. 35 ten bir gıdım yukarı çıkmam :D Amaann, yaş dediğin nedir ki (Göstermedikten sonra:)...

İYİ Kİ DOĞDUM...

Not:Doğumgünü çocuğu için bu nefis şarkıyı çalarken, biricik kardeşime ve canım Aynur'a bana aldıkları albüm için teşekkür ediyorum. Yıllardan sonra dinlediğim en güzel Metallica albümü bu.

9 Ekim 2008 Perşembe

,




Uzun zamandır fotoğrafını çekecek birşey bulamıyordum. Derken geçen gün bu manzarayla karşılaştım. Ama yanımda makinam yoktu. Neyse ki yanımda makinası olan birisi vardı da hemen elinden kaptım makinasını :) Yoksa içimde kalacaktı bunu çekememek.


Bir tane daha harika fotoğraf çektim ama o da yarına kalsın. Önce bunun tadını çıkartalım :)


Herkese günaydın. Nefis bir güne açılsın sabahımız...

7 Ekim 2008 Salı

Benim canım babam.

Bir tanecik babam.

Dokuz sene geçmiş insan özlemez mi?

Bakışlarını özledim.

Udunun sesini özledim.

Sıcacık sarılmanı özledim.

"Babacığım" demeyi özledim.