Bazen iyi ki doğmuşum diyorum. Bazen de ne işim var benim dünyada. Bazen
It's A Wonderful Life 'da olduğu gibi ben olmasam hayatın nasıl olacağını görmek istiyorum.
Bazen kendime o kadar acıyorum ki bu kadar olur. Bazen kocaman hissediyorum yere göğe sığmıyorum.
Zaman geçiyor. Saatler günlere, günler aylara, aylar yıllara... Roller değişiyor. Anne olunca zaten tepetaklak oluyor herşey. Bir bakıyorsun küçücük bir elin kalem tutması kadar mutluluk verici birşey olmuyor.
Sonra yılın bir günü geliyor. Oturup düşünüyorsun, bu yıl kendim için ne yaptım? Bu yıl yeni ne yaptım.
Hımm... Planöre bindim. Parasail yaptım. Bol bol bahçe çapaladım, ot yoldum. Bir müze gezdim. Kısa yoldan Bodrum'a gideceğiz derken memleketin bilimum sıradağlarını aşıp kayboldum. Bir mağara keşfettim. Eeeeee... Kilo aldım, kilo verdim, kilo aldım, kilo verdim.... Bol bol ağladım, çok güldüm. Hayatı düşündüm, işin içinden çıkamadım. Oğluşların sihirli öpücükleri, sihirli resimleri, sihirli sarılmalarından gerisini boşverdim. Sevdiklerimle birlikte oldum. Çok koşturdum, çok tembellik yaptım. Kıtlığa girecekmiş gibi domates depoladım :)
Ay uzun lafın kısası, 29 yılı geride bıraktım :D Tamam 30 olsun. 35 ten bir gıdım yukarı çıkmam :D Amaann, yaş dediğin nedir ki (Göstermedikten sonra:)...
İYİ Kİ DOĞDUM...Not:Doğumgünü çocuğu için bu nefis şarkıyı çalarken, biricik kardeşime ve canım Aynur'a bana aldıkları albüm için teşekkür ediyorum. Yıllardan sonra dinlediğim en güzel Metallica albümü bu.