14 Ağustos 2008 Perşembe

Zu canım, bugün senin yaşgünün şerefine parasail yapıp dünyaya tepeden baktım. Bak ne iyi bir arkadaşım değil mi :D

İyi ki doğdun...

Şöyle bir hesapladım da bu 20. doğumgünü birlikte kutladığımız... Daha nice civalı baharlara :D

Steven senin için söyluyor...

Amazing - Aerosmith

Sofra

Sevdiklerimizle birlikte koskocaman bir sofra keyfi yaşamak ne güzel. Beraber bir kaçamağın tadını çıkartarak. Ve yanımızda olmayanların sevgiyle kulaklarını çınlatarak.




(Pardon bunu sofraya koymayı unutmuşuz :)

8 Ağustos 2008 Cuma

08.08.08

Bugün herkes bir dilek tutsun :)

Olimpiyatlar başlıyor :)

Acaba İstanbul'da gerçekleştiğini de görebilecek miyiz?

Bir zamanlar 2000 olimpiyatları İstanbul'da olursa babam gitmeme izin verir mi acaba diye düşünüyordum. Sonra da kendime çok gülmüştüm. Sanırım otuz yaşında artık izin almama gerek kalmaz diyerek :D Ha ha ha. Neyse bu gidişle ben elli yaşıma geleceğim ama hâlâ bir sonrakinin bizde yapılmasını bekliyor olacağız.

Olsun. Televizyon karşısındaki rahat yerimden ne bulursam seyredeceğim önümüzdeki günlerde. Çok meşgulum yani :D

Not: Takımdaki masa tenisçilerimizi nasıl buldunuz? Melek Hu ile Cem Zeng. Ha ha ha :D Nefis isimler.

!

Sevgili tekne turu düzenleyicileri. Bazen, bazı insanlar, tekne turuna göbek atmak, bangır bangır kalitesiz müzik dinlemek için gelmeyebiliyorlar. Şöyle sessiz huzurlu bir ortamda, deniz, güneş, sakinlik, dünyadan kopmak gibi amaçlarla da tekne turuna çıkanlar var. Bilginize....

Yok ben tekne turuna falan çıkmıyorum, evde temizlik yapıp duruyorum ama bu konu epeydir sinirimi bozuyordu. Tatile çıkan arkadaşlar da bol olunca duruma el koyayım dedim :)

5 Ağustos 2008 Salı

Ordan Burdan

Çocuklara acilen bir uğraş bulmalıyım, yaz okulları bittiğinden beri birbirlerine sardılar. Sesim kısılmaya başladı bağırmaktan.

Yazılarıma çeki düzen vermeliyim. Anneme internet bağlanıyor :)

Çocuk odasına girmeliyim. Çok korkuyorum. Evin tüm odalarını tekrar tekrar temizlemeye razıyım ama çocuk odası. Brrr.

Sonra da sırada mutfak var. Aman, temizle temizle sonu yok bunların.

Sabahın altıbuçuğunda yürüyüşe çıkmaya itina ile devam ediyorum. Kahvaltı, bulaşık, blog dedikten sonra dokuzda tekrar horrrr... Bu sabah sporu beni dinç yapmıyor azizim. Yılların birikimi var, ben akşam yürüyüşçülerindenim. Sanırım biraz daha böyle devam ederse madenci
şapkalarından alıp karanlıkta çıkacağım dışarı.

Keşke şu bahçeye fasulye, barbunya, dolmalık biber falan da dikseymişim, şimdi pazara gitme derdim olmazdı ne güzel.

Yapbozumu koltuğun altından masanın üzerine çıkarttım nihayet. Başına da geçsem fena olmayacak.

Kitabım çok güzel. Ursula K. Le Guin'in Yerdeniz Üçlemesi. Şu anda En Uzak Sahil'i okuyorum.

Nihayet aylar sonra kendimize balkon sandalyesi alabildik. Eskileri artık iyice parçalanıyordu. Onları bahçeye çıkarttık. Ama küçük sandalyeleri balkona koyduğumuzdan beri orada çok oturmaz olmuştuk. Sonunda tam istediğimiz gibi olan ama çook pahalı olmayan bir model bulduk. Rahatça oturup başımızı da yaslayınca değmeğin keyfimize :)

Eti Turtinilerden denediniz mi? Biz çok beğendik.

Geçen gün Söz Ve Müzik'i seyrettik. Beklemediğim kadar güldüm.

Herkese günaydın. Çok güzel bir güne açılsın sabahımız...

4 Ağustos 2008 Pazartesi

Diken Çileği


Olur da böğürtlen almaya karar verirseniz, kaç lira isterlerse pazarlık etmeden verin. Yapılacak iş değil, her tarafımı çizdi dikenler. Topladığım da bir avuç birşey.

Herkese günaydın. Harika bir haftaya açılsın sabahınız...

1 Ağustos 2008 Cuma

~


Günaydın...Bugün yaşasın Cuma. Bu haftasonu kendinize küçük bir kaçamak yapın. Şımartın.
Keyifli bir güne açılsın sabahımız....