3 Haziran 2026 Çarşamba

Ben Bile Yazı Özlemişim (Yazar burada kelimeyi iki anlamıyla kullanarak çok mutlu olmuştur :D)

 


Balkonda sabah kahvemi içiyorum. Kargalar, martılar, serçeler, kırlangıçlar, saksağanlar, baştankaralar gevezelik yapıyorlar. Şu iki metre kare balkon nefes oluyor bana. Yaz kış, sabah akşam... Şükür sebebim. Zaten ev ilânlarında buraya vurulup da istemiştim . Can'a demiştim ki ev çok bakımsız, buradaki fotoğraflardan bile belli. Ama içini yaparız biz. Önemli olan dışı. Onu yapamıyoruz. Sonra evi görmeye geldiğimizde Can koşarak kaçma modundaydı, bu eve arkadaş nasıl çağırırız (yalnız adam nasıl otururuz demiyor heee, hahaha, mesele millet ne diyecek, babababa) olduydu ilk lâfı. İçerisi gecekondu gibiydi. Yerler muşamba, duvarların üzerinde su boruları, elektrik kabloları geçiyor, yapıldığından beri çivi çakılmamış. Bize aracılık eden emlâkçı taşındıktan sonra merakla geldiğinde siz ne yapmışsınız böyle diye şaşırmıştı. 


Begonvil biraz kendine gelmeye başladı. İkisenedir böcek midir, bit midir bir şey sarıp iliğini emmekteydi. Budaya, temizleye yaşatmaya çalışıyorum. Yüz çeşit ilaç aldım, öldürmedi. Kolonya eritiyor. Hâlâ var gerçi . Dalları sık olduğu için yetişemiyorum her yerine. Neyse bu kadar yeşillenip açtı. Yere düşen yaprakları da yeşil ve böceksiz.



Dün çamaşır yıkadım iki posta. Güya ütü de yapacaktım , gelmedi ütü yapasım. Metehan'ın arkadaşı geldi akşam, yemek yedik birlikte. 

Bugün çanta hazırlamam gerekiyor. Aynur'a annemin ilaçlarını bırakacağım. Yürüyüşe çıktığımda annemle kahvaltı da yapayım . 

Bu kadar basit işler bile gözümde büyüyor. Derin nefes alıyorum. 

Ne tuhaf , değil mi ? İnsan bu yaşlarda artık özgür olacağını zannediyor. Çocuklar da büyür o zamana kadar artık işim gücüm kalmaz sanıyor. 

Bir bakıyorsun çocuklar evde, eşin hasta, anneni bırakıp bir yere gidemez hale gelmişsin. Ve hormonların seni dövüyor :D

Bir yerde gördüm geçende. Ellili yaşlarda gençlere göre yaşlı, yaşlılara göre genç oluyorsun diyordu. Ve bütün iş hep sana kalıyor. Hahaha.



Bak üçüncü gün, hâlâ yazıyorum.

Aferim bana.

Şimdi gidip pilates zamanına kadar bir kaç sayfa kitap okuyayım.

10 yorum:

  1. Evet Handan ya nasıl işmiş ben de anlamadım. Belli bir yaşa gelince gezer tozarız sorumluluğumuz azalır diye düşünürdüm. Ama olmuyormuş eşin uçak korkusundan bir yere gidemezsin oğlan evden çıkmaz istemez (evlenmeyi hiç istemiyor artık eşi ilgilenir derdim.) monoton bir hayat. Evinizin manzarası çok güzel İstanbulda balkondan yeşil görmek hayal gibi. Hülya

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorumluluk sürekli artıyor Hülya, inecek derken bindi :D

      Evet İstanbul'da bu manzara ile çok şanslıyız. Umarım site kentsel dönüşüme girmez.

      Sil
  2. Cennet vallahi! Keyfini ne güzel çıkartıyorsun maşallah..
    Hepsi geçecek, az kaldı Handan…

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O keyif de olmasa ne yapardım bilmem Ceren :) Geçecek elbet .

      Sil
  3. Yaz yaz, ihmal etme buraları.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam yazarken nasıl dağılıyorum bilmem Mehtap. Kelimeler iyi geliyor oysa. Bir de buraya öyle rahat yazıyorum ki. Biz bizeyiz , oh mis. Diğer tarafta çok akraba , ahbap var :D

      Sil
  4. ben de geçenlerde benzer şeyi düşündüm. bu yaşlarımda özgürce gezip dolaşacağıma inanıyordum. bunu yapacak yeterli ekonomik refahım olmadığı gibi (yani olana şükür tabii de tahminimden daha kötü durumda olduğum da bir gerçek) oğlum da kendi hayatını henüz kuramadı. üstelik anneme göbekten bağlıyım alzheimerı nedeniyle. ay of...yazarken içim daraldı.

    YanıtlaSil
  5. Yaşıtlar arasında devamlı konuştuğumuz konular:) Biz biraz daha ezilmiş bir kuşağız çünkü biz erken olgunlaşıp annemizin babamızın radarından çıkmışken hâttâ büyük destekken bizim çocuklarımız daha geç olgunlaşıyorlar. Bir ona koşturuyorsun bir buna:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nereye koşacağımızı şaşırdık valla Sezer :)

      Sil