24 Ekim 2016 Pazartesi
Akşam Akşam Pek Eğlendik :)
Kestik biçtik çizdik.
Yaptıklarımızla oynadık
Komik suratlar çizdik. Arkalarına cırt cırt dikmekle meşgulüm şu an.
Gözlerimiz şimdilik yerlerine kalktı, sonra bulunmak üzere saklanacaklar.
Eski gömlekten hayaletlere yüz çizerken Metehan pek keyifliydi,bizim yapmamıza izin vermedi.
Birlikte canavarlar ve hayaletlerle uğraşmayı seviyoruz:) Haberiniz olsun "Nee cadılar bayramı mı kutluyorsunuz" diyenlerin gece rüyasına giriyoruz :D
Bugün Ruhumu ve Bedenimi Dinlendiriyorum
Dün koşturmaktan evelsi gün küçük oğluşla uğraşmaktan o kadar yoruldum ki bugün çocukları gönderdikten sonra on bire kadar uyumuşum.
Annemin dizisini kaydetmiştim atlaya zıplaya onu izledik. Seviyor Sevmiyor, bir kore dizisinden alınmaymış, arada bayıyor ama izleniyor.
Yağda yumurta yedik,ekmek bandıra bandıra.
Hâlâ pijamalıyım.
Fotoğraflarıma bakıp yazarım diye bir kenara koyduklarımı seçtim aradan :)
Ve biliyor musunuz belki de yazmışımdır
da hatırlamıyorumdur şimdi, çaktırma.
Ses yokken dengemiz bozuluyormuş, biliyor muydunuz?
Masanın üzerine döktüğüm çekirdek karışımını ne ara bu hale getirmişim hiç bilmiyorum. Psikolojik sorunum olduğuna karar verdim.
Tiramisu en güzel İzmir'de Venedik Restoran'da yeniyor bence.
Bu dükkânın vitrinine bayılmıştım.
Sakız Adası'ndan bu reçelleri almıştım. Keşke hepsini mandalina alsaymışım.
Ceviz ve fıstığı merakla almıştım, hiç bir özelliği olmayan şekerli karışımlarmış sadece,hiç sevmedim. Gül fena değildi ama ekstra kokuluydu sanki. Bergamut güzeldi ve mandalina harikaydı:)
Taze lorla hımm nefis :)
Bir de şurada olaydım kitabımla birlikte :)
Aaa biliyor musun bu tek dal yeşillik hurmaymış. Ne ara sokuşturmuşum çekirdeğini bilmiyorum. Sabahları bizim gibi yürüyüş yapan bir teyze vardı. Umreye gittiğinde hurma getirmişti bize, çekirdeklerini sakla demişti. Onun çekirdeğini diktiğimi düşünüyorum. Emin değilim ama öyle olmasını umuyorum. O teyze çok hastalandı, yaşıyor mu bilemiyorum. Yaşıyorsa Allah şifa versin öldüyse nur içinde yatsın.
İşte böyle.
Hayatta başkalarına verdiğimiz bir ufak çekirdeğimiz vardır umarım.
Annemin dizisini kaydetmiştim atlaya zıplaya onu izledik. Seviyor Sevmiyor, bir kore dizisinden alınmaymış, arada bayıyor ama izleniyor.
Yağda yumurta yedik,ekmek bandıra bandıra.
Hâlâ pijamalıyım.
Fotoğraflarıma bakıp yazarım diye bir kenara koyduklarımı seçtim aradan :)
Ve biliyor musunuz belki de yazmışımdır
da hatırlamıyorumdur şimdi, çaktırma.
Ses yokken dengemiz bozuluyormuş, biliyor muydunuz?
Masanın üzerine döktüğüm çekirdek karışımını ne ara bu hale getirmişim hiç bilmiyorum. Psikolojik sorunum olduğuna karar verdim.
Tiramisu en güzel İzmir'de Venedik Restoran'da yeniyor bence.
Bu dükkânın vitrinine bayılmıştım.
Sakız Adası'ndan bu reçelleri almıştım. Keşke hepsini mandalina alsaymışım.
Ceviz ve fıstığı merakla almıştım, hiç bir özelliği olmayan şekerli karışımlarmış sadece,hiç sevmedim. Gül fena değildi ama ekstra kokuluydu sanki. Bergamut güzeldi ve mandalina harikaydı:)
Taze lorla hımm nefis :)
Bir de şurada olaydım kitabımla birlikte :)
Aaa biliyor musun bu tek dal yeşillik hurmaymış. Ne ara sokuşturmuşum çekirdeğini bilmiyorum. Sabahları bizim gibi yürüyüş yapan bir teyze vardı. Umreye gittiğinde hurma getirmişti bize, çekirdeklerini sakla demişti. Onun çekirdeğini diktiğimi düşünüyorum. Emin değilim ama öyle olmasını umuyorum. O teyze çok hastalandı, yaşıyor mu bilemiyorum. Yaşıyorsa Allah şifa versin öldüyse nur içinde yatsın.
İşte böyle.
Hayatta başkalarına verdiğimiz bir ufak çekirdeğimiz vardır umarım.
23 Ekim 2016 Pazar
22 Ekim 2016 Cumartesi
Ter Kokusuna Karşı Verdan (Ay Pek Reklam Koktu, Bedava Bir Adet Yollasalardı Adresime Bare :)
Geçen sene sanırım en alt komşum bana uğradı (Altı yılda ilk defa :), meme kanseri olmuş, kitle alınmış , şimdi Meme Vakfı 'nda gönüllü işler yapıyormuş. Bu Verdan deodorantlar sağlıklı oldukları için o vakıf tarafından getirilmiş.
Kendi kızı voleybolcu, çok ter kokuyordu gerçekten de işimize yaradı sen de ister misin dedi.
Deodorant dedikleri kaya parçası. Şeffaf, sert bir kaya. İçindeki maddelerle terli bölgelerdeki bakteri oluşumunu engellediğinden teriniz kokmuyor.
Bakınca pek de olası gelmedi :D Ama denemek için bir tane satın aldım.
Doğrusu kendimde çok da anlamadım, genç kızlığımdan beri pek ter kokmam. Bir arkadaşım kendisinde hiç işe yaramadığını söyledi. Aynur 'a deneme boyunu vermiştim, çok iyi Handan Abla, biz sevdik dedi.
Ama geçen hafta ne mucizevi bir şey olduğunu kendi gözlerimle gördüm.
Bilgiç tam ergenlik çağında olduğundan neredeyse her gün okul tişörtünü değiştirmek gerekiyordu, biraz da sentetik herhalde anında ter kokmaya başlıyordu bizimkisi.
Oğluşum her sabah şunu sürer misin bir deneyelim dedim, inanamadım. Bu haftayı tek tişörtle geçirdik. Tek tişört!
Kırk lira fiyatı, ıslak bırakılmazsa bir sene gidiyor.
Hakkında daha çok bilgi için şuraya bakabilirsiniz.
Hadi bu iyiliğimi de unutmayınız.
Hee, bir de bu saf potasyum alum kristaliymiş, mat olan taklitlerinden kaçın onların içinde yine de katkı maddesi olabilir dediler onu da eklemeden geçmeyeyim.
21 Ekim 2016 Cuma
Bugün
Biliyor musun hiçbir şey elde edemeyeceğini bilsen de harekete geçmek iyi geliyor.
Ben de geliyorum deyip seninle yollara düşen arkadaş iyi geliyor.
Dönüş yolunda ara sokaklara sapıp yeni yerler keşfetmek, taze demli çay eşliğinde sohbet iyi geliyor.
Mantığın sesini değil yüreğinin sesini dinleyip denizin dibi yerine üzerinden salına salına gitmek iyi geliyor.
Biliyor musun herşeye rağmen İstanbul güzel.
Anlamasalar da yüzlerine haykırmak, yemezler sizin bu numaralarınızı demek güzel.
Öğretmenlerimiz Bugün Gidiyor
Dediler ki sizinkiler öğretmen de diğerleri değil mi?
Neden öyle bir şey düşünelim ki. Biz sadece bir okulun öğretmenlerinin yarısından fazlası gidiyorsa orada bir sorun var demektir dedik.
Okulun ruhu kalmaz dedik.
Giden öğretmenler sınavla gelmişlerdi gelenleri neye göre atayacaksınız dedik.
Hem madem değişiklik yapılacaktı bunun zamanı okulun ilk haftası mı olur dedik.
Dediler ki parti propagandası yapılıyor.
Biz bütün partilere haber verdik. Hepsine anlatmak istedik. Çocuklarımız bunlar dedik. Keşke hepsi gelseydi de dursaydı yanımızda.
Dediler ki züppe aileler, bulmuşlar da beğenemiyorlar.
Burası özel okul değil, çocuklarımızı cüzdanımızın hakkıya değil çalışmalarının hakkıyla gönderdik biz o okullara. Dört sene canlarını dişlerine taktılar kazanmak için. Türkiye'nin her yanından geldiler. Türkiye'nin her kesiminden geldiler.
Ama bundan sonra kimler gelir bilemiyoruz dedik. Sınavı da kaldırırlarsa eskisi gibi herkesin eşit şansı olmaz dedik.
Dediler ki din düşmanı bunlar.
Hayır kimsenin dini imanı bizi ilgilendirmez. Düşünen, sorgulayan, her şeye baş eğmeyen akılcı bir nesil istiyoruz. Beynini kullanan sürü olmayan bir nesil. Zekâsını yaratıcı işlere yönelten, vatanına milletine hayırlı harika işler başaran bir nesil.
Çok şey anlatmaya çalıştık anlamazdan geldiler. Duymazdan geldiler. Görmezden geldiler.
Bugün kalan öğretmenleri de gidiyor oğluşumun.
Yarın fellik fellik özel okul ararken, yurt dışına nasıl yollarız acaba diye hesap yaparken bunun sebebini bir düşün olur mu? Bugün bize ama öyleydi ama böyleydi diye bahane bulmalarını, o okula giden çocuğun olmadığından ilgilenmemelerini, nasıl olsa benim çocuğum yapar demelerini düşün.
Diyecek başka tek kelimem yok sana.
Neden öyle bir şey düşünelim ki. Biz sadece bir okulun öğretmenlerinin yarısından fazlası gidiyorsa orada bir sorun var demektir dedik.
Okulun ruhu kalmaz dedik.
Giden öğretmenler sınavla gelmişlerdi gelenleri neye göre atayacaksınız dedik.
Hem madem değişiklik yapılacaktı bunun zamanı okulun ilk haftası mı olur dedik.
Dediler ki parti propagandası yapılıyor.
Biz bütün partilere haber verdik. Hepsine anlatmak istedik. Çocuklarımız bunlar dedik. Keşke hepsi gelseydi de dursaydı yanımızda.
Dediler ki züppe aileler, bulmuşlar da beğenemiyorlar.
Burası özel okul değil, çocuklarımızı cüzdanımızın hakkıya değil çalışmalarının hakkıyla gönderdik biz o okullara. Dört sene canlarını dişlerine taktılar kazanmak için. Türkiye'nin her yanından geldiler. Türkiye'nin her kesiminden geldiler.
Ama bundan sonra kimler gelir bilemiyoruz dedik. Sınavı da kaldırırlarsa eskisi gibi herkesin eşit şansı olmaz dedik.
Dediler ki din düşmanı bunlar.
Hayır kimsenin dini imanı bizi ilgilendirmez. Düşünen, sorgulayan, her şeye baş eğmeyen akılcı bir nesil istiyoruz. Beynini kullanan sürü olmayan bir nesil. Zekâsını yaratıcı işlere yönelten, vatanına milletine hayırlı harika işler başaran bir nesil.
Çok şey anlatmaya çalıştık anlamazdan geldiler. Duymazdan geldiler. Görmezden geldiler.
Bugün kalan öğretmenleri de gidiyor oğluşumun.
Yarın fellik fellik özel okul ararken, yurt dışına nasıl yollarız acaba diye hesap yaparken bunun sebebini bir düşün olur mu? Bugün bize ama öyleydi ama böyleydi diye bahane bulmalarını, o okula giden çocuğun olmadığından ilgilenmemelerini, nasıl olsa benim çocuğum yapar demelerini düşün.
Diyecek başka tek kelimem yok sana.
20 Ekim 2016 Perşembe
Nereye Baksam Cinlerim Tepeme Çıkıyor
Bundan sonra öğretmenleri kpss notu ile değil mülakatla alacaklarını söylediklerinde durumun vehametini fark eden bir ben miyim?
Yani demek istiyorlar ki sınav sorularını vermekle falan uğraşmaktan sıkıldık direk kendi istediklerimizi atayacağız, ağzınla kuş tutsan bir işe yaramaz.
Yani sen istediğin kadar üniversite bitir, çalış didin adam almayınca almaz.
Yani birilerinin etekleri öpülmeden öğretmenlik yapamayacaksın.
O kadar.
Ne olur aç gözlerini artık.
Ne olur...
19 Ekim 2016 Çarşamba
Ah Abbas Ah...
Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.
Cahit Sıtkı
18 Ekim 2016 Salı
Eski Tarz Blog Şablonu Olan Bir Tek Ben Kalacağım Herhalde :)
Bu yeni şablonlar hele ki telefonda pek karman çorman ve takibi zor geliyor bana. Yazının altında yorumları bulmak bile güç oluyor bazen .
Bir tek ben böyle düşünüyorum galiba :D
Zaten ben sofra kurarken de beyaz tabak beyaz örtü seçerim yemekler başrolde olsun diye :D
Fotoğrafa bakınca iyi geceler Küçük John diyesim geldi :)
İyi geceler blog alemi.
Bir tek ben böyle düşünüyorum galiba :D
Zaten ben sofra kurarken de beyaz tabak beyaz örtü seçerim yemekler başrolde olsun diye :D
Fotoğrafa bakınca iyi geceler Küçük John diyesim geldi :)
İyi geceler blog alemi.
Kitaplı Mim
En sevdiğim 41 kitabı yazmıştım fi tarihinde (Anaaa onu 41 yaşımdayım diye yazıyordum, beş sene geçmiş yahu) işte şurada.
Sevgili Mimikli beni ebelediğini söyleyince yeni kitaplardan seçeyim dedim. Tekrar tekrar okumayı düşündüğüm 15 kitap daha seçerim ben nasıl olsa :) Böylece listelenen kitap sayısını anında elli altıya çekmiş oldum hahaha :)
Balıkçıl Gözü / Ursula K LeGuin
( Birbirinden farklı iki toplum. Biri diğerinin hizmetinde gözüküyor ama gerçekten öyle mi? Okuduğum en güzel kitabıydı bence. İçinden öğreneceğimiz çok şey var.)
Kuzey / Burhan Sönmez
(Masal tadında felsefik bir roman. Kesin bir daha okumak istiyorum dediklerimden.)
Otostopçunun Galaksi Rehberi / Douglas Adams
(Bir kitap gözükmesine bakma beni takip edenler bilir beş kitap bu seri. Absürd bir komedi, akla gelebilecek herşeyle dalgasını geçmiş yazar.)
Kendine Ait Bir Oda / Virginia Woolf
(Hiç Virginia Woolf okumadım diye alıp yazara hayran olduğum kitap. Sürükleyici bir roman değil, roman da değil zaten, ama çok incelikli ve zekice yazılmış)
Artık Biliyorum / Oprah Winfrey
(Çıtır çerez niyetine okurum dedim ama düşündüğümden iyi çıktı. İnsana umut,farkındalık ve cesaret veren kitaplardan)
Başarıya Götüren Aile / Doğan Cüceloğlu
(Her anne baba sindire sindire okusun)
Meraklılar / R Bach
(Uzun zamandır RBach kitapları beklentimi karşılamıyordu ama bu tek kelimeyle harika. Dağ gelinciklerinin o harika dünyasında yaşamak istiyorum.)
Denemeler / Montaigne
(Bitiremedim hâlâ, başucu kitabım, arada alıp bir paragraf okuyup düşüncelere dalarım. Ama dikkat İş Bankası Yayınları'ndan çıkan Sabahattin Eyüboğlu tercümesi dışında kalanlar aynı tadı vermeyebiliyor)
Dünya Ağrısı /Ayfer Tunç
(Hayatın içinden hepimize dair bir hikâye, yine kaybolup hüzünleniyoruz sayfalarda.)
Şairin Romanı / Murathan Mungan
( Fantastik bir dünyada dedektiflik hikâyesi. Çok sevdim çok. Yeniden okunacak kesinlikle.)
Canavarlar Kenti / İ. Allende
(Allande'nin gençli romanı. Metehan'a almıştım değişik bir şeyler oku diye. Serinin ilk kitabı, üçünü de keyifle okudum)
Eveet, işte son beş seneden seçtiğim kitaplar bunlar. Otostopçunun Galaksi Rehberi 'ni beş sayarsam on beşe tamamlamış oldum. Eski listeme bakmayı da unutmayın :)
Şimdi hayalli mimle filmli mim kaldı geriye. İlk fırsatta onları da yapacağım.
Yalnız kimler mimlemişti beni hayalli mimde bi deyiversinler bakayım bunamış Handan'a :D
Sevgili Mimikli beni ebelediğini söyleyince yeni kitaplardan seçeyim dedim. Tekrar tekrar okumayı düşündüğüm 15 kitap daha seçerim ben nasıl olsa :) Böylece listelenen kitap sayısını anında elli altıya çekmiş oldum hahaha :)
Balıkçıl Gözü / Ursula K LeGuin
( Birbirinden farklı iki toplum. Biri diğerinin hizmetinde gözüküyor ama gerçekten öyle mi? Okuduğum en güzel kitabıydı bence. İçinden öğreneceğimiz çok şey var.)
Kuzey / Burhan Sönmez
(Masal tadında felsefik bir roman. Kesin bir daha okumak istiyorum dediklerimden.)
Otostopçunun Galaksi Rehberi / Douglas Adams
(Bir kitap gözükmesine bakma beni takip edenler bilir beş kitap bu seri. Absürd bir komedi, akla gelebilecek herşeyle dalgasını geçmiş yazar.)
Kendine Ait Bir Oda / Virginia Woolf
(Hiç Virginia Woolf okumadım diye alıp yazara hayran olduğum kitap. Sürükleyici bir roman değil, roman da değil zaten, ama çok incelikli ve zekice yazılmış)
Artık Biliyorum / Oprah Winfrey
(Çıtır çerez niyetine okurum dedim ama düşündüğümden iyi çıktı. İnsana umut,farkındalık ve cesaret veren kitaplardan)
Başarıya Götüren Aile / Doğan Cüceloğlu
(Her anne baba sindire sindire okusun)
Meraklılar / R Bach
(Uzun zamandır RBach kitapları beklentimi karşılamıyordu ama bu tek kelimeyle harika. Dağ gelinciklerinin o harika dünyasında yaşamak istiyorum.)
Denemeler / Montaigne
(Bitiremedim hâlâ, başucu kitabım, arada alıp bir paragraf okuyup düşüncelere dalarım. Ama dikkat İş Bankası Yayınları'ndan çıkan Sabahattin Eyüboğlu tercümesi dışında kalanlar aynı tadı vermeyebiliyor)
Dünya Ağrısı /Ayfer Tunç
(Hayatın içinden hepimize dair bir hikâye, yine kaybolup hüzünleniyoruz sayfalarda.)
Şairin Romanı / Murathan Mungan
( Fantastik bir dünyada dedektiflik hikâyesi. Çok sevdim çok. Yeniden okunacak kesinlikle.)
Canavarlar Kenti / İ. Allende
(Allande'nin gençli romanı. Metehan'a almıştım değişik bir şeyler oku diye. Serinin ilk kitabı, üçünü de keyifle okudum)
Eveet, işte son beş seneden seçtiğim kitaplar bunlar. Otostopçunun Galaksi Rehberi 'ni beş sayarsam on beşe tamamlamış oldum. Eski listeme bakmayı da unutmayın :)
Şimdi hayalli mimle filmli mim kaldı geriye. İlk fırsatta onları da yapacağım.
Yalnız kimler mimlemişti beni hayalli mimde bi deyiversinler bakayım bunamış Handan'a :D
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











