6 Ocak 2015 Salı

Kat Kat Kat Giyinip de Çıktım :-)

Tamam bu havada Kadıköy'e ineceğim diye tutturan pek fazla kişi olmayabilir. Ama dükkânın birinde kuzenime rastlayarak kanımızda bir eskimoluk olduğunu kanıtlamış oluyorum bence:-)

Hem biliyor musunuz, dört seneyi geride bıraktıktan sonra nihayet Süreyya Operası'ndan bir bilet alabildim... Evelsi gün, evdeki programa bakıp yarıyıl tatiline bir bilet alacağım muhakkak diyerek seçtiğim oyunların ardından Metos edebiyat öğretmeni tatilde opera veya bale izleme ödevi verdi deyince bu bir işarettir artık diyerek kar kış kıyamet demeden gişeye koştum. Netekim oyunlara yer kolay kolay bulunmuyor:-)

Ayrıcanaaa, kar çizmesi de beni bekliyormuş mağazada, arada onu da kaptım. Tatilde Can da izin alabildi, plânlarımız var:-)

Kasap, peynir derken eve geri döndüm. Henüz yerlerde kar yok ama ara ara dolu gibi yağıp çatılar beyazlıyor ardından hemen eriyor. Kar da ne yapsın, şehrin bunca sıcağıyla baş etmesi zor tabi.

Neyse, kıymadan Metehan'a sandviç yapacak şekilde köfteler hazırlayıp buzluğa atmayı da tamamladıktan sonra artık battaniyeme kıvrılabilirim sanırım. Kitabım da var. Daha ne olsun:-)


5 Ocak 2015 Pazartesi

Üç Parmak Genişliğinde Deniz Manzaram Güneş , Bulutlar, Gemi, Martı :-)


Sözleştiğimiz Gibi Aralık'ta


Süsleri özenle çıkartıp kutulara koyarken seneye yine aynı mutluluk ve keyifle buluşalım diye dua ettim.

5115

Rakamları sevdiğimden mi yoksa simetriyi sevdiğimden mi bilmem, tarihlerin, saatlerin bu gibi halleri hoşuma gidiyor:-)

Şimdi ben, dünden biten ütünün huzuru eşliğinde kitabıma gömülüyorum:-) Tutmasın kimse beni:-)

4 Ocak 2015 Pazar

Sık Dişini Handan :-)

Dışarıdan rüzgâr sesi gelirken battaniyeme sarılmış çayımı yudumlayıp kitabımı okumakla aramla sadece üç makina çamaşır var...

3 Ocak 2015 Cumartesi

Yine Güneş Gözümü Aldı Akşam Akşam :-)


Bir de şu tablet daha net çekse ne güzel olacak:-)

Sanırım Bu Biraz Zorlayacak

Diğer yapboz çıtır çerez gibiydi ama bunun renkleri pek bir alacalı, bakalım ne kadar zamanda bitecek..


2 Ocak 2015 Cuma

An İtibariyle Bizim Salon:-)

Babalarıyla yeni bilgisayarı yapmak için ne zamandır üçünün de boş olduğu zamanı bekliyorlardı:-)


Salondaki bütün eşyalar sağa sola atıldı, bilgisayar parçaları ortaya yığıldı, ev savaş alanına döndü tabii ki:-)

Sürekli soru soran iki tiple cevap yetiştirmeye çalışan bir babanın seslerini kaçmış olduğum yatak odasından dinlerken, olsun diyorum, evler dağıtılır ve toplanır. İnsanlar dağılmasın yeter..

Babalarla oğulları birlikte bir şeyler yapsın, eller, kafalar, çeneler çalışsın, hiçbir öğütle anlatılamayacak şeyler paylaşılsın, ortak bir eser çıksın meydana, anılar çoğalsın:-)

1 Ocak 2015 Perşembe

Yılbaşı :)


Metos'la Bilgiç yemek için son hazırlıklar yapılırken odamızı süslediler :)

Çorapları annem biz gitmeden asmıştı. Onlar benim üniversite boyunca giydiğim dizime kadar çıkan folklorik çoraplarım. İçine şeker doldurduk :)


Bu sefer hediye çekiliş numaralarını Can'ın gittiği yerlerden getirdiği yabancı bozuk paraların üzerine yazdım, uğur parası olarak cüzdanlarımıza attık sonradan.

Tombala için aradığımız bozuk paraları ise Metos'un çantasında bulduk. Oğlum iki kilo bozuk para taşıyormuş omzunda her gün :) Artık annesi taşıyacak zira pek bir kazanan gecemdeydim :) Gerçi ben tombala numaralarını bir bir kapatmayıp üzerine koyduğum paraları her numara çıkışında sağa sürerek oynadığım için bizimkiler biraz kuşkulanmadılar değil ama hiç hile yapmışlığımın olmaması nedeniyle fazla kurcalamadılar. (Tabii ki hile yapmadım, güvenilirlik kredibilitemi her şeyden üstün tutarım ben:)

Geçen seneki kalabalık halimizi aradık, yanımızda olmayanların kulaklarını çınlattık. Hüzünlerimizi sevgiyle andık..

İşte bizim gecemiz böyle geçti :)

Yeni yılda bütün güzellikler bizimle olsun, sağlıklı, huzurlu, mutlu günler yaşayalım.

Bittiiii:-)

Yok yok, bu yıl daha yeni geldi, panik olma :-)

Ben yapbozumu bitirdim, onu diyorum.

Hadi şimdi de evin kendisi gelsin...

Neee, yapbozu bitirene evi vermiyorlar mıydı? Ama, ama....