Geçen çarşamba zorla konsere gittim. Daha önce dinlediğim bir grup değildi. Sadece oğlanlar bilet alıyor diye almıştım. O sırada diğer konserler de duyurulmamışlardı. Peşinden on konsere daha gideceğimi bilsem almazdım bilet.
Bir de bir gün önce üç saat dans videosu çekmeye çalışırken omzum sakatlanmış, üzerimi giymekte zorlanıyorum, öyle berbat halde. Konserin Life Park'da olması da ayrı dert. Git git bitmez.
Bir ara gerçekten vazgeçmiştim. Öyle gözümde büyüdü. Sonra kendime evde duracağına hit. Spor olsun dedim.
Sağdaki üçlü bizimle headbang yapan iki Türk bir Koreli :D Koreli çektirdi fotoğrafı herkes evine dağılmadan önce :D
Bir saat zıpladık, kafa salladık. Kolum açıldı biraz o sırada :D
Cumartesi Can'ın devre toplantısı vardı Hava Harp Okulu 'nda. Okulun şu anki komutanı bizimkilerin devresi olunca nostaljik bir gün yaşadık.
Yemekhanelerinde yemek yemek en keyiflisiydi.
Pazar günü arkadaşlarımızla ne yapalım derken Parkta Caz programını gördüm. Yoğurtçu Parkı'nda program varmış. Sandalyelerimizi, çayımızı, böreğimizi kapıp gittik.
Dün de okul arkadaşımla tee Rumeli Kavağı 'na denize gittik. Bir misafir götürme hakkım olunca onu da askeri kampa sokabildim. Valla gidiş geliş üç üç altı saat sürdü ama . Beşiktaş 'tan Kavak'a vapur öyle keyifli ki insan yolda ayrı mutlu oluyor. Yaz sıcaklarında İstanbul'da yapılabilecek en güzel aktivite bir vapura kendini atmak .
Can Bey'in keyfi gelirse yarın da bir gecelik kamp kaçamağı yapacağız. Hava yağmurlu gösteriyor . Can keyifsiz biraz. Ben kamp hazırlığı yapacağım bugün dediğimde "Dur bakalım, gidecek miyiz" diyerek tepemin tasını attırdı ama. Dedim , ne gapacağım, sabah kalkıp senin keyfin yerinde olursa ben şıp diye on saniyede mi hazırlayacağım her şeyi. Bir insan nasıl bu kadar zeki ve aynı anda geri olabilir bilmiyorum. Kamp gitmek onun için teker dönünce başlıyor tabi.
İşte böyle .
Şimdi balkonda çay keyfimi yapayım, sonra buzdolabına dalacağım. Yine karman çorman.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder