15 Eylül 2013 Pazar

Belimiz Büküldü Kelimenin Tam Anlamıyla :)


Sabah dinlenmiş bir şekilde kalkıp planlarımıza devam ettik. Niğde yolunu bulmaya çalışırken hiç aklımızda yokken bir yerde daha mola verdik.








Bakın burada çok önemli bir ayrıntı var. Dikkatli gözlerden kaçmayacaktır... Buldunuz mu? Evet, benim üzerimde yeşil çizgili gri bluzum dışında bir kıyafet var :D O sabah, gittiğim her yerde o kıyafeti girmiş olduğumu fark ettiğimden bir değişiklik yapayım dedim. (Bakınız Şekil A, B,) (Ne yapalım anacım hem incecik, hem rahat hem de ütü istemiyor yıka giy yıka giy :)


Bu kafeye girmedik ama görüntüsü pek güzeldi.


Bu da uzaktan hali :)





Ağaç ev küçükken hep hayalini kurduğum şeydi, ne yazık ki merdiveni kırık olduğundan çıkamadık üzerine.

Artık en son 15 yıl önce gittiğim, çocuklara en çok göstermeyi istediğim yerlere ulaştık. Yeraltı şehirleri...


Önce Kaymaklı..


En önden indikten sonra mevzilenip iki büklüm iniş fotoğrafı çektim :) Şu şekilde bayağı bir yol yürüdük valla.




Burada yürümek de bayağı zordu. Gerçi Can'a dediğim gibi sıkışıp kalmadık neyse oralarda. Zira biz daha önce gittiğimizde ikimizde yaklaşık 20 kilo kadar daha zayıftık :)



Dinlenip beli doğrultma molası.


Çıkışta satılan bu patates kızartmalarından almasak olmazdı tabi. Helezonik bir şekilde kesip çubuğa takılmış. Metos çok beğendi :)


Geldik Derinkuyu'ya. Girmeden çektiğim bu masada çıkışta gözleme keyfi yapacağız. Salkım söğütler nasıl da güzeller , hele o yaz sıcağında.




İşte bu yolda sıkışırız diye düşünmüştüm :) Kesinlikle klostrofobiklere göre bir yer değil. İnsan inanamıyor oralarda yaşadıklarına.




Orada bir yeryüzü var uzakta, o yeryüzü bizim tam sekiz kat üzerimizdedir...

Evet yeraltı şehirleri muhakkak görülmesi gereken yerler bence. Evet özellikle de bizimkilerin yaşında tam macera havasındayken çocuklar da muhakkak getirilmeli. Ama bir üçüncü defa inmeyi düşünmüyorum oraya :D

Buradan artık Niğde'ye çok yaklaştık.

Babamızın çocukluğunun geçtiği yerler gibi daha yakın tarihimizle ilgilenmek üzere günümüzün geri kalanını geçirip, gecesine de bir düğün sıkıştırdıktan sonra yarın sabah evimize döneceğiz.

Daha Ihlara Vadisi gibi görülecek bir sürü güzellik vardı orada , belki bir dahaki sefere...

6 yorum:

  1. Aaa biz de 30 Ağustos'ta buraları gezdik, yoksa aynı zamanda mı oralardaydık :)
    Ben hamile hamile o deliklerin hepsine girip çıktım ya kendime ne desem bilemedim :)

    YanıtlaSil
  2. Ayyy o tünel nasılda sıkışmıştım?? offf daral geldi görünce.Fotoğraflar ne kadar net.Tekrar gezmiş gibi oldum Handancım.

    YanıtlaSil
  3. Ay çok güzel. Banada kısmet olur inşallah

    YanıtlaSil
  4. Bizden bir hafta sonra gitmişsiniz Nesrincim. Hamile gezinmek iyidir, ben Metehan'ı doğurmama az kaldığında önde kar küreme aracı arkada biz dağa çıktığımızı biliyorum:-) Bişey olmaz bişey olmaz:-)

    Bir ara iki büklüm olmuş ciğerime ve beynime oksijen gitmezken ben de fenalaşıyordum az kalsın Ebrucum:-)

    Umarım gidersiniz Balböcükleri, hele çocuklar kendilerinden geçtiler:-)

    YanıtlaSil
  5. Hep gitmek görmek istedigim yerlerden biridir bu kapadokya..bakalim nezaman kismet olacak bize. Cok güzeldi fotograflara bakmak, sagol Handan'cim.

    YanıtlaSil
  6. Birşey değil Ayşecim, umarım sen geniş vakitlerde rahat rahat gezersin.

    YanıtlaSil