12 Mart 2017 Pazar

Masa da Masaymış Ha

Ender olarak herkesin evde olduğu bu sabah kahvaltı keyfi için salondaki masaya kurulalım dediğimde üzerindekiler beni gülümsetti.


Trigonometri çalıştığımız testler ve bir proje ödevi için alınan şeyler ..


Aslında şöyle gözükmesi gereken yemek köşesi hiçbir zaman böyle durmaz bizde :)

Salon evimizin kalbidir çünkü. Orada otururuz, daha doğrusu orada yaşarız. Kapısını çekip çıktığımız  bir alan olmadı hiç.. Zaten Yalova dışındaki evlerimizde çekip çıkacak kapısı bile yoktu. Kaldı ki evin en geniş en ferah yerini ben kullanmayacaksam kim kullanacak , değil mi :)

Bu sene evliliğimizin yirminci yılı geride kalacak. Bu eşyaların hepsi yirmi yıllık :) Kelebek Mobilya'nın reklamını yapmayayım da kim yapsın, tam yirmi  yıldır üzerindeyiz hepsinin,sanırım koltuklar hafiften gıcırdamakta olduklarından değişseler bile diğer mobilyalar hep duracak :D

Neyse konuyu dağıttım iyice.

Masaya dönelim biz. Bizim salondaki masa gün yirmi dört saat hizmetimizdedir :) 


Bir kere misafir ağırlamayı çok sevdiğimden haftada en az bir kere misafir soframız olur. En az bir kere :)


Çılgın doğumgünlerine evsahipliği yapar..


Sadece küçükler için değil tabi. Doğum günü yılın kutlanmaya değer günlerinden birisidir bence.

Sonra nice ilkler o masadadır.


İlk oyunlar.. Ciddiyetle ve saatlerce :D


İlk maceralar.

Annesi ilk masaya çıkma girişiminde ağabey oğluşuna orasının yemek için olduğunu anlatmış ve oğluş da oraya çıkmamıştır. Bu mükemmel (!) anne ikinci oğluşuna aynı şeyi anlatmaya çalışırken o çoktan çıkmıştır bile, tekrar tekrar tekrar  hem de .Çaresiz anne en sonunda onu inmeyi öğretmiştir ki kafasını gözünü yarmasın. Derken bir gün kreşten dönen ağabey kardeşini orada görünce annesine haber vermiştir. Anne tepki göstermeyince ben de çıkayım o zaman diyerek yanına gitmiştir. İşte bu o mutlu anın pozu :D


İlk oruçlar..

Ben öğlene kadar değil akşama kadar tutarım diyen şekerlerim. Dikkat ederseniz sofrada patlamış mısır var. Zira oyalansınlar gibi onları sinemaya götürünce çocuklar patlamış mısır moduna girdiler.. Eee ne var diyebilirsiniz ama ilerleyen senelerde "Metos film izlemek ister misin?" sorusuna verilen cevap size durumu açıklayabilir..

-Hayır anne çok tokum..


Bütün eğlencelerimizin merkezinde hep bu masa var..


Yaratıcı her aktivitemizde..


Hepsini koymaya kalksam sanırım sayfalar tutar , aradan bazılarını almalı..


Kukla partisi hazırlıkları..


Bilim partisi molekül şeklinde kürdan yapımı..


Yılbaşında mevcut oyuncakları simlendirme.


Origami partisi çiçek süsleri..


Ve her sene kasım ayında bizi en mutlu eden bu sahne..

Evet eskidi, üzerinde çizikler, kabarmış yerler lekeler var. Öyle şıkır şıkır gözükmüyor artık..

Ama bu masa var ya bu masa.. Bizim evin kalbi ..

Ve ona her baktığımda ben minicik oğluşlar, dost kahkahalar, sıcak çorbalar, kahve ve çah eşliğinde uzun konuşmalar görüyorum..

MASA DA MASAYMIŞ HA

Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kaseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
Adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta
İşte onu koydu
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
Tokluğunu açlığını koydu.
Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu.

Edip CANSEVER

Son olarak Küçük Ev dizisinin çok sevdiğim bir bölümünde ilk defa porselen tabağa sahip olan ve onu hemen kullanmaya başlayan evin annesinin sözlerini söylemek istiyorum..

Özel eşyalar özel zamanlar için değil ,özel insanlar içindir.. 

48 yorum:

  1. çok şanslı bir masaymış güzel anılarınıza ortak olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın Kız Kardeşler Arasında :)

      Sil
  2. ya Handan sen yazınca, evine gelmişim oturmuşum da elimde bir kahve fincanı ile seni dinliyormuşum gibi hissediyorum. Böyle ağzından çıkanları birer hikaye gibi dinleyip kendime pay çıkarmayı fırsat biliyorum. Benim de bir masam var salonumda. Henüz iki yıllık :) ama aşık olarak almıştım kendisini. fakat böyle bir anlam da yüklememiştim. keşke fotoğraflasaymışım üzerinde olanları. biz de ne bilgisayarlar tamir ettik, ne telefonlar açtık, ne yemekler yedik o masada. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne mutlu bir masadır o da Büşra :) Çok geç değil, bundan sonrakileri fotoğraflayabilirsin, ne güzel hatıra olur :)

      Kahveye her zaman beklerim, havalar da ısınıyor,balkon keyfi yaparız :)

      Sil
  3. 28 yılda 3. masa... Aaa.. ben çok müsrifmişim ya!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha bence sen çok iş yaptığından masalar hızına yetişememiştir Tülin :)

      Sil
  4. bayıldım bayıldım tümüneee :)

    YanıtlaSil
  5. Çok amaçlı masa. Evin demirbaşı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah, bak unutmuşum, çocuklar üzerinde masa tenisi bile oynamışlardı bir gün İlknur :)Tam çok amaçlı :)

      Sil
  6. Ramazan sofrası acıktırdı beni. Ne kadar şanslısınız 😀

    YanıtlaSil
  7. Bayıldım bu yazıya. Film izlemiş etkisi yarattı resmen.
    Metoş'un 'Ben de çıkayım o zaman'' cümlesi ne harika :)))

    O şiirdeki masadan bile masaymış sizinki. Sevgi dolu nice anı barındırıyor üzerinde.
    Salon evin kalbidir tabii. Tepe tepe kullanacaksın. Düşünsene, kapısı kapalı dursaydı içindeki eşyaların her biri ruhsuzluk barındıran birer obje olarak kalacaktı...
    Sağlam bir ders var bu yazının içinde.
    Ellerine sağlık Handan 👏🌹🙋


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Zeugma :) Kullanmadıktan sonra eşyalara sahip olmanın ne anlamı var,değil mi :)

      Sil
  8. Bence masa çok şanslı tüm mutlu anlara şahit olmuş kelebeğin ürünleri özellikle ilk ürünleri gerçekten sağlam ve kalitelidir canım dizelerde tam uygun olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Masa her türlü âna şahit oldu, evet , Evimin Güncesi.

      Kelebek Mobilya'nın yeni ürünleri nasıldır bilmiyorum tabi :)

      Dizeler en sevdiklerimden :)

      Sil
  9. Uğur böceği ve yapraklar çok hoş.
    Harbiden masayı detaylı görmek iyi oldu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar çok şey yapmışız ki bunlar aradan bir iki tane ilk elime geçenler Minik Mini :) Yapraklar uzunca bir süre salonun duvarındaydılar.

      Sil
  10. Bak yine o masada olasim geldi :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allahın izniyle hastalıksız bir geliş yaparsan oturacağız o masanın başına Mevlüde :)

      Sil
  11. Bizim masa da hep doludur sanki evin en canli esyasi gibi 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hep dolu olsunlar Derya, yaşanmışlık göstergesi :)

      Sil
  12. Masanın dili varmış da konuşmuş gibi, ne güzel bir hikaye :)
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Evde Yazar, benden de sevgiler :)

      Sil
  13. Yanıtlar
    1. Ben de çocuklarımın küçücük hallerine bakarken içim sızladı Özlem :)

      Sil
  14. ne kadar güzel masanın etrafında yaşananlar yaşayanlar.. hele ki o söz, birebir olmasa da her zaman benimde felsefem olmuştur.. eşyalar bizim için varsa bizimle yaşamalılar bir köşede beklememeli.. bu yüzden her aldığım eşyayı kullanırım bende..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kullanmadıklarımı da dağıtırım, belki onlarla ilgilenip benden daha çok sevecek birilerinin eline geçerler diye Nilgün :)

      Sil
  15. En son cümle tüm yazdıklarını be yazamadıklarını özetlemiş işte Handan,hamur-ekmek diyorum sana 😍😁

    YanıtlaSil
  16. Handancım, evin çok tanıdık. Çok yakın bir arkadaşım 89'da evlendiğinde aynı yemek odası ve salon takımını almıştı Kelebekten. Yıllarca biz de, özellikle hafta sonları o koltuk ve masada çok oturduk. Sen kaplatmışsın gerçi. Onun bu takımdan yalnızca masası kaldı, diğerleri sizlere ömür:)))
    Çenebaz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bize gelince hiç yabancılık çekmeyeceksin o zaman Çenebaz :)

      Sil
  17. Evin kalbi bence o masayı tüm sevdiklerine kayıtsız şartsız açan kadın :))
    Ben var yaaaa seviyoreeee seniiii ♥

    YanıtlaSil
  18. Yani hakikaten ne güzel kaldırmış onca yükü o masa. Şiir de , yaptığınız aktiviteler de çok güzel.
    Bizim evin de salonu can damarımızdır. ama bu sene çıkardım masayı salondan mutfağa koydum ki kullanılsın. çünkü salonun bir köşesinde öylece duruyordu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi yapmışsın Küçük Mucizelerim, kullanmadıktan sonra köşede yer işgal etmesinin ne anlamı var :)

      Sil
  19. Ne hoş bir yayın bu Handan. Uzun uzun baktım fotoğraflara, ne tatlı. Ancak son zamanlarda en sevdiğim yayın, yine seninkisi olan, çocukluğumun kokusu var içerikli olandı. Döne dolaşa arıyorum yeniden okumak için bulamadım. Ne ara üzerinden bu kadar yayın yazdın Hızlı Gonzales :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahahah,o kadar da günde bir yayın yapmaya çalışıyorum oysa ki Burcu, yine de arada kaçıyor ipin ucu :D

      Sil
  20. Daha nice güzel anılarınız olsun masa başında...

    YanıtlaSil
  21. eviniz o kadar sıcak ve içten ki.... sağlıklı, mutlu, huzurlu daha nice yıllarınız olsun...

    YanıtlaSil
  22. Sevgili Handan, ( bu hitab kendime çok yakın bulduğum için)
    Bloğumu kurunca ilk olarak masa adlı yazı yazmıştım, bu masa kırk yaşındaydı evimizin çoğu eşyaları gibi...masa sağlamdı ama sandalyeler kırk yılın yükünü fazlaca üzerinde hissetmiş çoğu kırılmıştı ama kırılmaları atma sebebi olamazdı bizim evde...bağlamış, yapıştırmıştık , kırık olanlarda yükü hafif olanlar otururdu, misafirlerde bilirdi nerede oturacaklarını...bizi bilmeyenler " atın yahu şu külüstürü " derlerdi, çok üzülürdük, masa bizim anılarımızın ortağıydı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Ayşe, sizin aileyi, masayı ve sandalyeleri daha görmeden çok sevdim :)

      Sil