22 Mayıs 2020 Cuma

Alış Veriş

Bu sabah Migros Sanal Market beni arayıp eksik  ürünleri söyledi. Alternatif önerileri verdi falan. Ay bende bir mutluluk.

Zaten öyle yapıyorlardı normalde ama bu pandemi başından beri yetişemedikleri için kendi kafalarına göre alternatif ürün koyuyorlardı ( ki bir itirazım yoktu buna,  evde şeker kalmamışken hangi marka gönderdiklerini pek sorgulamıyordum). Siparişler de dört gün sonraya geliyordu. Hatta ilk zamanlar gece yarısını bekliyordum ki yeni gün açılsın.

Geçen haftadan beri sipariş gelmesi bir güne kadar düşmüştü, şimdi de eksikleri telefonla sordular. Sanırım benden başka evde duran kalmamış :D Normalleşiyor ortam :)

Şimdi gidip şu paketleri yıkayayım. O iş de biterse eşeğimi kaybedip bulma mutluluğum tam anlamıyla yaşanacak :D

Dur bir de kasaptan yediğim fırçayı anlatayım. Kasabı aradım sipariş vereyim diye. Ama bugün çok sipariş geldi, bilmiyorum yetişir mi,  niye bu kadar geç aradınız ki dedi. Haha. Ups. Kaldım öyle ne cevap vereceğimi bilmeden. Artık bakalım ya bu akşam ya çarşamba günü gelecek sipariş. Ben oyumu bugünden yana kullanıyorum,  getirir onlaaar :)

Son Güncelleme : Saat 17.17,  geldi kasap siparişim :D

Film Meydan Okuması 22

22. Sizce en az kıymeti bilinmiş film hangisi?

Yine ilk aklıma gelen filmi yazıyorum.



Benim Aşk Pastam. Tabi filme bu isim verilirse bütün etkileyiciliği gidiyor.

En sevdiğim filmlerdendir. Hüzünlü hikâyeleri, harika oyuncuları ile (Baş roldeki Nora hariç, diğerlerinin yanında hepten yok olmuştu :)

21 Mayıs 2020 Perşembe

Gereksiz Gevezelikler

Sırt ağrısı ve muz kabuğu.


Ramazandan önce hep hafif ateşli, nane molla, halsiz ve hasta gibiydim. Bir ay neredeyse böyle geçti. Hatta oruç tutabilir miyim acaba diye düşünmedim değil.


Bir kendimi deneyeyim, öyle karar veririm diyerek başladım. Halsizliğim de hasta gibi hissetmelerim de geçti gitti iyi mi. Uzun aç kalmaklar bünyeyi güçlendiriyor diyenler haklı sanırım.


Ve fakat sırt ağrısı musallat oldu şimdi de. Geçen gün hiç iş yapacak halim yoktu. İki gündür gece ağrı kesicilere boğdum kendimi. Dün gece içmedim. Bugün yine ben buradayım demekte.


Yapboz yapmaktan mı diyordum, on gündür yapmıyorum. Mutfakta çok durup her bişeyi yıkamaktan desem e hep yapıyordum zaten.

Nedir anlamadım.



Hafif corona belirtisi diye okumuştum. Anacım bu hafif corona ne zaman geçecek o zaman. İki aydır belirti göstermekteyim :D

Neyse.



Hava serinledi yeniden. Battaniyelerin altında balkona attım kendimi. Dışarıda çimleri biçiyorlar, pek gürültülü.

Zaten sanırım evde duran bir biz kaldık, herkes sokaklarda :)


Birazdan market alış verişim gelecek . Öğlene yamağim yok. Akşama hamburger yapacağım. Dün pizza, önceki gün de tavuk burger yaptıydım zaten, pek sağlıklı besleniyoruz. Hayatımda bu kadar patates kızartmamışımdır :D Spor da hak getire, ramazandan sonra rejime başlamam gerekebilir.


İşte bu sabahki haller de böyle. Pamuk anne Handan'dan hepinize sevgiler.

Gidip şu fotoğrafların ardına şarkı saklayayım da bu gereksiz gevezelik bir işe yaramış olsun bari :)

Film Meydan Okuması 21

21. Sizce en çok abartılan film hangisi?

Batı Yakası'nın Hikâyesi'nden hiçbir şey anlamamış ve çok sıkılmıştım. Bu kadar ünlü olacak nesi vardı bilmem.


20 Mayıs 2020 Çarşamba

Film Meydan Okuması 20

20. Favori aktristiniz?

İlk aklıma gelen isim Maryl Streep oldu. Oyunculuğuna hayranım.


Ve yüzüne ne yaptırıyorsa helal olsun, estetik rötuşlar tam böyle olmalı :)  İnsan emin olamıyor bir müdahale var mı yok mı diye. Ya da cidden harika genleri var. Hahaha, şimdi baktım hakkında bir haber var mı diye. Birisi yazmış kime yaptırdıysa bize de numarasını versin diye :D Ben de isterim valla.


Günün Şanslısı Kimmiş Bakalım

Geçen haftaki atölyeye sevgili Özlem müsait olmadığı için katılamadı, hakkını başkasına devretmek istedi. Benim maillerim bana o gün niyeyse ulaşmadığından geç gördüm bunu, son dakikada ilan yetiştiremedim.

Şimdi ayın 26'sında yeni bir tane var. Buraya gelip ilk yorum bırakana o atölyeyi hediye edeceğim.


İç Bahçemiz'in instagram hesabı şurada, bakabilirsiniz. Hesap çok yeni ama arkadaşımın çalışmaları uzun zamandır devam ediyor. Bence çok keyifli bir atölye olacak.

19 Mayıs 2020 Salı

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun




Kitap Salı

Eveet, öncelikle bu hafta en sonunda Diriliş'i bitirdim. Tolstoy'un daha önce okuduğum Tanrı'nın Egemenliği İçimizdedir kitabında anlattıklarının hepsi bu kitapta vardı.  Kiliseler, mahkemeler, zenginler, devrimciler, hepsini eleştiriyor, başkahramanımızın adım adım uyanıp dünyayı yeni bir bakışla görmesini anlatıyordu. Cümleler çok güzeldi. Beklediğim gibi daralıp içim sıkılmadı. Keyifle okudum. Ama tabi uzun sürdü.

Gelelim ikinci kitabımıza.


İsminde bahar geçen bir kitap ararken gördüm bu kitabı. Sheakspeare 'i Can Yücel'in çevirisi ile okumak gözüme pek güzel gözüktü. Gerçekten de her satırda onun izleri vardı.

Küçük bir öyküydü. Tiyatro eseri olup sadece konuşmalarla gidince ve konulmalar da makinalı tüfek gibi ilerleyince biraz adapte olmam zor oldu ama sonra alıştım. Oldukça hicivli, laf sokuşturan, belden aşağı vuran,  nefes nefese bir oyundu.

Kitabın en sonunda Cin'in dediklerini okurken aklıma Ölü Ozanlar Derneği'ndeki tiyatro oyunu geldi. Eee, ama onun ismi Bahar Noktası değildi diye düşündüm.  Biraz araştırınca Bir Yaz Gecesi Rüyası olduğunu fark ettim bu kitabın. (Tabi kitabın arkasını okuyaymışım önce zaten bilecekmişim ama üstüme gelmeyin tamam mı kendi kendime anlamamla gurur duyuyorum şu an)

Şimdi bir de başka çevirilerini okuyup Bir Yaz Gecesi Rüyası ile Bahar Noktası arasındaki farklara bakmayı düşünüyorum :) Metos'a da söyleyeyim, o da merak eder eminim.


" Doğruyu söylemek yetmiyor, doğruyu doğru söylemek gerek!"



Üçüncü kitap klasik Sunay Akın kitabı,  anlatımı. Arada yazım hataları var sanırım, pek sevemedim baskıyı.



Batan gemi hikâyeleri olduğundan pek hüzünlü bir kitapmış.

İndependenta kısmında zamanda yolculuk yaptım. Çarpışmanın olduğu geceyi, o gürültüyü, sabaha kadar ufukta gördüğümüz ateşi. Şimdiki gibi internet falan da yok, insan ne olduğunu da anlamıyor. Ertesi gün okula giderken kapkaranlık havanın içime verdiği ürküntüyü hâlâ hatırlarım. Dumandan güneşi görememiştik. Sokaklardan parçalarını topluyorduk. Keşke saklasaymışım. Sonra bir gece yine patlamıştı.


" Bir denizaltının gemilerin birbiri ardına sıralandığı bir konvoya, iskele ya da sancak tarafından cephe oluşturmasıyla "T" harfi çıkar ortaya. Böylesi bir konum sonrasında denizaltı için tüm gemiler avlanacak keklik gibidir. Denizcilik dilinde bu duruma "ti'ye almak" denir"

" Yazarların denizin ortasında gemisi batmış bir denizci gibi her zaman yalnız olduklarına inanırım.  Dünyadaki en yalnız meslektir yazarlık. Yazmana hiç kimse yardım edemez" GG Marquez


Bu arada telefonumdan da her fırsatta bu kitabı okuyorum. Merak edene gönderebilirim de .

Bilimkurgu kitap ve filmlerde fördüğümüz şeylerin gerçek hayatta yapılıp yapılamayacağına ilişkin  fizik kitabı, herkesin anlaabileceği şekilde anlatılmış. Her sayfada birşeylere şaşırıyorum.

Meselâ King Kong'un gerçek hayatta olsa ayaklarının üzerinde bile duramayacağını hiç düşünmemiştim.  Kuantum fiziği, taramalı tünelleme mikroskopları ne bileyim metamaddeler falan okurken keşke aklımda kalsa bunlar diye hayıflandığım güzellikler. Serde mühendislik var anacım. Hoşuma gitti. Neredeyse yarılamışım, doğrusu böyle çabuk okuyabileceğimi düşünmemiştim. Haftaya olmasa da şenli sonuna kadar bitiririm sanırım.


Ooo dördüncü kitaba bile geldim. Sanırım yeni yapboza başlamayıp tv izlemek de istemeyince bu hafta güzel okumuşum. Sırt ağrım artınca kendime koltuk dinlenmesi vermem de cabası :) Henüz üçte birini bitirebildim gerçi.


Kürşat Başar'ın kitaplarını okurken kendi yazmayı düşündüğüm cümleleri bulmak beni kıskandırıyor sanırım. Çok güzel yazıyor. Her bir cümleyi başka bir keyifle okuyorum.


" Deli gibi sevdiğiniz birine onun sizi neden öyle sevmediğini sorduğunuzda vereceği cevap neyi açıklayabilir ki? Ve açıklasa bile sahiden sizi rahatlatır mı? "

" Karşımdaki kim oluyordu da ona yalan söylemek zorunda kalıyorum diye kızardım kendime."

" 'Buraya bütün bu formülleri öğrenmeye gelmiyoruz aslında ' demişti Tolga bir keresinde,  ' buraya, gelecekte kimseyi rahatsız etmememiz için istenen kalıba girmeye geliyoruz...' "

Evet bu hafta salımız oldukça dolmuş, ne mutlu bana :) Bakalım haftaya neler okumuş olacağım :)

Film Meydan Okuması 19

19. Favori aktörünüz?

Seçmesi çok zor bir soru.

İlk gençliğimde sorsaydınız direk Mickey Rourke derdim amma adamcağızın suratı tamamıyla dağılıp o narin yapısı gidince rol kapasitesi azaldı haliyle.

Johnny Depp ile Gary Oldman arasında kalmış olabilirim :)


Haydi şarkı da yanında bonus olsun, harika bi şarkı :)

18 Mayıs 2020 Pazartesi

Film Meydan Okuması 18

18. Sizi hayal kırıklığına uğratan bir film seçin.


Pek sevemedimdi bu filmi.