19 Şubat 2017 Pazar
18 Şubat 2017 Cumartesi
Bizim Bilgiç'in Yarışma Halleri
Sabahın dördünde kalkıp yollara düşen oğluşa bakarken insanın sevdiği işi yapmasının ne kadar önemli olduğunu bir kere daha düşündüm.
On beş gündür akşamları okul çıkışı çalışmalara gidiyor. Eve geldiğinde hemen yatası olmadığından geç uyuyor. ( Bu arada zırnık ödev yapılmıyor ama onu da öğretmenleriyle halletsin bana ne)
Dün okula gitme dedim. Biraz geç uyan ( Sabahları altıda kalkıyor çünkü), kendine gel azıcık. Öğlene kadar durdu sonra yine yarışma hazırlıklarına gitti.
Şu anda yarışmadalar, umarım turu geçip bir üst etapa çıkabilirler :)
Düşünen, araştıran, uygulayan akıllı gençliğe hayranım.
Yolunuz açık olsun...
On beş gündür akşamları okul çıkışı çalışmalara gidiyor. Eve geldiğinde hemen yatası olmadığından geç uyuyor. ( Bu arada zırnık ödev yapılmıyor ama onu da öğretmenleriyle halletsin bana ne)
Dün okula gitme dedim. Biraz geç uyan ( Sabahları altıda kalkıyor çünkü), kendine gel azıcık. Öğlene kadar durdu sonra yine yarışma hazırlıklarına gitti.
Şu anda yarışmadalar, umarım turu geçip bir üst etapa çıkabilirler :)
Düşünen, araştıran, uygulayan akıllı gençliğe hayranım.
Yolunuz açık olsun...
17 Şubat 2017 Cuma
Hayal Mimi
Sevgili Bol Kahveli beni mimlemişti. Ben buna benzer bir mim yapmıştım sanırım ama zaten on iki sene dolacak hakkımda anlatmadığım bişey kalmamıştır, tekrarlara geçicez mecburen diyerek yapayım dedim :)
1.Hayal kurmaktan hoşlandığınız yer yada zaman dilimi var mı?
Yooo. Şimdi bu hayal kurmak meselesi benim için iki türlüdür. Bir gerçekleşmesini umud ettiğim hayaller bir de kitabın veya filmin içine ışınlanmışım gibi hayaller. Meselâ canım yemek yapmak istemiyor, hemen bir televizyonda yemek programında olduğumu hayal edip mutfak camına yüksek sesle anlata anlata işe koyulurum. Veya temizliğe elimi süresim yok hop hop hop hemen bir yarışmadayım kim hızlı bitirecek. Zaten çocukken de kapıya tırmanıp Heidi olduğumu düşünürdüm,ee ne bekleyeceksin o çocuktan büyüdüğünde böyle oluyor işte :D
2.En çok neyin hayalini kurarsınız?
Genelde yola çıkma hayali kurarım, sırtımda çantam çekip gidiveriyorum. Bir de zayıflama hayalim var ama yalama oldu artık. Hele şu son günlerde orta yaşlı ton ton teyze moduna çok hızlı geçtim hayalimdeki incecik hatunla uzaktan yakından alakası yok.
3. Şimdiye kadar hayallerinizi gerçekleştirdiniz mi?
Düşünürken içimi sıcacık yapan hayallerimin gerçekleşeceğine inanırım. Can'la eski püskü ev ve tamir edip durduğumuz motosiklet hayal ederdik. Hehehe, gerçekleştiğinde bir dahaki sefere daha dikkatli hayal kurmalıyız dedik :) Neyse, ev lojmandı, motosiklet de satıldı :)
4.Henüz gerçekleşmemiş ama ileride gerçekleşecek dediğiniz bir hayaliniz var mı?
1.Hayal kurmaktan hoşlandığınız yer yada zaman dilimi var mı?
Yooo. Şimdi bu hayal kurmak meselesi benim için iki türlüdür. Bir gerçekleşmesini umud ettiğim hayaller bir de kitabın veya filmin içine ışınlanmışım gibi hayaller. Meselâ canım yemek yapmak istemiyor, hemen bir televizyonda yemek programında olduğumu hayal edip mutfak camına yüksek sesle anlata anlata işe koyulurum. Veya temizliğe elimi süresim yok hop hop hop hemen bir yarışmadayım kim hızlı bitirecek. Zaten çocukken de kapıya tırmanıp Heidi olduğumu düşünürdüm,ee ne bekleyeceksin o çocuktan büyüdüğünde böyle oluyor işte :D
2.En çok neyin hayalini kurarsınız?
Genelde yola çıkma hayali kurarım, sırtımda çantam çekip gidiveriyorum. Bir de zayıflama hayalim var ama yalama oldu artık. Hele şu son günlerde orta yaşlı ton ton teyze moduna çok hızlı geçtim hayalimdeki incecik hatunla uzaktan yakından alakası yok.
3. Şimdiye kadar hayallerinizi gerçekleştirdiniz mi?
Düşünürken içimi sıcacık yapan hayallerimin gerçekleşeceğine inanırım. Can'la eski püskü ev ve tamir edip durduğumuz motosiklet hayal ederdik. Hehehe, gerçekleştiğinde bir dahaki sefere daha dikkatli hayal kurmalıyız dedik :) Neyse, ev lojmandı, motosiklet de satıldı :)
4.Henüz gerçekleşmemiş ama ileride gerçekleşecek dediğiniz bir hayaliniz var mı?
Hımm, yetmiş kiloya inmek, dünya üzerindeki gitmediğim her köşeyi görmek ve bir kütüphane açmak :) Düşündüm de gezici kütüphane açayım ben en iyisi, di miiii :)
16 Şubat 2017 Perşembe
Uyuyamayınca Bir Kitap Daha Bitti :)
Sabah ağrı kesicilerin etki etmesini beklerken bu kısacık çıtır çerez kitabı da okudum.
Selçuk Altun'un okuduğum ilk kitabıydı. Akıcı, ilginç ve güzeldi. Çok keyif aldım, bir baktım bitmiş ;)
Bu arada kitap okuma şenliğinin ilk yarı özetine baktım.
17 kitap okumuşum ( 170 puan), 4203 sf (42 puan) tamamladığım maddelerden aldığım ekstra ( 60 puan) da eklenince şu anda toplam 272 puanmışım :)
Günün İlk Işıkları Olmasa da Ayın Son Işıkları Aydınlattı Bu Sabah
Mutfağın camından pırıl pırıl aydedeyi görünce hemen çekeyim dedim ama..
Sabah dört gibi bir uyandım bir daha da uyuyamadım. Baktım yok burnum tıkandı, yok sırtım, yok omzum ağrıdı diye debeleniyorum kalkayım bari dedim.
Mutfağımın gece dağınıklığını topladım, çay demledim, kahvaltı yaptım, kitabımın sonunu bitirdim, magnezyum hapı içtim, ağrı kesici aldım, oğluşlara kahvaltı hazırladım, yolcu ettim.
Hâlâ her yerim ağrıyor, uykum var ama yatamıyorum.
Bir kitap daha okuyayım bari
Kış sanki hep kar ve soğuk ve beyaz ve gri ve karanlık gibi geliyor bize ama harika renkler ve kokular da saklıyor içinde.
Hepinize günaydın.
Yaşadım dediğiniz bir güne açılsın sabahınız.
Hem kim bilir, belki de bugün o hep beklediğiniz gündür :)
15 Şubat 2017 Çarşamba
Yazsonu
Okuma şenliğindeki maddelerden daha önce hiç okumadığım Türk kadın yazar için önce annemi aradım tabii ki. Anne, benim okumadığım bir kadın yazar kitabı bul bana dedim.
Adalet Ağaoğlu'nun Yazsonu kitabını bulmuş o da.
Daha ilk cümlesinden seveceğimi anladım.
Upuzun cümlelerini bile sevdim. Zorlamadan, sımsıcak sarıp sarmaladılar beni.
Şu an kitabın yarısındayım. Akıcı ama bir o kadar da düşündürücü olduğundan yavaş yavaş sindirerek okumak gerekiyor.
Gözümün önünde o ev, o insanlar ve deniz.. Hepsi canlı bir şekilde duruyorlar.
Başka kitaplarını da okumalıyım :)
Adalet Ağaoğlu'nun Yazsonu kitabını bulmuş o da.
Daha ilk cümlesinden seveceğimi anladım.
Upuzun cümlelerini bile sevdim. Zorlamadan, sımsıcak sarıp sarmaladılar beni.
Şu an kitabın yarısındayım. Akıcı ama bir o kadar da düşündürücü olduğundan yavaş yavaş sindirerek okumak gerekiyor.
Gözümün önünde o ev, o insanlar ve deniz.. Hepsi canlı bir şekilde duruyorlar.
Başka kitaplarını da okumalıyım :)
Bakın Ben Şıp Diye Bir Fimde Buldum Hangisinin Alacağını :)
Şebnem oscara aday filmlerin hepsini izleyedursun ben bir tanesini seyrettim pir tanesini seyrettim arkadaşlar :)
Annem geçen hafta Yaşamın Kıyısında filmi hakkında eleştiri okumuş, güzel filmmiş dedi. Ben de baktım ağabeyi ölünce oğlunun vesayetini bıraktığı kardeşi falan, aa dedim, tam bizlik, biraz ağlarız biraz güleriz, oh.
Ama tabi filmin iki saatten uzun olmasından anlamalıydım birşeyler.
Neyse annemle güzel güzel kalktık gittik. Hayır festival falan olmadıkça pek kolay kolay sinemaya da gitmeyiz.
Sinema güzel. Yerimiz güzel. Oh oh.
Film başladı. Adam apartman kapısını kürüyor. Adam tamirat yapıyor. Adam taşmış tuvalet temizliyor. Adam arada denizde gidiyor, hımm eskiyi düşünüyormuş. Adam bakıyor,ağzından bir kelime çıkacak da konuşacak diye sen de bakıyorsun, karşısındaki bakıyor, derken o bir kelime nihayet çıkıyor..
Yok yok korkma spoiler felan vermiyorum daha konu başlamadı zaten. Hoş istesem de veremem. Yıllar yıllar önce Vahşi Duygular filmini yarım bırakıp çıkmıştım bir, bir de bu film iki oldu.
On dakikayı arıyormuş gibi yapıp tüydük salondan.
Oh..
Şimdi oscar bunun neresinde derseniz. Ben en son bu kadar sıkıldığım iki film izlemiştim. Biri Kim Korkar Hain Kurttan -ki onu festivalde izlediğimizden ara olmadığından kaçma da kaçamamıştık - iki oscarlı, diğeri Birdman dört oscarlı.
İşte böyle. Diğer iki filmi de çok sevdiydim diyorsanız sakın kaçırmayın anacım. Kalanlara söyleyecek tek sözüm o iki satte neler neler yapılır, ben ettim siz etmeyin :)
Annem geçen hafta Yaşamın Kıyısında filmi hakkında eleştiri okumuş, güzel filmmiş dedi. Ben de baktım ağabeyi ölünce oğlunun vesayetini bıraktığı kardeşi falan, aa dedim, tam bizlik, biraz ağlarız biraz güleriz, oh.
Ama tabi filmin iki saatten uzun olmasından anlamalıydım birşeyler.
Neyse annemle güzel güzel kalktık gittik. Hayır festival falan olmadıkça pek kolay kolay sinemaya da gitmeyiz.
Sinema güzel. Yerimiz güzel. Oh oh.
Film başladı. Adam apartman kapısını kürüyor. Adam tamirat yapıyor. Adam taşmış tuvalet temizliyor. Adam arada denizde gidiyor, hımm eskiyi düşünüyormuş. Adam bakıyor,ağzından bir kelime çıkacak da konuşacak diye sen de bakıyorsun, karşısındaki bakıyor, derken o bir kelime nihayet çıkıyor..
Yok yok korkma spoiler felan vermiyorum daha konu başlamadı zaten. Hoş istesem de veremem. Yıllar yıllar önce Vahşi Duygular filmini yarım bırakıp çıkmıştım bir, bir de bu film iki oldu.
On dakikayı arıyormuş gibi yapıp tüydük salondan.
Oh..
Şimdi oscar bunun neresinde derseniz. Ben en son bu kadar sıkıldığım iki film izlemiştim. Biri Kim Korkar Hain Kurttan -ki onu festivalde izlediğimizden ara olmadığından kaçma da kaçamamıştık - iki oscarlı, diğeri Birdman dört oscarlı.
İşte böyle. Diğer iki filmi de çok sevdiydim diyorsanız sakın kaçırmayın anacım. Kalanlara söyleyecek tek sözüm o iki satte neler neler yapılır, ben ettim siz etmeyin :)
14 Şubat 2017 Salı
Dün Akşam Toulous'un Sokaklarında Dolaştım Yeniden
2011 Eylül... Kırk bir yaşıma bir ay kala hayatımda ilk defa yurt dışına çıktım :) Kırk yılda bir deyimini kelimenin tam anlamıyla gerçekleştirdim anlayacağınız.
Tuhaf bir zamandı aslında. Can sekiz ay evde bekledikten sonra yeni iş bulmuştu kendisine. Eğitim sürecinde olduğundan maaşı da çok azdı o sırada , sadece ev kirası diyeyim anlaşılır. Bankadan kredi çekmiştik. Ben sürekli tutumlu moddaydım.
Derken eve ikinci tablet alındığında şalterim atmış. İş için alınmıştı ama iki ay önce diğeri de aynı şey için alınmıştı netekim.
Neyse, beş altı haftalık eğitimi Toulous'daydı .. Ağustosta gidecekti. Temmuz ayında hayatımda hiç yapmadığım bir şeyi yapıp internetten kendime uçak bileti aldım.
Lise sonda hani kariyer için kişilik testleri yaparlar ya, benimkisinde kaptan, orman korucusu falan çıkmıştım. Sonradan dönüp baktığımda ne kadar isabetliymiş. Oysa kırk yaşımdaydım, o testte sakın yapma denilen meslekleri seçmiş, kendi istediklerimi hep erteleyerek daha uygun zamanları bekliyordum.
Ama erteleyen bendim hep. Kimsenin suçu değildi bu benden başka..

İşte o gün bir anda harekete geçip uçak biletlerini aldığımda içimde pişmanlıkla karışık bir hayret belirdi.
Can, ben eğitimde olacağım seninle ilgilenemem ki dedi. Sanki benim ilgiye ihtiyacım varmış gibi. Önemli değil ben ve fotoğraf makinam oyalanırız dedim.
Evliliğimizin ilk tatili dışında hiç baş başa tatil yapmamıştık. Çocuklarımsız bir yere gitmeyi hiç bir zaman istememişimdir. Ama biliyor musunuz arada gerekiyormuş.
Her ne kadar doğa tarihi müzesi , park falan gördüğümde keşke oğluşlarım da olsaydı desem de, harika on gün geçirdim. Otel benden ekstra para da istemedi, iyi mi :)
Ben kendi insiyatifimde olmayan işler hakkında mızıldanmam, Allah'a havale ederim. O sırada da istediğimiz kendiliğinden oldu, bütün sınavlar ve dersler bize göre denk düştü , düşündüğümüzden çok daha fazla birlikte zaman geçirdik .
Kendimle baş başa kalmayı özlemişim, parklarda sokaklarda koşturmadan yürüyüp fotoğraf çekmek, müzik dinleyip sakince izlemek harika geldi.
Fransızlara je ne sais pas français (Fransızca bilmiyorum) deyip ardından karşımdakilerin daha da şevkle konuşmalarını görmek gülümsetti. Bir dükkânda aldığım hediyeyi paket ettirmek isterken hatırladığım cadeau (Hediye) kelimesi mutlu etti.
İşte dün akşam fotoğraflara bakarken bütün bunları hatırladım.
Orası hayalimdeki bir yer değildi, aklımın ucunda bile yoktu her halde ama hayallerimin tatillerinden birisini yaptım. Hayat biz biraz kıpırdanınca aralıyor kapılarını, kalkıp açanlar kazanıyor.
Önümüzdekileri toplamazsak yakınmaya hakkımız yok sanırım ..
Herkes içeride şarap tadımı yaparken bağa dalmış mutlu Handan fotoğrafımla yazıma son veriyorum.
İyi ki gitmişim...
13 Şubat 2017 Pazartesi
Çıldır Gölü Üzerinde Yürüyüş
Aslında hayalim buzda balık tutmaktı ama önceden ayarlamak gerekiyormuş. Bir de yollarda yorulduğumuzdan fazla da uğraşmadık açıkçası.
Gölün üzerinde yürüyüp sarıbalığımızı yiyerek döndük.
Balık olmasa da güzel pozlar yakaladım ama :)
Burada yeşilli amca dans etmekteydi :)
Dilek ağacı renk katmış..
Atlı kızaklara binmedik. Çok soğuktu, kızaktaki battaniyeleri üzerime çekmek istemedim doğrusu :)
Ama bu lokantada yemek yenmez mi şimdi, söyleyin :)
Göl üzerinde çay keyfi de ne güzel olurdu :)
İşte ayağımızın altındaki buz.
Biraz da sanat yapalım :)
Mavi ve beyaz kışa da çok yakışıyor.
Burası balık avlanan yer. İçinde ağ var, buz kesilip o ağ çekiliyor.
Temsili gösterim :)
Siz de istediğiniz fotoğrafa tıklayın bakalım ağınıza hangi şarkı takılacak :)
Hepinize günaydın.
Pırıl pırıl bir haftaya açılsın sabahınız...
Gölün üzerinde yürüyüp sarıbalığımızı yiyerek döndük.
Balık olmasa da güzel pozlar yakaladım ama :)
Burada yeşilli amca dans etmekteydi :)
Dilek ağacı renk katmış..
Atlı kızaklara binmedik. Çok soğuktu, kızaktaki battaniyeleri üzerime çekmek istemedim doğrusu :)
Ama bu lokantada yemek yenmez mi şimdi, söyleyin :)
Göl üzerinde çay keyfi de ne güzel olurdu :)
İşte ayağımızın altındaki buz.
Biraz da sanat yapalım :)
Mavi ve beyaz kışa da çok yakışıyor.
Burası balık avlanan yer. İçinde ağ var, buz kesilip o ağ çekiliyor.
Temsili gösterim :)
Siz de istediğiniz fotoğrafa tıklayın bakalım ağınıza hangi şarkı takılacak :)
Hepinize günaydın.
Pırıl pırıl bir haftaya açılsın sabahınız...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







































