5 Ocak 2011 Çarşamba

Günü Falı

Bugün senin şanslı günün.

Fark etsen de etmesen de :)

4 Ocak 2011 Salı

Ne Pişirsem

Bebeklerin bugün ne yedirsem diye düşünen annelerin derdine çare bir kitap.

Benim bebeklerim büyüdü ama hâlâ elimin altında durur bu kitap.

Louis Braille (4 Ocak 1809 - 6 Ocak 1852)

Görme engellileri için dünya çapında okuma ve yazma için kullanılan körler alfabesinin sistemini icat etti.
Braille, 1'den 6'ya kadar belli bir düzen içinde sıralanmış kabartmalı noktaları parmaklarla üstünden geçerek okunur. Özel karakterler içeren Asya dilleri dışında hemen hemen her dile uyarlanmıştır.
Louis Braille'in kendisi de görme engelliydi.(Bknz)

John McLaughlin (d. 4 Ocak 1942, Doncaster, Yorkshire)



(Bknz)

Kendi Moralini Kendin Düzelt

Heyecan verici birşeyin başınıza gelmesini beklemeyin, risk alın ve yapın.

Sürekli ertelediğiniz bir projeye başlayın. Meselâ evinizi dekore edin.

Size olumlu bir zihin hali sağlayacak bir şey yapın. Komedi filmine gidin, sevdiğiniz arkadaşlarınızla buluşun.

Keyifsiz, sürekli şikâyet halindeki insanlardan kaçının.

Niye kendinizi kötü hissettiğinizi anlamaya çalışarak boşuna zaman ve enerji harcamayın. Ara sıra bunun olmasını normal olarak kabul edip bu ruh halini değiştirecek eylemler üzerinde yoğunlaşın.

Çıkın anacım o evden, işler biter mi bitmez. Deniz falan bulun kendinize, olmadı yeşillik bir yer, derin nefes alarak yürüyüş yapın.

3 Ocak 2011 Pazartesi

Spor

Fenerbahçe Ülker - Efes Pilsen
03.01.2011 20:00:00
Sinan Erdem Spor Salonu

Ege

Şimdi sen gönlünce koşup oynuyorsundur. Bir sürü arkadaşların vardır yanında senin gibi melek olan. Transformerslar doludur her yanın. Rengârenk resimler yapıyorsundur. "Yobotlar birleşti dev yobot oldu" diyerek. Seni, boyundan büyük sesini, kocaman açtığın gözlerini, afacan koşuşturmalarını çok özleyeceğiz. Ama unutmayacağız hiç. Gülümseten anıları anlatacağız yeniden.

Hani biz evden çıkmak üzere kapıyı açmış hazırlanırken o telaş içinde gelmişsin de çocuk odasına gitmişsin sessizce. Tam çıkmadan önce, bir hisle içerilere bakıp seni bulmuştum oyuncaklarla oynarken :D

Sonra bisikletten düşmüş ağlıyordun, koşarak yanına inmiştim, bir yerinde bir şey yok. Meğer cipslerin yere döküldü diye ağlıyormuşsun :)


Bir minik Ege ayrıldı aramızdan yeni yılla birlikte.

Sessizce... 

Cin Fikir :)

Buzluktan çıkan köfteleri kızgın yağa direk atarsanız dışı pişer içi hâlâ çiğ olarak kalır. (Ya da içi pişene kadar dıı kapkara olur.)Siz en iyisi yağsız tavada kısık ateşte sık sık çevirerek pişirin.

(He canım sen bunu biliyorsun da belki bilmeyen vardır di mi:)

Robert Koch

Robert Koch 1843 Aralığında Orta Almanya’nın bir köyünde doğdu. Bu dağ köyünde çocuklar oyun oynamak için kalabalık gruplar meydana getirirlerdi. Bir madencinin oğlu olan Koch da bunlarda biriydi, fakat bu çocuk bütün arkadaşları gibi gruplar içinde oynamanın yanı sıra sık sık yalnız başına kalıp çevresini incelemekten çok hoşlanırdı. Robert Koch çiçeklerin, böceklerin adlarını öğreniyor, kelebekleri inceliyor ve bu hayvanları hareket ettiren gücü araştırıyordu. Bir hamam böceği nefes alıp verebiliyor muydu ? Yüreği var mıydı ? Küçük Koch gelecekte bunları öğrenmeyi kafasına koymuştu.

İlk, orta öğrenimini başarıyla tamamladıktan sonra Tıp Fakültesine yazıldı. Ciddiliği ve çalışmasıyla dikkati çekiyor, eğlenceye hiç zaman ayırmayarak durmadan okuyor ve sistemli bir şekilde araştırıyordu. 1862’de Tıp Fakültesini başarıyla bitirerek Hamburg Hastanesi doktor yardımcılıklarından birine atandı.

Sabırlı, çalışkan bir kişi olan Doktor Koch, çevresindeki insanların kendisine üstün bir değer verdiklerini görüyor ve bu saygıyı kötüye kullanmayarak tükenmez bir çabayla araştırmalarına devam ediyordu. İnsanların hastalıkların pençesine düşmelerinden, birden bire sararıp solarak mum gibi eriyip gitmelerinden hayrete düşüyor, bunun nedenlerini öğrenmek istiyordu.

Bu soruların cevaplarının laboratuarındaki mikroskopta gizli olduğunu biliyordu. 1880 yılında Berlin Sağlık Kurulu’na atandı. Bu atama onun araştırmalarını genişletmesine yaradı. Gerçekten de işe başladıktan iki yıl sonra verem hastalığıyla ilgili ilk önemli araştırması yayınlandı.

1882 yılında bir gece hasta bir akciğer parçacığının dokuları içinde boyama usulüyle kahverengine boyanmış bir çok canlının kıpırdadığını gördü. İşte bunlar insanların bela olan verem hastalığının mikrobuydu.

Bu önemli buluş bütün dünya bili alanında büyük bir ilgiyle karşılandı ve büyük yankılar uyandırdı. Bu arada bir çok bilgin ve doktorla birlikte Hindistan, Afrika ve Japonya’ya geziye çıkan Koch, uyku hastalığı, malarya, tifüs gibi hastalıklar üzerinde incelemeler yaptı. Kolera hastalığını meydana getiren vibrion basilini buldu. Bütün bu keşiflerinden ötürü de 1905 Nobel ödülünü kazandı.

Yaşadığı sürece tıp konusundaki araştırmalarıyla insanlığa hizmet eden, bir çok eser yayımlayan Dr. Koch, 67 yaşındayken 1910 yılında kalp yetersizliğinden öldü.

memocal.com 'dan alınmıştır