25 Temmuz 2025 Cuma

Sadece Yürüdüm































Alıp başımı yürüdüm, seyrettim, tadını çıkarttım. Kendimle başbaşa kalmamışım ne zamandır....

24 Temmuz 2025 Perşembe

Yarın Sabah Yola Çıkıyorum

Can'a dedim ki, sırf beni yalnız bırakmamak için gelmeyi düşünüyorsan gelmene gerek yok. Ben tek başıma işlerimi hallederim. Zaten her gittiğimiz yerde her şeyi ben ayarlıyorum onlar değil.

Bilgehan'a dedim ki kusura bakma seninle gitmek istemiyorum. Seninle ayrıca bir gezi plânlamayı düşünüyorum ama buna değil. Bu benim eğlencem. Senin keyfini yapamam, ikimiz de mutsuz oluruz .

Metehan'a bir şey diyemedim. Yeşil pasaportu yok. Ha demeye gelemiyor. Onunla bir yerlere gitmeyi seviyorum, aynı şeylerden hoşlanıyoruz zira.

İki harika genç kızla gidecektim. Aylardır para biriktirdikler, pasaport çıkarttılar, bilet aldılar, otel ayarladılar. Ama Fransa bize başvurusu bile almadı. Diğer ülkeler de vermediler vize. Onlarsız içim buruk. Neyse Japonya'ya gittiler şu an. En azından evde durup üzülmelerindense ilk yurt dışı gezilerini yapıyorlar. Umarım Stray Kids konserine de gidebilirler sene içinde. 

Yani tek başımayım.

Orada Metehan'ın liseden arkadaşı var şu an, onunla buluşacağım bir ara. 

Konser kapısında da birileriyle karşılaşma ihtimalim var.

Biliyor musunuz. Hayatımda ilk defa yalnız tatile gideceğim. İlk defa . Yalnız yola çıktım ama gittiğim yerlerde hep birileri oldu. Hiç tek başıma vakit geçirmedim. Çok heyecanlıyım :D 

Çantamı hazırladım. Kıyafet seçmek için uğraştım. Acayip kilo aldığım ve her ne hikmetse şiştiğim için çok çirkinim. 

Kuaföre gidip bari bakımlı olayım dedim. Manikürcü kız fıtık ameliyatı olmuş. Saçlarımın ucundan aldırayım dedim, saat beşte kuaför kapanmıştı kapısından döndüm. Yani elde var sıfır :D Handan Bacı modundan devam edeceğim mecburen.

Şimdi gidip bir oje süreyim bari. 

Yarın Paris'ten sesleneceğim :)


Gökçetepe Tabiat Parkı















 Uzun zamandan sonra ailece karavan kampına çıktık. İki gece Saroz Körfezi kıyısında çam ormanlarının içindeydik. Pazar günü gittiğimiz zaman ortam niraz mülteci kampını andırıyordu ama neyse o gece çoğu kişi gidince biraz daha sakinledi ortam. Yine kalabalıktı ama en azından biz güzel yayılmıştık.

Kampların en güzel tarafı gündüz ne kadar sıçak olursa olsun geceleri uyku tulumuna gömülüp de yatacak kadar serinlemesi. 

Pek video çekmedim. Fotoğraf da bu kadar. Bol bol tembellik yaptım. O kadar :) Deniz ve tembellik iyi geldi.

Ortaya Karışık

En son kampımızı anlatayım diye bloğu açtım, bu fotoğrafları yükleyip yayımlamadığımı gördüm. Buradan başlayalım o zaman.


Akşamları kendime balkon keyfi hediye ediyorum.


Annemle sabah kahvaltısı kaçamağı. Mahalledeki Kirpi'nin bahçesi çok güzel.


Memleket halleri ve yangınlar iyice içimi yakınca kendimi yapboza verdim.


Havanın kırklara ulaştığı bir gün anneme yürümeyelim, sen bana gel dedim. Yapbozun başından kalkmadı saatlerce. 


Aynı gün akşam arkadaşımın bahçesinde çay keyfi yaptık.



Can'la Fenerbahçe 'ye gideriken. Neyse ayna karşısında düzgün gülümsemeye başladı :D




Bizimle gelen fotoğrafçı arkadaşımız olunca bol bol fotoğrafımızı çekti.


Doktordan dönerken koru keyfi. En sonunda kolestrol ilacına başladım. Gittiğim ikinci doktor da kesin başlamalısın deyince. Yediklerinle yaptıklarınla ilgisi olmaz, bu genetiktir, çocukların da baktırsınlar diye de ekledi.


Bilgehan'ın doğumgününden.

 
Diğeri bitince buna başladım. Sarılar ve mavileri nasıl bitirdim ben de bilmiyorum. Beni çok oyaladı.


Yaz içeceği reyhan şerbeti. 



The Hu konserine giderken. Can onların Yuve Yuve Yu larına bayılıyordu. Gitmezsek olmaz dedim.



Üzerimdekinin benzeri M&S da varmış. Bir kadının üzerinde görmüştüm instagramda. Can'ın ablasına yolladım fotoğrafını, bana ördü :) Şal gibi dümdüz örüp bir kenarını yaka bırakıp dikiyorsun. Bugün mevcut bir şalımın kenarını dikerek aynısının yazlığını yapmaya niyetliyim.

Şimdi siz bunu okurken ben diğer yazımı yazayım :)


18 Temmuz 2025 Cuma

Hu?




 



Can'ın her müzik açtığında bangır bangır dinlettiği grup gelince gitmemek olmazdı tabi. Metehan çalıştığı için gelemeyince Bilgehan'ın arkadaşı katıldı bize. Çok keyifli bir gece oldu. 




12 Temmuz 2025 Cumartesi

İyi ki Doğdun Bilgehan


Günü tartılma ile açtık. Bir süredir yediklerine diklat etmeye çalıştığı için sabahları tartılıyor. Görünen rakama mutlu olduk.

Pastaneden aldıklarım ve Kars'tan sipariş ettiğim peynirlerle kahvaltı yaptık .

Günü doğum günü çocuğu plânlamıştı zaten.

Öğlen anneannemizi de alıp Capitol 'e gittik. Buz Devri'nin ilk filmi oymuyordu sinemada. Film doğum günü çocuğuyla aynı yaşta. Onu izledik. Yine çok keyif alıp bol kahkaha attık.

Üzerine biraz dolaştık ve yemek yedik.

Ailece keyifli bir gün oldu.

Akşam bilgisayardaki fotoğrafları aktarırken şimdi beni yarım saat oyalaman lâzım anne dedi. Yapboz yapıyordum. Gel yanıma dedim. Gevezelik ederek parçaları birleştirmeye başladık. Annesinin yanında olmak çok iyi geliyormuş. Ay bi anne daha başka ne duymak ister .

Sonrasında bilgisayar takıp çıkartırken vida kaybetti. Babasıyla bir saat onu arayıp uğraştılar. 

Söylenip yakınamayacağım tek konu ailem diyen bir küçük oğluş. 


Kolay bir çocuk asla olmadın. Kolay bir genç oldun da diyemeyeceğim. Ama ne olduğunu bilen bir insansın. Bu önemli bir şey. İyi bir insansın aynı zamanda. Ne yazık ki dünya senin gibi bir insan için zor. Kurallar hayatını zorlaştırıyor. Çok zeki olman da ayrıca zorluyor. Ben ne kadar yardımcı olabiliyorum bilmiyorum. Sonuçta anne olmak melek olmak anlamına gelmiyor. Koştururken enerjim kalmayabiliyor, yetemediğim oluyor, çekemediğim oluyor. Sonra diyorum ki yaşama güven. 

Sen de güven oğluşum. 

Ve evet ben kendimi tamamen kaybedersem içiniz rahat bir şekilde bir bakım evine yatırabilirsiniz. Yazılı olarak da yaptım, tamam mı :D 

Karman çorman bir yazı oldu bu. Boş ver. Bırakalım dağınık kalsın.

Sağlıkla, huzurla, mutlulukla geçireceğin nice senelerin olsun.

Seni seviyorum.

6 Temmuz 2025 Pazar

Eee Nasılsınız ?

Öyle bir yazamama, okuyamama, izleyememe durumu içerisindeyim ki . Bir yandan da bu beni korkutuyor zira alzheimer ın dostu bu durum. Havada boşlukta asılı gibiyim. Onun ilacı, bunun doktor randevusu, diğerinin morali derken bir tek dansa tutunur olmuşum. Memleket de malum. Ağaçlara içim yanıyor diye düşünüyordum. Ama asıl oralara yapılacak olanlara içimin yandığını fark ettim. Ağaçlar geri gelir. Zaten çoğu küllerinden doğabiliyor ama bizde otel olarak doğuyorlar. İklim yasası, tutuklamalar, her türlü zırvalık da deli etti. Ben üzülüp sinirlendikçe kilolarım da aldı başını gitti. Onu ne yapacağımı çözmeye çalışıyorum zira rejim yapmak istemiyorum.

Tek bir minik gülümseyiş oldu hayatımda. Stray Kids konser biletim geldi. Taa Aralık ayında diğer konsere gidemezsem diye buna da almıştım bilet. Ama konser tam Can'ın ilaç aldığı günlere denk düşüyordu. O günler bir hafta hasta gibi oluyor, keyifsiz, midesi kötü. (Netekim bakınız bugün, tüm gün midesi kötü, eklemleri ağrır şekilde yattı )  Bırakıp da gidemem diyordum. O , tarihi öteleriz dediğinde olmaz demiştim. Evelsi gün doktora gittik. Bir sonraki tahlilleri verirken ben olmayacağım o geldiğinizde dedi. Tatile gidiyormuş. Siz dönünce gelelim o zaman dedik. Ve ilaç günü benim döndüğümün ertesi gününe kaydırıldı. Bazen hayat bana böyle tatlı ayrıcalıklar yapabiliyor. Öyle anlarda birilerini mutlu etmiş olmalıyım ki beni mutlu ediyor diyorum. 


Balkondaki begonville uğraşmak da danstan sonraki  tek uğraşım. Ama bitler benden inatçı çıktılar. Ne kadar ilaç, arap sabunu, zerdeçal varsa sıktım ama ııh. Geçen sene her yerini budarken üst kattakiler kesmemişler kendi kısımlarını. Baktıkları da yok. Oradan yeniden yayıldı diye düşünüyorum. Dün kestirdik kapıcıya. Balkonumun tavanındaki dalları da kestik. Onları çok seviyordum ama boyun fıtığım o dallara ulaşmaya çalışırken pek mutlu olmuyordu. Neyse, bana üç beş dal kaldı. Çiçekler döküldü. Zira yapraktaki bitleri temizliyorum elimle tek tek ama çiçeği sarınca onlar temizlenmiyor. Videoda kalan son dallar, buhurdanlık ve çayımla bu akşam keyif ânım var.

İşte böyle. Kendime bir çelınc yapsam da her gün yazsam ne güzel olacak aslında.