20 Haziran 2019 Perşembe

Gezi Günlüğü 4

Gitmek istediğimiz yer çoktu ama kimisi çok uzakta olunca eledik. 5 saat yollarda git gel olmasın dedik. 

Dönmeden bir gün önce adanın kuzeyini keşfe çıktık. 

Önce Mantamatos köyüne gittik. Köye giderken yolda gördüğümüz yola inek çıkabilir tabelalarına bakarak bu köy mandadan almış adını falan diye geyik yapmaktaydık ama haklıymışız, hahaha. Zaten köyün yoğurdu meşhurdu.


Köye minik bir bakış attık.


Azıcık sokaklarında dolaştık.





Sonrasında manastırına gittik. Manastırda çok güzel ballı yoğurtla lokma tatlısı varmış çünkü.




Yolda bu yuvayı gördük. Ben de leyleği havada görmüş olduğuma kanaat getirdim :) Neyse eve dönerken üç leylek arabamızın üzerinde süzüldüler de yazın kalanını garantiye almış oldum :)


Manastır tam bir kuş cennetiydi. Binalardan çok kırlangıç ve baştankaralarla ilgilenmiş olabilirim.






Sonrasında Sikaminea köyüne doğru geçtik, püfür püfür esen bir teras bulduk kendimize, yemeğimizi orada yedik.



Yemek sonrası yine Metos'la yollara düştük, diğer ikili kalkmadılar yerlerinden.




Bu köyde merdivenler vardı hep. Evde, apartmanda sakat olan dizlerim böyle yerlerde nasıl oluyor da dolaşıyor bilemiyorum.


Kimseciklerin olmadığı sokaklarda dolaşmak öyle iyi geldi ki.



Yemek ve dolaşma sonrası on dakika mesafedeki Kagiá sahiline bakalım dedik.

Şezlongsuz, kocaman taşlık bir sahildi. Ama küçük bir duş ile soyunma kabini vardı.


Poseidon adlı kafeden birer dondurma alıp masalarına ve hamaklarına yayıldık.


Can'la ben dayanamayıp denize de daldık :)


Metos köpeklerle pek mutluydu :)


Akşam sahilden farklı bir yol izleyerek geri döndük.




Can'ın istediği bir restorana oturduk. Yine çok toktuk aslında. Bu yer gittiğimiz en pahalı yerdi, doğrusu nedenini anlamış değilim. Sanırım kasaba içinde olduğu içindi.


Yine huzurlu bir akşamın ardından odamıza döndük.

Son gün otelden çıkacağımız için öğlene kadar eşya toplama ve tembellikle geçti .  Çıktıktan sonra ilk gün akşam gittiğimiz Tarti'ye gidip yemek yiyip bir denize girip çıktık.

Akşam feribotuyla da Ayvalık'a döndük.

Huzurlu ve keyifli bir tatil oldu. Ahtapot, kalamar ve karidese doyduk. Çok güzel sokaklarda dolaştık, fotoğraf çektik.

Bakalım leylek kardeşler bizi yaz boyunca bir yere sürükleyebilecekler mi. Eylül'e kadar başka iznimiz yok gibi gözüküyor ama bilirsiniz ben bu konuda sihirler yaratırım, hiç belli olmaz,  üç güne bile neler neler sığabilir.

19 Haziran 2019 Çarşamba

Gezi Günlüğü 3

Üçüncü gün bizimkileri sabah kahvaltısından sonra yollara düşürdüm. Önce hava ısınmadan dağların arasındaki Agiasos'a uğramak istedim. Oradan da Plomari'ye geçip denize gireriz Uzo Müzesi gezeriz diye düşündüm. Ne yazık ki müze konusunda pek başarılı olamadık, her yerin dörtte kapanması yetişmemizi zorlaştırdı.


Agiasos'a girer girmez ilk gördüğümüz bu teyzenin annesi Balıkesir babası İzmir'liymiş. Pek tatlıydı.


Burası da tepeye kurulduğundan yokuş yukarı sokaklarında aheste aheste dolaştık.


Çok kıskanıyorum bu köyleri ben. Pırıl pırıl, tarihini korumuş. Çatısız sıvasız abuk subuk apartmanlar dikilmiş olan bizimkileri düşünmek içimi acıtıyor.


En tepede bir kafe var diye görmüştüm oraya kadar çıktık ama pek hayalimdeki kafe değildi, merkezdeki şu köşe daha cazip geldi, oturup bir çay içtik.




Sokaklarda nasıl ağzım kulaklarımda gezdiğimin ispatıdır bu fotoğraf :) Bana eşlik eden kırlangıç kardeşi gördünüz mü?


Mutlu Handan :D



Oradan çıkışta bir saat virajlı yollardan gidip ( Adanın ana hattı dışında hemen bütün yollar virajlı dağ yolu. Daracık şeritten hiç taşmadan, karşıdan gelenin de taşmamasına dua ederek gittik. Neyse ki kalabalık değil ve insanlar trafikte dikkatli ve saygılı) Plomari'ye vardık.


Biz Seven Seas Taverna'ya oturduk ama yukarıdaki Mama Katerina'da da aklımız kaldı. Daha yeşillikler içinde ve serin gözüküyordu.

Yemek yerlerinin hemen hepsi lezzetli ve temiz. Servis hızlı.  Kimse yeter bu kadar oturduğunuz der gibi başınıza dikilmiyor. Euro artmamışken bayağı da ucuzlardı.  Şimdi ucuz sayılmaz ama siparişi abartmamakta fayda var zira tabaklar çoğunlukla çok büyük geliyor. Tepeleme dolu olduklarından bitiremeyebilirsiniz.


Plomari sahili çakıllı olduğundan pırıl pırıldı. Günün kalanını orada geçirdik.


Akşam otele dönüşte iki gün önce gördüğümüz restorana gittik. Aç da değildik pek ama  :)

Bigla güzel bir restorandı, yalnız dana eti söylemeyin. Bilgiç etini yiyemedi, lastik gibi olmuştu, o ete verdiğimiz paraya acıdım doğrusu.  Ama deniz ürünleri lezzetliydi.


Köpekleri pek şirindi.



Artık çatlama noktasına ulaşmışken bu günü de bitirdik :)

17 Haziran 2019 Pazartesi

Gezi Günlüğü 2

Herkese merhaba.

Gezi günlüğüme başladım,  devamı gelemedi. İngiltere'den okul arkadaşım gelmişti döndüğüm gece. Onunla bol bol arkadaş buluşması yapıp, ayrı olduğumuz zamanlardaki kaçırdıklarımızı birbirine anlatarak hemen hiç susmadan geçirdik haftasonunu :)


İlk günü anlatırken akşam gittiğimiz Tapti (Tarti) sahilini anlatmamışım. Otele yarım saat mesafede olan bu sahili yakın diye seçtik. Tabi ilk tercih ettiğimiz yol patikalara dönüşünce geri döndüğümüzden bir saat sürdü gitmemiz :) O arada güzel bir restoran keşfettik gerçi, başka bir gün gitmek üzere aklımıza kaydettik.


Tarti'de denize girdik, yemek yedik. Çatal bıçaklar nasıl ama. Hepsi ayrı telden çalıyor :) Ama her şey pırıl pırıl ve lezzetliydi. İlk restorana oturduk. İsmini hiç hatırlamıyorum ama servisteki çocuk pek sempatikti. Türkçe yemekleri biliyordu bayağı.


İlk akşamımız böyle bitti.


Ertesi gün böceklerle savaştan yorgun düşen bizimkilere öğlene kadar uyuma izni verdim.

Öğleyin adanın kuzey batı ucuna gittik. (Yaklaşık 1,5 saat sürdü)

En ünlü yerlerden. Mithymna (Molivos) Çoğunluk orada kalmayı tercih ediyor. Gerçekten de çok güzeldi.


Bu sefer kalesine kapanmadan yetiştik.









Kaleden çıktığımızda acilen yemek yeri bulmamız gerekiyordu zira aç Can her an arıza çıkartabiliyor.

Aksi gibi gitmeyi düşündüğümüz İtalyan restoranı da iki saat sonra açılmıyor muymuş. Yol kenarındaki başka bir tanesine girdik hemen. 


Manzaramız şöyleydi.


Yemek sonrası yerlerinden kıpırdamak istemeyen Can ve Bilgiç'i orada bırakıp biz Metos'la sokaklara daldık.


Molivos sokakları denizden tepedeki kaleye doğru uzanıyor,  yokuşlara tırmanırken burada otursam acaba yokuşlarla nasıl başa çıkardım diye düşünmedim değil :)


Tepedeki şu ağacın altı harika gözüküyordu, hem esintili hem gölge. Aşağıda yememiş olsaydık burayı tercih ederdik büyük ihtimal.




Oradan çıkınca hemen on dakika ötesindeki Petra'ya gidip sahiline oturduk.

Sahili Can pek sevmedi, kumlu ve dalgalı olduğundan çok bulanıktı. Ama girdiğimiz en sıcak deniz buydu. Biz Metos'la bayağı durduk suda.


Akşam gün batımı izleyeceğim diye tutturduğumdan güneş batana kadar orada kaldık :)



İşte ikinci günümüz de böyle geçti.

16 Haziran 2019 Pazar

Yaz Okuma Şenliği 2019


Yaz okuma şenliği kategorilerini heyecanla beklemekteydim. Çıktığından beri de eve gelip kitap seçme işini yapmayı bekliyordum. Nihayet bugün kütüphanemin başına geçip bu en keyifli işi yapacağım :) Liste açıklanana kadar 2,5 kitap okumuşum,  onlara da yer bulayım hemen. (Şenliğe katılmak isteyenleri şuradan Nilgün'ün bloğuna alalım)

1.Kategori (10 puan):  İsminde YAZ mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen yada olayların Yaz'da geçtiği bir kitap.

Olağanüstü Bir Gece / Stefan Zweig / Koridor Yayıncılık / 84 sf

2.Kategori (10 puan): Adında bir Ağaç ismi/ Ağaç kelimesi geçen yada Ağaç ile ilgili olan bir kitap.

Ağaçtaki Kız / Şebnem İşigüzel / Can Yayınları /359 sf

3.Kategori (10 puan):  Adında Gemi kelimesi geçen yada konusu Gemi olan/ Gemi'de geçen bir kitap.

Hayalet Yüzler / John Flanagan/ Beyaz Balina Yayınları /397 sf

4.Kategori (10 puan): Beyazperde'ye aktarılmış DİZİ/FİLM olmuş bir kitap.

Yitik Ufuklar / James Hilton / Can Yayınları /206 sf

5.Kategori (10 puan): Orhan Kemal yada Nurullah Ataç'dan bir kitap.

Küçücük /Orhan Kemal / Varlık Yayınları / 79 sf

6.Kategori (10 puan): Anton Çehov yada Tolstoy'dan bir kitap.

Tanrı'nın Egemenliği İçimizdedir / Lev Tolstoy / Kaos Yayınları / 351 sf

7.Kategori (10 puan): Kitabın isminde -ler -lar eki almış bir kelime geçen bir kitap.

Hayal Kahramanları / Sunay Akın / İş Bankası Yayınları / 197 sf

8.Kategori (10 puan): Bir şiir kitabı.

Üvercinka / Cemal Süreya / Cem Yayınevi / 71 sf

9.Kategori (10 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK veya 30 Ağustos Zafer Bayramı ile ilgili bir kitap

Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal'le Mülakat / Ruşen Eşref Ünaydın / Varlık Yayınları / 80 sf

10.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Türk yada Dünya Klasik' lerinden iki kitap.

Kuyruklu Yıldız Altında Bir Evlenme /
Hüseyin Rahmi Gürpınar / Atlas Kitabevi / 135 s
Ruhun Ölümü / JP Sartre/ Morpa Kültür/271 s

11.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): YKY yayınlarından herhangi iki kitap.

Anadolu Efsaneleri/ Yalvaç Ural/ YKY/ 122 sf
Çocuk Yasası/ Ian Mcewan / YKY / 148 sf

12.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Birinin ismi H harfi le başlayan diğerinin ismi B harfi ile başlayan iki kitap.

Hayata Aşk Mektupları/ Osho / Doğan Novus / 171 sf
Başka Gökler Altında / Ataol Behramoğlu / Cumhuriyet Kitapları / 263sf

13.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Kapağındaki baskın rengin YEŞİL olduğu iki kitap.

Tarihi Kırıntılar / Barış Bıçakçı / İletişim Yayınları / 194 sf
Şamanlar Diyarı / Barış Müstecaplıoğlu / İthaki Yayınları / 394 sf

14.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Şimdiye kadar HİÇ kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap.  [Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı]

Her Şey / Nicola Yoon / Pena Yayınları /335 sf
Locke Lamora'nın Yalanları / Scott Lynch/ İthaki Yayınları / 581 sf
Adalet Yıldızı ve Kayıp Pusula / Cem Gülbent / Timaş Yayınları /366 sf
Flamingolar Pembedir / Aslı Perker / Everest Yayınları / 237 sf

15.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uygun dört kitap.

Elimdeki seri kitapları okuyorum bu kategoride.

Akrep Dağı / John Flanagan / Beyaz Balina Yayınları / 487sf
Volkandan Kaçış / John Flanagan / Beyaz Balina Yayınları / 389 sf
Doğruluk Kılıcı Serisi/ Terry Goodkind / Pegasus / 399 sf
Doğruluk Kılıcı Serisi (2)/ Terry Goodkind / Pegasus /399 sf 



Şimdilik 19 kitap yazdım. Yaz olunca daha fazla okur muyum bilemiyorum. Bu kadar okur muyum onu bile bilemiyorum ya :D Haydi bakalım :)

Babam


Babacığım
Beni sarıp sarmalayan kollarının arasındayım hep
Sevgi dolu bakışlarının sıcaklığındayım hep
Sesin kulaklarımda
Şarkın dudaklarımda
Senin kızın olmanın mutluluğunu yaşamaktayım hep