31 Mayıs 2015 Pazar

Roland-Garros'a Bilet Almak

Eveet bu maceramı ayrıntılı bir şekilde anlatmak istiyorum zira ben bayağı uğraştım çözmek için. Sıkıcı gelebilir, ilgilenmeyenler  fotoğraflara geçsin :-)

Sanırım buradan oraya maç izlemeye gitmek için hayal kuran pek bir kimse yok ama olsun, belki yine de birilerinin işine yarar:-)

Maça gitmeye karar verdik ama bilet nereden alınacaktı, işte bütün mesele buradaydı benim için.

Senenin başında resmi sitesinde maç biletleri satışa sunuluyorsa da, bu biletler anında tükeniyormuş. Ben, satın alıp alamayacağımı bilmediğimden çok da takip etmedim açıkçası ama alabilirmişim de. Zaten bileti internetten alıp yazıcıdan çıkartıyormuşuz.

Biletlerin bir kaç kategorisi var. Büyük kortlara alındığında diğer numaralı kortlara da geçiş yapılabiliyor. Ya da sadece küçük dış kortlara gidilebiliyor. Bir de alındığında kimi izleyeceğimizi bilebilseydik:-)

İnternette uzun uzun dolaşıp sadece bir tane türkçe blogda maça giden birisini görerek ondan biraz bilgi aldım ama hiçbir şey bilmeyince o da çok etkili olmadı.

Gitmeye karar verdiğimizde olmadı kapıda bilet bakıp girmeye çalışırız diye düşündük. Evet kapıda bilet diyen birileri vardı ama ne derece güvenilirdi bilmiyorum.

Bu arada türkçe sitelerde internetten bilet satışları vardı. Gelgelelim benim resmi sitede 60€ gördüğüm biletler 225 € ya satılıyordu. İki kişi 450€ yok artık dedim. Final maçları değil topu topu ikinci tur falan istiyorum, bu kadar da veremem.

Neyse. Gitmeden önceki gece şu resmi siteye bir kere daha dikkatle bakalım dedik ve normal sitede biletler bitmiş olmasına rağmen bir de ikinci el sitesi olduğunu anladık:-) Viagogo diye bir yer. Elinde fazla bileti olanlar buraya bildiriyor, istediğin gün ve kortlara bilet çıktığında sen de hızlı hareket edersen alabiliyorsun:-)

İşte site şurada. Önce üye oluyorsun. Sonra da geçiyorsun başına, saniye başı yenileyerek yeni bir bilet çıktığında ilk sen tıklayarak kapmaya çalışıyorsun. Benim tavsiyem, fiyat makulse nerede, hangi sırada diye bakmaya çalışmadan hemen tıklamak. Zira anında kapılıyor.

Kaldı ki biz en arka sıradan bilet bulduk, dürbünle görmem gerekse de umurumda değil ben oraya girip o havayı hissetmek istiyorum dedim ama gayet de güzel seyrettik, dürbünüm çantadan çıkmadı:-)

Bütün isim soyadı, doğum tarihi bilgilerini doldurup adres , kredi kartını da hallettikten sonra eğer yeterince hızlı tıkladıysan bilet senin oluyor. Aksi halde bir bakıyorsun bilet kapılmış:-) ( Bu doldurma kısımlarını çabuk yapmak önemli değil, ilk tıklama kısmı önemli. Sadece ilk tıklayıp tıklamadığını herşeyi doldurmadan anlayamıyorsun)

Doğrusu bana kalsa bileti alamazdık ama Can azimle iki saat başından kalkmadan ekrana baktı ve hızlı tıklama şampiyonluğunu kazandı. 60€ ya biletlerimizi aldık.

Sonrasında e-posta yollamalarını bekledik. Ki ancak ertesi gün geldi bu. Dolayısıyla ertesi güne değil iki gün sonraya baktığımız için şanslıyız, aksi halde bileti alamadan günün yarısı gidebilirdi.

Eposta geldiğinde fransızca olduğundan oteldeki resepsiyonist sağ olsun, bizimle ilgilendi, oradaki kodla resmi siteye ( Bu sefer ikinci el değil asıl bilet satılan) giriş yapılacağını öğrendik. Oraya da üye olup kod girilince mailimize elektronik biletler düştü.

Sıkıldınız mı?

Dediğim gibi, ben o kadar aradım ki nasıl alınacağını birilerine faydası olur diye uzun ve ayrıntılı açıklıyorum:-)

Hem daha da bitmedi. Yazıcıdan çıkarttığınız bu bilet ve kimliğiniz veya pasaportunuzla sabah orada girişe geliyorsunuz. Elinizdeki çıktıyı okutup üzerinde isminiz yazılı olan asıl biletinizi alıyor ve kimlik kontrolundan geçerek giriyorsunuz.

Çantalar da kontrol ediliyor girşte. 1,5 litrelik sular ve termoslar yasak ama küçüklerle ilgili bir uyarı görmedim. Biz yiyecek girip girmediğini bilmediğimizden almadık yanımıza, onunla ilgili bir yasak da görmedim. Götürülebilirmiş. İçerde yemek , waffle, krep, dondurma, kahve satılıyor ama diğer türlü daha ucuza gelebilirdi.

Neyse bu uzun bilgilendirmelerden sonra, gelelim fotoğraflara :-)


Bir düş gerçekleşiyor. Ağzım kulaklarımda:-) Nasıl olmasın:-)


Bir kere yola çıkınca kalabalığı takip etmek yetiyor, herkes aynı istikamette:-)


Kapıda beklerken çevredeki güzellikleri de fotoğraflamalı.

Bir de çevremizdekileri izliyoruz. Bir kişi bile cep telefonuyla fotoğraf çekip yollama modunda değil. Kimse ekranına kilitlenmemiş. İnanılmaz bir şey.


Nihayet içeri girdik.  İçerisi şenlik yeri gibi:-) Diğer büyük açık tenis turnuvalarına uzaklık tabelaları yeni hayaller kurdurur mu:-) Yok yok, ben burada çok iyiyim:-)





Ve günün güzel sürprizi bizim kortta Nadal oynuyor.

Bu turnuvaya on kere katılmış, sadece bir maç kaybedip dokuz kere kupa kazanmış bir efsane yani.

Yani benim hem tenisini hem kişiliğini, konuşmalarını ve pes etmemesini çok sevdiğim, burada seyretmeyi en çok istediğim kişi:-)


Yalnız kendisi bu sene pek modunda değil, gelip gelip benim izlediğim tek maçta yenilir mi diye korkmadım değil:-) 

Olmadı öyle bir şey Allahtan, ben de mutlu mutlu izledim:-) 


İşte tam şurdayız :)


Kortu görüntüleyen hava kamerası pek şirindi:-) 


Top toplayıcı kızların kıyafetleri de:-) Normalde siyah duruyor, onlar koştururken pile içleri beyaz beyaz açılıyor:-)



Tribünlere girişi düzenleyen kızlar da bir örnek giyimliydi. Oyunlar sürerken, giriş çıkış yasak olduğundan bütün maç boyunca orada duruyorlar.


Yerimize giderken, yukardan manzara.


Bunlar da oradaki metro durağı, turnuvanın ruhu orada da devam ediyor:-)


Turnuvanın ilk haftası olduğundan her kort doluydu. Nedense ben finallerden çok bu ilk zamanların keyfini görmek istemiştim.

Çevredeki insanları uzun uzun izledim. Hepsi benim gibi tiplerdi.

Spor gerçekten çok güzel bir şey. Bunu bir kere daha tekrar ettim kendime .

İyi ki gittik...

16 yorum:

  1. Canım ellerine saglik çoook güzel anlatmış sinuz. Pile ayrıntısına bile ne güzel çekmiş sin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pile ayrıntısı için bayağı uğraştım Nihal, o kadar hızla koşuyorlar ki :-)

      Teşekkür ederim:-)

      Sil
  2. insallah biz de esimle olan planlarimizi gerceklestiririz ne guzel olmus yapilacaklar listenize bir tik daha atmissiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Plânlarımızı gerçekleştirmek için şartlar elvermiyor çoğu zaman ama çoğu zaman da bizim tembelliğimiz ve olmaz diye düşünmemiz Zoitsa. Bak yukarda bilet bulma hikâyemi anlattım uzun uzun ya, kesin karar verince o kadar karmaşık şey tıkır tıkır oldu...

      Haydi bakalım, darısı başınıza diyelim. Listeye nice tikler atmaya:-)

      Sil
  3. Bayildim sana cok guzel olmus maceran iki kere okudum yine ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maceram ummadığım kadar güzel geçti Mehtap:-) Gerçi ben her türlü olumsuzluğa hazırlamıştım kendimi her halükârda mutlu olacaktım , ekstaradan beş yıldızlı oldu:-)

      Sil
  4. o atmosferi tatmışsın pek keyifli :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her sene başından sonuna keyifle izlediğim bir turnuvaydı, orada olmak beni çok mutlu etti Bahar:-)

      Sil
  5. Aaaa bu senin hep istedigin briseydi!! Gerceklestigine cok sevindim Handan'cigim! Süper olmus yaa:)

    Ben de cocuklugumdan beri hayalini kurdugum seylerden birini seneye bu siralar gerceklestirmeye karar verdim. New York'a gidecegim insallah. Simdiden heyecan basti, bir sene nasil beklicem bilmiyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten de süper oldu Ayşe:-) Tam hayalimdeki gibiydi, tüm gün mutlu mutlu etrafımı seyrettim:-)

      Ah o beklemenin heyecanı da başka güzel bence:-) Bak ben bile heyecanlandım:-) New York Neeew Yoork:-)

      Sil
  6. Aaa okuyunca anımsadım eşim de çok gitmek istiyordu bu turnuvaya hatta gecen yıl planlar yapıyorduk şimdi çoluk çocuk derken unutuvermişim, o unutmamıştır ama başka sefere artık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle tavsiye ediyorum GeCe, çok güzel bir yer. Umarım gidersiniz siz de:-)

      Sil
  7. Hayallerin gerçek olması ne güzel Handan...
    Ben bu yazıyı kaçırmışım bak :)
    Keyfin keyif kattı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayallerin gerçek olması çok güzel Şebnem. Biz ucundan tutunca sanki evren de önünü açıyor mu ne :)

      Sil
  8. Gerçekleşen hayaller ... Çok sevindim adına :)
    Mutluluğun bize enerji verdi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dileklerimizin peşinden gidelim hep Didemika :)

      Sil