27 Ocak 2025 Pazartesi

Pazar Günü Seni Evden Dışarı Çağıran Dost Candır


İstanbullu olarak haftasonu hele de pazar günü dışarı çıkmayı hemen hiç düşünmem. 


Dün de hava nasıl güzel. Can kendine geldi, divildiyor. Kahvaltıdan sonra gidip karavanı temizleyip toparlayalım bari dedik. 

Tam evden çıkacağız devre arkadaşı aradı beni. Beyimizin telefonu çoğunlukla kapalı olduğundan. Ne yapıyorsunuz dedi. Karavana temizleyeceğiz dedim. Başladınız mı dedi. Yok diye cevaplayınca , başlamayın o zaman, benim uçuşum iptal olmuş buluşalım diye devam etti .


Ne iyi etti.


Florya sahili cıvıl cıvıldı.


Selma büyük bir azimle bize denize nazır bir masa buldu. Valla inanılmazdı. Üşür müyüz dedim ama , önümüzdeki cam rüzgârı keserken güneş de tam karşımızdan vuruyordu.


Biz o kalabalıkta, sakin bir gün geçirmeyi başardık.

Bir Karadeniz uşağu olarak zaten deniz bana çok iyi geliyor. Yanına dost sohbeti de eklenince harika oldu. 

Bir dahaki ilaca kadar dokuz günümüz kaldı. Ne kadar hava alsak yanımıza kâr.

Yarın da Balat'a gitmeyi düşünüyorum. Oradaki bir antikacıdan ufak iki şey almıştım, göndertmemiştim, ben gelirim diye. Artık gelip alsanız yaptılar. Geleyim bari dedim. Balat'ın havasına da bayılıyorum. Can hiç gitmedi. Onu gazozcuyla şekerciye götüreceğim :)

25 Ocak 2025 Cumartesi

Gezegenler

İp gibi dizilmiş, dilek dileyecekmişiz.

Öncelikle Can iyileşsin anacım. Aldığı tedavi işe yarasın , uçuşlarına geri dönsün. 

Ve çocuklarım. Allahım onları korusun, yollarını açsın, kendi ayakları üzerinde duran, çevrelerine faydalı,sağlıklı, huzurlu, mutlu bireyler olarak dolu dolu hayatlarını yaşasınlar istiyorum. En büyük dileğim bu. Hangi annenin dileği bu değildir ki zaten...

Ve hep birlikte sağlıkla, huzurla, mutlulukla, bolluk bereketle yaşayalım. Zorlukların üzerinden gelecek gücümüz hep bizimle olsun. Güzellikleri görüp tadını çıkartabilelim. Koşturmalarda unutmayalım sahip olduğumuz en önemli şeyleri...

Ve insanlar artık bir araya gelip güzel bir şeyler yapsınlar. Oturduğu yerden ahkâm kesmek yerine kalkıp harekete geçsinler. Küçücük de olsa yapılan bir eylemin günlerce büyük lâflar etmekten daha çok işe yarayacağını anlasınlar. Her bir acıda temcit pilavı gibi aynı şeyleri haykırıp dururken , başkaları kadar kendimizin de suçluyuz bence.



21 Ocak 2025 Salı

Bir Nezle Olması Kalmıştı O da Oldu

 Haftayı nasıl geçirdim ben de bilmiyorum. Sanırım çoğunlukla yemek yaparak geçti.

Arkadaşım bu fincanları aldığından beri arada kahve içmeye başladım. Can bu işte çok memnun :)


Bu sefer gittiğimiz hastanenin kemoterapi odaları ne yazık ki diğeri gibi ferah ve deniz manzaralı değil. Aksine hiç dışarıyı görmeyen kocaman bir alanı ofis gibi ayırmışlar, klostrofobik bir yer. Daha önce arkadaşımla gitmiştim , o zaman üst katta geniş odalar vardı. Buraya girer girmez bir sıkıntı bastı ama neyse. Biraz kitap biraz maç idare ettik. Neyse ki ilaçları diğerine göre çok hızlı verdiler. Tek tek gelip takmak yerine hepsi bir defada takılınca değişimlerinde hiç vakit kaybı olmadı, çabuk çıktık.



Capitol'den eve yürüdüm ertesi gün. Puslu çamurlu soğuk bir hava vardı ama bana iyi geldi. İstanbulda yolda giderken tavuklar ve horozlara rastladığım bir mahallede oturuyor olmak da lüks anacım :)







Dedim ya ha babam yemek yaptım hafta boyunca. Can'ın iştahı azaldığından belki biri olmazsa birini canı çeker diye .

Bu sefer kemik iliği için verdikleri iğneyi henüz olmadı. Geçen sefer onu vurulmaya başladığında daha kötüleşti gibi gelmişti. Doktora söyleyince , hemen vermeyelim o zaman, bir hafta sonra kan tahlili sonuçlarına göre ayarlarız dozajı dedi. Gerçi bu sefer de üşütmüş bizimki , dört gündür nezle , öksürük. Pardon kendisine göre o nezle değil. Yani burnuna tuzlu su çekmesi için verdiğim savaşları mı yazayım, dün vitamin içirmek için en sonunda tepemin tasını attırmasını mı ... Artık harap oldu öksürmekten , kılını kıpırdatamıyor, hâlâ içmiyor vitamini. Bak bu sabah daha dinç kalktı ama sorsan kesinlikle vitaminin alakası yoktur :D Deli ediyor adam beni. 


Neyse biz şu tatlı manzarayla yazıyı sonlandıralım. Bilgehan gidip tatlı bir şeyler alsam mı modundaydı. Alacağına yapsana dedim. Uzuuuun zaman sonra kurabiye yaptı. Ana oğul buz gibi havada balkona çıkıp yedik :)


14 Ocak 2025 Salı

Yarın Hastane Günü

Son bir haftadır çok iyiydik, Can kendine gelmişti. Bol bol arkadaşlarıyla buluştu. Onu yalnız bırakmayan arkadaşları olması ne güzel. Beni de yalnız bırakmıyorlar. İlk günlerde konuyla ilgili konuşmak istemeyip herkese hafiften atarlanmama rağmen yine de yanımdan ayrılmayan herkese müteşekkirim :)


Yarın sabah bu sefer başka hastanede ikinci dozu alacak. Umarım bu son olur, doktor ve hastane gezmekten öğk geldi. Artık bir yerde kalalım.


Haftasonu buzdolapsız geçti.

Cuma akşam şüphelendim sesinden. Gerçekten de soğutmuyormuş. Devreye girmeye çalışıyor ama hemen atıyor. Daha üç yıl olmamış alalı. Eskisi bile bozukduğunda soğukluğunu biraz korumuştu.


Cumartesi sabahı servis çağırdık. (650 lira olmuş serviz, yok artık ) Akşam ancak geldiler. Bence servislerde buzdolapları öne alınmalı. Buzlukta ne varsa açıldı .


Allah'tan cuma günü kasap siparişi vermekten son anda vazgeçip pazartesi'ne atmıştım. Aylık alıyorum. Bütün etler mefta olacaktı.

Şansıma perçembe günü de pazara gitmemiştim.

Buzluktaki dolmalık biberler öldü. İki kilo barbunya ile iki kilo bezelye Kürşadlar'a gitti. Somon varmış, onu da pişirdim ertesi gün. 


Havaların soğuması da iyi oldu, ne bulduysam balkona attım.

Neyse daha garanti süresi dolmamış. Yeni motor taktılar dün. O arada mutfak dolabımı da hafiften yakmışlar. Yaparken bozuyorlar .


Neyse şimdi market ve kasap alış verişimi yaptım, önümdeki zorlu haftaya hemen hemen hazırım. Perşembe de pazardan sebze aldım mı tamamdır.


Can'ın hiç iştahı olmuyor ilk hafta. Bir kaşık ondan, bir kaşık bundan zorla yiyor. Bu gidişle filinta gibi olur tedavi sonuna kadar. Neyse ki ilk haftadan sonra yavaş yavaş düzeldi yemesi.

Dünden beri instagrama söyleniyorum. Danslarımın arkasına koyduğum müziklerin çoğu gitmiş. Ne olduysa kaldırmış instagram. Ama sırf Türkiye'de yapmış da olabilir, anlamadım. Şu anda müziksiz dans videolarım kaldı yayında.


Şimdi gidip mutfağa gireceğim. Makarna ve şinitzel yapacağım. Hiç de kılımı kıpırdatasım yok ama dışarıdan söyleyesim de yok.


Haydi görüşmek üzere. Öptüm sizi.

12 Ocak 2025 Pazar

Oğlak Dönencesi

Evin ikinci oğlağının da bugün doğum günü :D


Abla kardeş :)


İyi ki doğdun Ömer Kürşad. İyi ki benim kardeşim oldun. 

Seni çok seviyorum. 

9 Ocak 2025 Perşembe

İyi ki Doğdun Anneciğim






 Biz kırk dokuz demeye karar verdik. Siz onun kare kökünü alıp yan yana koyun isterseniz :)

Canım annem.

Nice harika senelerin olsun 🧿

3 Ocak 2025 Cuma

Kelebek ve Arı


 

Beş dakika çay molası vermiştim, bana arkadaşlık ettiler. Yine bahar gibi bir gün vae İstanbul'da. 

Çok şükür Can da biraz kendine geldi, yemek yiyor, dolanıyor. Dün doktor kontrolüne gittik. Kan tahlili yapıldı. Doktorla konuşmadık ama değerler limitler içinde çıkmış gözüküyor. Üç haftada bir üç kür daha alacak. Ama en azından artık başımıza gelecekleri biraz daha biliyor olacağız. 

Şimdi mutfağa gideyim. Evi süpürdüm. İki makina çamaşır yıkadım. Yatak çarşaflarını değiştirdim. Bugün de öyle geçti.


31 Aralık 2024 Salı

Yıllık Döküm

Bu sene en sevdiğim film : Arakçılar 

Bu sene en sevdiğim kitap : Lizbon'a Gece Treni

Bu sene keşfettiğim grup : Maneskin

Bu sene en çok dinlediğim şarkılar :

Road Untraveled (Linkin Park)

Good Enough ( Xdinary Heroes)

The Loneliest (Maneskin)

Road Not Taken (Stray Kids)

Bu sene gittiğim ülkeler : Macaristan, Moğolistan, Tayland 

Bu sene gittiğim konserler : Dimash, Dreamcatcher , Stray Kids

Bu sene beni en mutlu eden olay : Kendimi tamamlanmış hissetmek.

Bu sene tekrar tekrar gittiğim yer : Mahalledeki Kirpi 

Bu sene hep isteyip de gidemediğim yer : Balat 

Bu sene gördüğüm yeni yerler : Eski Datça, Alaçatı' nın çarşısı,  Mudurnu , Ulan Batur, Bangkok 



30 Aralık 2024 Pazartesi

Parti Yapmadık Ama


Yine de buluşmayı başardık.



 Partiye iki kala bizimkiler Can da hasta, kalabalık toplanırsak ona rahatsızlık vermeyelim moduna geçtiler. Mikrop falan taşırız gibi endişelendiler en çok. Cumartesi sabahı Can önceki günlere oranla daha iyi gibi kalktı, siz buluşun ben içeride yatarım zaten dedi. Ben de bizimkilere uzun parti yapamasak da buluşup yemeğimizi yiyelim, zaman kapsülünü açalım, yeni şeyler ekleyelim, fazla sürmeden bitiririz dedim.

Nasıl oluyor bilmiyorum ama yan yana geldiğimiz an, daha kapıyı açarken kahkahalar başlıyor. Ah o kız neşesi var ya kız neşesi. Nasıl güzel bir şeydir.

Pınar bize profiterol sözü vermişti ama yoğurt tatlısına değiştirdiğini söylemişti telefonda. On dakika yoğurt tatlısıyla dalga geçtik. İnsan 16 yaşından beri birlikteyse istediği gibi dalga geçebiliyor işte :D 

Zavallı yoğurt tatlısı - pardon irmiksiz revani ;P - bize çok alınmış olmalı şerbetini çekmedi, inatla çiyzkekimsi bir görüntü sergiledi. Zaman kapsülüne koysak mı diye ciddi ciddi düşündük, belki çekmiş olur beş sene içinde balını :D Hahhaha ..

Zühal'in Eylül ayında hayatında bir kırılma noktası olduğunu öğrendik ama ne olduğunu hatırlayıp bize söyleyemediği için muamma olarak kaldı :D

Birsen on sene önce dileklerine emekli olmak diye yazmış. Beş sene önce gerçek emeklilik diye yazmış. Bunu okuduğumuzda kahkahalarla yine "Gerçek emeklilik " yazdığını gösterdi. Allahım arkadaşıma gerçek emeklilik nasip et, amin :)

Satın almak istediğin şeylere Pınar evler, son model arabalar yazarken benim tabak takımı ve yağ spreyi yazmış olmam vizyonsuzluğumun daniskası olsa gerek ama yapacak bişey yok, ben buyum arkadaşlar.

İşte böyle bir geceydi. 

Fotoğraf köşemde fotoğraf çekmek aklımıza gelmemiş. Hediye çekilişi de yapabilirdik, o da aklımıza gelmemiş. 

Bol bol yiyip, kahkaha atıp, tüm sorunları kapı dışında bıraktığımız çok güzel bir gece oldu.