11 Ekim 2014 Cumartesi

Kendimle İlgili 44 Şey:-)

♥Güldüğüm kadar çok da ağlarım.

♥Bir sürü konuya ilgi duyduğumdan hiçbirinde harika değilim.

♥Yazı yazmak beni en mutlu eden şeylerden biri.

♥Kalabalıkta rahatsız olurum.

♥Bazen birileriyle sohbet ederken çok konuştuğum hissine kapılarak ( ki çok konuşmuşumdur zaten) kendimden sıkılırım.

♥Evimi değişik yerler görmek kadar çok severim. Onun için giderken de dönerken de mutluyumdur.

♥Gün içinde tek başıma yalnız ve sessiz bir zaman dilimi geçiremezsem hasta gibi olurum.

♥Keyfime düşkünümdür. Kovayı, bezi, süpürgeyi orta yerde bırakıp çay keyfi yapabilirim balkonda.

♥Çocuklar küçükken gündüz uyuma saatlerinde hemen hiç iş yapmadan hemen gidip ben de uyudum. Uyumazsam sinirli olacağımı biliyordum ve çocukların düzenli bir evden çok güler yüzlü bir anneye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum:-)

♥En telaşlı anlarda durup derin bir nefes alır zamanı yavaşlatabildiğime inanırım. Hep yavaşlamıştır.

♥Pratiğimdir.

♥Su geçirmez bölmelerde yaşamaya çalışırım. Sabah beni sinirlendiren şeyi öğle yemeğime taşımam meselâ. Ya da yapabileceğim bir şey yoksa düşünüp düşünüp sinir olmak yerine unutmayı tercih ederim.

♥Çok üzgünsem uyurum.

♥Ve yemek yerim, hiç üzüntüden kilo vermedim, hep almışımdır:-)

♥Anne olmayı çok seviyorum ama öncelik kendim olmakta.

♥Tembelim.

♥Neyse ki eli çabuk birisiyim:-)

♥Hâlâ büyüyünce ne olacağıma karar veremedim, en büyük eksikliğimdir bu benim.

♥Terazi burcuyum. Dengeli asla değilim, sürekli dengeyi bulmaya çalışırım. Kılık kıyafetten ev dekorasyonuna davranıştan eğlenceye hep denge kurarım.

♥Ama sanırım anneliğim terazi ile yayın birleşimi. Hem disiplinli hem uçuğum. Bazen Can çocuklar psikopat olacak senin yüzünden diyor:-) Hah ben onlar yüzünden bu hale geldim:-)

♥Sıcak havalarï sevmem. Sonbahar güzeldir. Ama sanırım bir zamanlar eskimo falandım soğuk ve güneşli hava yaşam enerjisi verir bana:-)

♥Doğaya aşığım. Çiçek böcek mücevherlerden çok mutlu eder beni.

♥Basit şeyleri severim.

♥Ve zarif şeyleri.

♥Müzik ve kokularla zamanda yolculuk yapıldığına inanırım.

♥Yirmi yıl önceki Handan'ın görsem ona derdim ki daha çok kendin ol, yapmak istediklerini erteleme, hayır demeyi bil..

♥Sabahları yeni bir hayata uyanırım, akşamlarï yatağa yatma anına bayılırım.

♥Boşuna okumuşsun onca sene denmesi kadar beni sinirlendiren bir şey yoktur. Okumak iş bulmak için değil kendimi geliştirmek için yaptığım bir şeydi.

♥Sanırım arada küfretmeyi seviyorum.

♥Düğümleri çözerim. Kolay kolay pes etmem.

♥Çok dua ederim. Ve çok şükrederim.

♥Olumlu düşünürüm. En azından çalışırım.

♥Zorlamalardan hoşlanmam.

♥Konuşa konuşa anlaşıldığına inanmıyorum.

♥Çok şanslı olduğumu düşünüyorum, neden olduğu konusunda hiç bir fikrim yok.

♥Ayın belli dönemlerinde depresyona girerim. Biyolojik bir şey ama yine de hiç çekilmiyor.

♥Dışarıya kulağımda müzik olmadan çıkmam. Böylece insanları saçma sapan konuşmalarını dinlemek zorunda kalmıyorum.

♥Etrafımı seyretmeyi severim.

♥Eğer bakmıyorsam televizyonun açık durması gürültü gibi gelir. Telefonla konuşulan tv programlarından da kaçarcasına uzaklaşırım.

♥Sarılmayı çok severim. Çocuklarıma, sevdiklerime sarılırım sımsıkı:-) Teselli anlarında da sözcüklerden çok daha fazla işe yarıyor bence.

♥Neskafeyle yıldızımız barışmadı ama sütlükahveye hayır demem.

♥Yine de çay başımın tacı:-)

♥Hayal kurarım. Her an kurarım hem de. Çocuklar bebekken bilgisayar oyunu oynuyor gibi yapıyordum. Küçükken oda kapısına tırmanırken dağlardaki Heidi oluyordum. Mutfakta yemek yaparken tv programı sunuyorum arada:-)

♥Güzelliğin içten gelen çok özel bir şey olduğuna inanırım. Hem ispatım da basit, aynı aktör bir filmde çok yakışıklı gelirken başkasında yüzüne bakmazsın ya, ondan işte:-)

10 Ekim 2014 Cuma

Tavuk Suyuna Çorba

Nezle grip mevsimi geldi ya, en sevdiğim çorba olur kendisi. Hem her derde deva hem lezzetli hem de pratik, hastayken bile yapabiliyorsun rahatça, daha ne olsun.


Her zaman buzlukta küçük parçalar halinde bulundurduğum tavuk, suya atılır haşlanır. Sudan çıkan tavuk parçalarının yerine tel şehriye atılıp altı kapanır. Şehriye kaynamış suda kendi halinde pişerken soğuyan tavuk parçaları didiklenerek yeniden içine atılır. Nane, karabiber, tuz ve yarım limon suyunu da katıp bir kere daha kaynattık mı tamam.

İçine bol bol acı da katılabilir. İlave limonla daha da vitaminli olur. Ki tecrübelerim nezleye c vitamininden iyi gelen bir şey yok diyor:-)

E, hadi geçmiş - ay pardon- afiyet olsun:-)

9 Ekim 2014 Perşembe

Fotoğraflarıma El Attım Biraz :)

Fotoğraf klasörlerinde büyük bir temizlik yapmayı planlıyorum. Öncesinde biraz oynamak istedim onlarla. Çok gezen mi çok okuyan mı bilir bilmiyorum ama çok gezen çok fotoğraf çekebiliyor anacım. Sadece bu senenin mahsulleri bunlar. Aslında hemen hepsini biliyorsunuz..

Eeee, bu kadar uğraştım, hangilerini beğendiniz en çok söyleyin bakalım :) (Bak kolaylık olsun diye üşenmeyip numaraladım bir de ha :)

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12
  
13


14

15


16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

32

33

34

35

36

37

38

39

40

41

42


43
 
44

8 Ekim 2014 Çarşamba

Yapmayı Plânladığım 44 Şey

Kırk dört şey bulabilmek ilk hedefim anacım, dur bakalım kaç tane çıkacak:-)

Filmekimi'ne bilet almak. Yarın Kadıköy'e inebilsem iyi olacak.

Kukla festivali diye bir şey de varmış, belki çocuklarla gidebiliriz. Planlar, plânlar:-)
Sanırım buna gidemeyeceğiz, yerine başka bir aktivite bulacağım çocuklarla. Nasıl olsa yeni bir festival daha gelir:-)

Hâlâ Roland Garros'a gidemedim, bu sene olsa artık:-)

Can beni Maldivler'e götürmedi bak, başının eti yenilecek:-)

Dilsiz alfabesi öğrenmek istiyordum ama kafam almıyor yahu, iki üç kelime öğrendiydim unutmuşum, biraz ilgi, çalıştır saksıyı Handan.

Tablette ingilizce kitap okumalı. Hem orada hemen bilmediğim kelimelere bakabiliyorum. Bak bir tane oku, aferim diyeceğim:-)

Oğluşlara epeydir yelek örmedim, ay büyüdüler de onlar, kalın ip kalın şiş yapayım birer tane:-)

Kitap fuarı öncesi elimdeki kitapları bitirmek. Fuara da çekçekli bavulla mı gitsek, ölüyoruz taşımaya çalışırken:-)

Bu sene Süreyya'da bir gösteriye gitmeli, burnumun dibi, ayıp. Daisy huuu, sen söyle zamanını ben gidip kuyruğa gireyim.

Metehan'a tiyatro izleme ödevi verildiydi, bak oyun da bulmuştum güzel, bilet var mıdır ki acaba?

Bilgisayar odasındaki dolap boşaltılıp düzelecek.

Kasetler, o kasetler bilgisayara aktarılıp bitsin artık. Evet kolay iş değil ama düzenli olarak zaman ayırırsam olayacak şey değil.

Hikâye yazmaya başla. Napalım aklına sadece aşk hikâyesi geliyorsa, sen de oradan başla, gerisi gelirse gelir.

Haftada bir Birikim'e yazı yaz. Seviyorsun o karanlık bloğunu çok:-)

Fotoğrafları düzenle. Bak bu da zor iş. Herşeyi biriktirmek zorunda değilsin, sil gitsin.

*Bu arada epeydir fotoğraf bastırmadın, seçtiklerinden bastır. Aslında şu fotokitaplara bak biraz, çok güzel olabilir.

*Aaa, Avrasya Maratonu ne zaman, bu sene katılsaydık bari. Sırf Boğaziçi köprüsünden yürüyerek geçme keyfi için:-)

Ortopedistden randevu almalı artık. Geçmiyor bu diz bir türlü.

Spor salonuna yazılmalı. En azından yüzmeye başlasam. ( Önce dizleri tamir ettirmeli de:-)

Değişik bir yemek yapmayı öğrensem:-)

Bir de pasta gibi bir şey meselâ. Etimek tatlısı, cheesecake gibi :-)

Fransızcamı hatırlasam. Yani mutlunun anlamını bile bilmiyorum, tamamıyla unutmuşum. Kendi kendime biraz başlasam da peşinden kursa gitsem. St Joseph'de var meselâ kurs.

Fotoğraf gezisine katılmak istiyoruz ne zamandır , bu sene ihmal etmeden ayarlasak bir şeyler.

*Udumu tamir ettirip yeniden çalmaya başlamalı. Kürşad'la birlikte abla kardeş çalıp kaydederiz hem, ne eğlenceli olur:-)

Babam notalarını bilgisayara aktarıyordu, şimdiye çok daha pratik programlar vardır, kaldığı yerden devam etsem.

Memleketin doğusunu hiç görmedim. Bir tur olsa en azından.

Ha ha ha, eskiden bungee jumping falan giriyordu listeme, şimdi yürüsem yeter:-)

Karanlıkta bişiler yapılan yer vardı oğluşlar da sevmez mi acaba?

Küçük bir kitapçı dükkânım ya da kütüphanem falan olsa. Ah bunu o kadar istiyorum ki. Kocaman olmasına ya da bana çok para kazandırmasına gerek yok, kendini idare etsin yeter.

Bir de evimiz olsa. Hem şehirde hem yalnız hem küçük hem hepimizi alacak şekilde, dağınıklığı kaldıracak bol dolaplı, yeşil manzaralı, balkonlu, kolay silinir camlı, yazın serin kışın sıcak. İşte bu diyeceğimiz bir evimiz:-)

Karavan da almak istiyorum. Minik şıkış tıkış degil, rahat ve konforlu. Tatil bulur bulmaz yollara koyulup keyif yapacağımız türden:-)

Her anımı keyifle yaptığım şeylerle doldurmak, geçmişi geride bırakmak, sürekli kendimle hesaplaşmaktan vaz geçmek, ne yaptıysam ne yaşadıysam hepsinin benim hayrıma olduğunu kabul ederek huzura kavuşmak istiyorum.

Aaa, cadılar bayramında Metos'un arkadaşlarını çağırsak, güzel bir yemek ve film keyfi yapsak. Hımm, eğlenceli olabilir

Ay yoruldum ama pes etmeden bulacağım dur:-)

Yeni restoranlar, kafeler falan keşfedeyim artık, hep aynı yerlere çekiyor ayaklarım beni.

Yeni müzik grubu da bulayım, en son Zeyfi sağ olsun Kasabian dinlemeye başlamıştım ki iki seneyi geçti herhalde.

Beş kilo vermeyi yazmamışım bak. Fıstık gibi olurum , ne mutlu olurum:-)

İzmir'e vapur var mı onu araştıracağım. Oğluşlarla memleketlerine gitsek bir ara:-)( İzmir'e vapur yok sanırım araştırdım internette, göremedim)

Bir de Eskişehir ile Amasya da görmek istediğim şehirlerden. Haftasonu kaçamağı falan yapılamaz mı ki:-)

Fidanlarımı bir yerlere dikmeliyim, küçücük saksılarda cılız kaldılar.

Yapbozlarımı bitireyim de yenilerini alalım:-)  Geceler uzuyor, tam zamanıdır:-)

Düz beyaz porselen kupa falan bulmalı, porselen kalemlerim kuruyacak kullanılamadan. Ne güzel hediyeler yapılabilir .

 Ve sonuncusu...

Sabahları aynadan kendime bakıp gülümseyeceğim,hatalarını affedeceğim, cesaret vereceğim ve görüp görebileceğim en genç halimin tadını çıkartacağım:-)

Eh, kutluyorum kendimi, listeyi tamamladığım için:-) Daha sonra da gerçekleştirdiğim için kutlarım umarım:-)

Kendime Not:  * lılar haftalık plânlarım, altı çizililer yapıyor olduklarım, üstü çizililer bitenler:-)

7 Ekim 2014 Salı

Fethi Karamahmudoğlu

07 Ekim 1942- 07 Ekim 1999


Sen yine teyp tamir etsen köşende, ben de seni izlesem merakla yine:-) 

Mavi gözlerindeki sevgiye daldığım. Güzel kızım akıllı kızım sözleriyle büyüdüğüm... Şişe kırılsa tamir eder bildiğim. Sazının sesini ninni yaptığım...

On beş yıldır eksik olan yanım...

Seni çok özledim, yine yine hep çok özledim babacığım..

6 Ekim 2014 Pazartesi

Bayram Şekerleri :)

Haydi bir tanesini seçip tıkla nostaljik bayram hediyem olsun sana :)

http://www.youtube.com/watch?v=ZC3VfQOyF8o


http://www.youtube.com/watch?v=XfR9iY5y94s

http://www.youtube.com/watch?v=KbqMD29qi58

http://www.youtube.com/watch?v=PIb6AZdTr-A

http://www.youtube.com/watch?v=3eT464L1YRA

http://www.youtube.com/watch?v=JmcA9LIIXWw

http://www.youtube.com/watch?v=Gf1WT8VEZxk
 
http://www.youtube.com/watch?v=yCC_b5WHLX0

http://www.youtube.com/watch?v=qeMFqkcPYcg


http://www.youtube.com/watch?v=djV11Xbc914