16 Ağustos 2014 Cumartesi

Evet Biraz Abarttığımı Ben de Fark Ettim Artık :)

Ama bakın şimdi. Ben masum masum oturuyordum. Ütüler vaaar, yapılacaklar vaar.. Zaten yaz sıcağında dışarı çıkmaktan hiç hoşlanmam.

Metehan geldi "Anne Hong Kong'lu arkadaşım turla İstanbul'a geliyormuş, yarın Sultanahmet'e gidebilir miyiz?" dedi.. Tam emin değilim "Gidebilir miyim" de demiş olabilir ama ben onu böyle algıladım.. Zaten diğer türlüsüne -her ne kadar horozlanıyorsa da ortalıklarda - henüz küçük anacım :)

İyi oğluşum dedim, götürürüm seni. Ben de bir kafe bulup otururum biraz.

Derken gözüm cüzdanımdaki artık tarihi geçmiştir dediğim müze karta ilişti. (Yani açıp baktım, durup dururken evde cüzdandaki müze karta insanın gözü nasıl ilişebilir, tı tı tı..) O da ne, ayın yirmi birine kadar süresi varmış, hazır oralara gitmişken son dakika golü atabilirim :) Ayasofya'ya , gittik, Topkapı, gittik, eeee, Arkeoloji Müzesi... Evet evet Arkeoloji Müzesi güzel.. Yirmi yıl kadar önce Any ile dolaşmıştık ama bitiremeden yığılmıştık önündeki basamaklara :)

Hemen sitesine bir göz attım :) (Bknz)
1869 yılında Aya İrini Kilisesi'nde Müze-i Hümayun olarak kurulmuş. Yetersiz kalınca Çinili Köşk de müzeye dönüştürülmüş.

Sonra 1883'te Güzel Sanatlar Akademisi olarak inşa edilmiş bina Eski Şark Eserleri Müzesi olmuş. (Çocuklarım Şark'ın anlamını öğrendiler bu araştırma sırasında) (Ay onlar araştırır mı, anneleri aaa bakın bu da varmış diye okuyor, neyse dinliyorlar en azından , buna da şükür:)

Son olarak da Arkeoloji Müzesi inşa edilmiş ki dünyadaki müze olarak inşa edilen ender binalardan birisiymiş. Üzerinde Asar-ı Atika Müzesi (Eski Eserler Müzesi) yazıyormuş. 13 Haziran 1891 yılında açılmış, hâlâ müzeciler günü olarak kutlanıyormuş :) (Kutlanıyor yani, ben zaten biliyordum kii, pöh:)

Dünyadaki en iyi on müzeden biri olan bu müze bir ziyareti daha hak ediyor bence :)

Yani anacım, siz bu yazıyı okurken biz (Can değil, işe gitmek zorunda olduğuna pek sevindiği anlardan birini yaşadı hain, daha bünyesindeki müzeleri atamadan yenisine sürüklememem lâzım :) müze yolunda olacağız, yine (!) :)



14 Ağustos 2014 Perşembe

İyi ki Doğdun Any :)

Bu gün Any'nin doğum günüydü, nasıl başardık bilmiyorum ama baş başa nostaljik bir gün geçirdik :)

Hatta evden tam çıkarken annemin arayıp bende yemeğinizi yiyip öyle gidin demesi konsepti tamamladı, bir anda genç kızlığımıza döndük :)



Her sene onun doğum gününde Moda'ya çıkardık, yine aynısını yapmak istedim :)

Aaa, tam da okulunun önünden geçiyoruz, haydi önce buraya girelim :)





 

Bu kantini görünce yeniden liseli olasım geldi :)



 
 Okulda rastladığımız bir öğretmen bize ,terasa çıkmadan gitmeyin deyince kendimizi bir de üst katta bulduk..



Birisi sırasına geçmiş bile :)

 
Eh artık kutlamamızı yapabiliriz..
 
 
Bakıııın benim yüzüğüme bakışı :)
 
 

 İyi ki doğdun Any... Nice güzel yıllara canım.. Kahkahan yüzünden hiç eksik olmasın..

 
Geçen onca yıla inat, biz hâlâ ..
 
Bi makyaj yapmayı beceremeyip üç saat önce itinayla sürdüğümüz rujun çoktan gittiğini bile fark etmeyen iki komik tipiz işte.. Ne güzel :D



PTT Müzesine Vardık Sonunda :-)


Ama müzede fotoğraf çekmek yasaktı, onun için sizi şuraya alayım:-)



Burası müzenin penceresinden Büyük Postahane, o da yasak değildir her halde diyerek bu güzel manzarayı çektim artık:-)


Bir kafede denize nazır çay içerek  güne noktayı koyduk. İstanbul her şeye rağmen çok güzel:-)





13 Ağustos 2014 Çarşamba

Handan İstedi İki Müze, Allah Verdi Üç Tane :)

Dönüş yolunda bu binanın fotoğrafını çekerken bir tabela dikkatimi çekti..
 
Müze mi yazıyordu orada?
 

Lütfen lütfen lütfen gidelim mi?


İş Bankası Müzesi diye bir müze varmış ki hiç duymamıştım.. Ha ha ha, bütün müzeler konusunda uzmanım ya :) Aslında banka ve bankacılık tüylerimi diken diken etse de ayrıldıktan on dört sene sonra hâlâ yine de merak ettim burayı.

Burası da bedava!



Binaların kendileri bir güzellik zaten. Bu pencerelere bakmaya doymuyor insan..


Dolaşmaya üst kattan başlıyorsunuz. Galeriler numaralanmış, İş Bankası'nın ilk günlerinden günümüze..

Şu ilk binanın güzelliğine bakın :)




Keşke şimdi de dergi kapakları böyle olsa :)


HAngimizin yoktu ki bu kumbaralardan?



 









 


Biraz genel kültürümü arttırıyorum. Ah bir de aklımda kalsa..


Bu bizim kumbaraların üzerindeki genel müdürlük binası :)




Giriş katında eski şube ve hesap cüzdanlarında bekçi eşyalarına bir çok şey var. Burada bir çok kişi tarafından İş Bankası'nın anlatıldığı kulaklıklı ekranlar da bulunuyor..

 








Artık bodrum katına inebiliriz. Burada kasalar ve kiralık kasalar var..

Düşününce bu kadar sıradan olan şeylerin çocuklar için ne kadar eğitici olduğunu kavrıyor insan bir kere daha. Çocuklarım kiralık kasalar, bankolar, kasalar derken hiç bahsetmediğimiz bir konuda bayağı aydınlandılar :)


Bir an müfettişlik günlerim geldi aklıma :) Hemen kasanın anahtarına el koyup saymalıyım paraları :)




Burası da en eğlenceli bölgeydi :) Aradaki koridorlardan birinde rakamlar önümüzde akıyorlardı. Hemen Matriks havasına girdik :)


PAraları inceledik diğer yanda..


Tamam bizim paralar sahte değil :)

 
Kiralık kasalar son durağımız.


Eee, cevap verin bakalım, siz olsanız kasanızda ne saklardınız ?