Dün Any ile şöyle bir konuşma geçti aramızda. Telefondayız, bana iki üç günlük tatile çıktığını söylüyor, inanamıyorum.
Handan- Aaa harika, gerçekten mi?
Any- Valla ben de evden çıkmadan inanamayacağım.
Handan- Çok sevindim. Ben bu hafta sürpriz doğumgünü planlıyordum ama ...
Any- Gerçekten mi, ne zaman?
Handan- Sana soracaktım ne zaman olduğunu, ona göre direktiflerimi verecektim.
Any- Ben cuma günü döneceğim ama haftasonum da dolu.
Handan- Ondan sonra da ben yokum.
Any- Neyse o zaman arkadaşım , bu parti de bensiz olsun...
Handan- ?!?!?
Buraya bir açıklama girmem gerekiyor tabi. Any, benim canım arkadaşım, okulda hocaların deyimiyle, diğerim, ( Hep yan yana olduğumuz için, tek görünce diğerin nerde derlerdi:-) olayın özünü anlamamıştı. Ben bunu yıllar sonra yapılan tatilin dimağdaki etkisi olarak yorumluyorum. Hemen eşini telefona çağırıp, tatil boyunca kızın elini bırakmaması, ona iyi bakması gerektiğini anlattım tabi...
Zira ben Any için parti ayarlaması yapmaya çalışıyordum, bugün doğum günü olan oydu çünkü:-) Ha ha ha, artık pastasını kesip, fotoğraflarını da yollarım bilahare kendisine, 25. doğum gününü gıyabında kutlarız kendi kendimize :D
Benim çılgın, iflağ olmaz romantik, enerji küpü, canım arkadaşım, İYİ Kİ DOĞDUN...
Nice gülümseyen yıllara....
14 Ağustos 2013 Çarşamba
13 Ağustos 2013 Salı
Nostalji
Ödevimi yapmışım, aferini almışım :-)
Ne güzelmiş kibrit kutuları eskiden, artık onlar bile sıradanlaştı...
12 Ağustos 2013 Pazartesi
Cin Fikir
Hani her zaman bir dolap kıyısında falan olan bir eşyayı düzenli güzel bir köşe bulup yerleştiririz de sonra bir türlü bulamayız ya o harika yeri. Acaba diyorum, aldığım yere bir not bıraksam , " O cd kutusunu tv dolabının altına koydum" gibi meselâ, işime yarar mı:-) Fena fikir gibi gözükmedi gözüme doğrusu.
Bir müddet sonra da dolaplardaki not kâğıtlarını toplamam gerekebilir ama, onu da o zaman düşünürüm artık :-)
Bir müddet sonra da dolaplardaki not kâğıtlarını toplamam gerekebilir ama, onu da o zaman düşünürüm artık :-)
Oradan Buradan
Ramazan bitti bile.
Genelde tembel geçirdim son haftalarını, iyi geldi. Fakat artık biraz kendimi toparlamam lâzım. Oruç tutarken yediklerime dikkat etmek sanki ard niyetlilikmiş gibi geldiğinden akşamdan sahura ne bulsam mideye indirip üstüne bir de zırnık kalori harcamamayı başardığım için ... Cümlenin devamı belli:-) Bugün biraz işkembemi mide boyutlarına indirmek üzerine çalışıyorum diyelim .
Neyse konuyu değiştirelim.
Can da bayramda evde olunca boş İstanbul'un tadını çıkarttık biraz. Ev gezmelerimiz, mezarlık ziyaretimiz, araba dolusu alışverişimiz, oyun gibi mobilya kurmalarımız ve bir akşam Riva kaçamağımız oldu.
Dün de sevgili Salise Teyzemin duasını yaptık, hepimiz evinde buluştuk, onu andık.
Bugün Metehan'ın kayıt işlerini halletmeye çalışıyoruz. Liseye hâlâ inanamıyorum yahu :-)
Hava sıcak, evimdeki rüzgârlı koltuk bir harika. Şimdi gidip balkonu yıkayayım. Daha çamaşır var, bulaşık var, yemek var....
Herkese keyifli bir gün diliyorum. Hem bakın pazartesinin çoğu gitti azı kaldı :-)
Genelde tembel geçirdim son haftalarını, iyi geldi. Fakat artık biraz kendimi toparlamam lâzım. Oruç tutarken yediklerime dikkat etmek sanki ard niyetlilikmiş gibi geldiğinden akşamdan sahura ne bulsam mideye indirip üstüne bir de zırnık kalori harcamamayı başardığım için ... Cümlenin devamı belli:-) Bugün biraz işkembemi mide boyutlarına indirmek üzerine çalışıyorum diyelim .
Neyse konuyu değiştirelim.
Can da bayramda evde olunca boş İstanbul'un tadını çıkarttık biraz. Ev gezmelerimiz, mezarlık ziyaretimiz, araba dolusu alışverişimiz, oyun gibi mobilya kurmalarımız ve bir akşam Riva kaçamağımız oldu.
Dün de sevgili Salise Teyzemin duasını yaptık, hepimiz evinde buluştuk, onu andık.
Bugün Metehan'ın kayıt işlerini halletmeye çalışıyoruz. Liseye hâlâ inanamıyorum yahu :-)
Hava sıcak, evimdeki rüzgârlı koltuk bir harika. Şimdi gidip balkonu yıkayayım. Daha çamaşır var, bulaşık var, yemek var....
Herkese keyifli bir gün diliyorum. Hem bakın pazartesinin çoğu gitti azı kaldı :-)
8 Ağustos 2013 Perşembe
6 Ağustos 2013 Salı
Bizim Evin Liseli Halleri
Sınavdı, puandı, tercihti derken sonuçlar biraz önce açıklandı :-)
Aman Allahım benim oğlum liseli oldu....
Aman Allahım benim oğlum liseli oldu....
5 Ağustos 2013 Pazartesi
Kanıksamak....
Sıkılmış bir şekilde attım kendimi yatak odasına. Yatağıma uzanıp kitap okumak iyi gelir diyerek baş ucumdaki kitaplardan bir tanesini aldım elime. Derken karanlık geldi içerisi, perdeyi açmamışım, kalkıp açtım perdeyi.
Manzarayı görünce aklıma binlerce düşünce uçuştu. Bu ağaçlar terapi gibi, penceremden manzara ne güzel diyen ben perdemi bile açmaz hale ne zaman gelmişim. Nasıl bakmaz olmuşum manzarama. Kendimce yemyeşil harika ev hayalleri kurarken elimin altındakiler nasıl da sıradanlaşıp görünmez olmuş...
Güzellikler ve hatta çirkinlikler kanıksanıyor zamanla...
Hiçbir şeyi görmezden gelme diye fısıldadım kendime....
Güzeli her zaman kutla, elinin altında olanı sıradan bulmaya başlama, çirkine her zaman karşı dur, sürekli yapılanı normal saymaya başlama...
Ya Ben Şimdi Anladım
Evde tutulan %50'yi dışarı salmak değil mesele, mesele dışarıda salınan %50'yi de bir şekilde içerde tutmak...
3 Ağustos 2013 Cumartesi
Cin Fikir
Dün akşam iftarda 10 büyük 8 çocuk toplam 18 kişiydik. Normal hazırlıklarımı yaparken bir anda havanın sıcak ve bizim kalabalık olduğumuz aklıma geldi. Buzdolabıma ilave su koymama imkân yoktu , zaten 8 şişe içecek , karpuz ve yemekleri sığdırabilmek için bildiğim bütün mühendislik bilgilerini kullanmıştım. Bu esnada buz denilen o şahane buluşu kullanabileceğim fikri yandı. Bütün gün boyunca aklıma geldikçe buzları kaba boşaltıp yeniden su doldurdum buzluğa. Ve dadammm, akşam bir damacana su bitirmiş olmamıza rağmen kimse soğuk susuz kalmadı :)
1 Ağustos 2013 Perşembe
Skulpturpark
Legoland çıkışında otele dönerken yolumuzun üzerindeki bu heykelli parka giriyoruz.
Uçsuz bucaksız bir yeşilliğin ortasında kendi hallerinde duran heykeller tezat oluşturuyorlar, tuhaf bir biçimde de güzel kaynaşıyorlar aynı zamanda :)
Çocukların tepesine çıktıklarını gördüğümde durun ne yapıyorsunuz desem de, heykellerin ismine baktığımda fark ediyorum ki oğlanlar anlamışlar olayın özünü :)
Üç oyun heykeli :)
Hımmm bu divan ismi size de pek tanıdık gelmedi mi ?
Gayet de tanıdık gözüküyor :)
Ertesi sabah kasabanın merkezine gidelim diyorum , pek uzakta değil zaten. Yine giriyoruz heykelli parka, ama çok sıcak olduğundan ana yoldan değil aradaki bir patikaya dalıyoruz.
İnsanın ruhu dinleniyor bu manzarada :)
Yeşilliklerin arasında, acaba doğru yoldan mı gidiyoruz soru işaretleri eşliğinde parkın diğer ucuna varıyoruz.
Uzaktan bakarken bu heykellere , çok tanıdık geliyorlar bana.
Ve hemen bağırıyorum: "Aaaa, Küçük Prens değil mi bunlar?"
Evet ta kendisi ...
Tilkisi
Lambacısı
Bütün zarafetiyle kendisi.
Benim küçük prenslerimle birlikte poz veriyorlar :) Benimkiler prens mi maymun mu orasından tam emin değilim gerçi :)
En son heykel "Benim dünyama hoşgeldiniz " diyor.
Ben de iyi ki gelmişiz diye geçiriyorum içimden :)
Minicik kasabanın merkezinde bir iki saat geçiriyoruz. Hediyelik eşya dükkanındaki kız da ertesi gün Alanya'ya gidiyormuş, biz sıcaklardan kaçtık siz ona koşuyorsunuz diyorum, gülüyor.
Uçağımızın kalkmasına az kaldı. Otobüse binip otelden eşyalarımızı aldığımız gibi havaalanının yolunu tutuyoruz.
Sadece dört gün bile ne çok şey alabiliyor içine değil mi?
Her sabah yepyeni bir keşif yapacakmışçasına uyanmamız lâzım belki de tatili beklemeden.
Kim bilir belki burnumuzun dibindeki birçok şeyi fark edemiyoruzdur bıkkınlık perdesinin ardından..
Yolda giderken Metehan'a işte topluiğne ucu kadar bir yer kaplıyor bütün hayatımız, ne büyük görüyoruz diyorum.
İki gün önce üzerinden geçtiğimiz köprüyü seyrediyorum biraz.
Bulutların üzerinde olmanın keyfini çıkartıyorum.
Giderken yolda aldığım kitabımı bitirmiştim, onu koltuğumun önündeki gözde bırakıyorum, belki kitap arayan birisinin eline geçer diyerek. Yanımdaki diğer kitabı alıyorum elime. Yıllar önce okuduğum Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, aynı kitabı bambaşka ben olarak yeniden okuyorum...
İşte İstanbul'a geldik bile.
Çocuklarıma "En büyük zenginliklerden birisi de nedir biliyor musunuz ?" diyorum.
"Harika bir tatilden dönerken evimize kavuşacağımız için mutlu olmaktır..."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)























