9 Ocak 2014 Perşembe

İyi ki Doğdun Anneciğim :)

Yine her zamanki gibi
yazmayı düşündüğüm şeyler
duygularımın yanında pek sönük kaldılar.
 
 
Ben de kardeşlerinden yardım aldım biraz :)
 
Ve bu her baktığımda tıpkı bana benzediğini düşündüğüm fotoğrafından :)
Arkadaşlarından :)
Senden yardım aldım bol bol :)
Babamdan :)
 Bizim maceramızın başladığı yerden :)


 

 

Sen "Kızım şiirdi" demiştin ya, ben de annem bir şiir diyorum, üzerine bir söz söyleyemiyorum :)


Hayatımıza kattığın renk, sıcaklık, mutluluk, huzur daim olsun.

Bu güzel fotoğraflara daha niceleri eklensin.

Seni çok seviyoruz bebek :)


8 Ocak 2014 Çarşamba

Oje Sürme Başarısı


Genç kızken tırnaklarım çok güzel uzardı, manikürle falan pek alâkam yoktu ama oje sürmeyi çok severdim. Şimdilerde hep suda olduğundan hemen kırılıyorlar. Oje desen durmuyor hiç üzerinde.

Geçen gün baktım uzamış biraz, arkadaşımla buluşmaya da çıkacağım ya oje süreyim diye aklımdan geçirdim. Neyse kahvaltı, beslenme, öğle yemeği, oğlanı okula götür, evi süpür derken öğle oldu. Arkadaşım 20 dakika sonra oradayım dedi. Ben de 20 dakikam varsa lavabonun içine doldurduğum şeyleri de yıkayayım diyerek mutfağa girmiştim ki aklıma geldi. Hemen musluğu kapatıp kendime bozulmamış bir oje bulmaya gittim:-)

Tabii ki iki kat sürmeme imkân olmadığından tek kat, daha ben bu fotoğrafı çekene kadar ucu çıkmış ama olsun, başardım:-)

Saatli Maarif Takvimi


Saatli Maarif Takvimi zamanda yolculuktur:-) Bir anda çocukluğuna dönersin.

Yanından bakmadan geçemediğindir:-)  Bazen güzel bir söz yüreğine dokunur. Bazen bir dize.

Osmaniye'nin kurtuluşunu kutlarken bulursun kendini , ya da oğlak burcunun özelliklerini okurken:-)

Zemheri fırtınasıymış demek onun için bu sabah üşüdüm diye düşünürsün:-)

Rebiülevvel demeye çalışırken gülersin.

Bir fıkrayı paylaşırsın çocuklarınla.

Ne bileyim, o hep elinin altındadır, hemen dönüp bakıverirsin aşure ayına ne kadar kalmış diye:-)

Güzel birşeydir velhasıl.

Kendine hastır, diğerlerine hiç benzemez:-)

Yeni Yılın İlk Haftası Bitmiş Bile...

Zaman artık o kadar çabuk geçiyor ki... Sanırım günlük hayatın koşuşturmaları dışında elektronik hayatın da bunda etkisi çok. Bazen elime tablet alıp saatlerce ona bakabiliyorum amaçsız. Oysa herşeyi kapattığında, beş dakika bile güzel bir sohbetle uzun tadlar bırakabiliyor ardında.

Benim ilk haftam dolu dolu geçti:-)

İlk sabah kahvaltıda bizdeydik, kalabalıktık, çok güzeldi:-)  Öğleden sonra ise tembellik yaptım:-)

İkinci gün Kürşadlara gittik, Aynur nefis bir sofra hazırlamıştı, yine hep birlikteydik:-)  Yılbaşı hediyesi olarak birbirimizden habersiz birbirimize almış olduğumuz Tabu ile oynadık. Çocuklarımı seyrettim gülümseyerek oyun sırasında:-)

Minare Gölgesi'ni okudum. Başlamamla bitirmem bir oldu, hüzünlü ve güzel bir İstanbul kenar mahallesinin öyküsüydü. Sevda'nın bloğunda görmüştüm. Onun sayesinde bayağı değişik yazarla tanıştım, ne güzel:-)

Bir akşam dışarda yemeğe çıktık ailece ve yemek boyunca ingilizce konuştuk:-)  Sonra yan masamıza İngilizler gelince komik duruma düşmüşüzdür kesin ama kimin umrunda. Hepimiz cümle kurmaya çalışırken pek eğlendik, kimse cep telefonuna bakmadı:-)

Pazar sabahı Can'ın ağabeyine kahvaltıya gittik. Şehrin öteki ucunda olduğundan ancak pazar sabahı trafiksiz zaman diliminde gidiyoruz:-)  Çok uzun oturmasak da güzel bir değişiklik oldu. Yolda müzik keyfi de cabası.

Hava gayet güzel olduğundan çocuklar Noel Baba hediyelerini dışarda kullanma şansı elde ettiler. Zaten Noel Baba da onlar arada dışarı çıkıp temiz hava alsınlar diye getirmişti o hediyeyi. Kocaman tekerlekli uzaktan kumandalı arabaların peşinden koşturarak gitmelerini izlemek gülümsetti beni. Tabi bir torba pili ertesi gün pil kutusuna atarken biraz düşüncelere dalmadım değil:-)

Bir akşam da Kürşadlar bize uğradılar,  önce yemek yedik. Can'la Kürşad helikopter uçururken Aynur'la Bilgiç obeb okek çalıştılar:-) Kestaneler bu sefer kurtlu çıktı hep , pazardaki çocuğa söyleyeceğim.

İngiltere'den gelen arkadaşımla Kadıköy keyfi yaptık. 10 gün daha burada, cumartesi gece partisi yapmak için sözleştik, umarım yapabiliriz:-)  Çok çok yedik, minik güzel dükkanları dolaştık. Moda'daki  Kemal Usta 'daWaffle yemediyseniz, muhakkak tavsiye ediyoruz:-)

Puzzle yaptım bu arada. Nadal'ın final oynadığı çok güzel bir tenis maçı izledim. Arada kar özlemimi kayak yarışmaları ile telafi ettim. Köşede duran yüzüne bakmadığım örgümü elime alıp kirpi yünden başladığım atkıma devam ettim. Bitirip şapka örmeye başlayacağım:-)

Ay ne haftaymış:-)

Umarım yılın kalanı da böyle verimli ve keyifli geçer:-)

Bıttiiii:-)


Dün gece yatmadan bitirdim:-)  Şimdi bunu bozup anneme vereceğim, bir de o yapsın. Sırada üç tane daha var ama onlar bu kadar kolay değil:-)

Herkese günaydın.

Bütün taşların tıkır tıkır yerine oturduğu güzel bir güne açılsın sabahınız..

7 Ocak 2014 Salı

Yap Boz :-)


Çıtır çerez gibi bir yapbozum var, küçük figürler ve yazılardan oluştuğu için kolay ve zevkli :-)  Gel keyfim gel:-)

İlginçmiş

"Karanlıkta Diyalog" sizi parkta dolaşmak, bir caddede karşıdan karşıya geçmek, vapura binmek gibi günlük hayat deneyimlerine sokar; ama tümüyle karanlıkta, duyularınızı uyandırarak ve farkındalığınızı derinleştirerek...

Görme engelli rehberler, sizin dokunarak, koklayarak, tadarak ve duyarak "yeni ve farklı" bir biçimde görmenizi sağlayacak ve sizi unutulmaz bir yolculuğa çıkartacaklar.

"Karanlıkta Diyalog", 1988’de Almanya’da Prof. Dr. Andreas Heinecke tarafından oluşturulup, hayata geçirildi.

Biletleri Biletix'de satılıyor.Ayrıntılı bilgi de veriliyor orada. ( Bknz

Mutluluk

"Mutluluk arıyorsan
Küçük bir umut yeter
Geçmişi geleceği
Bir anlık unut yeter

Dirilsin emellerin
Kokusunda güllerin
Üşümüşse ellerin
Ellerimi tut yeter..."
Fethi Karamahmudoğlu

Babamın anneme yazdığı bu şiir en sevdiklerimdendir.

Hepinize günaydın.

Sevdiklerinizle el ele geçireceğiniz bir haftaya açılsın sabahınız:-)

6 Ocak 2014 Pazartesi

Bizim Handan'ın Unutkanlıkları

Az önce balkonda çamaşır asarken çocuklara bu sene yeni bir şey almadığımı düşündüm. En azından Metehan'a bir tane güzel kıyafet alsam iyi olur derken bir anda hayal meyal Metehan'ın "Anne yeni kıyafetimi yılbaşı gecesi giyerim" dediğini hatırladım. Hemen içeri gidip onların gardrobunu açtım, ta daaam, oğluşuma üzerinde kurukafalı tam sevdiği gibi harika bir kapişonlu sweatshirt almıştım ben zaten, yılbaşı gecesi giyilmeyi bekliyordu...

Ah, ah...

Neyse kış bitmedi en azından:-)

Bu Sabah


Harika bir kızıllık vardı gökyüzünde :)

Yılın ilk pazartesisinde, herkese günaydın.

Bol kahkahalı bir haftaya açılsın sabahınız...