Bu antredeki çekmece. Malum ortalıkta ne varsa içine atılıyor. Neyse kendine geldi biraz. Bir müddet daha doldurabiliriz artık :)
Bu da bilgisayar masasının başındaki çekmece. Aktarma kabloları falan olduğu için ancak bu kadar yola giriyor. Ama sağdaki soldaki piller toplanınca toparlandı biraz. Ve Can'a artık uzunca bir süre pil almaması tembihlendi:)
Bu kısım bayağı temizlendi :)
Bu da çocukların çekmecesiydi. Eski halini çekmemişim. Ama çocuğu olan herkes tahmin edebilir sanırım :)
Asıl güzellik, her taraftan elime geçen bu tonlarca kabloyu Can'ın önüne dökmekteydi. yapılabilecek pek birşey yok, gidip bit pazarında tezgâh açıp satmadıkça hepsi kocaman bir yığın olarak kalacak ama en azından - belki ??- aynı kablodan 3-4 tane olduğunu görürse yenisini almaz gibi bir umudum var. O kadar.
Şimdi masanın üzerine yığdığım bu kısımla uğraşmam gerekiyor :D
Herkese günaydın.
Güzel sürprizler barındıran bir haftaya açılsın sabahımız...
24 Eylül 2012 Pazartesi
23 Eylül 2012 Pazar
Bugün Çekmece Düzenleme Günü Olsun muuu?
Bu serin ve güzel pazar günü yapacak birşey bulamayan sevgili arkadaşlarım varsa bana katılsınlar anacım. Ne zamandır sinirimi bozan bir iki çekmece var evde. Açtığımda içinden fışkıranları bir daha yerine tıkmak için bayağı zorlanıyorum. Gözümde büyüyor ama olaya birer birer yaklaşmaya karar verdim.
Şimdi gidip öncesi sonrası hallerini oluşturacağım.
Bak sonra yayımlayınca benimkiler de bu kadar güzel olsun istiyorum diyeceksiniz, canınız çekecek diye şimdiden söylüyorum :D
Aynı zamanda belki olur da üşenirim diye buraya not düştüğümü sakın zannetmeyin.
Canım o kadar gereksiz mimler falan cevaplıyoruz, bu çok daha işe yarar bişi, herkes döksün çekmeceleri :D
Şimdi gidip öncesi sonrası hallerini oluşturacağım.
Bak sonra yayımlayınca benimkiler de bu kadar güzel olsun istiyorum diyeceksiniz, canınız çekecek diye şimdiden söylüyorum :D
Aynı zamanda belki olur da üşenirim diye buraya not düştüğümü sakın zannetmeyin.
Canım o kadar gereksiz mimler falan cevaplıyoruz, bu çok daha işe yarar bişi, herkes döksün çekmeceleri :D
Kâğıt Vs
Bu dergiyi özellikle yılbaşı zamanları rastlarsam alırım. Çok güzel etkinlikleri oluyor. Geçen gün yine dayanamadım. İçinde yapmak isteyeceğimiz bir sürü şey bulduk. Kurabiye tarifini dün gece yaptık oğluşlarla.
Bu süsleri de Cumhuriyet Bayramı'nda yapıp asacağız evimize.
Bir de cadılar bayramı için ağaç yaprağından hayalet yapılışı var ki bayıldık.
Yaptıkça gösteririz artık :)
Bu süsleri de Cumhuriyet Bayramı'nda yapıp asacağız evimize.
Bir de cadılar bayramı için ağaç yaprağından hayalet yapılışı var ki bayıldık.
Yaptıkça gösteririz artık :)
Newsroom
"Biliyor musun çocuk, eskiden, 10 dakika önce olduğu gibi, iyi haber yapardık. Nasıl yapardık biliyor musun? Iyisini yapmaya karar vererek."
Daha tanıtımı yapılırken bu yeni diziyi seveceğimi biliyordum. Haklıymışım. İlk bölümü çok güzeldi. Umarım böyle devam eder.
( Bu akşam saat 21.00 de cnbce de iki bölüm birden yayınlanıyor, merak edenler bakabilir.)
Daha tanıtımı yapılırken bu yeni diziyi seveceğimi biliyordum. Haklıymışım. İlk bölümü çok güzeldi. Umarım böyle devam eder.
( Bu akşam saat 21.00 de cnbce de iki bölüm birden yayınlanıyor, merak edenler bakabilir.)
22 Eylül 2012 Cumartesi
Kızım Yok Diye :D
Ayağımı sakatladığım için sinirlerim bozulmuş kendime gıcık olurken iğne ipliği kaptım.
Eeee, daha faydalı birşeyler e yapılabilirdi tabi ama orasını karıştırmayalım şimdi.
Bilmiyorum siz de aynısını hissediyor musunuz? Çorapların altı yırtılıyor bilek yerleri sapasağlam duruyor. İşte ben o yerleri atamam bir türlü. O kısımlardan çok güzel bebek giysisi yapılıyor. Esnek olduklarından düğmeye lastiğe ihtiyaç yok. Aynı zamanda kenarları da sökülüp gitmediğinden o kısımla da uğraşmıyorsun :)
Bizim fanatik kızımız :D
Çılgın hatun :)
Ayağındaki ayakkabılar çıkmadığından biraz Stepford kadını havasında oldu ama pek sporcu bizimkisi :D
Bugün de pek yaratıcı yazılar yazıyorum canım :D
Eeee, daha faydalı birşeyler e yapılabilirdi tabi ama orasını karıştırmayalım şimdi.
Bilmiyorum siz de aynısını hissediyor musunuz? Çorapların altı yırtılıyor bilek yerleri sapasağlam duruyor. İşte ben o yerleri atamam bir türlü. O kısımlardan çok güzel bebek giysisi yapılıyor. Esnek olduklarından düğmeye lastiğe ihtiyaç yok. Aynı zamanda kenarları da sökülüp gitmediğinden o kısımla da uğraşmıyorsun :)
Bizim fanatik kızımız :D
Çılgın hatun :)
Ayağındaki ayakkabılar çıkmadığından biraz Stepford kadını havasında oldu ama pek sporcu bizimkisi :D
Bugün de pek yaratıcı yazılar yazıyorum canım :D
Etiketler
Bizimkiler,
Çocuk,
Kes Biç Yapıştır Falan,
Oyuncak
Defter Kaplamak
Kendimizi kap kağıtlarıyla sınırlamayalım. Dergilerden çıkan posterler, oyunlar, çıkartmalarla özgün kaplamalar yapabiliriz.(Böylece onlar da ortadan kalkar:) Yalnız üzerinden şeffaf naylonla yeniden kaplamak gerekiyor...
Belki yıl boyunca meşe ağacıyla ilgili bilgilenirler buna bakarken :)
Normal kap kağıdını tersten kaplayıp üzerine eğlenceli karikatürlerle işi biraz keyifli hale getibiliriz. Bırakın istediklerini yapıştırsınlar üzerine :)
Veya direk defterin üzerine yapıştırırlar çıkartmaları ...
Buradakilerde var ama biz çoğunlukla etiket de kullanmayıp kitabın üzerine yazdık adımızı. Üzerini de renkli naylonlarla kapladık.
İyi eğlenceler :)
Belki yıl boyunca meşe ağacıyla ilgili bilgilenirler buna bakarken :)
Normal kap kağıdını tersten kaplayıp üzerine eğlenceli karikatürlerle işi biraz keyifli hale getibiliriz. Bırakın istediklerini yapıştırsınlar üzerine :)
Veya direk defterin üzerine yapıştırırlar çıkartmaları ...
Buradakilerde var ama biz çoğunlukla etiket de kullanmayıp kitabın üzerine yazdık adımızı. Üzerini de renkli naylonlarla kapladık.
İyi eğlenceler :)
21 Eylül 2012 Cuma
Şu Dırdır Meselesi
Şimdi anacım, kirli çoraplar yerde mi yerde, ayakkabılar ortalıkta mı ortalıkta, yenilen içilen ne varsa masanın üzerinde mi üzerinde, sen ne dersen de herşey aynı mı aynı... Eeeeee, ben niye hep dırdır yapmış oluyorum o zaman. Yapana değil yaptırana bakan yok... Durup dururken dırlamıyoruz herhalde . Ha bir de kırk yılda birşey yaparlar , aferim demezsen yandın, nankör olursun.
Böyle işte.
Çok tanıdık geldi di mi :-D
Böyle işte.
Çok tanıdık geldi di mi :-D
Öylesine Düşünceler...
Bak anacım şimdi benim bir çizme, bir bot, bir spor ayakkabısı, bir günlük ayakkabı, bir kırkyılda bir giyilen ayakkabı iki de sandaletim var.
Hepsi hediye olmak üzere toplam 5-6 çantam var. Genelde bele asılan bir tanesini kullanırım.
Çantamda yara bantı, güneş kremi, iğne iplik, takoz, çekme halatı bulabilirsin ama ruju ara dur.
Bir set makyaj malzemem var onu da Can almış geçen sene. Bana birşey ima etmeye mi çalışıyor dedim ama umursamadım.
Hayatta en sıkıldığım yerler kuaförlerdir. Saçlarım bembeyaz olmasa hiç uğramayacağım da şimdilik meta zoru gidiyorum.
İş çıkışı eve döndüğünde konuşan Can ,dinleyen benimdir.
Alış veriş merkezinde saatlerini geçirebilen Can , sıkılıp hadi diye yapışan benimdir.
Diyorum size, tam dokuz ay erkek olarak programlanmışım, son 10 günde sevgili babacığım çok istiyor diye kıza dönüşmüşüm o da bu kadar olmuş :D
Bunu okuyunca sizin de başınız göğe ermedi biliyorum ama öf hep sıkıcı şeyler var biraz gülümseyelim dedim canlarım.
Şimdi ben seke seke çocuklarımı okuldan almaya gidiyorum. Sonra görüşürüz.
Unutmayın, bugün Yaşasın Cuma :)
Hepsi hediye olmak üzere toplam 5-6 çantam var. Genelde bele asılan bir tanesini kullanırım.
Çantamda yara bantı, güneş kremi, iğne iplik, takoz, çekme halatı bulabilirsin ama ruju ara dur.
Bir set makyaj malzemem var onu da Can almış geçen sene. Bana birşey ima etmeye mi çalışıyor dedim ama umursamadım.
Hayatta en sıkıldığım yerler kuaförlerdir. Saçlarım bembeyaz olmasa hiç uğramayacağım da şimdilik meta zoru gidiyorum.
İş çıkışı eve döndüğünde konuşan Can ,dinleyen benimdir.
Alış veriş merkezinde saatlerini geçirebilen Can , sıkılıp hadi diye yapışan benimdir.
Diyorum size, tam dokuz ay erkek olarak programlanmışım, son 10 günde sevgili babacığım çok istiyor diye kıza dönüşmüşüm o da bu kadar olmuş :D
Bunu okuyunca sizin de başınız göğe ermedi biliyorum ama öf hep sıkıcı şeyler var biraz gülümseyelim dedim canlarım.
Şimdi ben seke seke çocuklarımı okuldan almaya gidiyorum. Sonra görüşürüz.
Unutmayın, bugün Yaşasın Cuma :)
Bizim Evin Burkuk Halleri
Ortopedi servisinin önünde oturmuş sıramızı beklerken önümden geçen apartman topuk, sivri topuk velhasıl bilimum yüksek topuğa bakarak Can'a dedim ki " Düz spor ayakkabılarla bu hale getiriyorum kendimi bir de şunlardan giyseydim ne olurdu halim bilmem."
20 Eylül 2012 Perşembe
TANRIM, Beni Yavaşlat
Aklımı sakinleştirerek, kalbimi dinlendir.
Zamanın sonsuzluğunu göstererek, bu telaşlı hızımı dengele.
Günün karmaşası içinde, bana, sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükûnetini ver.
Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği, belliğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.
Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol.
Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret.
Bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı, güzel bir köpek ya da kedi okşayabilmek için durmayı, güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi öğret.
Her gün bana kaplumbağa ve tavşan masalını hatırlat.
Hatırlat ki, yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı artırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim.
Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.
Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması, yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır.
Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et.
Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlam olarak yükseleyim.
Ve hepsinden önemlisi...
Tanrım, bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret, değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için sabır, ikisi arasındaki farkı bilmek için akıl ve beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak dostlar ver.
Ayşe Arman'ın köşesinde rastladım .
Zamanın sonsuzluğunu göstererek, bu telaşlı hızımı dengele.
Günün karmaşası içinde, bana, sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükûnetini ver.
Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği, belliğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.
Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol.
Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret.
Bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı, güzel bir köpek ya da kedi okşayabilmek için durmayı, güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi öğret.
Her gün bana kaplumbağa ve tavşan masalını hatırlat.
Hatırlat ki, yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı artırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim.
Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.
Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması, yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır.
Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et.
Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlam olarak yükseleyim.
Ve hepsinden önemlisi...
Tanrım, bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret, değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için sabır, ikisi arasındaki farkı bilmek için akıl ve beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak dostlar ver.
Ayşe Arman'ın köşesinde rastladım .
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


