13 Temmuz 2017 Perşembe

Tatil Birinci Günü Bitirelim Artık Ueno Park, Doğa Tarihi Müzesi ve Akhiabara

Müze çıkışı Tokyo'daki ilk ve en zayıf yemeğimizi yedik. İki adım daha atsaymışız çok güzel yerler varmış ama neyse serin bir kafede üzeri tavuklu sünger ekmekler geleneksel hissi vermese de bizi doyurdu.

Bu parkta o kadar çok yer var ki tabii ki biz her yeri, her tapınağı gezemedik. İşin acı yanı şu an gezdiğimizin hangisi olduğunu bile bilmiyorum. Doğa Tarihi ve Bilim Müzesi'ne ilerlerken karşımıza çıkan bir taneye girdik.



Bu sularla eller yıkanıyor . Nasıl olduğunu günler sonra Meiji'de öğrendik. Önce sol el sonra sağ el yıkanıyor , sol elle ağız yıkanıyor , yeniden sol el yıkanıyor, en son olarak da kap yıkanarak bırakılıyormuş..



Dilekler.





Eveet nihayet müzeye ulaştık. Aslında bu müze ile parkın kalanını dolaşmak arasında kararsız kalmıştım. Ama Londra'dakini gezememiş olan Metos için buradakini gezmek güzel olur diye düşündüm. Gerçekten de çok sevdi. Tamamını görememiş olsak da Japonya kısmını bitirdik en azından.

Müzede liselilere indirim vardı, bizimkilere de yaptılar.

Sesli rehber kiralanıyordu ama her bölümde ingilizce açıklamaların da olduğu bölümler olduğundan ihtiyaç duymadık.



Bu sarkaç en üt kattan aşağı sallanıyor. Saat kaçmış bulun bakalım :)


Takım yıldızlar kabartmalı, görme engelliler için.



Sismograf. Burada uzun bir tarihi vardı sismografların, tabi deprem ülkesi olunca.


Saat kısmı en sevdiklerimden.



Mikroskop .




Metos ve yılanları. Yılan delisi bizim oğlan. İzmir'deki evimizde  yaşasaydık  çok mutlu olurdu eminim. Orası yılan kaynıyordu :)





Sanırım bu bölüm müzede en hoşuma giden kısım oldu. Mağara insanlarından itibaren insanların gelişimini gösteren bu camekanların sonuncusu boş ve içine girilebiliyor. Orada "Unutmamalıyız ki biz de  gelip geçen zaman içinde bir kareyiz sadece " gibi bir şey yazıyor.. Çok güzel ve düşündürücü, değil mi ?


Her yerde minyatür canlandırmalar var, onlara da hayran hayran baktım.


Binanın içi.

Bir yerde rastladığımız gönüllü rehber bize binanın maketini gösterdi ve müze binasının uçak şeklinde olduğunu açıkladı. (Ne yazıkki o sırada fotoğrafını çekmedim, internet sitesindeki minik bir ikonda bulabildim sadece.)





Baksana çok sevimli değil mi diyen Metos.


Sevimli dediği şey ..


Japonya'ya düşen meteorlar.







Beş günün tamamını Ueno'da geçirsek ancak yeterdi her halde ama bizim artık yola koyulmamız lâzım.

Dikkat ederseniz Bilgiç'in pek pozu yok zira o bıkkın bir şekilde Akhiabara'ya gideceğimiz zamanı beklemekte :D





Bir kafede içecek molası. Güzeldi, lezzetliydi ve dinlendiriciydi amma bir daha otomatlarla idare etmeye karar vereceğimiz kadar pahalıydı :D


Parktan çıkmaya yakın el izleriyle sütunları fark ettik.  Spordan sanata ünlü Japonların el izleriymiş .


Tanıdık birisine bile rastladık..




Günün geri kalanını geçirdiğim yer de burası :) Kepenkler inmeseydi bizimkiler çıkacaklar mıydı bilmem :)


Akhiabara'da mutlu iki çocuk, ay pardon geç oldular artık ya :D

O sırada bilmiyoruz tabi ama her  akşamı orada geçirdik.

İyi ki otele yirmi dakika mesafedeydi :)

Yarın bulduğum ve gittiğim için en mutlu olduğum müzelerden biri onun yanı sıra en çok para verdiğimiz diğeri var sırada.

Şimdilik serbesttisiniz, dağılabilirsiniz anacım :D

16 yorum:

  1. Sen Japonya'yı gezerken rahmetli babam aklıma geliyor:( yılanlar canlı mıydı? Iyyy....İzmir'deki evden taşındığınıza sevindim:))Hiroşima'yı gezecek misiniz merakla bekliyorum. :( iyi gezmeler..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Babacığın huzur içinde yatsın Müjdecim.

      Hahaha, İzmir'deki ev her türlü börtü böcek ve canlıyla doluydu. Ama kedilerimiz de çoktu eminim severdin :)

      Sadece Tokyo içinde kaldık, başka hiçbir yeri göremedik ne yazık ki. Yalnız festival için gittiğimiz kasaba savaşta yerle bir olmuş bir kasabaymış.

      Gezmeler bitti, evdeyiz artık,fotoğraflarla boğuşuyorum şu an :) Teşekkürler :)

      Sil
    2. A geldiniz mi? Hoşgeldiniz canım, çok yorulmuşsundur tahminim, bu halle bile blog yazını yazman, ziyaretlere gitmen valla harikasın. :))

      Sil
    3. Aslında tepeleme ütü yapmam lâzım ama :)

      Sil
  2. sevimli şey çok sevimliymiş :)

    boş camekan mantığı hoşuma gitti çok manidar gerçekten de..

    sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sevimli, değil mi Nilgün :)

      Boş cemakâna bayıldık çocuklarla.

      Bizden de sevgiler :)

      Sil
  3. ne guzel yerler. allah ıcınıze sındırsın bol bol gezın buralar cok sıcakk :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Bol Kahvelim döndük evimize artık. Ama emin ol orası daha sıcak ve inanılmaz nemliydi, nasıl gezdik ben de bilmiyorum :) Bir ara iyi ki her yer gökdelen de gölgesi var derken bulduk kendimizi :)

      Sil
  4. Hepsi birbirinden güzel fotolar ve yerler. Saati merak ettim. Kaç ve nasıl okunuyor?
    Çenebaz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Saatin ince ayrıntısını ben de bilmiyorum Çenebaz ama tam 14:10 'du biz oradayken.

      Sil
  5. Handan ne güzel yerler görmüş, gezmişsiniz.müzeler , parklar..Ne mutlu size...Ama ben en çok el yıkamalarına takıldım...Önce bir el sonra öteki el. Suyu ne kadar tasarruflu kullanıyorlar...Ama ne kadar temizleniyor dur tartışılır..Şöyle şarrr diye akan suyun altında iki eli birden ova ova yıkamadan :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. El yıkamaktan çok tapınaklarına girmeden önceki simgesel arınma gibi bir şey sanırım Güliz.

      Sil
  6. Ne kadar güzel. İyi eğlenceler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Kadriye, döndük artık çılgın çamaşır, ütü, temizlik, doğumgünü ve oğluş arkadaşları ağırlaması geçirdim üstüne, hızlı bir oryantasyon oldu :)

      Sil
  7. Ben bu müzeyi çok beğendim.
    Keyifini de diyecek yok Handan:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gezerken ne dizim ne başım ağrıyor Gezgin Kova, mutlu oluyorum yahu :)

      Sil