26 Temmuz 2014 Cumartesi

İlk Günü Bitirelim Artık :)




Covent Garden'dan metroya hemen binmek yerine nehir kıyısına doğru yürümeye karar verdik. İlk olarak St Paul's Kilisesi'ne düştü yolumuz.



 
Yol üzerindeki güzel tabelalar ve çiçekli evler cezbediyor tabii ki beni :)


Bilgiç'i neyin cezbettiği ise belli. Gerçi bu dükkandan şeker almadık. Bilmediğimiz şekerlere pek yaklaşmıyoruz :)


Ama seyretmesi bile güzel. Zaten ertesi gün acısını çıkartacağız bunun :)



Doğrusu binaların ne binası olduğunu bilmiyorum. Ben sadece hoşuma gidenleri çektim :)



Trafalgar Square'e vardık bile. Cıvıl cıvıl, turist kaynıyor. Zaten Londra'da her yer turist kaynadığından burasını büyük bir açık hava müzesi olarak düşünmeye başladım :)



Meydan adını, Amiral Horatio Nelson komutasındaki İngiliz donanmasının Fransız ve İspanyol donanmalarını yendiği Trafalgar Savaşı'ndan almış. National Art Gallery de buradaydı ama ne yazık ki ona giremedim. Diyorum ya, yetişmedi hiç bir yer ...




Nelson Amca ve aslanlarını arkamızda bırakarak yürümeye devam ediyoruz. Ufukta Big Ben mi var? Hemen bir poz alıyoruz ama senin sıran henüz gelmedi saat kulesi :)
 



Yine güzel gözüken bir yer :)


Yorulmuş bir Bilgiç :)


Az kaldı, birazdan metro durağına varacağız.. Yarın Bilgiç'in günü :)

4 yorum:

  1. Yorulmanız normal ama baya gezmişiniz :D
    Ben olsam yere yatar uyurdum kesin mızıkçıyım biraz :)

    YanıtlaSil
  2. Şimdi fotoğraflara bakarken ben de aynı şeyi düşünüyordum Şeyma,iş için olsa her gün bu azap çekilir mi derdim :)

    YanıtlaSil
  3. yorulmuşsun ama deymiş canım benim

    YanıtlaSil
  4. Değdi gerçekten de Nihal:-)

    YanıtlaSil