23 Şubat 2019 Cumartesi

28 Günlük Meydan Okuma / 23

23. Neler Yapıyorum yazısı hazırlıyoruz. Maddeler için benim bir yazıma bakabilirsiniz. Örnek yazı linki için buraya bir tık.

Hımmm neler yapıyorum bakalım ben.


Okuyorum: Uğultulu Tepeler 'e başladım ama bir türlü okumaya sıra gelemedi. Ay sonuna kadar onu bitirmeyi düşünüyorum.


Dinliyorum: Dinlediğim belirli bir şey yok aslında. Spotifydan ruh halime ne uyarsa onu açıyorum. Genelde albüm olarak dinlemeye çalışıyorum. Ama yürüyüş yaparken irlanda folk şarkıları çok iyi geliyor.



İzliyorum : Ejderhanı Nasıl Eğitirsin ve Alita'ya gittik sinemada. İkisi de eğlenceliydi.


Yapıyorum : Rejim yapıyorum. Ama pek başarılı olduğum söylenemez. Metabolizmam inatçı çıktı .  Eh kırklı yaşlarının sonunda , rejim yapmaktan yalama olan bünye zorluyor tabi. Bakalım hangimiz pes edeceğiz. Topu topu 15 kilocuk verecektim oysa.


Plânlıyorum : Yaz tatili planları yapmaya çalışıyorum. Soğuk kış günlerinde insana terapi gibi gelen bir şey bu. Bir de belirli bir tarihimiz olaydı.


Yazmaya Başlıyorum : Aklıma bir hikâye fikri geldi becerebilirsem onu yazacağım. Şöyle uzun uzun yazabilsem ne güzel olurdu ama üç beş sayfaya da razıyım :)


Örmeye Başlıyorum : Hahaha, İstanbul'a taşındığımdan beri hiçbir şey örmedim herhalde. Aslında bileklerim ve parmaklarım zorluyor ama Antalya'da Can'ın ablası yün dükkânı açtı, görünce dayanamayıp aldım. Belki kalın ip ve şişle bir şeyler yapabilirim.

Yapmam Lâzım : Saçlarımı boyatmam lâzım. Artık beyazlar iyice uzadı. Bir de bahar geliyor, kıyı köşe temizlik zamanı.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar :)

22 Şubat 2019 Cuma

28 Günlük Meydan Okuma / 22

22. İnanıyorum bu yazı faydalı olacak, bildiğin şeyler hakkında ipucu verebilirsin. Ne bileyim mutfak ipuçları ya da fotoğraf ile ilgili ya da şu an hiç aklıma gelmeyen birşeyle ilgili.. İpuçları hayati önem taşırlar, içlerinde deneyim barındırırlar..

Şimdi gözlerini sayfanın sağına çevir, bak orada Cin Fikir etiketim var. Tıkla bakiim ona. Bilimum ipuçlarım orada gizli, domates püresi nasıl yapılırdan çamaşırdaki renkli lekeler nasıl giderilire bir sürü şey anlatmışım :)

Sanırım her bi konuyla ilgili yazmışım ben yaaa :)

Düşünüyorum şu anda ekleyecek yeni bir fikrim var mı diye .

Hımmm.

* Eğer sürekli ocağı söndürüp ütüyü fişten çektiğinizi falan unutuyorsanız bunları yaparken yüksek sesle fişi çekiyorum şimdi, kapıyı kilitliyorum diye söyleyin. Genellikle aklımızdan bin bir şey geçtiği için o an yaptığımıza dikkatimizi vermiyoruz. Yüksek sesle söylemek bizi o olaya odaklıyor.

* Beli kalın lastikli bir eşofman alacaksanız o lastiğin dikili olmasına dikkat edin. Değilse de siz bir kaç yerinden dikerek tutturun ki her yıkamada ikiye katlanıp burkulmuş lastikle uğraşırken zıvanadan çıkmayın.

* Okuldaki hayatından fazla bahsetmeyen çocuğunuzla akşam yatmadan önce sohbet edin. Uyumamak için bülbül kesiliyorlar o ara :D

Sanırım bu kadar yeter. Daha fazlası için etikete tık tık :)

Rejim Yaparken Kilo Almak

Üç gün evden ayrıldım, döndüğümde 2 kilo artmış gözüküyordum.

Hava değişimi, yol falan ,şişmiş olmalıyım dedim. Tamam rejim yaptım diyemem ama kilo da almamam lâzımdı.

Şimdi bir hafta sonunda tartıldım ve yarım kilo almışım.

Bu hafta boğazım acıdığından evden çıkıp yürüyemedim. Bir iki de pastil almışımdır. Düşünüyorum, düşünüyorum, ben kendimi mi kandırıyorum rejim yapıyorum diye acaba. O hayal bir açlık mı, rüyamda mı yiyorum. E ama Bilgiç vermiş kilo. Aynı şeyleri yiyoruz.

Ay metabolizma ben senin.

Neyse.

Dünden beri canımı sıkan başka bir konu daha var.

Bizim balkondaki Kırpık'ı kaçırdım. Akibetini merak ediyorum.

Valla kötü niyetim yoktu. Anası babası gelip duruyor, uçarsa çekeyim diye kamera kurdum balkona. Ama dolabın üzerinde Can'ın bir ödülü var, önümü kesip duruyor. Şunu kaldırayım oradan dedim.

Ay kanatlarını açıp açıp gıpraşamayan kuşun uçacağı tuttu iyi mi?

Gitti ağaca kondu. Anası babası gelince gelir , ben balkondan uzaklaşayım da korkmasın dedim ama getiremediler yavruyu geriye.

Pufff.

Umarım kargalar, martılar ya da kedilere yem olmamıştır.

Şapşal kuş, ne uçuyorsun. Annen baban benden kaçmıyorlar da.

Neyse, üzüldüm oldukça. Ama yapacak bir şey yok.

Yalnız çok ilginç balkonu hiç pisletmediler. Konup gittikleri arka balkon pislik içinde olduğundan ön balkonuma sokmamaya çalışıyordum ben onları. Bir tane pislik yok. Onca gün yuvada oturdular üstelik. İlginç. Kuş kişisi yuvasına pislemiyor mu nedir.

Ay iki konu da birbirinden içimi sıktı. Gidip şu kitabıma gömüleyim ben biraz (O da mutlu bir şey değil ya, neyse ) Sonra da kendimi temizliğe vereyim.

Ne yedim ben bu hafta yaaa, cidden çıldırıciğim :/

21 Şubat 2019 Perşembe

28 Günlük Meydan Okuma / 21

21. Herhangi bir konuda eleştiri hazırlayabilirsin, telefon uygulaması, kitap, müzik ya da restoran ne istersen sana kalmış.

Bu konuda kolaya kaçıp eski bir yazımla sizi buluşturacağım. Beatles'in Rubber Soul Albümü'ne yakından bakalım.

Beatles benim için amcamlarda geçirdiğim tatiller, Alper Abimin odasında Gülay'la barbi bebek oynadığımız yıllar demek. Teypte çeşit çeşit albümlerini çalar, zaman zaman eşlik eder zaman zaman bebeklerimize dans ettirirdik :)

Bu albümse kendime ilk aldığım albümü. Doğrusu dün akşama kadar ne zaman çıkmış neyin nesiymiş hiç ilgilenmemişim. Kültür Sanat Mevsimi etkinliğindeki madde bir albümden bahset demese yine de bakmazdım sanırım :)

1965 yılında -ilginç bir şekilde- benim doğum günümle Can'ın doğumgünü arasında kaydedilmiş bu albüm :) Beatles'ın altıncı albümü. Daha derin konulara inip müziklerini başka bir seviyeye taşıdıkları albüm olduğunu söylüyorlar.

1965 yılı Aralık ayında piyasaya çıkmış, İngiltere'de dokuz haftasında bir numara olarak toplamda 42 hafta listelerde kalmış.

14 şarkı var. (Şarkı isimlerini şu siteden aldım, linkleri de gelmiştir umarım. Gelmediyse de gidip bakabilirsiniz, tam bir Beatles hayranları sitesi. Yalnız n yazık ki İngilizce, Türkçe kaynak bulamadım)

Drive My Car
Norwegian Wood (This Bird Has Flown)
You Won't See Me
Nowhere Man
Think For Yourself
The Word
Michelle
What Goes On
Girl
I'm Looking Through You
In My Life
Wait
If I Needed Someone
Run For Your Life

Ben en çok In My Life'ı seviyorum. İlk zamanlar sadece müziğiyle vuruyordu, derken ben ingilizce öğrendim ve yaşım da ilerledi, bir baktım sözler bambaşka etkilemeye başlamış.

Michelle ve Girl ise insanı yürekten vuran aşk şarkıları. İnsan her dinlediğinde aynı şekilde etkilenebilir mi?

Ve Nowhere Man,

Nowhere Man, please listen
You don't know what you're missing
Nowhere Man, the world is at your command

Neyi kaçırdığını bilmiyorsun, dünya senin emrinde sözleri çok güzel değil mi sizce de. Şarkı yazmayı çalışıp yazamazken kendini hiçlikte hissedip yazmış bunu John Lennon.

Sözü fazla uzatmadan son olarak da albüm kapağından bahsetmek istiyorum.


Fotoğraf çekildikten sonra fotoğrafçı bir kartonun üzerinde slayt şeklinde gösterirken karton devrilip fotoğraf normal haliyle değil böyle ince uzun şekilde belirmiş. Bu halini sevmişler :) Ve dikkat ederseniz grubun adı yazmıyor kapakta. Herkes kim olduklarını bildiğine göre ne gerek var ki :)

Benim albüm eleştirim bu kadar olabiliyor canlarım. Haydi aşağıdaki fotoğraflardan sevdiğinize tıklayıp Beatles şarkınızı alın :)