Hafifleyelim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hafifleyelim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2023 Çarşamba

Duyduk Duymadık Demeyin :)

Tarihe not düşülsün diye hemen buraya yazıyorum, dün akşam Can'a pilates yaptırttım :D

Ben kilolarımı yavaş yavaş verirken kıskanmış olmalı ki spor yapayım moduna girdiydi. Ya da gidip gidio göbeğini box torbası olatak kullanarak "Dur bem senin yerine çalıştırayım" dememden de bıkmış olabilir. Napiim kardeşim yaaa, ben filinta gibi bi delikanlıyla evlendiydim, tamam yetmiş kiloda kalmasın ama yüz on kilo da olmasın yani. Beli benden inceydi evlendiğimizde, o kadarına da gerek yok :D


Neyse, dün bana basket sahasına gidelim , voleybol oynayalım falan diyor. Oğlum havada nemden karşıki ağaç net gözükmüyor, sıcaklık otuzun üzerinde ne basketi ne voleybolu ne koşusu dedim, hemen kendini attı koltuğa.

Akşam saat sekize doğru hadi spor yapıyoruz diye çağırdım. Dizi izliyormuş beyfendi. Hadi kalk kalk diye rahat bırakmadım. Topu topu sandalyede oturup ağırlıksız omuz, sırt, karın yapacağız. 

Valla geldi, birlikte yaptık. Nefes nefese kaldı. Hareketlerin o kadar sakin ve kolay gözükürken bu kadar zorlamasına şaşırdı. Zira onun spor anlayışına göre çılgın hareket edip kan ter içinde kalmak lâzım. Bunun da kan ter içinde bırakacağını düşünmemiş hiç :)

Saat üç buçuk oldu hâlâ yatıyor, sırtı karnı ne durumda bugün bilmiyorum. Bugün spor yaptırmiim diye ben yatana kadar uyuyacak sanırım :D

Bana gelince, iki ayın sonunda nihayet 79,9 gibi bir rakamı gördüm bu hafta. 

Akşam sekizden öğlen on ikiye aralıklı oruç yaptım. Ama yediğim iki öğünde en sevdiğim şeyleri kalorisine bakmadan keyfini çıkartarak yedim. Hâlâ canım pek ekmek makarna pilav falan çekmiyor, nasıl ekmek yediysem s*kt*r et diyeti yaparken :D Arada saate de uyamadım, annemle daha erken kahvaltı ettiğim günler oldu.

Bir aydır her gün pilates yapmaya çalışıyorum. Arada bir kaç gün yapamamış olabilirim gerçi .

Yaklaşık dört kilo gitti. O kadar santim de belimle kalçamdan incelmişim yani hep yağlar gitmiş. 

Aralıklı orucun ve fazla glutenli yememenin etkisiyle daha çok gitmiş gibi duruyor , zira karnımın şişliği indi.

En mutlu olduğum da sabah yürüyüşlerinden eve bacağımın üzerine zor basarak döndüğüm o ağrının hafiflemiş olması. Gerçekten de kilo yüzünden çok acı çekiyormuşum. Böyle yavaş yavaş verip ideal kiloma kavuşmayı ve ağrılarıma sonsuza kadar elveda demeyi umud ediyorum. 

Bir başka mutluluğumda yediklerimden keyif alıp doyma hissi yaşamam. O sürekli birşeyler yemeliyim hissi de sanırım s*kt*r et diyeti sayesinde geçti.

Şu son günlerde beni mutlu eden tek şey bu. 

Şimdi yavaştan mutfağa yollanayım. Bugün sulu köfte yapacağım. Yüzyılda bir canım çekti sanırım. Yanına da makarna. Yalnız evde sebze de meyve de kalmadı, sabah erkenden pazar gitmeli.

11 Temmuz 2023 Salı

Noldu Senin S*ktir Et Diyeti Handan ?

Valla çok iyi oldu :) 

Rejime başlamayı başardım yeniden.

Hööö dediğinizi duyar gibiyim :D

Şimdi şöyle anacım. Uzun zamandır kilo alma eğilimindeydim. Ara ara biraz dizginlemeyi başarıyordum ama en sonunda canıma tak ettiydi sürekli yememeye çalışmak. Ben, artık canım yemek istemesin istiyordum. (Tabi sağlıkla) 

Bu kitabı da o sırada buldum. 


Tam beni anlatıyordu. Denesem ne kaybederim ki dedim. Canın her istediğinde istediğin her şeyi ye diyordu. Sonunda doymayı başaracakmışım. Zira yaptığım her rejimle bedenimi kıtlık moduna sokuyormuşum ve bedenim yemek bulduğunda sürekli yiyerek depolama ihtiyacı istiyormuş.

Gecenin bi yarısı sabahın körü demeden her istediğimi yemeye başladım. Bu sırada 82 kilo civarlarındaydım. Yani kendi sağlık sınırım olan 78 kiloyu aşmıştım. Bedenim üzerini pek kaldırmıyor ama du bakalım nereye kadar gidecek. Bana kalsa yüzü aşacak, çatlayıp öleceğim sonunda.

Tostlar, kızarmış yağlı ballı ekmekler, makarnalar, pilavlar, cipsler, çikolatalar. Gittiğim restoranlarda sağlıklısını çekeceğim diye uğraşırken almadığım kızarmış şeyler. Patates kızartmaları. Akşamları meyve. (Çok sürmedi gerçi, zira onu beni rahatsız ediyo diye yemiyodum zaten :D )

Bir aydan sonra canım tost istemez oldu. Kendime sağlıklı bi kahvaltı hazırladım. Makarna pilav falan da cazip gelmedi o kadar. Sabah içtiğim kahveye şeker koymayı da sevmediğimi fark ettim. Şekersiz de sevmiyom gerçi :P

Bu arada 84 kiloya geldim. Vücudum saldı iyice. 

Kilonun ilk etkilediği yer burnum oluyor ilginç şekilde. Tıkanmaya başlıyor daha çok. 

Ve ağrılar başlıyor geceleri yatakta kendimi yerleştirecek yer bulamıyorum.

Neyse yine de haziran ortasına kadar geldim böyle . 

Bu arada dikkat ettiğim iki şey oldu.

Birincisi rejim yapmayınca pek amaçsız kaldım.

İkincisi karnım tok diye enerjim yüksek, bol hareketli falan olmuyormuşum. 

Yavaş yavaş kendimi zorlayarak hareketlerimi arttırmaya başladım. Yürüyüş yapamadığımdan dans etsem dedim. 

Akşamları yemeyi bıraktım.

Kendi kendime şu sözü verdim. Yemek zamanı sadece o sırada canım ne çekiyorsa onu yiyeceğim. İnanılmaz ama cips yemek yerine kuruyemiş yemeye çalışırken daha çok şey yiyordum. Şimdi cips paketim yanımda, canım çektiğinde alıp istediğim kadar yiyorum. Ve paket bir hafta bitmiyor. 

Bedenime dedim ki ne istersen yiyeceğiz. Sadece geceleri yemeyelim, sen de dinlen ben de dinleneyim. Ama kahvaltı zamanı, sana söz, önüne istediğin şeyi koyacağım.

Üç hafta falan oldu herhalde .

İki kilo kadar verdim. Ekmek yemek istersem yiyorum (pek istemiyorum), pilav makarna istersem yiyorum (hiç canım çekmedi), tatlı yiyorum (bayramda tabağımdaki baklavaları bitirememişim), sadece akşam sekiz deyince yemeyi kesip öğlen on ikiye kadar ( bu da hep olmuyor, bazen annemle daha erken kahvaltı edebiliyoruz) aç kalıyorum. Evde sağlıklı yemek varken hamburger ısmarladığım da oluyor. Dün akşam bir dürüm döner yedim, öyle çok doymuşum ki ağzıma başka bir şey atamadım. 

Yalnız bu aralar sık sık ağrı kesici ve her  akşam alerji hapı kullanıyorum, bunlar iştah keser mi bilemiyorum. Bütün başarı diye düşündüğüm şey yan etkiymiş meğer :D

Kilom eski haline döndüğünde ağrılar geçmemiş olursa kalçamı tekrar göstereceğim doktora. Bir de arkadaşımdan osteopat numarası alacağım, belki bir işe yarar. 

Şimdi kalkıp sabah sporumu yapayım. Cumadan beri her sabah pilates yapmayı başardım. Bakalım kaç gün daha devam edebileceğim.

En mutlu olduğum şey de yediğim için vicdan azabı çekmeyi bıraktım. Yerken mutlulukla ve tadını çıkartarak yiyorum. Öyle özlemişim ki bu duyguyu. 



21 Mayıs 2023 Pazar

Sanırım Hafiften İyileşmeye Başladım

On gündür öldürmeyen ama hafiften süründüren bir kırgınlığım var. Vitaminlerle ayakta duruyormuşum . İki gündür almayınca vitamini anladım. Neyse bu sabah hafiften divildiyorum. Yarına toparlanmış olurum herhal. Olmasam da vitaminlere dönüş yapacağım . 

Bu sabah ilk defa ekmek yiyesim gelmedi. Kendime tost yapmak yerine yumurta haşlıyorum. S*ktir Et Diyeti son hızıyla devam ediyor. 84 kiloyum. Yine etli butlu teyzelere döndüm. Horluyorum. Spor da yapamadım düzenli ne zamandır. Ama sanki doyma hissime ulaştım gibi. Saate kaloriye bakmadan acıktığımda yiyorum. Doyuyorum. Sonrasında sürekli ne yesem diye dolanmıyorum ortalıklarda. Sadece istediklerimi yiyorum. Restoranların menülerinde ne çok seçenek varmış meğer :D İstediklerimi yediğim için de bir eksiklik duygusu olmuyor. 

Yalnız kendimi çok saldım. Spor kısmına odaklanmalıyım. Sevdiğim bişey bulmam lâzım. Dans videoları izleyip figür mü öğrenmeye çalışsam acaba diyorum. Keşke yakınlarda yüzecek bir yer olaydı. Aslında Belediyenin yüzme havuzu var ama her ay randevu almaya çalışma stresi sinir bozucu.

Halsizlikten temizlik felan da yapmayınca günlerim uzandığım yerden kitap okumaya çalış, saçma sapan telefon oyunu oyna ve kısa video izleye dönüştü. 

Karar veremiyorum. Hayatım düzene oturmuş mu demeliyim, yoksa hayatımı boşa harcıyorum hissini mi gerçekçi bulmalıyım. Yazı yazasım var . Ama başlayamıyorum. Yazacaklarımın çok sığ olmasından mı korkuyorum, ipin ucu kaçar diye mi çekiniyorum bilmem.

Udumun sapı kırılmış. Neyse sadece ucu yerinden kopmuş. Kılıfının içinde teller meller karışmış hissedince sap parçalandı zannetmiştim. Yaptırsam da elime alsam .

Sitede kentsel dönüşüm konuşmaları başladı. Ağlamak istiyorum sayın seyirciler. Kimse düşünmüyor diye mutluyduk. Deprem olunca gıpraşmaya başlamışlar. Mütaahhide verilen eski evin halini görünce burası da neye benzer bilmiyorum. Evet ev değeri artar ama ben balkonumun manzarasını nereden bulurum bir daha. Ev aramak, taşınmak felan da cabası. Ay daha şimdiden içim şişti. Umarım işler yavaş ilerler . 

Yumurtalar haşlanmıştır, gidip sağlıklı kahvaltımı yapayım. Tost yemekten hiç sıkılmam zannediyordum. Vay be..

31 Mart 2023 Cuma

Sadece Yemek

Yemek yemek dışında da birşeylerden zevk alıyor olmam gerekmiyor muydu benim ?

 Evet nefsime hakim oluyorum. Ramazanda zaten hakim oluyorum. Onun dışında da zaman zaman bunu başarıp kilolarımdan kurtuluyorum. Ama elli iki yaşımda artık bir üst seviyeye ulaşıp nefse hakim olmayı aşıp başka bir yola sapmış olmam gerekiyordu sanki. Nefsimin bu döngüden sıyrılıp kendini bulması meselâ , ne güzel olurdu.

Film izleyelim, dur yanında çerez alayım. Kitap okuyorum, dur çayla bisküvimi de alayım. Balkona iftardan sonra çıkıyorum, neden, yiyip içmeden ağaçlar güzel gözükmüyor mu ?

Sabahtan akşama yaptığım tek iş akşam yemeğini düşünmek.

Allah sizi inandırsın aklıma yemek gelmeyen bir aktivite var : temizlik ve ev düzenlemek. Bu yaşımdan sonra temizlik delisi tiplere dönmesem bari.

Hayatımdan yemek çıktığında geriye kalan tek zevkim uyumak.

Bi yerlerde bi hata var sanki.

Bırak dağınık kalsın diyorum bazen. Ben bıraktıkça açlığım artıyor. Ne kadar çok yersem o kadar doymuyorum. Doyma hissim yok. Çatlayıp gideceğim at gibi . İnanın doysam da oh desem boş ver, ye diyeceğim kendime. Olmuyor.

Yemek yemeyi unutacağım bir uğraşım olsaydı keşke. 


5 Mart 2023 Pazar

Kendime Çeki Düzen Vermem Gerek

Yine !

Dün kitap listeme şöyle bir kitap ekledim. 

 


Geçtiğimiz ayda hem annemin katarak ameliyatı , üzerine ülkede yaşananlar falan derken ben yine alıp başımı gitmişim. Üzüldükçe kendimi yemeye veriyorum. Ama ne yemek. Kesinlikle açlıkla alâkalı bir şey değil, hani at gibi çatlayabilirim. Sürekli yiyorum. Olayın psikolojisine inmem gerekiyor ama insem ne olacak, hayatımdaki sinir bozucu şeyleri atabilecek miyim ? Hayır. 

Neyse böyle sermiş giderken tabii ki vücudum imdat sinyalleri vermeye başladı hemen. Sırt ağrısı, kalça topallaması, burun tıkanması.

Geçen hafta üşenmeyip, ertelemeyip bilimum doktor randevusu alıp gittim. 

Burun tıkanıklığı alerjik. E gündemdekiler alerji yapıyor bende tabi.

Ciğerim sağlammış, o daraltı da başka yerden geliyormuş .

Yarın kalbime baktırıcam. Her kan tahlilinde kolestrolüm yüksek çıkıyor, ona da baktırıp rahat edeyim bari.

Kalça MR ı çektirdim. Doktora göstereceğim 

Her ne kadar hastane doktor işlerinden nefret etsem de bunlar kolay kısımlardı.

Asıl hayatımı hale yola koyma kısmı, burna fıs fıs sık, ilaç içle olmuyor ne yazık ki.

Yeme düzenine ne yapacağımı bilmiyorum.

Şu halimden nefret ettiğimi biliyorum ama.


Handan Hanım Teyze moduna geçmişim. Ruhuma uymuyor anacım. 

Oturup elimde olmayan şeylere üzülüp, gerileceğime, kendime çeki düzen verip toparlanıp, elimde olan şeylere odaklanmaya karar verdim.

Siyaset de beni şişirdi iyice. Hayır şişiyorum da noluyor.

Dünya üzerinde daha kaç günümüz var, belli mi ? Olaylar bitsin dersek, bitmeyecek. Hiç bitmemiş. En kötü dönemi yaşıyoruz diyoruz. Bence hayır. Her dönem böyle. Kötü insanlar biz iyileri şişiriyor. Bizden öncekiler de başka şeyler yaşıyorlardı. Ha, gençken biz ilgilenmiyorduk, göremiyorduk, şimdi görmeye başladık. 

Yarın Bilgehan'ın okulu açılıyor. Şansımıza hibrit eğitim yapacaklar. İsteyen okula gidecek.  Bilgehan online eğitime uygun değil, onun insan görmesi, iletişim kurması, hocasını sevmesi, onunla muhabbet etmesi lâzım. 

Sabahları sekiz buçukta başlıyor dersleri. Erkenden kalkacağım onun için. Bu erken kalkmalarda, yedi buçuğa kadar onu yolcu edip, günlük yemeğimi ayarlamayı. Sonrasında sporumu yapmayı hedefliyorum. Umarım MR sonucundan kalçam için bir tedavi çıkar ortaya. Gerçi umudum da yok, henüz herhangi bir ortopedik sıkıntım iyileşmedi hiç, hep ben onlarla yaşamayı öğrendim ama , kim bilir .

Örgü grubu bahar okuma şenliği yayımlamış, az önce gördüm. Ona katılayım da kitap okumaya başlayayım yeniden.

Çiçeklerimi düzenleyeceğim. 

Çizmem gereken dolap dizaynları var, hazırını bulamadım, yaptırırız belki.

Ne bileyim, internetten uzaklaşıp kendi yapabileceklerime odaklanmalıyım.

Yaza kadar hafiflemiş, durulmuş, yaralarıma merhem olmuş olacağım. Bu benim ruhum, onu benden başka kimse kurtaramaz. 

Ben Handan. 52 yaşındayım. Oburum. Bu işten nasıl sıyrılacağımı bilemiyorum. Du bakalım. Çözeceğim bir gün elbet.

2 Ekim 2022 Pazar

Sanırım Bir Kilo Vermişim

Hahaha ciddi ciddi yazmaya başlamıştım ama bir anda blogda yazı yazdığım 17 küsür yıl boyunca aynı bir kiloları kaç defa verdim diye düşününce beni gülmek aldı. Hepsini vereydim şimdiye evlendiğim kiloya düşmüş olurdum herhalde. Neyse biz diğer taraftan bakalım, hiç vermemiş olaydım şimdiye 100 kilo olacağıdım.


Bana kalsa olurdum da bedenin izin vermiyor. Ağrılarla yakama yapışıp kendine çeki düzen ver diyor : D Allah razı olsun, ne diyeyim.

Biliyorsunuz geçen hafta gözümün dönme noktasına gelip, tamam başlıyorum dediğim bir an yaşadım. Pazartesi rejime başladım. Ve salı bitmedi. Hayatımda bir ilk : D


Sadece rejime başlamadım. Sabahları 6.30 - 7.00 arası kalkmaya da başladım. Saati yediye kuruyorum ama genelde tuvalete kalktığım için altı buçuk gibi ayaktaydım. Hatta bu sabah altıda kalkmışım. Hava karanlıktı daha. Neyse haftaya Bilgehan okula giderken ( gidiyorlar mı onu da bilmiyorum, ay bana bu sene de online demesinler, paralarım artık ) rahatça kalkarım artık.

Sabah erken kalkıp, salına salına sabah rutinlerimi yaptım. El yüz yıkama, öğlene kadar yemek yemediğimden ağzım kokmasın diye diş dırçalama, yüzüme güneş kremi sürme ve saçları tarayıp tepemde toplama. Bu sırada altını açtığım su kaynıyor. Nescafemi alıp balkona çıkıyorum. Ne yazık ki aç karnına çay içemiyorum. Midem bulanıyor. Kahve de sıcaklığı ve kokusu hattına çekiliyor, zira zaten sevmem,  sütsüz şekersiz hiç sevmem. 



Saat yedi buçuğa doğru o sabah için plânladığım işe geçtim.. Plân yapmamışsam zamanı öldüreceğim demektir. Yüzde doksan mutfağa girdim. Yeşillikler yıkadım, yemek hazırlıkları yaptım, sebze kavurdum  falan.

Bu sefer yemeklerimde etten çok sebze ve baklagile yer verdim. Sabahtan hazırlayınca da sonradan açlık başa vurduğunda neye saldırsam demiyor insan.

Baklagillere uzaktan bakarım genelde. Safrakesem olmadığından mıdır nedir inanılmaz şişiriyor beni. Bu sefer şişirirse şişirsin, belki karnım da hemen acıkmaz dedim. Valla bayağı işe yaradı : D


8.15 te sporum oluyor. Haftanın üç günü, whatsapptan. Diğer günlere de ben koydum. Zira saldı vücudum iyice. Sene başında girdiğim pantolonların içine zorla sığışmaya başladım. Her sabah yapmayı başardığım için gururluyum.

Spor sonrası annemle yürüyüşe gittim. Eve dönünce kahvaltı hazırladım. Öğlen 12.00 gibi bol domates , salatalık, yumurta, peynir, zeytin yedim. Peynirleri diyet miyet seçmedim. Şeftali, üzüm, incir. Her sabah meyvemi de yedim. 



Tabi kahvaltı üzerine ağırlık çöktü, uyukladım azıcık.

Öğleden sonraları da daha çok yemek hazırlamakla geçti sanki :)

Bir gün vitrin çekmecesi döküp düzenledim.

Bir gün mutfakta baharatlıklarımı değiştirdim.

Ev süpürme, ütü falan.

Bir gün dışarıdaydım arkadaşlarımla.

Bu arada mutfağı hep temiz bırakmak için uğraştım. 

İşin ilginci ben işleri düşünüp onları plânlayıp dururken aklım fikrim yemekten uzaklaştı sanki .

Patates salatası, pancar, mantar, pazı kavurması, yeşil mercimekli salata, köfte, tavuk, mercimek köftesi , közlenmiş patlıcan, fırında kereviz , haşlanmış mısır yedim doyana kadar. 

Arada iğde ve kuru üzüm attım ağzıma. Bir de beş altı gibi yediğim akşam yemeği sonrası bir avuç kuru yemiş, çayla. Akşam yediden sonra mideme kilit vurdum.

İşin ilginci karbonhidrat aldığıma göre büyük ihtimal gluten yemediğim için midir nedir yeme krizine girmedim. Yani acıktım ama sürekli yediğim , ağzımın durmadığı dönemlerde daha deli gibi canım çekiyorken birşeyleri şu anda sadece acıkmış hissediyorum . Ay çikolata mı yesem, üzerine tuzlu bişeyler lâzım, bisküvi de iyi giderdi, şu buzdolabında daha ne var yiyeceğim gibi delirmedim. Bilmiyorum, belki de ay, merkür felan da rahat bırakmışlardır bi müddet : D

Ne kadar verdim bilmiyorum, tartılmamıştım başlarken. Düne kadar da tartılmadım. Bana neler oldu bu hafta bilmiyorum,diyetteyken dakka başı tartılırım aslında. Canım istemedi. 

Şimdi pazardan aldım yine bissürü sevdiğim şeyi. Karnıbaharla pancarı fırına sürdüm. Brokoliyi buharda pişirdim. Bir kısmı ile salata bir kısmı ile çorba yapacağım. Kerevizin yeşillikleriyle tonbalıklı bişey yapıyorum. Belki kendiminkinin mayonezini koymam, salata gibi yerim, belki de koyarım : D Ama bu sabah simitimi yedim. Akşama da nachos yapıyorum. Pazar günü keyif günü.

Sebzelerle yemek yapmayıp fırında pişirince daha iyi oluyor. Ekmek yeme ihtiyacı hissetmiyor insan. 

Umarım bu modda devam ederim .

Sadece kitap okuyamadım hiç. Haftaya elime alıp da başlasam iyi olacak. Film bile seyredemiyorum ya. Netflix başlayıp bıraktığım filmlerle doldu.

Biraz kilo verip forma gireyim de ortopedi doktoruma gideceğim. Hem omuzuma hem kalçama baktıracağım. Şimdi gidemiyorum, kiloma kızacak zira : D Adam bana 30 yıl 24 kilo önce kilo almamalısın demişti, pek dinleyemedim :D

Yarın Can uçuştan dönecek. Ev koşturmalarıyla geçecek iki gün. (İki gün boşu var da ondan iki gün dedim yoksa daha çoook koşturcaz da ) Artık bol bol tartışırız : D Neyse evdeki mevcut laminat parkelerin kalitesiz olduğunu anladı en azından, kapıların da berbatlığını gördü, mutfak balkonunu tekrar balkona dönüştürme savaşlarım devam edecek. Şimdilik içeri kapı yapılmasına ikna oldu ama balkon da kapalı kalsınmış. E kapalı kaldıktan sonra içeri niye kapı yaptırıyoruz ki. Ben daha çok cam sileyim diye mi ? Asıl amaç Bilgehan'ın odasına temiz hava gitmesi zaten. Ay neyse, en kötü ihtimal cam yanlışlıkla ( !) kırılıverirmiş : D


İşte böyle. Uzun uzun yazdım. Hani canı çekip rejime başlayası gelenler olur diye :)  

Yalnız sabah altıda kalkınca akşam olmuş sanıyorum. Daha saat üçmüş. Ay ben daha akşam yemeği yiyeceğim, hahaha, mutlu oldum birden.

Şimdi gidip şu fotoğraflara şarkı bulayım. Aklıma şarkı gelmiyor iyi mi ? Seksenlere bakayım, güzel bişeyler çıkar oradan.

29 Ağustos 2021 Pazar

Bir Haftadır Ne Yedim Ne İçtim ve Sonuç

Bu yazıyı yarım tahinli çörek ve bir simiti götürmemin ardından yazıyorum. Ve karpuz, incir, aşure de sırada bekliyor, akşama kadar yemenin cılkını çıkartmayı düşünüyorum :D

Sabah tartıya çıktım. Bunun bir açıklaması olmalı dedim.

Bütün haftayı film şeridi gibi gözlerimin önünden geçirdim.

Geçen pazar serbest günümüzdü. Kahvatıda simit yemiştim. Bir aşure (150 gr lık tabaktı),  kocaman dondurma  bol incir sonunda pazartesi vermiş olduğum bir kiloyu almış gözüküyordum. Çok önemsemedim.

Pazartesi sabahı rejim kahvaltımı yaptım. Akşamına ızgara et ve mercimek çorbası içtim.

Salı sabahı da rejim kahvaltımı yaptım. Ama gezmeye gittim kuzenime. Akşama kadar bir kaç fındık fıstık attım ağzıma. Geç yedik yemeği. Kızartma patlıcan ve mücver aldım köfte ve salatanın yanına. Asıl karpuz yedim geç saatte. Zira zaten bahçede büyümüş karpuzunu yemek için gitmiştik :D Aralıklı oruç saatlerime uyamadım.



Çarşamba normale döndüm. Akşam yemeğinde tavuk göğüs ve salata yedim.

Perşembe başka bir gezme vardı. Bu sefer kahvaltıya gittim bir arkadaşıma.


Kahvaltı sonrasındaki hiçbir şeyden geri kalmadım. Ama eve dönüşte 6.5 km yürümüşüm.

Akşama az yedim. 

Cuma yine normal düzendeydi. Akşama bir köfte, biraz karides ve salata yedim.

Dün akşam nachos yaptım. Kalorisi çoktur ama gün içinde aldığım toplam kalori 1700 ü aşmamıştır.

Bu sabah kalktığımda bilin bakalım ne olmuştu? 

Normal şartlarda yaptığım bütün kaçamaklara rağmen aldığım kaloriler çok fazla değildi. En kötü ihtimalle kilo vermemem gerekiyordu. 

Kilo : 73.2 (+1)

Beli ölçmedim.

Yaş hâlâ neredeyse 51

Ruhun tepesinin tası atmış vaziyette :D

Gidip bir bardak daha çay alayım da şu tahinli çöreğin son kısmını lüpleteyim. 

O arada siz de dün sabah balkonumdan çektiğim kuş fotoğraflarına bakın. İlk defa gördüğüm bu kuş alaca ağaçkakanmış. Çok mutlu oldum yakalayabildiğime :)








Fooğraflara yetmişlerden türkçe şarkılar sakladım beğendiğiniz bir tanesine tıklayıp alabilirsiniz.

Bu arada,  tabii ki pes etmedim. Kesin su tutmuşumdur, yarın kaldığım yerden rejime devam. Öyle kilolar her geri geldiğinde pes etseydim ben :D 


22 Ağustos 2021 Pazar

Yedinci Gün , Serbest Gün, Kaç Kilo Vermişim

Sabah kalkar kalkmaz tartıldım ,  yüzüm düştü. Üç yüz gram kadar vermiş gözüküyordum. Sonra pazara gittim, döndüm  bir iki saat geçti, Metos'u da uyanırdım. Birlikte tekrar tartının başına gittik. 

Aradan geçen iki saatte ne olmuş bilmiyorum ama bekliyordum böyle bir şey ,  zira daha önce de yaşamıştım. Bir anda 700 gram daha indi ibre.

Sonuç olarak. 

Günde 1100- 1200 kalori civarı aldım. 

Sadece bir gün 1600 kalori aldım nachos yapınca.

Günde üç dört kuru kayısı dışında tatlı yemedim. Karbonhidrat düşük aldım  proteine yüklendim. 

Her gün bir saate yakın yürüyüş yaptım. Hızlı değildi, aheste aheste dolandım ama dışarı çıktım.

Hemen her gün elli dakika pilates yaptım. Bunun iki tanesi kardiyo pilatesti. Bir gün yapmadım sadece, o gün de ev temizlediydim.

Ortalama günde 300 kalori harcamışımdır.

Akşam sekizde yemek yemeyi kesip öğlen on ikiye kadar sadece su içtim. Öğlen on ikide kahvaltı,  akşam altıda akşam yemeği. Arada yine bir şey yemedim, yani o altı saat yine oruç gibiydi. Altı sekiz arasında çayımı içip biraz kuruyemiş yedim.

Valla açlık hissetmedim dersem Allah Baba çarpar beni, bol proteinli beslendiğim halde gayet de acıktım. Tıka basa doymadım hiç.

Altı günün sonunda 1 kilo vermişim (ilk gün attığım şişkinliği saymıyorum) 1 cm incelmişim (Bence o bir santimden çok olması gerek, kendimi şiş hissediyorum bu sabah). 

Çok fazla değilmiş gibi duruyor ama ben ayda bir kiloyu ancak verebilmiştim daha önce. Üstelik yine kalori sayıyordum ama saate dikkat etmiyordum.

Üstelik bir kilomun hepsi yağdan gitmiş,  belimdeki bir santim incelme bunu gösteriyor.

Bir de,  geçen pazar kendimi bilimum ekmeksel gıdalara gömdükten sonra pazartesi günü c vitamini desteği ile ayağa kalkabilmiştim. Gözlerimi açamıyordum. Salı günü hafifledi, sonrasında geçti. Eğer bugün yediklerimden sonra yarın yine gözümü açamazsam sebebinin ekmek,  tatlı  velhasıl karbonhidrat olduğuna emin olacağım. 


Bu sabah mutlu kahvaltım bu. Simitle bir aşk yaşamaktayım şu an :) Sonrasında aşure hayalleri içindeyim.  Akşama ne sipariş edeceğimizi bile kararlaştırdık Metos'la :D Günlerdir bu iş üzerinde çalışıyorduk :D

Bu bir günlük kaçamak belki kilo verme hızımızı düşürecek ama rejim yapma süremizi uzatacağından uzun vadede daha iyi.  Arada böyle molalar vermekten hiç vazgeçmiyorum, zira elli bir yaşıma çok az kala artık hayatımın hep böyle sağlıklı beslenerek geçmesi gerektiğini biliyorum. (Bu kadar sıkı olmasa da)  ama sevdiğim tadların keyfinden de kendimi mahrum etmeyeceğim. Sonuçta sadece sağlıklı yaşamaya çalışarak yaşamak da sıkıcı anacım. 

Haftaya gün be gün diyet hikâyesini yazmayı bırakıyorum. Burada yapılması gerekenleri özetledim. Belki arada bir kısaca anlatırım. 

Son durum künyesi :

Kilo : 72.5

Bel : 75 cm

Boy: 1.72

Yaş : Neredeyse 51 

Ruh : 20 lerde :D


Tüm bu hafifleme maceram hafifleyelim etiketimin altın. Şurada.

21 Ağustos 2021 Cumartesi

Altıncı Gün; Varoluşumu Sorgulamaktayım

Aslında çok da sorguladığım söylenemez, koskoca kâinatta bir toz zerresiyiz hepimiz. Yaşıyoruz, öleceğiz. Öleceğini bilerek yaşamak olaya renk katıyor elbet. Ölümden sonrası belirsiz. Bilmediğimiz bir kapıdan geçeceğimiz başka bir macera. Çok derinlemesine düşününce sonsuzluk da insanı ürpertiyor. Sonluluk da. Akıl sağlığımız açısından gündelik işlerle meşgul olup içinde bulunduğumuz zaman dilimine odaklanmak gerekiyor. 

Karavanda vakit geçirmeyi belki de bunun için seviyorum. 

Sürekli yapacak bir iş var. Yemek hazırlanacak. O küçük ortamda bu bir meydan okuma gibi. Bulaşık yıkanacak bu daha da zor. Üstelik sınırlı kaynaklarının da bilincinde oluyorsun. O su bitebilir. O tuvalet boşaltılacak. Elektrik yetmeyebilir.

Bütün bunlar seni sürekli meşgul ederken kafan varoluşsal karmaşalara bakmıyor, bakamıyor. Üstelik o küçücük alanın hiç bitmeyen işlerinin bir de keyifli yanı var ki işler bitiyor. Ha?  Yani yapman gereken şeyler bitmiyor ama yaptığın şey bitip yerine yeni bir şey geliyor. Evdeki gibi temizlik yapmam gerek nereden başlasam,  yarın yapsam demiyorsun. Ya da başlayınca bir hafta devam etmiyor o temizlik. Ayağına kırıntılar yapışmaya başlayınca süpürgeyi çıkartıyorsun. Beş dakikada tamam.  Tezgâh dağılmış, on dakikada yerinde.

Kapı kapanmıyor, su ısınmıyor, dış lâmba yanmıyor. Hep bir uğraş. Sonra nihayet tamir olanlar olup, yapılabilenler yapılınca ayaklarını uzatıp içinde bulunduğun doğaya bakıyorsun. Sesleri dinliyorsun. Dalga sesi, kuş sesi, kurbağa sesi, cırcır böceği sesi, yağmur sesi. Öylece kayboluyorsun. 

Saat 10.00. Evde herkes uyuyor. Ben de dışarıdan gelen kuş seslerini dinliyorum. Karavanda değilim ama bakış açım daha bir sakinledi sanki. Bir şeyler beklemek yerine birşeyler yaşamayı öğrendim. Ah yine işler işler diye yakınmak yerine onları yapabiliyor olmaktan mutluyum. Düşünüp durmaktansa hissedip duran bir insan olmak istiyorum. Rüzgârla sallanan yaprakların hışırtısı, uzaktan geçen çocukların sohbetleri, alt kattaki tıkırtıları alıp kendime katıyorum. Midemdeki gurultular ekleniyor, gülümsüyorum. Biraz daha bekleyebilirsin mide, harika bir andayım   yaşıyorum. 

Hava serin, en sevdiğim mevsimin esintileri var . Pelteleşmiş halden sıyrılıp hafif hafif harekete geçmekteyim. Günün bu pırıl pırıl ilk saatleri beni dünün kirlerinden arındıyor. Allah biliyor ya buna çok ihtiyacım vardı. 

Bugün yediklerimden bahsetmeyeceğim. Beni yiyenlerle savaşma modundayım. 

Yarın kilomu ve bel çevremi bildirip bu seriyi bitireceğim. 

Şimdi biraz şu koltukta sessizce oturup sadece duracağım. 

Öptüm hepinizi. 



20 Ağustos 2021 Cuma

Beşinci Gün , Sanırım Neden Kilo Vermeye Çalıştığımı Anlatmaktan Sıkıldım

Dün bir şey fark ettim. Her ne kadar iyi niyetli olsa da kilo vermeye çalışan birisine ihtiyacın yok ki,  neden kendini zorluyorsun, gerek yok gibi sözler söylenmesi insanı geriyor. Tıpkı şişmanlamışsın kilo ver demek nasıl kırıcıysa diğeri de çok yıpratıcı. Haa, blumia ya da anoreksiya hastasıdır, iskelet gibi kalmıştır, çirkinleşmeye başlamıştır, sağlıksızdır,  sen de çok yakınısındır dersin. Hoş hastaya demek de ne işe yarar bilemem de.


Bugün beşinci gün, ben herkese neden kilo vermeye çalıştığımı açıklamaktan yoruldum. Ama yine de beni aydınlatıcı bir süreç oldu. Zira ben de kolaylıkla görüntüsü şişman olmayan birisi rejim yapsa ne gerek var diyebilirdim. Artık dememem gerektiğini öğrendim. Zaten o moda girebilmek yeterince zor,  neden çıkartmaya uğraşayım. 


Yediklerim belki az görünebilir ama benim vücudum cidden bilime incelemesi için verilecek kadar ilginç metabolizmaya sahip,  her bir grama yapışıyor :D İyi ki açıktan kırılan bi Afrika ülkesinde yaşamıyormuşum,herkes bir deri bir kemik, ben böyle etli butlu. Millet yemek çaldığımı sanırdı. Hehehe, yok anacım, ben yemeyi kestikçe vücud da harcamayı kesiyor. 82 kiloyla doğuma girip, 4 kilo 200 gram çocuk doğurup aynı kiloyla doğumdan çıkan bir kadından bahsediyoruz burada. Oğlan beş aylıkken ben beş aylık hamile gibiydim. Aldığım bütün hamilelik kilolarını dirhem dirhem rejimle vermek zorunda kaldım. 


Bu konuyla ilgili başka bir konuşma yapmak istemiyorum. Zaten 15 günlük bir süreç, ben ehli keyif bir adamım, sevdiğim yemeklerden vazgeçmem ( bakınız dün akşamki nachos) ,  sadece saatlere uyarak deli gibi yeme döngüsüne girmeyi engellemeye çalışırım ihtimal. Zira rejim yapmayınca kilo alıyorum,  nokta. 


Saat 10.00 olmuş. Gidip akşam yemeği için köftelerimi hazırlayayım. Can "Ocağıma incir diktiniz, gidin biraz ekmek makarna yiyin, bu ne böyle"  diyor. Hahaa. Adam da haklı, doyacağız diye ete vurduk, çok müsrifiz. E sebzeyle de tok kalınmıyor ki kardeşim.  Neyse pazara kaldı iki gün. Simitler, aşureler gözümün önünde uçuşuyor. Annemin aşuresini dolabın derinlerine gömdüm resmen, irade de bir yere kadar kardeşim :D    


Saat 11.11,  köfteler hazırlanıp dolaba konuldu, ellerimdeki baharat kokusu karnımı daha çok acıktırıyor :D

Ya ben bu hiç acıkmadan kilo verdim diyenleri napsam bilmiyorum. Kardeşim nasıl acıkmıyorsunuz, mide küçülmesi nasıl bir his, benimkisi işkembe boyutundan gıdım inmiyor, şu an otursam bir çuval patates kızartıp yiyebilirim. Nasıl yaaa.


Saat 12.15, ne ara lüpledim bu tabağı bilmem. 100 gr lor, 2 çırpılmış yumurta  domates, salatalık,  biber ve 4 zeytin. 400 kalori civarında. Sanırım ceviz ve kuru kayısı da yiyeceğim ikişer tane. 

Bakın bu sabah gezintimde duvara çizilmiş resmimi buldum. Aslında fotoğrafa bakana kadar anlamamıştım ama görünce kahkahayı patlattım. Siz de gülün diye paylaşıyorum :)


 Şimdi gidip şekerleme yapma zamanım. Sonrasında ev biraz hale yola koymalıyım, kapı pencere açık ve rüzgâr esiyor tam anlamıyla tozutmuş ev.

Devamı bu yazının altına gelecek, akşama yine bakın anacım.

Hee, fotoğraflarda şarkı saklı, söylemedi demeyin. 


19 Ağustos 2021 Perşembe

Dördüncü Gün Spor Matımın Üzerinden Kalkamıyorum İmdat :)

Güya aradaki boş günde yaptığım sporla toplu yaptığımız spor birbiriyle çakışmasın diye Zeynep'e bana ödev ver demiştim. O da sağ olsun bizim perşembe dersini ödev verdi. Ki o ders hem kardiyo hem kol bacak basen kalça içerdiğinden perşembe günleri spor salonuna gelen kişi sayısı üç bilemedin maksimum beşti :D (Normalde 20 kişi oluyorduk) Eh o dersi dondurma yemenin vicdan azabı içinde yapınca bugün hangi dersi yapacağımızın hiçbir önemi kalmadı. Ağrımayan bi hücrem yoktu zira. Ve evet hâlâ yerde oturuyorum,  biri beni buradan kaldırsın :D


Bugün sürekli et yemekten içim şişmiş ama sebzelerle de doyamayacağını bilen biri olarak çok sağlıklı bir kararla nachos yapmaya karar verdim. Metos'la baktık 1000 kalori civarında alıyoruz tıka basa yersek. Eh, sabah kahvaltıda 500 kalori bile alsak 1500 ediyor. Yiyebiliriz diye düşündük. 


Şu an tek üzüntüm annemin pişirdiğia aşureden yiyemeyecek olmak. Midemi ağrıtmayacağını bilsem kahvaltıda yumulacağım ama neyse, pazar gününe kadar sabret Handan,  o gün serbest gün :D



Evet, zorla ayağa kalkıp kahvaltımızı hazırladım. Akşam karbonhidratı bol olacağından protein ağırlık oldu.


Kuru kayısı da barsakları harekete geçirsin diye orada ama benimkisinin hiç umurunda değil ne yediysem sonuna kadar faydalanmak için dışarı salmıyor herhal :D Ay daha moktan meselelere gelmeden bu yazıyı burada keseyim. 

Aklımda bir karavan yazısı yazmak var ama nereden başlayacağımı bilmiyorum. 

Yazıyı buraya kadar okumayı başarabilmiş ve konu artık değişsin isteyen kişiler bana karavan sorusu yazabilirler anacım. Haa, konu bu iş bitene kadar değişmeyecek ama araya çeşni olarak katarım :D

Gitmeden son olarak, kuşlarım nasıl ama. Karşımdaki ağaçtalardı. İki saniye durmadıkları için bu kadar çekebildim. Şu evden gidince en çok göknar ağaçlarını özleyeceğim. Hem de çok. 

Akşam eklemesi :


Tamam akşam biraz raydan çıkmış olabiliriz :D

18 Ağustos 2021 Çarşamba

Üçüncü Gün Sabaha Kadar Tuvalete Taşınmaktan Yoruluyorum :)

Öyle çok su içtiğim de yok ama çok mu su tutmuş vücudum nedir. Gerçi suyu içmemle tuvalete koşturmam bir olur benim. Hani ultrason için su iç de gel derler ya. İlk günler su içip sonra muayeneye girene kadar soğuk terler döküyordum. Sonra öğrendim. Muayenehaneye girdikten sonra yarım litrelik bir şişe su, sıra bana gelene kadar işlem tamam :D

Bu sabah spor yok, gevezeliğe vurabilirim. Neden aralıklı oruç yaptığımı anlatmaya karar verdim. Saat 10.00 iki saat vakit geçirmeye çalışıyorum burada :D

Biliyorsunuz benim kilo verme hikâyem 2019 ocak ayında başladı. O sırada 82 kiloya ulaşmıştım. Artık ağrılarım o kadar artmıştı ki ayakta durup yemek yaparken ağrıdan rahatsız oluyordum. Gece yatakta rahat edemeyip ağlıyordum. Aynaya baktığımda karşıma gelen tombik suratı hiç sevmediğimi de eklemeliyim. Sonuçta alıştığım bir yüz yapım var, insan yadırgıyor kendini. 

Bir çekap yaptırdım. Doktor şeker başlangıcı gibi kolestrolün de yüksek diyerek ilaç vermeyi teklif etti. Kabul etmedim. Ben kilo vereceğim, ondan sonra bakarız şekere kolestrole dedim.

Neyse o sıralar Bilgiç Amerika'ya gitmek için kilo verme iddiasına girince ben de onunla başladım.  (Hahaha oğlanlar rejimde anne rejimde :)

Haziran ayına kadar yediklerime dikkat ederek 76 kiloya kadar düştüm. O sıralarda beni okuyanlar bilir bir gün elli gram verip sonraki hafta bir kilo alarak mehter marşı temposu ile gıdım gıdım gitti o kilolar. Haziran ayında pilatese başladım. Sanıyorum ki spora başlayınca duran kilo vermem hızlanacak. Cıks. Spora başlamam tabii ki verdiğim en güzel kararlardan biriydi, başımda bıdı bıdı spora başla abla diyen kardeşim sağ olsun. İki sene geçti. Kaslarım güçlendi, iskelet sistemime yaradı. Ama kilo verdirmedi.

Sonra kalori hesabına başladım.  Dedim herhalde ben kaçırıyorum yerken. Bıdık bıdık ölçtüm biçtim. Mutfak tartısı aldım. Kalori hesaplayan uygulama indirdim. Yediklerimi,  sporlarımı falan ekliyorum.  74 ü arada görüyorum ama ııh inmiyor. Sonra yoruldum.

2020 sonunda 78 kiloya gelmiştim yine rejimi bırakınca. Benim doyma hissim yok. Çatlayana kadar yedim diyelim,  yarım saat sonra canım bir şey çekmeye başlıyor. Yeme döngüsü tatlı tuzlu devam edip gidiyor. Sonu yok. Dolayısıyla kilo almaya başlıyorum hemen.

Tam o sıralarda instagramda birileri detoksa başlıyoruz diyerek yediklerini paylaşmaya başladılar. Ben de dur onlarla başlayayım dedim.  Üç gün yaptım, gerçekten çok zorlandım. Çok az yiyorlardı. Üçüncü günün sonunda hazır açlığa alışmışken epeydir gözüme çarpan Dr Rengin Börekçi'nin hesabına bakıp aralıklı oruç denemeye karar verdim. Bana göre olacağını düşünmüştüm. Zira ramazanda iftarda onca açlığın üzerine normalde yediğimde daha fazla yiyemem.  Ayrıca üç gram ondan beş tane bundan hesabı yok :D

Aralıklı orucun dayandığı esas, vücudumuzun aç kaldığı süre arttıkça mevcut yediklerini yaktıktan sonra biriken yağları kullanması. Açlık süresi uzadıkça bedende biriken yağlar gidiyor. Açlık zamanında su, şekersiz olma şartıyla bitki çayı, kahve tüketiliyor. Öğlen ilk öğün akşama ikinci öğün yenilip belli saatte yeme kesiliyor. İki öğün arasında da bir şey yememek daha etkili olmasını sağlıyor. Karbonidratı da kesiyorsun. Yağ ve protein gram olarak olmak istediğin ideal kilo kadar alınıyor.

Bu diyete başlayınca inanılmaz bir şekilde üç ay içinde 72 kiloyu gördüm.  Ve daha da güzeli yediklerime çok dikkat etmesem de sadece saatlere uyarak rejim yapmadan kilo alımımı azalttım. Benim en zayıf noktam meyveler. Onları da kahvaltıda yemeye çalışıyorum. 

Şu anda kilo 73 75 arasında gidip geliyor. Kilodan da önemlisi insanın beli inceliyor bu yöntemle, zira yağlar yanıyor. Yağ yaktığınızı belinizi ölçerek anlayabiliyorsunuz, kilo çok gitmemiş gibi gözükse de santim olarak inceldiğinizi görüyorsunuz.

En çok mutlu olduğum saatlere bağlı kalarak deli gibi yeme döngüsünden kurtulmam. Ama birçoklarının dediği gibi acıkmıyorum, anlamadan veriyorum falan diyemeyeceğim. Saat 10.30 ve ben gayet açım şu anda :D

Bu on beş gün 70 kilonun altına inebilmek için uğraşacağım. Zira hâlâ kalçamdaki ve dizimdeki ağrılar yaşam kalitemi düşürüyor. Ama çok şükür ayakta dururken bütün kemiklerimin ağrıması geçti. Burnum eskisine göre daha az tıkanıyor. 

Oyyy,  amma uzun yazmışım. Sıkılmadınız umarım :) Belki birilerine daha başlama hevesi verir diyerek yazdım. Eğer ağrılarla boğuşuyorsanız benim gibi büyük ölçüde kilolardan.  Bir de geçenlerde okumuştum,  inanamadım. Vücuttaki yağ, insanın ağrıyı daha şiddetli hissetmesine neden oluyormuş. Çok ilginç,  değil mi? 

Şimdi gidip biraz kitabımı okuyayım. Sonra da kahvaltı hazırlamak için mutfağa geçeceğim.


Evet, uzun bekleyiş sonrası mutlu son :)


Yumurtaların içinde lor peyniri var ki kendisinin protein tozu gibi etkisi olduğunu fark ettim, yağ yok sade protein :D

Şu anda bir iki tane keçi boynuzu da yiyesim var. Çayla keyif yapacağım. Onu da yersem biraz karbonidrat alıyorum ama lif de ekliyorum bol bol. Çiğneme hissim de cabası. Yine 500 kalori civarında oluyor kahvaltım.

Akşama ev ahalisi döner istediğinden sabah yağ kısmını az tuttuk. Aynı zamanda mutfağa girmeyeceğim demek bu, yuppiiii :D

Hain Zeynep en berbat dersi ödev verdi ama zaten on beş günden sonra yaptığım squatlarla sürahi hanım gibi dolanırken bir de kolların hışırını çıkartsam mı bilemiyorum.  Neyse akşam beş gibi spor yapacağım bir şekilde.

Ay bir de kitabımı okuyaydım. Tom Robbins kitapları çok güzel ama okuması aşırı berrak bir zihin ve sabır istiyor :)

Yaz okuma şenliğinde hiçbir maddeyi bitiremeyeceğim bu gidişle.

Neyse daha da uzatmadan sözümü keseyim. Akşamki yemekle birlikte 1100 kalori civarında bitecek bu gün de. 

Yarına görüşürüz.



Sonradan Ekleme Not: Hep Migros'taki indirimin suçu. Alasko frigo 3,5 liraya düşmüş, ben de alayım dedim. Sonra eve teslimatı akşam yapacaklardı, erken getirdiler. Ay sıcak başıma vurmuşken o nasıl cazip geldi ve dayanamayıp yedim bir tane. Yalnız yediğimden beri midem yanıyor. Çok feci.  Değdi mi bu acıya bilmem. Üzerine bir de suçluluk duygusuyla yapmam dediğim dersi yaptım. (Bakınız şu)  Şu an hem midem yanıyor hem bütün kaslarım :D



17 Ağustos 2021 Salı

İkinci Gün

Bu sabah uzun uzun yazmadım zira önce sabah gezintisine çıktım (yürüyüş diyemeyeceğim kadar aheste adım atabilşyorum, o yüzden gezinti diyebiliyorum ancak),  dönüşte pilates vardı. Ağırlıklı kol günüydü. Epeydir yapmamışım herhalde, kollar pert :D Altı üstü bir kilo ağırlık var elimde. Dirseğim sakatlandığından beri daha hâlâ kendine gelemediğinden ancak o kadarı alıyorum.

Spor sonrası kahvaltıya bir buçuk saat kalmıştı. Yarım saatini kalori hesabı yaparak geçirdim. Sonrasında mutfağa geçtim. Metos'a başka yemek, bana başka, Can'a Bilgiç'e başka derken basit bir kahvaltı hazırlması tarttım ölçtüm diyerek bir saat geçti.


Kendimi şımartarak bol pazı kavurması yedim bugün. Sanırım 600 kalori civarında oldu. Akşam haşlanmış tavuk göğsü ve yeşil salata olacağından toplamda fazla kalori almam diye düşünüyorum. 

Dün gece tavuk gibi erkenden yatmış olmakla birlikte yine sersem sepet kalktım. Bunda sabaha kadar tuvalete taşınmama sebep olan böbreklerimin de etkisi olabilir. Düne göre bir tık iyiydim sadece. Aslen karbonhidrat tüketmedikçe bomba gibi olmam gerekyordu. Du bakalım. Ne zaman olucam öyle.

Haa, sabah tartıldım. Zira dünkü rakam fazla yukarıda çıkmıştı.  Yediklerimden sebep. Evet bir kilo daha zayıfmışım. Ona göre değerlendireceğim kilo kaybımı.

Şimdi kitabımı alıp uzanma zamanı. 

Bu sağlıklı yaşam iyi hoş da sadece sağlık için yaşıyor gibi hissediyorum, o kısım pek hoş diil :D Neyse bakalım. 

Akşam Eklentisi :


Tepeleme tavuk.  Sanırım uzun süre tavuk yiyemeyeceğim :D Proteini bol yağı az. 

Baktım 999 kalori olmuş toplamda, çayımın yanında kuru kayısı ve ceviz keyfi yapmaya karar verdim :)


16 Ağustos 2021 Pazartesi

Akşam Postası

Diğer yazımın dibine eklerim diyordum yeni sayfaya yazdım.

Kahvaltıdan sonra yıkadığım çamaşırları asıp, c vitamini içip yattım. Saat üç gibi kalktım, hâlâ sersemdim ama sabahki o berbat hal geçmişti.

Metos 'la en kan ter içinde bırakan kardiyo pilatesimizi yaptık. (Şuradan)

Üzerine bacaklarım çok tutulmasın diye 15 dakika Leslie ile yürüdüm. (Şuradan)

Baktım saat henüz altı olmamış, tozların saçlara, saçların kuru yapraklara karıştığı evimi süpüreyim dedim.

Tabi o bi saat sürdü.


Akşam yemeğim de böyleydi. İlerleyen saatlerde de çayla leblebi yemeyi plânlıyorum. Sekizde de yeme işlemi bitecek.

Bakınız sabah kahvaltısı kalorisi. Kuru et de vardı ama onu eklemeye üşendim, on gram falandı. Beş yüzü biraz geçmiştir herhalde.


Akşam yemeği sonrası da böyle. Kesin eklemeyi unuttuğum bir şey çıkar ama önemli değil, beş yüz kalori tutacak hali yok :D


Bugün yemekler az kalorili denk düştü. Meyve de yemeyince gayet güzel bir performans oldu. Her gün bu kadar düşük olmaz bence. 

Tabi yarın kahvaltıya kadar tırmalamaya başlarım yine ama onu da yarın düşünürüm :D


Birinci Gün (Daha Az Acıktıkça Daha Az Yazarım Belki, Bugün Çenem Düştü )

Yine yataktan çöp gibi kalktığım bir sabah. Gözlerimi açamıyorum. Normalde ayın muayyen günleri öncesinde böyle olurdu ama menopoz hazırlıkları dengemi tamamen bozdu sanırım. Kendime bir kahve yaptım. Çayı aç karnına içemiyorum zira. Bakalım uyandıracak mı beni.


Dün yediğim milyonlarca şeyden olsa gerek sabah tartıldığımda yok artık dedim     :D

Kilom 74.7 idi. Neyse böyle başlamış olayım, çabuk gider mutlu olurum  :D Belim de 76 ya çıkmış. Zor bela 74 e indirdiydim ben onu. Yalnız işin komiği ne biliyor musunuz?  Ben 58 kiloyken de belim 70 santim falandı :D (Tabi o zaman deli gibi çekiştirip ölçmüyorumdur) 

Şimdi gözlerim açabilirsem pilates yapıp sonrasında da mutfağa gireceğim. Bu yazıyı kahvaltıdan sonra yayımlayayım da kahvaltımı da koyarım buraya. Gerçi açlık çeneme vurursa kaç yazı yazacağım bilemiyorum. Neyse zaten pek gelen giden yok buraya  üç beş kişi takılıyoruz birlikte,  onların da okumaktan sıkılacağını zannetmem.

Ah, Metos yürüyüşten dönüyor. Dur bakiim benimle pilates yapacak mı? 

Yapmadı, dolayısıyla ben de yapmadım. Akşama bıraktık onu. O zamana mutfağa gireyim dedim ben de.  Taa geçen haftadan kalan dolmalık biberim vardı, dolma yaptım? ( E haliyle, karnıyarık yapacak halim yok :D)  O arada dün aldığım pazılarla gözgöze geldim, onları kavuruyorum şu an.

Iftara bir saat var :D :D

Sanırım dün aldığım aşırı karbonhidrat nedeniyle bu sabah kendimi çok aç hissediyorum. Bir litre su içtim ki pek yapmam normalde. Neyse yımırtalar haşlanıyor. Ne zamandır suratına bakmadığım lor peynirim de var. Hehehe, sanırım iki haftadır sebzelikte buruşmayı bekleyen kabakları da bu hafta yerim :D Metos için bol bol çorba pişireceğim sanırım,  o çiğ sebze pek sevmiyor. Neyse yeşil salata yemeye alıştı. Bir de salatalık. 

Ve hâlâ gözlerimi açamıyorum. Sanki göz kapaklarımın üzerinde tonlarca kilo var. Kahvaltıdan sonra c vitamini içeyim.Sonra da uyurum biraz. Yemeklerim hazır olduğu için rahatım. Saat dörtte de squatlı kardiyo pilates yapacağım. Şimdi biraz duolingadan fransızca çalışma zamanı. Tabi duolingonun türkçe fransızcası olmadığı için ingilizce de çalışıyorum o arada. Gerçi çok başlardayım hâlâ,  ingilizcesi pek zorlamıyor.

Evet,  açken çenem daha çok düşüyor :D


Biraz sonra yumulacağım kahvaltı tabağım böyle. Yaklaşık 500 kalori. Belki üzüm ekleyerek bir 600 kaloriye çıkartırım, şu an yeterli gözüküyor. 

Haydi bana afiyet olsun.

15 Ağustos 2021 Pazar

15 Günlük Detoks

Aslında yaz sonuna kadar rejim yapmayı düşünmüyordum. Aralıklı oruç sayesinde sadece saatlere uyup yediklerime fazla dikkat etmeyerek pek kilo almadan idare ettim şimdiye kadar. Ama Metos göbeğinden hiç memnun olmadığından sıkı bir düzene geçmeye karar verince ana yüreğim ona eşlik etmeden duramadım. Zira ben yersem ona da kaçamak yapmasını söyleyip duracağım. Bilmez miyim kendimi     :D

Sadece yediklerimize değil uyku saatlerimize ve sporumuza da özen göstereceğiz. Gece on ikiden önce yatarak kaslarımızın uykuda yapılanmasını sağlayacağız. Sabah erken yürüyüşe çıkılacak. Pilatesi her gün yapmaya çalışacağım. Son günlerde sıcaktan onu da savsaklamaktaydım.

Bunun dışında dışarıdan yemek siparişi vermeyeceğim ki ne güzel son zamanlarda alışmıştım hazıra :D

Elimden telefonu bırakıp kitap ve yapboza gömüleceğim.

Ortopedist ve dişçimden randevu alacağım. Oğlanlara da göz muayenesi. 

Yürürken kasığıma giren ağrı yüzünden hızlı yürüyüş yapamıyorum. Kaplamam düşeli bir buçuk yıl,  içindeki dolgu düşeli de bir yıl oldu. 

Havalar serinlerse ucundan temizliğe başlamak gerek.

Ve domates kavanozlama zamanı geldi. Ama bu işi eylüle atabilirim bence.

Buraya her gün neler olup bittiğini yazacağım. 

Kilo ve bel kalınlığımı da.

Yemek listem yok.

Öğlen 12.00 de 2 yumurta, lor peyniri, domates, salatalık, yeşillik. Belki meyve. Akşam 18.00 de ızgara et, tavuk, balık yanına bol salata. Bilimum sebze. Saat 20.00 ye kadar çay ve leblebi, fındık fıstık. Toplamda 1700 kalori alacak  şekilde bir düzen. (Aslında kaç kilo olmak istiyorsanız o kadar gram yağ ve protein alıyorsunuz) Bol su. Yeşil çay demleyip dolaba koyarım. Saat 20.00 den 12.00 ye kadar su, şekersiz kahve, çay ve soda sadece. Millet açlık hissetmiyorum diyor ama ben acıkıyorum valla.  Ama göreceğiz bakalım. 


Haydi bugün ne bulsak deli gibi yiyelim o zaman :D :D :D

Not : Şu anki görüntümden gayet memnunum. Ama şu bacağımdaki ve dizimdeki ağrılar yüzünden zayıflamak istiyorum. Zira her merdiven basamağında dizlerime bıçak sokuluyormuş gibi oluyor. Yoksam manken olmaya niyetim yok, ne kadar hafiflik iskelet sistemime o kadar ferahlık :)

22 Mart 2021 Pazartesi

Yeni Beslenme Düzenim

Sabah pazara gitmiş, deminden beri mutfakta sebzelerle uğraşırken rejim dostu sebzelerimden bahsedeyim dedim.

Zeytinyağlı sebzelere bayılırım. Kapuska dışında sebzelere kıyma karıştırmayı sevmem, et hiç sevmem. Fasülye, pırasa, ıspanak, her türlü sebze yemeğini severim. Ama ekmeği, pilavı     makarnayı hayatımdan çıkartırken (hafta içi hayatımdan diyelim, hepten çıkartamadım henüz :D) bu zeytinyağlı sebzeleri yemek pek zevksiz. Suyuna ekmek banmadan, pilavla karıştırmadan hep bi eksik. Doyamıyorum yediğimde.

Dolayısıyla kendime doyma sebzeleri geliştirdim. Böyle deyince de atomu buldum gibi bi hava oldu, yok,  yani,  kendime öyle bir yol çizdim.

Mantar : Harika bir yemek. Bir keresinde Dr Öz'den duyduydum. Yerken harcadığın kalori mantarın kalorisinden fazla dediydi. Bunu soğanlı,  domatesli, biberli kavururdum. Şimdi yağsız tavada yüksek ateşte çeviriyorum. Yerken üzerine bilimum baharat koyuyorum.

Karnıbahar : Buharda çok hafif pişirip alıyorum. Sade ya da üzerine nar ekşisi döküp yiyorum. Eğer fazla pişirdiysem (bugün gibi :/)ezerek  light yoğurtla karışırıyorum. 

Brokoli : Çorbasını yapmadığım zamanlarda onu da buharda hafif pişirip sirkeli sarımsaklı salatasını yapıyorum.

Havuç, Turp :Pek kök sebzeler önermiyorlar ama valla ben hepsinden yiyorum. Pişirmeden rendeleyip salatası iyi oluyor.

Alabaş : Dilimleyerek alıyorum yemeğin yanına.

Kereviz : Rendeleyip sarımsaklı yoğurtla karıştırıyorum.

Bol domates,  salatalık, yeşillik. 

Bezelye : Haşlayarak bol soğanla kavuruyorum. Az yağda. 

Pazı : Kavuruyorum az yağla. İçine de yumurta, nefiss..

Pırasa : Bunu normal yemek olarak yemeye devam :)

Beyaz Lahana : İncecik doğrayıp tuzla ovalayarak bekletiyorum. Sonra içine biraz rendelenmiş havuç katarak bol limonlu ya da sirkeli salata yapıyorum. 

Brüksel Lahanası : Pek aldığım bişey değildi.  Buharda pişirdim ama sevmedim. Fırında yaparım diye düşünüyorum. 

Pancar : Bu da pek aldığım bir sebze değildi.  Rendeleyip çok az yağla kavurdum, içine biraz sarımsak da kattım. Yoğurtla beğendim en çok. Çiğden yenmiyormuş :D

Ispanak : Bunu da yeşil mercimekli pişirmeye devam. Ama arada çiğden doğrayıp salata ya da sarımsaklı yoğurtla karıştırıp yiyorum.

Bir de patates, bizimkilere kızarttığımda bir iki tane atıyorum ağzıma. Ama en çok kumpir halinde yiyorum. İçine bol peynirle. Kalorili ama arada güzel oluyor.

Aklıma gelenler bunlar. 

Kabak yazmamışım Sevgili Zehra hatırlattı :) En çok rendeleyip yoğurtla karıştırıyorum,  biraz da ceviz dövüp karıştırıyorum.  Bir de ince ince uzunlamasına doğrayıp yağsız teflonda ızgara gibi yapıyorum. 

E patlıcanı da yazmamışım Hülya deyince hatırladım : Patlıcanın közlenmiş çok severim ama her zaman közleyecek ateşi nereden bulacağım :) Bunu çok pratik pişiriyorum. Patlıcanları alacalı soyup diklemesine dörde bölerek tencereye koyuyorum. Üzerine yazdan yaptığım domates, bol sirke ve tuz döküp pişiriyorum. On dakika sürmüyor pişmesi. Salatamsı turşumsu bişey oluyor. Biraz sarımsak doğramak da çok yakışıyor.

Yanlarında ızgara et, köfte, tavuk, balık.

Tavuk göğsünü de soya sosuyla yağsız teflon tavada pişiriyorum, yumuşak ve çok lezzetli oluyor. Onu da söylemeden geçmeyeyim.

İşte benim akşam yemeklerim böyle.

Yemeği en geç altı gibi yiyorum, sekize kadar çay yanında bir şeyler atıştırıyorum. Ceviz, kuru kayısı, kuru üzüm, fındık. Keçiboynuzu çok güzel oluyor, hem çiğneme isteğini de karşılıyor. İğde. Leblebi.

Sekizden sonra sadece su. 

Bitki çayı, sade kahve falan da içebiliyorum bazen.

O kadar anlattım bari sabah kahvaltımı da söyleyeyim.

2 yumurta. Haşlanmış ya da çırpılmış. Bazen kıymalı, bazen pazılı falan .  Yanında domates, salatalık,  biber. Peynir olarak lor peyniri en az kalorili olduğundan.  Mozarella, burgu peynir falan da nispeten az yağlılar  daha çok onlardan tüketiyorum. Zeytin. Ve meyve. Saat 12.00 13.00 gibi yapıyorum kahvaltıyı. Haftasonu simitti ekmekti şımartıyorum kendimi ama haftaiçi yemiyorum onları. 

Geç kahvaltı yapabileceğimi hiç düşünmezdim, hele ki sabahları yedide kalktığım düşünülürse. Ama yapılıyormuş. Su,  limonlu u içiyorum. Bazen bitki çayı yapıyorum kendime. Gayet rahat bekliyorum. Bazen akşamdan da az ya da erken yediysem gözüm dönüyor ama oruç tutmaya alışık bünyem dayanıyor. 

Bana en iyi bu beslenme tarzı geldi. Dediğim gibi arada yediklerimi kaçırabiliyorum. Bazen akşam nachos yapıp yiyoruz meselâ . Mısır patlatıyoruz. Bunları doğal kabul edip aynı düzene devam ediyorum.  Bundan sonra çok sıkı yapmayacağım zaten. Boyumla kilom eşitlendi. Ama kilo almamak için devam ediyorum. 

İşte böyle . 

Sizin aklınıza gelen sağlıklı sebze önerileriniz varsa söyleyin. İnsan değişik şeyler arıyor :)

30 Ocak 2021 Cumartesi

Gece Yarısını Geçmiş ve Ben Yemek Dışında Bişey Düşünemiyorum

Aklım fikrim yemekte,  bari yememek yazısı yazayım da oyalanayım.

Eee, yılbaşında rejime başlayanlar, nasıl gidiyor?  21 gün dayanıp da alışkanlık haline getirebildiniz mi sağlıklı yemeyi :D

Ben açım. Ve hiç de midem küçülmedi. Sadece açlık hissine alışmaya başladım ama o da zorunluluktan.  Gerçi bugün isyanla yemek yiyesim var, sanırım haftasonu serbest bırakacağım kendimi.

Bu sabah tartıldım. Bir ayda iki kiloya yakın vermişim. Pek fazla değil ama lütfen, o bir ayda yılbaşı gecesi, iki doğum günü ve bir de beş günlük tatil var :D 

Bunca kilo vermeye neden zayıflayamıyorum?  Çünkü sürekli aynı beş kiloyu (Bazen de on, ne kadar çıktığıma bağlı) veriyorum da ondan. 

Şu anda boyumla kilom eşitlendi. Beş kilo daha verebilirsem ağrılarım da azalır diye hayal etmekteyim.

Dün birisinin konuşmasına rastladım instagramda . Vücuttaki yağ kitleleri beyne,  olduğundan daha fazla ağrı var sinyali gönderiyorlarmış. Mantıklı geldi. Üstüne üstlük verilen her kilo eklemlerimi rahatlatıyor. 

Son on yıldır bu kilomun altına inmediğimden işim zor gibi.

Akşam yediden sonra ertesi gün on ikiye kadar bir şey yememeye çalışıyorum . Ekmek, makarna, pilav yok. Meyve,  kuru yemiş atıştırıyorum arada . 

Açım :D Bir buçuk aydan sonra bu iş daha kolay olmalıydı sankim.  Pufff. 

Eee, sizde durumlar ne? 

4 Ocak 2021 Pazartesi

Yılın İlk Pazartesisi, Kimler Başladı Rejime Bakiim ?


Detoks şeysine başlayalı on iki gün oldu sanırım.  Beş gün önce de bitirdim gerçi :D Yılbaşı gecesi yedim her şeyden. Asıl ayın birinde çılgınca bütün gün yedim. Netekim cumartesi sabahı bir kilo artmıştı bile. Neyse konumuz bu değil, anlatmıştım zaten daha önce.

Ben yapamam dediğimiz yemek hallerimizden bahsetmek istiyorum. 

Ben sabah kalkar kalkmaz kahvaltı eden bir kadındım. Altıda kalktıysam altıda yedideyse yedide. Kahvaltımı yapardım hemen. Yapmadan ayakta duramayacağımı düşünüyordum. 

Bu sabah sekize doğru kalktım. Pazara gidip geldim. Üzerine bir saat spor yaptım. Üzerine bir saat yürüyüşe (gezinti modunda)  gittim. Eve döndüğümde saat 12.00 olmuştu. Henüz bir bardak limonlu su dışında yediğim bir şey yoktu. Ve durabilşyor muşum?  Acıkmış mıydım? Tabii ki. Ama o açlık hissi yediğimde de hiç gitmiyor ki benden. Deli gibi yiyorum, yarım saat sonra midem dolu da olsa açım. Bi psikolojik açıklaması vardır elbet. Hayır hayatın her alanında tok gözlüyüm de yemeklere noluyor böyle bilmiyorum.  

Kahvaltı için iki yumurta çırpıyorum ya da haşlıyorum. Domates, salatalık, sivri biber, zeytin. Peynirler çok kalorili. Tahsildaroğlu'nun bir lor peyniri var. Tebeşirden hallice :D 100 gr 100 kalori. Ondan aldım kendime. Kahvaltım 200 kalori civarı tutuyor. Mozarella topları da 200 kalori.  Onlardan da alıyorum. O zaman 300 kalori. Muz yersem üzerine 400 falan oluyor. 

Ekmek, grisini, sunta bisküvi falan yemiyorum. İlk günler leblebi atıyordum ağzıma biraz. Mide suyunu alıp rahatlatıyor. 

Sonrasında su içmeye devam ediyorum.  Detoksta üç öğün yemiştim. Şimdi ikiye düşürdüm. Zira bana az ye sık ye pek yaramıyor. Oysa ramazanda kilo veriyorum. 

Akşam altıya kadar bol su, arada meyve ile geçiriyorum zamanı. 

Akşam yine ekmeksiz, makarnasız, pilavsız yemek ve salata yiyorum. Sabah fazla kaçırmışsam çorba ve salata. Az yemişsem tavuk, balık, köfte ve bilimum salata. Ya da yoğurt. 

Geçen gün taaa otuzlu yaşlarımdayken annemin bana hediye ettiği Osman Müftüoğlu'nun Yaşasın Hayat kitabına şöyle bir göz gezdirdim. Okuyacağım bir ara. Yaş ilerledikçe.1000 kalori almanız gerekiyor günde diyordu. Ben rejimlerimde 1500 kaloriye düşürmüştüm en çok. Hatta spor yaptıysam onu da ekliyordum üzerine. Şimdi 1000 kalori civarında durayım biraz diyorum. 

Gördüğünüz gibi belirgin bir diyetim yok. Aralıklı oruç gibi oldu azıcık ama ondaki yağ gramına falan bakmıyorum. Sevdiğim şeyleri yemeye çalışıyorum ama her dakika değil de arada. 

Bu akşam balık ve bir sürü sebze yedim.  Sebzeler, cidden harikalar. Hiç kalorileri yok, tıka basa doyabiliyorsun. Ben de öyle tokum. Ama bak, midem kazınmaya başladı yeniden. Umursamayacağım ama.

Handan kilona neden taktın bu kadar rahat ol diyenler de oluyor elbet. Taktım zira dayanıksız bir iskelet sistemim var. Zayıf da değilim zaten. Garip bir şekilde kilo düzgün dağıldığından ve ben güzel kamufle ettiğimden belli olmuyor ama yetmiş sekize çıkmıştım yine. Seksen gelince ağrılarım artıyor. Gece yatakta debeleniyorum. Bütün eklemlerim isyan ediyor. Kaslarım da onlara katılıyor. Gecenin bir yarısı oturup ağladığımı biliyorum,  rahatsızlıktan. Hayat kalitem yerlerde sürünüyor. Sırf bu yüzden sürekli kilomla uğraşıyorum. 

Evlendiğim günkü kiloma dönemem (58) orası kesin ama şu yetmişlerden atmışlara insem, daha da önemlisi orada dursam çok mutlu olacağım. 

Biliyor musunuz insanın burnu bile tıkanıyor kilo aldığında. 

İşte böyle.

Yeni yıl kararları başlarken, belki bir gaz vermiş olurum diye yazdım bu yazıyı.

Bir de şunu ekleyeyim. Geçen sene pilatese başlamak hayatımın en doğru kararlarından biriydi. Eğer her yerim sakat olmasa kick box u da çok seviyordum. Tavsiye ederim. Zira hem çok zevkli hem de spor yaptığını anlamadan spor yapıyorsun. Üzerine öğrendiklerin de kendini daha güvende hissetmene sebep oluyor. 

Haydi kimler benimle yapıyor rejim? Sağlıklı beslenme diyelim hadi :) 

 

30 Aralık 2020 Çarşamba

Ortaya Karışık

Dün Metos'la Kadıköy'e indik, bir kaç eksiğim vardı, erkenden gidip dükkânlar boşken hemen hallettik. Tam dönüş yolundayken, "Aaa, denizi görmeden, bir özçekim yapmadan mı döneceğiz?" dedim, yolun karşısına geçip beş dakika deniz havası alıp döndük :D

Bu fotoğraf da bu sabahki mahalle yürüyüşünden. Bahar gibi bir gün bugün,  güneşli, ılık. 


Bu dünya tatlısı maskeleri de sevgili Evde Yazar göndermiş . Biraz önce geldi. Yarın anneme uğradığımızda takarız diye düşünüyoruz  :) Tekrar teşekkürler. 


Bu geçen hafta uğradığım arkadaşımın bahçesinden. İnsan iki yaşından beri aynı mahallede olunca kendisi gibi aynı mahallede yaşayan çocukluk arkadaşlarının keyfini çıkartabiliyor. Soğuk,puslu bir gündü, kapısının önünde kahve içerken yüreğimiz ısındı.



Dün Kadıköy'e indiğimde Şekerci Cafer Erol'a uğrarım diyordum. Ayın onunda gittiğimde bomboştu, mis gibi alış veriş yapıp çıkmıştım, dün sabah kapının önündeki kuyruk öyle uzundu ki, neyse canım yemiştik biz zaten diyerek geri döndüm :)

Bugün detoksun 7. günü. Açım :D Hani ola ki tokum sanmayın diye söylüyorum.  Sabah tartıldım, onca açlığa pek de kilo vermemişim ama yine de benim 1400 kalorili diyetlerimde hiç kilo veremediğimden mutlu oldum. Midem dolduğunda yine eskisi gibi gözükebilir gerçi, bunu cuma sabahı anlayacağız :D Yine de glutenli ve karbonhidratlı şeyler yemediğimde çok daha dinç hissediyorum,  bu da bir şeydir. Ama ne yazık ki o şeyleri hayatımdan tamamıyla çıkartmaya hazır değilim. Sabah aldığım simiti yememek çok acı vericiydi :D Evi yoğurt ve yumurtayla doldurdum,  neyse ki onları da çok seviyorum. Hoş, düşününce yemeği sevmediğim bişey yok. Tek şansım şu ki, açken canım hiç tatlı çekmez. Ama toksam tutmayın beni :D

Evet, günlük yememek muhabbetiğimi de yaptığım, o arada biten makinadaki çamaşırları da astığıma göre gidip biraz uyuklayabilirim. Sonra mutfağa gireceğim. Zaten çıkalı beş dakka olduydu :D