Yalova etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yalova etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Aralık 2013 Pazar

Seviyorum Bu En Küçük Şehri ve İçindekileri :)

Güneşli pırıl pırıl bir günde Yalova kaçamağı yaptık :)
 

Güneş yanımda olunca fotoğraf çekmek de başka güzel :)


Yalova'da dere boyunca harika manzaralar olur her zaman. Bu yoldan az yürümemişimdir. Elimde matematik kitapları ve simit. Yengem çayı demlemiş olurdu gittiğimde. Sobasının başında sımsıcak, simit, peynir , domates ve çayla keyif yapıp ardından Gamze ile matematik çalışırdık :) Kızımız lisedeydi o zaman, şimdi okulu bitirdi de öğretmen oldu, ne keyif.


Kışın ağaçların bu görüntüsüne de bayılıyorum. Oyalı gibi dallar.


Martılar benim için uçtular :)


Doğanın güzelliğinin yanında gölgeyiz sadece... Ya da doğanın güzelliğinin üzerine düşen bir gölgeyiz mi deseydim.





Acarlar'da iskender keyfini hakkettik artık. Pencere kenarındaki masaya zorla da olsa el koyduk :)
Limon ağacının güzelliği ile önce gözlerimizi doyurduk.


Peşinden gelen sımsıcak lavaş ve peynirle midemizi :)


Hımmm, bir doğum günü çocuğu mu vardı aramızda :) İyi ki doğdun dayıcığım. Nice harika yıllara..

1 Ekim 2013 Salı

Ya Dışarda Geziniyorum Ya Evde Koşturuyorum

İkisinin arasını yakalayamadım bu sıralar...

Bileğim dünkü 25 kilo domatesi doğramanın etkisiyle isyanlarda bugün, bana iş yaptırmak istemiyor ama ev dandini sevgili bilek, bugün de beni idare et :)

Hafta sonu Yalova kaçamağı yaptık. Pek güzel oluyor. Ben geliyorum diyorum, ta taam her şeyim hazırlanıyor :)


Mangalda közlenen patlıcanlar biberler Gül tarafından itinayla salataya dönüştürülüyor :)


 Çoban salatasız olmaz.. Kâmile de bahçesinin börülcelerinden salata yapıp getirmiş. (O sağdaki beyaz kapaklı kutuda kendisi, aramayın nerede diye :)

Yengem benim için biber dolması ve bezelye kavurması pişirmiş.. Zaten karnım çok acıkmış, bunlarla karnımı doyuruyorum :)


Yine bir mangal klasiğimiz, yengemin pilavı... Hımm, nefis..


Bilgiç geleneksel ağaç pozunu çektiriyor.


Yanımızdan ayrılmayan misafirler de bir güzel doyuruluyor. 


Duman altı olmuş kimileri :)


Oyyy, masa savaş alanına dönmüş ama gördüğünüz gibi biz pek mutluyuz :)

Ya buralarda bir yerlerde şekerparelerimiz de vardı ama ben kimse yemesin de bana kalsın diye saklarken fotoğrafı çekilmemiş. Zaten sonradan ele geçirdiler caanım tatlımı :)

Ay bakarken canım çekti yine...

Şimdi gidip Bilgiç'in yemeğini hazırlayayım ben.. Bir de sınıf annesi oldum biliyor musunuz? Iyk, gidip para toplamam lâzım, hiç mutlu değilim bu konuda :(

Neyse onu boş verelim de biraz objektifime takılan diğer güzellikleri yayımlayayım :)

Hoşça kalın canlarım...






16 Aralık 2012 Pazar

Mini Kaçamak :)

Dün sabah kahvaltıdan sonra çayımızı içerken, hava da ne güzel gözüküyor, güneşli ve rüzgâr yok derken. Bir anda Yalova'ya gitme fikri gelişti :) Uzuun zamandır mangal keyfi yapmamıştık.

Öğleyin Metehan'ı dersanesinden Bilgehan'ı okulundan kaçırdıktan sonra hep birlikte dünyanın en yavaş giden feribotuyla geçtik küçük şehrimize.

Mangal yanmaya başladığında, güneş de batmaya başlamıştı artık.


Ellerimizi onun ateşinde ısıtmaya çalışarak bekledik :)


Tabi günün son dakikalarının peşinden koşan bir Handan vardı her zamanki gibi.



Beş dakikada hazırlanmış bir kaçamak olmasına rağmen masada yok yoktu..

Salatalar bitirilemedi bile.

Şekerpare ne zaman ve nasıl yapılmıştı da yetişmişti gözlerimize inanamadık.

Soğuğa inat içeri girmeden yediğimiz balıkların ardından ısınmak için içtiğimiz bu çorba o kadar lezzetli ve harikaydı ki :)



Hımmm, iyi ki gitmişiz :D