8 Haziran 2021 Salı

Kitap Salı (Tabii ki Geçen Haftaki Kitabım Bitmedi )

Geçen hafta Buket Uzuner'in Gümüş Yaz'ına başladım demiştim. Daha üçte birini okumuşum ancak. Söyleşi falan olunca çabuk okunmuyor.

Bir de bu hafta kitap instagramıma (her kitap bir macera)  vakit ayırınca okumaktan çok ona video çek, fotoğraf ayarla, okuma yap derken zaman geçiyor. Taii bu arada elime aldığım kitaplara tekrar bakmak da cabası :)

Meselâ Şimdiki Çocuklar Harika 


Küçükken annemlerin kütüphanesinden alıp kıkır kıkır okuduğum kitabı şimdi de acı acı gülümseyerek okuyorum. Bütün analar babalar öğretmenler okuyup kendilerine bir çeki düzen vermeli.


Annemle babam, ablamın ruhunda gizli tohumu filizlendirmek  için o kadar uğraştılar ki, sonunda yorulup, 
-Kabiliyeti sonradan fışkırsın. Hele şimdi okulda okusun bakalım... dediler.
Ablam, düzenli olarak her sınıfı iki yılda bir geçerek,  lisein ikinci sınıfında bu düzeni de bozup,  iki yıl üst üste sınıfta kalınca belge aldı ve okulu bıraktı. O zaman annem 
-Demek kızın ev kadınlığına kabiliyeti var... dedi.
Çünkü kala kala denenmemiş bir ev kadınlığı kalmıştı. Ama bu deneme  çok uzun sürmedi. Annem ablamın mutfağa girmesini kesinlikle yasakladı.
Ablamı bir uzmana göstermişler
Uzman
-Çocuğu, ruhundaki gizli kabiliyeti bulacağız diye perişan etmişsiniz. Yazıktır. Bırakın bu çocuğu kendi haline.. demiş. 
İşte ondan sonra ablamın yakasını bıraktılar. Ablam da biraz kendine geldi.


Meselâ Ba :


Yol uzun,  güzergâh zorlu ; ne demeliyim? 

Zarif kardeşim benim

Seni aldım yanıma,  ikizimi almış yürüyor gibiyim.


Sana yıldız,  sana güneş mi demeliyim,

Günümde hayret gecemde hayret istedim 

Yer yer senin gibiyim ben yer yer kendim.


İnsan olan yerlerim çok ağrıyor,

Olsun,  yine de sen kapanma, bu sıra benim,

Yerine bırak ben incineyim.

Birhan Keskin


Meselâ Sıdıka :


Elimden bırakamıyorum :)

💃-Bu havada  gerilla eğitimi almamış bi insanın Merter'e gitmesi son derece anlamsız bişey anne...


-Ne varmış kız havada?  Alt tarafı bi yağmur yağıyo.. Duyan da dışarıda hortum çıktı sanıcak...


-Adı geçen yağmur İstanbul'a yağıyor anne! Kazmapolit metropolümüz şimdiye kadar çoktan sel ve afakan baskınına uğramıştır. 


...


Benim buradan Merter'e gidebilmem için,  suda da manevra kabiliyetine sahip anfibik komando bölüğünün bana yol açması lâzım.


.....

Hayır,  döv dövmesine de,  bu çok anlamsız bişey.. Eşkiyanın tabiatına aykırı.. Dayak arsızı olucam ama. Ah! Ben dışarı çıkmak isteyince mi, yoksa istemeyince mi dövülücem, ya da kek kabarmamış diye mi dayak yiyorum, bunu bilmek en doğal hakkım! 


💃-Çok yakışıklı olmasın, gözü dışarıda olur. Şimdiki gençlerin hepsi manyak, televizyon felan kışkırıyorlar.. Sen kendine göre bişey iste.. Siyah gözlü filan olsun, kara kıvır saçlı, bıyıklı, hafif kel ve göbekli de olabilir. Evine bağlı olur o tipler. Bira içip maç seyreder, iki de çocuk doğurup atarsın önüne  sen sağ ben selamet.


-Hazret de şaşıracak şimdi bu ile.. Kısmeti kim istiyor karıştıracak. Adı geçen kısmet benimdir efendim, annem kafayı yedi, mümkünse onu kaale almayın, amin..


-Sen yedin esas kafayı.. O çocuk itin teki..


-Hangi? Kim? 


-Ela gözlü olan. Gamzesi var hani... Serseri o..


-Kız yok ki ööle birisi anne, nerden biliyosun serseri olcaanı..


-Ana sözü dinle, o kadar .. Düdükler o çocuk seni, yüzünden belli, sahtekâr o, koca olmaz ondan.


-Lütfen siz annemi dinlemeyin, amin..


-Yürü kız, yok sana kısmet felan, kaltak! Töbeler.


İşte bu haftalık da böyle. Atilla Atalay'ın kitabını okurken, yaz akşamları, mahallenin parkında oturmuş,  ellerinde Fırt Erayinman okuyan Zeyfi, Hanfi, Ayşestiyan ve Oyastiyan geldi aklıma. Ah ah. Evet, ben bir Erayinmandım :)



Bu haftalık kitap salına alabildiklerim bunlar, haftaya ne olacak bakalım :)


Hepinize keyifli okumalar. 


5 Haziran 2021 Cumartesi

Küçük Bir Dron Çekimi

 


Taa ramazanda bir gecelik gittiydik ya, ondan kalma.  O zamandan beri evde kös kös oturuyoruz.

4 Haziran 2021 Cuma

Bu Hikâyeyi Daha Önce de Anlatmıştım Ama Olsun


Kendimi bildim bileli tenis maçları izleyen biri olarak oraları canlı görmek hayalimdi. Aslında gerçeği söylemek gerekirse hayalim bile değildi, öyle uzaktı ki gitmeyi düşünmemiştim bile. 



Derken pasaportumu kırk yaşımda aldıktan sonra,  aaaa ben Roland Garros'a gidebilirim uyanışını yaşadım.




Bir gün gideceğim modu ile de bir kaç sene geçtikten sonra. Bir gün yolda yürürken bacağımda bir lif attı, iki ay üzerine basamadım. Ve ikinci bir uyanış yaşadım. Sonsuza kadar vaktim olmayabilir, yapmak istediklerimi ertelememeliyim.


Bir sonraki sene gitmeyi kafama koydum. Ve fakat son dakikaya kadar hiçbir şey belli değildi. Can'ın sınavları vardı,  benim çılgın yoğun olduğum dönemdi. Gitmeden bir gün önce hadi o zaman dedik. Bilet alma yöntemini çözene kadar akla karayı seçtim. Can mucizevi bir şekilde bileti gecenin bir yarısı buldu. Sabah erkenden sırt çantamızı alıp yola çıktık. Uçak biletini havaalanında hallettik. Kalacağımız yeri de bilet bulunca ayarladık. Hem de kortlara yürüyüş mesafesinde çok tatlı bir yer, indirimde denk düştü.



Yani hayalleri kovalamaya karar verince yollar açılıyormuş.


Şimdi televizyonda maçları izlerken gülümsüyorum. Ben oradaydım 😊



2 Haziran 2021 Çarşamba

Yazın İlk Günü Özlem Giderdik


Resmiye Teyzeler ile aynı apartmanda oturuyorduk. Onlar en üst katta biz zeminde. Zaten apartman zemin, giriş ve üst kattan ibaret :D Bir ara fotoğrafını çekeyim, her gün önünden geçiyorum aslında.

Aklımdaki en eski hatıralardan biri de ona aittir. Bahçeye inmiş pencereden konuşuyor annemle. 

Ama asıl hep gülüştüğümüz anı o değil. Benim "Yalancı Teyzem" dir kendisi :D Birileriyle konuşurken beni duymuş. " Benim iki teyzem bir de yalancı teyzem var " diye anlatıyormuşum. Hahah. O sırada teyzenin annemin kardeşi olduğunu öğrenmiştim sanırım,  ama Resmiye Teyze'yi de seviyorum. Onu çıkartamamışım aradan :D



O evde iki sene oturduktan sonra aynı sokağın sonuna taşındığımızdan ayrılmadık birbirimizden. Eşi Recep Amca araba tamircisiydi. Bizim sokaktaki üç arabadan birisi onundu. (Diğeri deminki apartmanda bir üstümüzde oturan araba boyası yapan Şahin Amca'nındı.  (Nur içinde yatsın). Diğeri de taksisi olan Nahit Amca'nın.)  Her zaman güler yüzlü (Resmiye Teyze ile pinaki oynarken hariç :D) Sabahın beşinde annem rüyasında beni görüp de yataktan fırlayınca kalkıp Cevizli'de kaldığım anneanneme beni getirecek kadar güzel bir insan. Çocuklar küçükken lodostan pazar günü dönemeyip de pazartesi sabahı erkenden deniz otobüsüne gittiğimizde de bizi götüren oydu. "Ah Handan, bir Recep Amcam vardı dersin" demişti bana. 

 O kadar çok anı var ki. Yılbaşı gecelerini hep birlikte geçirirdik. Babam vefat ettikten sonra bile annemle birlikteylerdi o gece. Son zamanlarda Recep Amca araba kullanamayınca yapamaz olduk ne yazık ki.





Onlar köydeki evlerine yerleştiler. Artık aynı mahallede değiliz. Ama arada gidip hem köy havası alıp, hem kiraz keyfi yapıp özlem gideriyoruz.

Dün de öyle yaptık. Uzun zamandır görmemiştik birbirimizi çok iyi geldi.


İnsan çocukluğunu birlikte geçirdiği insanların yanında yaşı kaç olursa olsun çocuk oluyor.


Bir anda anılara gömülüyor.



Allahım korusun onları.


Benim yalancı teyzem ama Kürşad'ın öz be öz  ciciannesi :) 

Şükür kavuşturana. 

Bu Hafta Kitaplardan Gittim

Ama bunu da göstermesem olmazdı. 

Sevgili Şule ( Hayata Dair Her Şey) bu sene her ay bloğuna yorum yazanlar arasından bir kişiye çekilişle üç kitap hediye ediyor. Geçen ay da ben kazanmışım. Kapanma bitince kitaplarımı yollamış, dün elime geçti. 


Tekrar teşekkürler Şule :)

Bol kitaplı çok okumalı günlerimiz olsun 


1 Haziran 2021 Salı

Kitap Salı

Okuma şenliğini Sahilde Kafka ile bitiririm demiştim ama iki kitap daha okumayı başardım :)


İlk kitap Adalet Ağaoğlu'dan Üç Beş Kişi.  Daha önce Yaz Sonu kitabını okumuştum ve çok sevmiştim.  Bana biraz Virginia Woolf'u andıran bir tarzı var. Cümlelerin peşinden koştururken biraz kopunca geri dönmesi zor oluyor. Zira ilk elime aldım. Bıraktığımda otuzuncu sayfadaydım,  bir kaç gün sonra o otuz sayfayı tekrar okumam gerekti. Bırakmadan okudum gerisini :)

Kitabın içinde insanlar, zaman, mekân biribiri ile iç içe geçmiş. On yıllık bir zaman dilimi, kendi cümlesiyle " Gece. Haziran. Ama günlerin en uzunuyla gecelerin en kısasına zaman var daha " diye tanımlanan bir akşam üzeri kitabın kahramanlarının hayatlarına bakarken anlatılıyor. Yedi bölüm, yedi kahraman (daha çok aslında da).  Onların düşünceleri, hayalleri, akıllarından geçenleri,  geçmişle anda gidip gelen halleri bizi bir girdapa çekiyor. Git gide herkesin hikâyesini öğreniyoruz.  Bu sırada insanların psikolojisi harika değerlendirilmiş, insanı hayran bırakıyor. Ama sadece psikoloji ile de almıyor. Seksen öncesi dönemde geçen konu, o dönemi de öyle güzel anlatmış ki. Ekonomik değerlendirmeler, partiler, sokağa çıkma yasakları, o zamanki terör,  karmaşa konunun içerisine öyle güzel yedirilmiş ki hayran olmamak elde değil.

Bu sakin kafa ve aheste aheste ama elden bırakmadan okunması gereken kitabı yürekten tavsiye ediyorum.


"Çünkü onun düşleri var daha. Yani, herhalde vardır. Hiç harcamadı ki, hep biriktirdi."

"Hani bütün harfleri boşluğa saçarsın. Hepsi güçlü esintiyle her bir yana uçuşurlar, uçuştukça ilkin hiçbir anlama gelmeyen heceler, sözcük kümeleri, giderek daha ahenkli ve anlamlı bir tümce oluşturlar. Uyumlanırlar. İlk bakışta bize öylesi yabancı bir tümcedir ki, anlamsız sanırız. İpi ancak göğüslemişizdir. Hızın hızı bizi hâlâ sürüklemektedir. Bu sürükleniş içinde,  ipi göğüslediğimizin bile ayrımında olamayız,  derken yavaş yavaş duruluruz,  soluğumuz düzene girer, her şeyi tek tek seçmeye başlarız,  görürüz,  anlarız. O tümce biziz. Bizim koşumuz. Sinirimiz,  kanımız, geçmişimiz, bugünümüz,geleceğimiz, esen yel, yakan güneş, toprak, taş, asfalt, egzoz ve iğdelerin kokusu, buz, kar, ilkyaz çiçekleri ; tutkumuz, özlemimiz, sevişmemiz, sevişmemelerimiz, özsuyumuz, terimiz ; ipi göğüsleme umudumuz, göğüsleyememe korkumuz ; kazanma isteğimiz, kazanmaya karşı durma eğilimimiz... O kadar karmaşık,  o kadar da anlaşılabilir bir tümce."

"İnsan koşarken hiçbir şey görmezmiş. Görebilmesi için durması gerekirmiş."

" Ölümden başka bir şey düşünemez, ondan başka bir şey düşleyemez olmuş bunlar... Hep uzaktan.. hayatın içine girmeksizin... "

"Burada o kadar çok ayna var ki, gövdemi bir türlü bulamıyorum anne!" 

"Ülkemizde sanayimizi kuracak kaynaklar var. Tek şey yok. Günlük çıkarları o kaynakları harekete geçirmekle ters düşmeyecek adam." 

"Yeni gecelerimizin yeni bir dili var. Kalmak. Gecikmek. Yetişememek. Gecelemek. Iskalamak. Yakarmak. Saat durmuş da.. araba bozulmuş da,  otobüs gecikmiş de.. Böyle,  yepyeni, koşmakla kovalamak,  kalmakla gitmek  arası bir dil. Korku filmi." 

"Demek kolay ölünmüyordu?  Hangi yolla olursa olsun, en azından yaşar gibi yapılıyordu."



Tam diğer kitabı bitirmiş ve okuma şenliği listemi düzenliyordum ki içinde meyve seze geçen kitap maddesiyle göz göze geldim. Otomatik Portakal çok da merak ettiğim bir kitap değildi doğrusu. Filmini de izlemeyi hiç düşünmemiştim. Şöyle bir bakayım diye başladım. Devamı geldi. Doğrusu ben ilerleyen bölümlerde yapılanları tasvip etmesem de  manyak kahramana da pek acıdığımı söyleyemeyeceğim. Filmi de iyi ki izlememişim :) Ama işin en korkunç yanı benim için şuydu ki, distopik olduğunu uzun süre anlayamadım :)

" Kötülüğün sebebini bulmaya çalışarak tırnak kemirmeleri,  kahkahadan kırışmama yok açıyor kardeşlerim. İyiliğin sebebini aradıkları yok, öyleyse niye tersini merak ediyorlar ki? "

"Tanrı ne ister?  Tanrı iyilik mi ister yoksa iyi olma seçeneğini mi?  Kötülüğü seçen bir insan,  kendisine iyilik dayatılmış bir insandan bazı açılardan daha üstün olabilir mi? " 

" 'Seçme şansı' diye gürledi kalın boğuk br ses. Kodes papazından geldiğini dikizledim. 'Aslında seçme şansı yok, değil mi?  Kendisini öyle iğrenç bir şekilde küçük düşürmesine yol açan şey, kendi çıkarlarını düşünmesi, fiziksel açıdan korkması. Hiç samimi olmadığı barizdi. Evet,  artık kabahat işlemiyor. Ama ahlâki seçim yapabilecek bir varlık olmaktan çıktı.' "

İşte bu haftalık da bu kadar. Şimdi Buket Uzuner'in Gümüş Yaz'ına başladım. Bakalım bitecek mi haftaya kadar.




Yaz Okuma Şenliği 2021

 


Sevgili Nilgün yaz okuma şenliğinin kategorilerini yayımlamış. Gidip kitap bulayım şimdi bunlara uygun. Buldukça listemi tamamlayacağım.


Kategoriler:

1.Kategori (10 puan):  İsminde YAZ mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların Yaz mevsiminde geçtiği bir kitap.


Gümüş Yaz / Buket Uzuner / Everest Yayınları / 393 sf


2.Kategori (10 puan): Konusu yada Adı Gökbilimi ile ilgili olan bir kitap. 


3.Kategori (10 puan): Ölmeden Önce Okumanız Gereken Binbir kitap listesinden bir kitap.


4.Kategori (10 puan): Adında kendi Burcu'nuzun geçtiği bir kitap.


5.Kategori (10 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK veya 30 Ağustos Zafer Bayramı ile ilgili bir kitap.


6.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Thomas Mann yada George Orwell yada Ernest Hemingway ' den toplamda iki kitap.


Ümit Çiçeği / George Orwell / Boğaziçi Yayınları / 132 sf

Klimanjaro'nun Karları / Ernest Hemingway / Varlık Yayınları / 103 sf


7.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Pierre Loti yada Franz Kafka yada Maksim Gorki den toplamda iki kitap.


Ana / Maksim Gorki / BordoSiyah / 362 sf

Taşrada Düğün Hazırlıkları / Kafka / Altı Kırkbeş Yayınları / 84


8.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): İsimlerinde Aynı yada Eş anlamlı bir kelime olan iki kitap.

Kitapçı Dükkanı /Esmehan Aykol / Merkez Kitaplar / 216 sf

Kitapları Kurtaran Kedi / Sosuke Naksukawa / 207 sf / Turkuvaz Kitap

9.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Kapağındaki baskın rengin Pembe/Sarı/Yeşil olan toplamda iki kitap.

Uyuyan Adam / Georges Perec / Metis Yayınları /103 sf

Dur Bir Mola Ver / Tom Robbins / Ayrıntı Yayınları / 384 sf

10.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Şimdiye kadar HİÇ kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap.  [Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı]

Bukalemunlar Kitabı / José Eduardo Agualusa / Pegasus Yayınları / 238 sf 

Kaza Kurşunu / Sandra Brown / Altın Kitaplar / 478 sf 

Köpekler İçin Gece Müziği / Faruk Duman / Can Yayınları / 129 sf

Bâtıni Mevlana / Kevser Yeşiltaş ve Nilüfer Dinç/ Sınırötesi Yayınları /151 sf



11.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 40 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uygun dört kitap.


Okunmayı bekleyen seri kitaplarımı bu kategoriye yerleştiriyorum.


Raistlin Tarihçeleri

Ruhdöveni / Margaret Weis / Laika Yayıncılık / 440 sf
Silâh Kardeşliği / Margaret Weis - Don Perrin / Laika Yayıncılık / 466 sf

31 Mayıs 2021 Pazartesi

Bahar Okuma Şenliği Sonu

Bahar Okuma Şenliği de bitti. İlginç kitaplar okudum diye düşünüyorum. Can'ın indirdiği bilimum kitap sayesinde istediğim kategorilere birşeyler yerleştirdim. Kategorilerin hepsi bitmedi ama 20 kitap olmuş sanırım :)


Kategoriler; 

1.Kategori (10 puan):  İsminde BAHAR mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların Bahar'da geçtiği bir kitap. (Ek olarak Bitkiler/Ağaçlar v.s. olabilir) 

Bahara Kadar Bekle Bandini / John Fante / Parantez Yayınları / 144 sf

2.Kategori (10 puan): Adında GENÇ kelimesi geçen veya Genç'lere dair bir kitap.

Sahilde Kafka  / Haruki Murakami / Doğan Kitap / 651 sf

3.Kategori (10 puan): Adında ÇOCUK kelimesi geçen veya ÇOCUK'lara dair bir kitap.

İntikam Çocukları / David Morrel / Altın Kitaplar /478 sf

4.Kategori (10 puan): Adında yada kapağında yada konusunda SAYILAR olan bir kitap.

Üç Beş Kişi / Adalet Ağaoğlu / YKY / 273 sf

5.Kategori (10 puan): Kitabın/Yazarın isminde His-Duygu kelimesi olan bir kitap.

Bir Son Duygusu / Julian Barnes / Ayrıntı /118 sf

6.Kategori (10 puan):  Biyografi yada Otobiyografi türünden bir kitap.


7.Kategori (10 puan): Nobel/Plutzer Ödüllü bir yazardan bir kitap.


8.Kategori (10 puan): Kitabın isminde bir Yiyecek/İçecek geçen yada yiyecek/içeçek ile ilgili bir kitap.

Otomatik Portakal / Anthony Burgess / İş Bankası Yayınları / 155 sf

9.Kategori (10 puan): Kitabından adında Sağlık ile ilgili kelime geçen yada konusu Sağlık olan bir kitap.


10.Kategori (10 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK ile ilgili bir kitap.


11.Kategori(her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Kapağındaki baskın rengin YEŞİL olduğu iki kitap.

Rahip Mouret'nin Günahı / Emilé Zola /Ak Kitabevi /302 sf
Sadık Bey / Pınar Kür / Can Yayınları / 167 sf

12.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Bir Kadın yazardan üç kitap, yada üç KADIN yazardan birer kitap.
Eski, sonra, Şimdi / Nihan Yıldırım / Edebiyatist / 112 sf
Kara Bahar / Unica Zürn / Kırmızı Kedi /58 sf
Deniz Feneri / Virginia Woolf / İletişim Yayınları /182 sf 


13.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): İSVEÇ/İZLANDA/İRLANDA'lı yazarlardan birer yada birinden üç kitap.

Riga'nın Köpekleri / Henning Mankell / Altın Kitaplar /223 sf
Sırlar Şehri / Arnaldur Indridason /Sinemis Yayınları / 280 sf
Dublinliler / James Joyce / İletişim Yayınları /184 sf 
14.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Üç kitaptan oluşan bir ÜÇLEME yada bir serinin üç kitabı.

Endgame Serisi /James Frey / Pena Yayınları

Çağrı 534 sf
Gök Anahtarı 544 sf
Oyunun Kuralları 383 sf
15.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uygun üç kitap. 

İsmi ünlü harfle başlayan kitapları seçtim.

İcat Çıkarma! /Albert Jack/ Eksik Parça Yayınları / 255 sf
O Lâf Hemingway'in Değil / Garson O'Tool / Kara Karga Yayınları 372 sf
İçimde Ölen Biri Var / Tolga Yazıcı / Kent Kitap / 192 sf

Okuduğum kitap sayısı : 20 200 puan
Okuduğum sayfa sayısı :  5536 sf 55 puan 
Ekstra puanlar :       130 puan

Toplam :        385 puan     



29 Mayıs 2021 Cumartesi

Bu Hafta Sonu Mola Verdim

Sabah çok yorulmuş olduğuma karar verdim. Temizlik,  yemek,  çamaşır falan değil beni yoran sürekli bir şeyleri plânlamak, ayarlamak. Su bitiyor sipariş vermeli,  yemeğe ne yapsam, kimi kaçta kaldıracaktım ben, falan filan. İçim daraldı her an birilerini düşünmekten. İki gün ergene bağlamaya karar verdim. 

İş yapmayacağım demiyorum,  ama sırf istediğim şeyleri yapacağım. Akşam kim ne yiyecekse ayarlasın, ne yapacaksa yapsın. Hiçbirine ne karışacağım ne ilgileneceğim.

Kitabımı okuyarak günü geçirmeyi plânlıyorum. Adalet Ağaoğlu'nun Üç Beş Kişi kitabı öyle palas pandıras ilerliyor ki bıraktığım anda her şeyi birbirine karıştırdığımdan ilk otuz sayfasını tekrar okumam gerekti. 

Akşama doğru pilates yaparım.

Bilmiyorum,  paşa gönlüm isterse taze fasülye ayıklayıp pişiririm. Zaten benden başka sebze seven yok evde.

Sabah mis gibi pide yedim. Bugün rejim mejim de yapmıyorum. 

İsyanım var ulannn :D :D





26 Mayıs 2021 Çarşamba

Her Gün Aynı Sokaklarda Her Gün Başka Güzellikler Keşfediyorum

Sabah eşek tepmiş gibi kalktığım günlerden biriydi.

Zorla kahvaltı hazırladım. Pazardan aldığım semizotunu yıkayıp pişirdim. Pilates yaptım. Yürüyüşe çıktım. Eve döndüğümde çok açtım. Kahvaltı yaptım. Ve artık yatabilirim mutluluğu ile yattım :)

Zaten sabah rutinim hemen hemen hep aynı. Sadece her sabah pilates yok. Ama Metos sayesinde (yüzünden ya da :D)  sabah yapmıyorsam sonra yapıyoruz videolarla. 

Uyandıktan sonra ayılmaya çalışmakla geçiyor bir müddet. Sonra mutfağa yöneliyorum. Yemeğimi en geç altı gibi yiyorum. Sekize kadar çay ve kuruyemiş keyfi. Sonrasında acıktıkça suya vuruyorum kendimi. 

Rejim yapmadığım sürece kilo aldığımdan şu 16 saat aç kalma işine özen göstermeye çalışıyorum ama Allah sizi inandırsın bi gıdım midem küçülmüyor.

Şu 21 gün yaparsan alışkanlık olur davası da tam bir palavra. Şöyle bi düşününce iki üç ay ayık kalan madde bağımlılarının b daha hiç kullanmaya başlamamaları lâzımdı.  Oysa bir kere bapımlı olan hep bağımlı. Bırakanlar bile sürekli savaş halinde.

Neyse. 

Ben gevezelik yapmaya değil mahalleden topladığım çiçekleri paylaşmaya gelmiştim.

İçlerine de Eddy Grant şakıları sakladım. Unutmuşum ne zamandır onu dinlemeyi. Çok keyif aldım size de dinletmek istedim.

Bu arada bir de tarihe kısa not. Dün annemle Kadıköy'e gözlük çerçevesi bırakmaya gittik. Ben beş aydan,  o da on beş ayda sonra ilk defa gitmiş oldu. Erkenden gidip kalabalıklar başlamadan döndük. Deniz kenarında bir dakika oyalanıp seyrettik azıcık.

Haydi bakalım şarkılara şimdi :)