28 Aralık 2017 Perşembe

Bu Sene İzleyip Sevdiğim Filmler :)

Valla yazıya başlarken henüz ben de ne olduklarını bilmiyorum,  şimdi fotoğraf arşivini açıp oradan seçeceğim bakalım :)

Eveet işte seçtim. Geçen sene izleyip de sevdiğim filmler bunlarmış. Yedi tanesi festivalde gitmişim, kalan filmlerin üçünü sinemada diğerlerini televizyonda izlemişim. Afişlere tıkladığınızda filmle ilgili yazıma ulaşabilirsiniz.


















En son olarak da geçen sene yaptığım film meydan okumasının linkini vereyim, sevdiğim sevmediğim filmlerle ilgili otuz maddelik bir meydan okumaydı. İşte tam şurada :)

Oradan Buradan

Bir tarafım yat uyu diyor diğer tarafım hazır hava yağışlı değilken kalk yürü sonra nereden bulacaksın böyle havayı diyor. Bedenim daha gece ne yürümesi diye haykırırken mantığım yüz kilo oluyorsun sonra kalk kalk diye söylenmekte.


Böyle küçük şeyleri seviyorum. Kimin aklına geldiyse teşekkürler :)

Mutfağa girdim hızlı hızlı sandviç ekmeklerini çıkarttım. Dört tane hazırlamak üzere işe başladım. Tam çocukları kaldıracakken Metehan'ın bugün gitmeyeceğim dediği aklıma geldi. İyi o kadar geldi, çocuğu uyandırabilirdim de :) Tabi Bilgehan'la kahvaltıda kocaman bir sandviç yemiş olduk :D


Dün boraks ve tutkal almak üzere Kadıköy'e indim. Akşam Bilgehan'a slime yapma ödevin ne zamana diye soruyorum yakında diyor. Oğlum yakında da ne zaman?  Yarına götürsem iyi olur. İçimden bir ses "yakında"nın geçmiş bir yakın olduğunu söylüyor. Bu arada kılını da kıpırdatmamakta. Hadi diye diye yaptık birşeyler.


Bu arada yürüyüş kıyafetlerimi de giydim, kendimle gurur duydum :)


Moda Caddesi'nde bu amcanın bir köşeye açtığı şu tezgâhı hep çok hoşuma gitmiştir. Özenle bir bir yerleştiriyor onları. Bu sefer hem çok beğendiğimizi söyledik hem de biraz limon aldık. İzniyle fotoğrafını da çektim. Çok güzel değil mi sizce de? Sokağın bir köşesinde nezih bir dükkân havasını yakalamış.

Neyse saat ilerledi, artık dışarı çıkma zamanı. Bu karmaşık yazıyı okuyup buraya ulaşabilen herkese günaydın :) Emeklerinizin karşılığını alıp gurur duyduğunuz bir güne açılsın sabahınız.

27 Aralık 2017 Çarşamba

Sabah Yürüyüşümden Kareler


İçlerine şarkı da sakladım, istediğin fotoğrafa tıklayıp alabilirsin :)


Günaydın, ışıl ışıl bir güne açılsın sabahınız :)



26 Aralık 2017 Salı

Sevgili Hayranlarım Bugün Sizin İçin Gezdim Sırf Sizin İçin

Ne zamandır evde kös kös oturuyorsun Handan, hayranların senden fotoğraf ister, tembelleşme dedim.

Hahahaha, aman iki hee,  hayranız demiyonuz şurda, kendi kendime şeetcem onu bile başaramıyorum :D

Sabah çocukları yolcu ettikten sonra cumburlop yatağa geri döndüm zira bedenim ayakta olmakla birlikte o sırada hâlâ uyumaktaydım. Daha bir normal saatte yine ayağa kalktığımda bütün derdim kargoya paket götürmekti. Evde hiçbir yere bakmadan apar topar üzerime bir şey geçirdim, kendimi dışarı attım. O da ne, hava yine mis gibi. Kış olduğunun bilincine varamamış ilkbaharımsı modda gezmekte.

Postaneye doğru ilerlerken mahalledeki arkadaşımı aradım. Beş dakika uzaklıktayız ne zamandır buluşamadık. Hadi hazırlan dışarı çıkalım dedim. Güya hediye fuarına gitmek istiyordum ama bu güzel havada kapalı yer hiç cazip gelmedi rotayı Ortaköy'e çevirdik.

Üstüm başım bakkala gitme halinde, çantamda kolibantı - neyse yüzüme güneş kremi sürmüştüm en azından - yola düştük. İşler evde beklesin, dün bütün gün ütü yapmıştım ben hem.


Beşiktaş'tan yürüye yürüye Ortaköy'e vardık.


Üstümüze nur yağmıştı gördüğünüz gibi :)



Ortaköy Camii'ne hayran hayran baktık. Büyük Mecidiye Camii  aslında ismi. Nigoğos Balyan tarafında 1856 yılında  neo barok tarzında yapılmış. İnsan ona bakarken bir de yeni yapılanlara gözü takılıyor da neredeen nereye düşülmüş diyor.



Kafede denize sıfır bir masa bulunca keyfimiz daha da arttı. Oradan saatlerce kalkmayabilirdik. Hımm, zaten kalkmadık da sanırım :) Şu ortama bakar mısınız, deniz, vapurlar, mis gibi hava, tavşan kanı çay. İnsan hayatta başka ne ister?


Dönüşte yine yürüyerek Beşiktaş'a ilerlerken bu çok sevdiğim caddeye vuran güneşle manzaramız güzelleşmişti. ( Çırağan Caddesi'ymiş adı, yuh Handan insan hiç mi bilmez otuz yıldır yürümeyi en sevdiği caddeyi :)




Duvardaki güvercinleri uçarken yakalayamadığıma üzüldükten sonra eve geldiğimde gördüğüm bu fotoğraf da günün sürprizi oldu bana :)


Sözün kısası postaneye gitmek insana çok iyi geliyor :D

25 Aralık 2017 Pazartesi

Kayıp Şeylerin Bakım Klavuzu

Bayılıyorum filmlere kafadan uydurduğumuz isimlere.  The Fundamentals of  Caring orjinal isimli filmimizi kendime ütü filmi ararken buldum.

Aslında güzel bir noel filmi arıyordum ama niyeyse yeni çekilen noel filmleri abuk subuk romantik filmlerden öte gidemedikleri için zengin kızımız otobüste servis butonunu ararken içime fenalık gelip başka bir şey izlemeye karar verdim.


Kahramanımız engelli bir gencin bakıcılığını üstlenir. Adam hüzünlü bir adamdır genç de alaycı ve zor geçinilen biri. İkisi bir yolculuğa çıkarlar. (Bakınız)

Film duygusal olmakla birlikte oldukça eğlenceliydi, komedi unsurları gayet güzel kullanılmıştı. (Komedi filmleri hariç her filmde güzel kullanılabiliyorlar bu unsurlar zaten.) Sık sık güldürdü beni.

Netflix filmi, keyifle izledim.

Baş roldekilerden Paul Rudd, ismini bilmediğim sevdiğim aktörler listesindenmiş. Ne tuhaf,  bir sürü filmde izledim oysa hiç bakmamışım adına. Diğer oyuncuyu ilk defa görüyorum. Selena Gomez de var filmimizde. E daha ne olsun, izleyin siz de işte anacım.

Nostaljik Pazartesi

Bu hafta üç sene öncesinden bir yazımı paylaşayım dedim. Hepinize günaydın. Cıvıl cıvıl bir haftaya açılsın sabahınız :)

17 Ekim 2014 Cuma

Teşekkürler

Sabah saatin sesini duydum, hemen elimi uzatıp alarmı kapattım. Kulağıma , elime, gözüme teşekkür ettim:-)

Kalkıp elimi yüzümü yıkadım. Ayaklarıma, bacaklarıma, elime yüzüme teşekkür ettim:-)

Mutfağa yöneldim, çayın altını açtım. Buzdolabından yumurta, kaşar, un, yağ çıkarttım. Ocağın üzerine tavayı koyup yağı eritirken diğer malzemeleri çırpıp omlet hazırladım. Bir teşekkür daha bacaklarım, ayaklarım, ellerim, kollarım, gözüm, beynim:-)

Çocukları uyandırmaya gittim. Hımm ağzım da devreye girdi. Ses tellerim.. Ama ama akciğerim, kalbim, sizi görmedim. Teşekkür ederim:-)

Sarıldım, mıncıkladım oğlanları. Hissedebilen derim, teşekkür ederim:-)

Bıcır bıcır konuşmalar eşliğinde evde hareket başladı.

Okula gidecek sandviç hazırlandı. Sınav öncesi son tekrarla ingilizce sözcükler havada uçuştu. Çantasını kapan servisine yöneldi... Balkondan anne onlara el salladı.

Sessiz evin huzurlu yaşanmışlığının eşliğinde doktorun verdiği hareketler yapıldı.

Dizlerime buz koyup çayımı yudumladığım şu dakikada beynimin benden gizli gizemli hayatını okumaya çalışıp kafam karışırken bütün uzuvlarıma, beni ben yapan genlerime, çevremdekilere teşekkür edip hepsinin - yaralanmadan, berelenmeden, eksikliğini hissetmeden önce- varlığını hissederek tabletime uzandım:-)

Bir kuş cıvıldayarak geçti penceremin önünden. Güneş parıldamaya başladı hafiften.

Derin bir nefes aldım. Yok, uzanıp balkon kapısını açtım , kuş sesleri ve temiz hava eşliğinde derin bir nefes aldım. Hımm bu daha iyi geldi.

Teşekkürler hayat:-)

23 Aralık 2017 Cumartesi

Sıcak Çikolata İsteyen


Babababa ne şekilli de çekmişim :D

Yalnız siz siz olun sıcak çikolatayı bizim gibi çikolata eritip yapmayın anacım. Güya içine süt de koyduk ama şeker komasına girecektik neredeyse. Kakao, bir dahakine kakaoyla :)

22 Aralık 2017 Cuma

Eski Simli Kartlar


Annem kartları çıkarttım onlara bakıyorum dediğinde simli kartlar varsa ben de fotoğrafını çekeyim demiştim. Bugün uğradığımda bana şöyle bir sofra hazırlamıştı :)


Çocukluğumun bu kalın simli kartlarının büyüsünü başka hiçbir kartta bulamadım ben. Şimdi çok daha ilginçleri çıkmış olabilir, her yerde bulunan simlerle kendimiz bile yapabiliyoruz bir çok şey ama bu simlerin havası olmuyor.


Ya da oluyordur da benim çocukluğuma köprü kurmadığından eksik kalıyordur :)


Telefonla gün ışığı olmadan bu kadar çekebildim ne yazık ki. Parlasınlar diye değişik açılarda çekilmiş oldular :)


Ah ne kadar seyretmişimdir bunları kim bilir.





Hepinize iyi geceler.

Her bir fotoğrafa sevdiğim yılbaşı filmi sakladım, istediğinize tıklayıp şarkınızı alın. Ve o filmi izlemediyseniz muhakkak izleyin :)

Kendimi Nadasa Aldım

Bu hafta sakin hayatın tadını çıkarttım. Haftasonundan kalan yemeklerim üç gün idare ettiler. Bana sadece küçük ekleyişler yapmak düştü.

Metehan mezun polarını giymek istiyor diye bir posta çamaşır yıkadım. Bir makina çamaşır ütülendi hemen.

İki gün koltukta sürekli kitap okuduktan sonra ancak kalkıp evi süpürdüm.

Biraz kendime gelir gibi olunca Capitol'e gittik. Hediye alış verişi yaptık. Acele etmeden, tembel tembel. Yine son gün koşturacağımızı bilsek de umursamadan keyifle dolaştık.

Dün evdeki kartlarımı çıkarttım. Bu sene gittiğim yerlerden topladığım kartları göndermeye karar verdim. Kutunun içinde duracaklarına birilerine minik gülümseme götürsünler dedim.

Akşam ortaokul arkadaşlarımla buluştum. Kitaplardan, filmlerden, gittiğimiz yerlerden bahsettik bol kahkahayla karışık. Bir kere daha şükrettim güzel arkadaşlarım için.

Sabah.

Oğluşları gönderdim. Henüz gün ağarmadı. Yürüyüşe çıkasım gelmedi, sessizliğin tadını çıkartıyorum. Öğleyin dışarı çıkarım diye düşünüyorum, şimdi son okuduğum kitaba gömülme zamanı.

Bu hafta ruhum bana yetişti.

Hepinize günaydın, huzurlu bir güne açılsın sabahınız..


20 Aralık 2017 Çarşamba

Eee Ben Listemden Çok Az Filmi İzledim Daha, Nasıl Maraton Oldu Bu Böyle?

IMDB Top 250 Maratonu diyorum, bitme vakti yaklaşıyor, bende tık yok. Neyse Thor da listeye girmiş, bir film daha eklemiş oldum. Yalnız çocuklarla izlediğimiz anime The Wolf Children imdb 8,2 puanına rağmen neden ilk 250 listesinde yoktu anlayamadım. Oysa ilk 150 ye girmesi lâzımdı o puanla. Neden olduğunu bilen var mı? Hayır ödüllü falan bir filmdi de üstelik.


Neyse ben bahsedeyim yine de.  İki tane küçük çocuğuyla başbaşa kalan bir annemiz var. Çocukları çok şeker ama babaları gibi kurt adam olduğundan kurta dönüşebiliyorlar. Kadın şehirde yapamayacağını anlayınca bir köyde gözlerden uzak ev buluyor kendisine, onları kimseye fark ettirmeden büyütmeye çalışıyor.

Fantastik öğelere sahip gibi dursa da filmimiz aile, anne olmak üzerine.  Çocuklarla izlerken bayağı gerilsek de sonra halimize çok güldük. Zira holivud filmlerine alışmış bünyemiz her an bir şey olacak şimdi modundan kurtulamadı bir türlü. 

Çocuklar inanılmaz sevimliydiler. Sadece onlar için bile izlenir. Anne ise kahramanımdı, süper kadın diyebiliriz :) Hasta olan çocuğu için hastaneyle veteriner kliniği arasında kaldığı sahne pek trajik ve komikti. Bol bol gülüyorsunuz çocukları izlerken zaten :)

Sımsıcak bir film isterseniz kaçırmayın.

Şimdi gelelim listeden izlediğim filme. Yalnız bu filmler hiç de kolay bulunmuyorlar. Evde d smart, apple tv ve netflix var, hiçbirinde aradıklarımı bulamadım. Onu bırak internette bile sitelerden kaldırılmış görüyorum. Bunu alt yazısız izledim en sonunda. Üstün ingilizcemle kaçırdığım konuşmalar olsa da ( tamam yakaladıklarımla aynı oranda sayılır :) neyse ki hızlı ve yoğun konuşmuyorlardı.


Eski sevgilisinin cenaze törenine gelen adamdan kadının kızını bir akrabasına götürmesini isterler. Adam şarlatandır, kızı almak istemez ama paçayı kurtaramaz. Zaten kızda da atlatılacak göz yoktur. İkisi birlikte yola ve maceraya başlarlar. 

Ryan O'Neal kızı Tatum ile birlikte oynamış filmde. Ve Tatum oscar almış buradaki rolüyle. Sürekli sigara içmesinden hiç hoşlanmasam da (kızdan değil tabi senaryodan) gerçekten güzel oynuyordu. Siyah beyaz olması da ayrıca hoşuma gitti.

Böylece listeden beşinci filmi izlemiş oldum. Bakalım kaç tane daha izleyebileceğim :)