11 Temmuz 2015 Cumartesi

Bilin Bakalım


Bu ne çiceği :-)

Toprak

Su'yu okuduğumdan beri bu kitabı bekliyordum. Geçen haftalarda çıktığını görür görmez aldım. Daha ilk satırlardan içine süzüldüm.

Bazı kitaplar vardır, yüreğinize dokunur. Söylediği her cümlenin altını çizmek istersiniz. Bu da öyle kitaplardan. 

Hem duygulara hem düşüncelere hitap ediyor hem de macera romanı sürükleyip götürüyor.

Daha ne olsun:-) 



Renkleriniz Benden Hediye :)


Prenses bu senin pemben olsun. Tıkla fotoğrafa şarkını dinle gülpembe :)


Devrim bu narçiçeği senin için. Şarkısı da neşeli kendisi gibi, tıkla bakalım.


Mevlüde yeşilin en güzelini topladım sana .. Şarkısı da pek nostalcik oldu :)


Şebnem, sana bir kahve iyi gelecek gibi. Ama şarkıda kahve yok, ay ne onlar öyle, hiç sevmedim kahverengili şarkıları, bu hatunun soyadından dolayı seçtim, tıkla :) 


Nihal, çok geçmiş olsun canım. Buz koymayı unutma. Hem sana hem bana bu şarkı, çok severim.. Tıkla bakalım mor salkımlara :)


Hah, renk söylemeyenler hiç şarkıları dinlemeye çalışmasınlar, dna tespiti yapıyor bilok çalmadan önce :D

İyi geceler :)

10 Temmuz 2015 Cuma

Söyle Bakalım

Bugün ne renksin ?

:-)

Fazla Kitabınız Var mı :-)

Kadıköy Belediyesi ve Herkese Kitap Vakfı, kitabını  paylaşmak isteyenleri 12 Temmuz'da Kalamış Parkı'na çağırıyor...muş.

Seviyorum bu belediyeyi:-) 

Ayrıntılar şurada.

9 Temmuz 2015 Perşembe

Bir Şekilde Sığdırdık :-)

Ama ilk lego yaptığı anda kim bilir ne hale bürünecek..

Yine de en son dağınıklığı koyacak yerimiz bile yokken bu da bir ilerlemedir.

Legolar, transformırslar, biyonikıllar, kineksler, noperler,trenler, arabalar, hayvanlar, tahta bloklar, robotlar, canavarlar, vidalar, metaller, hepsi bir arada..  Şu çocuklar buyüdüğünde bi oyuncakçı açsak, üniversite masraflarını karşılar ha :-)


Daldan Dala

• Legolar hâlâ ayrılamadı, dur bakalım ne zaman bitip de yerleşecek.

• Dolabın en tepesine koyduğum kutularla mutlu oldum resmen, dört kutu daha yer buldu.

• Çok ciddiyim yer kalmazsa plastik hayvanlarla canavar kutusu elenecek. Dev gibi üç kutuyu kaplıyor onlar da..

• Kütüphanenin altındaki dolaptan kapaklı kutuları aldım da noperlerle minik plastik hayvanlar nereye girecek bilmem. Noperler benim kendime aldığım oyuncaklardı yatak odama mı koysam:-)


Ne mutlu olmuştum çocukluğumun oyuncaklarıyla karşılaştığımda. Küçük çocuklar için hele, harika bir lego tipi, tavsiye ediyorum herkese:-)

• Bir de kocaman tren seti var. Rengârenk plastiklerden. Metehan kendi kendine giden şeyleri hiç sevmediğinden almıştık onu, ikinci ya da üçüncü yaş günüydü, hemen hepsi duruyor parçaların. O da saklanacaklar arasında. ( Hah, anaları da çocuklarından farklı değil)

• Bari mutfağa gidip orayı toparlayayım biraz, çok feci dağıtmış vaziyetteyiz. Akşama kahvaltı gibi şeyler hazırlamayı düşünüyorum.

• Makina sustu sanırım, çamaşırları da asayım.

• Bu arada fonda oğlum hiç aralıksız konuşuyor, hiç aralıksız. Küçükken bakıcı falan tutmadıydım ama sanırım şu sıralar bir dinleyici tutabilirim :-) Çocuğunuz geç konuştu diye sakın üzülmeyin, vururum bak:-)

• Benim evim bile sıcak olduğuna göre bugün hava çok sıcak, Allah dışarılarda iş yapanları korusun..

• Şu fındığı da ayıklamayı bir bitirseydim, iyiydi. Dün gece Can'la diyaloğumuz şu şekildeydi.

- Fındığı balkonda kargalar yesin diye mi bıraktın ?
- He canım, zaten dadandı bile bir tane.
- Geldi mi gerçekten?
- Evet, her defasında ikişer üçer ağzına atıyor. (Kendisini gösteriyorum bu sırada:-)
- Haaa.
-Git kabuklulardan ye, benim ayıkladıklarımı rahat bırak !

İşte böyle.

Bu çok bilgilendirici yazı sonrasında büyük bir aydınlanma yaşayacağınıza emin olarak, şimdi gidiyorum anacım :-)


♪♦♪♦♪

Evin her tarafı her tarafta derken bir de fotoğraf koysam eminim abartmadığımı anlardınız ama yemesler:-)

Daha bir ay bile olmamasına rağmen Bilgiç efendi tarafından harika dağıtılan lego kutuları yerleştirilmeye çalıştığından o yatağına güçlükle ulaşarak yattı. Odasındaki eski dolaplar salonun ortasında. Kimi oyuncak kutuları bilgisayar odasında. Hepsinin o dolaba sığma umudu sıfır.

Neyse ben bunu yazmak için geçmediydim buraya.

Evimi bu kadar dağıtacak şeyleri alabildiğim için, ben yeter artık demediğim sürece sürekli konuşan bir oğlum olduğu için, dışarıdan gelen kuş seslerinin neşesi, site bekçisinin düdüğünün verdiği güven için, bu yaz gecesinde kapıdan gelen -annemin deyimiyle- cennet rüzgârları için, gördüğüm, duyduğum, hissettiğim, tattığım, sarıldığım bütün güzel şeyler için, aldığım derin nefes, içtiğim sıcak çay, gözlerim kapanırken kendimi bıraktığım bu rahat koltuk için, yazmamı sağlayan kelimeler, harfler, yaşamımdaki renkler, ruhuma dokunan müzik, evimdeki huzur için, teşekkürler hayat..

İyi geceler..

8 Temmuz 2015 Çarşamba

Gözüm Biraz Korkmadı Desem Yalan Olur :-)

Dün gidip iki tane kapaklı Billy aldık. Dört taneydi hayalim ama arabaya sığmayacağından kitap kısmı kalsın şimdilik oyuncak kısmına yoğunlaşalım dedik.

Sabahtan beri Bilgiç eski dolapları boşaltıyor. En son parçaları düzenlediğimizden beri bir çok lego yaptıklarından masanın üzeri şu hali aldı.
Yoksa bu dolaplar da yetmeyecek mi diye korkmaktayım şu an..

Burada en az on senelik birikim var.

Evler, arabalar, itfaiye, polis, şövalye, hırsız, uzay mekiği, uzaylı, ninja, gemi, uçak , örümcek, ejderha, ne ararsan bulunur, gel vatandaş gel:-)




Neyse, umudumu kaybetmiyorum, sığacak, sığacak..

Yalnız şu manzara size de oyun oynama isteği vermedi mi?

7 Temmuz 2015 Salı

Şimdi Bir Ağacın Altında Hamağa Uzanıp Yaprakların Arasından Süzülen Işık Huzmelerini İzleyerek Keyif Yapmak Vardı :-)

Blog alemi pek sessiz bugünlerde. Oruç başına vuranlar ve tatile gidenler birleşince bu hale geldi herhal:-)

Benim de aklıma yazacak bir şey gelmiyor. Hikâyemi tamamlayayım diyorum ama kafamı toparlayamadığımdan elimi süremedim henüz.

Fringe dizisinin tekrarını yayınlıyor digiturk, onu izliyorum. Bir de NCIS'i kaydetmişim bir sürü. Wimbledon tenis turnuvasını da buna ekleyince ekran karşısında ööle bakıp duruyorum denilebilir.

Bugün çocuk odasıyla ilgilenmeyi düşünüyorum. İkeaya gidebilirsek eğer, kitaplık alıp odaya son halini vermek istiyorum.

Sabah çamaşır ipime papağan kondu, bugün güzel bir şeyler olacak bence:-)

Şu anda da geveze serçelerin sesleri var fonda.

Hepinize günaydın.

Alayım günaydınları, ses vermeden gitme bakiim :-)