13 Aralık 2022 Salı
Buzdolabı Manyetlerim Nerede ?
8 Aralık 2022 Perşembe
Bence Artık Yerleştik Diyebilirim
7 Aralık 2022 Çarşamba
İstanbul'da Gittiğimiz Kamp Alanlarını En Sevdiğimizden Başlayarak Sıraladım
5 Aralık 2022 Pazartesi
Yine Dağıttık
Tam bir ay geride kaldı taşınalı, dün yine her yeri iyice dağıttık.
Şu an meselâ şöyle bir manzaraya bakıyorum.
Antre de şöyle.
Sanırım pek sevmedim. İki sandalyenin arasına sehpa koyabildiğimiz için çok da ihtiyacımız olduğu söylenemez. Sanki manzaramı kesti.
2 Aralık 2022 Cuma
2.12.22
Ay bu tatlı tarihi dilek dilemeden geçirmeyelim :)
Bir de minik mutfak değişimi videosu ekleyeyim :)
Can'la yaptığımız balkon kapalı kalsın açılsın tartışmaları, dolaplar için mimara laf anlatma çabalarım, yanlış yapılanlar, düzeltilenler, duvardaki su borularının döşeme altın çekilmesi, ocağın yerini değiştirirken doğalgaz projesi çizenlerin hataları, yüksek mutfak tezgâhının altında kalan fırın, bir türlü takılamayan davlumbaz, çalışmayan şofben falan derken mutfak son halini aldı gibi. Ergonomik ve kullanışlı olunca küçük olması dezavantajdan avantaja dönüştü, hiç yorulmadan her şey elimin altında. Karanlık olmasını da sürüsüne bereket ampulle çözdük :D Ayrıca karşıdaki tekerlekli adayı içim daralırsa camın karşısına çekip de etrafı izleyerek yemek hazırlarım diye yaptırttım.
Bir tek kapı meselesini çözemedik. Girişi ortadan olduğu için kapı klasik açılan türde olamazdı. Sürgülü kapı için de antredeki alanım küçülüyordu. Renkli sinekli taksam rüzgârda uçuşup ocağa falan gelir diye korktum. Dış kapının karşısında olmasa umursamayacağım da , birisi girer girmez ilk göreceği yer olduğundan sürekli düzenli olması gerekecek. Neyse , evye çok derin, ani durumlarda tezgâhtakiler içine atarım :D
Kaldı Metehan'ın odası. Dolaplarını kurduk, içini yerleştirince göreceğiz eşyalar sığıyor mu sığmıyor mu ;)
Hepinize iyi geceler :)
30 Kasım 2022 Çarşamba
Enerji
Bu sabah evde dördüncü misafirimi ağırladım. Gelen herkes evimizi çok sevdi. Ne güzel bir duygu insanın sıfırdan uğraşıp yaptığı evi sevdiklerinin de sevmesi.
Can diyor ki bizi üzmemek için mi öyle diyorlar acaba? Öyle bir şey düşünmüyorum ben , herkesin gözlerindeki ışıltıyı görüyorum. Ama bu ışıltı evden de geliyor olabilir bizim gözlerimizden de. Zira ben öyle mutluyum ki etrafıma bakarken ,iş yaparken , düzenlerken; o da sinmiş olabilir evin havasına.
Ve ağaçların büyüsü de bambaşka tabi... Bence insanlar ağaçlardan uzaklaşıp da rezidansların bilmem kaçıncı katlarına doğru karınca yuvalarına çekildikçe depresyonları arttı da farkında değiller.
Hiç mi kötü tarafı yok bu evin. Tabii ki var. Duvarlar yamuk, koyduğumuz dolaplar abuk subuk durabiliyor, sıvaları saçma sapan, arka odalar yandaki apartmana bakıyor, Bilgehan'ın odası balkonun yan duvarına bakıyor, küçük tuvalete girip kapıyı kapatabilmek için kıvraklık gerekiyor :D, minik gümüş rengi böcekler her yerde.
Hiç mi gürültü yok. E o da bolca var. Yakındaki okulun zili, üst kattaki bebeğin yerde yuvarlayıp durduğu bilimum şey (Sırf merakımdan çıkıp bakıcam bigün, ne yuvarlayıp duruyor diye :D ), geminin motor dairesindeymiş hissini veren ısıtıcının apartman boşluğundan gelen sesi. Ama o sesler beni rahatsız etmiyor. Okul zili "Ziller çalacak "şiirine götürüyor beni, bebek akşam erken yatıyor, ona söylenen şarkılar türküler gülümsetiyor, ısıtıcı İzmir'deki evimizi hatırlatıyor. Yaşanmışlık sesleri iyi geliyor.
Ve bir seneden sonra nihayet yerleşiyorum hissi de çok güzel. Bir senedir ev ara, ha gideceğim modunda dur, eşya topla, yapacaklarını ertele derken , meselâ dün saçlarımı kesirip üç seneden sonra manikür pedikür yaptırmaya gitmek, evde sakince ütü yapıp yemek hazırlamak falan ne iyi geldi.
Allah herkese içinde huzur ve mutluluk bulduğu ev nasip etsin . İster yeşillikler içinde , ister en merkezde kalabalıklar arasında, ister en üst katta bulutlarla birlikte ister en alt katta kedilerle iç içe, nasıl mutlu oluyorlarsa öyle bir ev nasip etsin. Meselâ ben pandemide çıldırmadıysam evimi çok sevdiğim içindir, diğer evde olsaydım herhalde patlardım.
Şu anda Can site yönetimi ile tanışmaya gitti. Karavanımızı istemiyorlar burada, ona ne yapacağımızı düşünüyoruz. Oysa karavanı koyduk diye arabamızı sitede park etmiyoruz bile başkalarını hakkına saygısızlık olmasın diye .
Ben televizyonda Dünya Kupası maçı izliyorum. İlk gençliğimin ailemle birlikte kupa izlediğim sıcacık günlerine götürüyor beni.
Bir tarafta asılacakları asıp, düzenlemelerimizi yapmaya çalışıyoruz.
İkea'dan aldığımız dolabı monte etmeye başladık. Metehan'ın odasına yerleştirince dağınıklığımızın son kalan kısmı da bitecek diye umud ederek .
Yılbaşı hediyelerimi hazırlamaya başladım. Haftaya kartlarımızı yaparız.
2022 yaşadığım en rahatsız edici ama aynı zamanda en heyecanlı ve enerji dolu yıl olmuş olabilir. Geçen sene bu zamanlarda internette görüp camının manzarasına bayıldığım evdeyim. İnanılır gibi değil.
Şu anda karavan burada kalır mı kalmaz mı diye gerilmiyorum , vardır bir hayır her şeyde. Derin bir nefes alıp Allah'a havale ediyorum her şeyi. Benim için en güzeli olacak. Biliyorum.
28 Kasım 2022 Pazartesi
Bu Sabah Kahvemi Özel Bir Fincanda İçtim
Dün çok tatlı bir misafirim vardı. Ben ne zaman tanıştığımızı hatırlayamıyorum bile, sanki hep biliyorduk birbirimizi gibi geliyor. Blog arkadaşlığı böyle bir şey işte. Yüzyüze hiç görüşmesen de başı sonu olmayan bir dostluğa dönüşebiliyor ruhlar birleşince. Değmesin Yağlı Boya idi bir zamanlar şimdi Kiremithanem ile bizimle. Çektiği harika fotoğrafların içinde kaybolabilir, sözlerinin arasında kendinizi bulabilirsiniz.
Ne zamandır istiyorduk balkonumda oturmayı, çayımızı içmeyi karşılıklı. Geçen hafta dedi ki "Handan ben geliyorum sana ". Ne kadar mutlu oldum anlatamam. Handan ben geliyorum sana dediği yer Yunanistan bu arada. Ülkeleri, kıtaları aşıp geldi arkadaşım .
Hava buz gibi olmasına rağmen balkona çıktık, içtik çaylarımızı. Bu fincan onun hediyesi, masadaki lokumla kurabiyeyi de getirmiş. Benim ev maceralarımı dinledi uzun uzun :) Kaldığımız yerden devam edercesine sohbet ettik keyifle.
Bu evde bi güzellik var gerçekten de bak yıllardır buluşamayanları buluşturdu. Darısı diğer arkadaşlarımın başına.
Yalnız Ankara'daki buluşmaları kıskandığımıza karar verdik, bi kafede biz de toplansak da buluşsak ne güzel olur diye hayaller kurduk. Neden olmasın, değil mi?
Sevgicim, iyi ki geldin, ayaklarına sağlık. Tatlı kızlarına ve sana öpücük yolluyorum buradan da.
27 Kasım 2022 Pazar
Ev Özeti Geçiyorum
Sonunda yerleşmiş olmamıza çok az kaldııı. Yeni aldığımız kitaplık ve şifonyeri kurduğumuzda sanırım her şeye bir yer bulunacak. Gerçi yetmeyebilir de ama yetecek umarım.
Bakalım neler olmuş şu iki ayda. Anlatırken sondan geriye gittim sanırım :D
Buzdolabının kapağı kendiliğinden kapanmıyordu. En sonunda Can altına bir tahta yerleştirdi. Ama her yerinden oynattığımda tekrar yapması gerekecek o işlemi :D
Fırın tezgâhtan dört parmak aşağıda kaldı. Can altına tahtadan tekerlekli bir yer yaptı, boyunu yükseltti.
Çamaşır makinası çok ileride duruyordu, usta musluğun yönünü değiştirdi biraz daha düzgün oldu.
Bulaşık makinası su boşaltmaya çalışırken bozulacaktı az kalsın. Gider hortumunun yeri değişti.
Doğalgaz için ilk geldiklerinde borularda kaçak çıktı, ikinci geldiklerinde balkon kapısına menfez koyulmadığı için açılmadı, üçüncüde ancak izini koparttık .
Ama şofbeni hemen çalıştıramadım zira tüm kabloları sökülmüştü. Zaten balkondaki prizde elektrik de yokmuş.
Sonunda hepsi düzeldi duş alabiliyor ama mutfakta sıcak suyu açtığımda şofben çalışmıyordu. Servis geldi, parça değiştirdi.
Banyo kapılarına standart kapı kulbu alındı ama standart kapıya uymadı. Can kesti biçti bişiler yapıp uydurdu sonunda.
Kablolu tv alalım dedik, kurmaya gelen adam asasör boşluğundan kablo çekmem siz çekerseniz gelip kurarım diyerek gitti. E niye kurulup parası veriyoruz biz yapacaksak her şeyi.
Dsmartı çağırdık, aktarın hesabımızı buraya diye. Dalaverecinin önde gideni bi adam geldi, söylene söylene iş yaptı. Eski lnbye bağlayıp yeni parası istemek mi dersin, yaptıklarını dsmarta göstermeyip parayı cebine atmak mı dersin. Tüm kanallar da çalışmıyor.
Duşakabinin kapağının altındaki tekerlek düşmüş, takılması gerek.
Zaten camları da sipariş ettiklerimizden gelmedi. Geri gönderdik. Uzun bekleyiş sonunda bizim istediğimiz bir türlü gelemeyince ellerindeki bir taneyi takın artık dedik .
Anten kablosu gelsin derken tuvaletteki menfez sökülmüş yeniden takılması gerek.
Mutfak balkon kapısı camlarını iki kere aldık. Biri takıldıktan sonra çatladı. Diğeri menfez delikli olması için yeniden sipariş verildi.
Bilgehan'ın masası kısa kalmıştı ek yapıp getirdi usta.
Mutfak dolabı çekmeceli olmamıştı, gidip tekrar çekmecesi geldi.
Davlumbazı takmaya gelen adam mutfak dolabından ve fayanstan takamamıştı. Fayanslar kırıldı, dolap çıkartıldı, davlumbaz takıldı. Dolapları bilahare Can'la davlumbaza uygun hale getirip taktık.
Ha takan usta davlumbazı iki santim sola takmış , dolaplar sığmayınca anladık, onu söküp tekrar taktık kendimiz.
Ada ünitesinin uzatma kısmı fazla geldi, söktük.
Ölçüp biçtikleri mutfak dolabı yerine oturmayınca gidip düzeltilip geldi.
Duşakabin yamuk , ona yapacak bişey bulamadık, özgün takılıyor.
Bir ay beklediğimiz banyo dolabı üstü kahverengi altı beyaz geldi. Taşınmadan bir gün önce doğrusunu getirdiler.
Salonun kapısındaki alçıpanı yıktık, usta yerine bir sanat eseri yaratınca yeniden alçıpan yaptırdık.
Yerleri sistire yapmaya gelen adama sistire makinası parası ödediğimiz halde gözümüzün önünde el makinesiyle sistire yapmaya kalktı, bu ne deyince iki gün sonra büyük makina geldi.
Su sistemi düzgündü Allahtan, Yunus Usta şansımız oldu.
Elektrik sistemi düzgündü, onu Can ağabeyiyle birlikte yaptı.
Boya badana rezalet. Duvarlar mağara duvarından hallice ne yazık ki. Bir ayın sonunda gidiyorum artık dediğinde hâlâ banyolar boyanacaktı. Adama lâf anlatmaktan yorulduğumuz için onu yolcu edip biz boyadık kalanını. Ama alttaki sıvalar berbat.
Bütün bu işlemler birbirleriyle de alâkalı olduğundan yapılan şeyleri tekrar yapmak, biri olmadığından diğerini de bekletmek, ustalara lâf anlatamayıp delirmek felân sonunda hâlâ keyfimizin yerinde olmasını evin bize verdiği pozitif enerjiye bağlıyorum.
Bir de karavanımıza vızvız yapmayıp, bir köşecikte durmasına ses çıkartmasalar ne iyi olacaktı ama neyse , vardır her işte bir hayır.
26 Kasım 2022 Cumartesi
Ev Yerleştirmeyi Bırakıp Gezmeye Çıkmak Bir Alışkanlık Oldu Bende :D
13 Kasım 2022 Pazar
Onuncu Günden Bildiriyorum Hâlâ Sıcak Suyum Yok ve Ne Bulsam Atıyorum
Dün üçüncü defa gelen doğalgaz görevlisi artık bizden bıktığı için olsa gerek açtı sonunda doğalgazı. Büyük bir sevinçle şofbene gittim. Bir yandan da umarım şofben bozum mozuk değildir diyorum, zira evde kalıp da kullandığımız tek şey o. Açtım , bir hareket yok. Doğalgaz geç geleceği için zaten hemen yanmayacaktı ama bunda elektrik yok. Aaa fişi takılı değil . Fişini takmak üzere elimi kabloya götürdüğümde fişi olmayan kopuk kablo ile yüzyüze geldim. İşte orada küfürü basmışım sayın seyirciler. Hayır Can evde olsa beş dakikada ona fiş takar. Ama kendileri salı günü teşrif edecekler.
Neyse bu hayal kırıklığının ardından evi süpürüp toparladım ve hemen akabinde de dağıttım. Bilimum ıvır zıvırı tıktığım dolaplardan birini koyacak yer yok, içindekileri elemeye çalışayım dedim. Kocaman bir oğlanların karne , başarı belgesi ve diğer ıvır zıvırların durduğu kutu vardı. Vize başvuru belgeleri bile duruyordu orada. Bilgehan'ın karnelerinin yanı bir de yabancı dil karneleriyle dolu. Deneme sınavında birinci oldular belgeleri. Yok efendim lego oyununa katılmışlar onun belgesi. Yani bi moklu bezlerini saklamamışım. Karneleri ,gerçek belgeleri ve sertifikaları ayırıp geri kalanını attım. Koca kutudan üç dosya çıktı.
Tam dört yapboz kutusuna lego yapım kılavuzları dolmuştu. Neredeyse beş kilolar. Bilgehan içlerinden bir kaç tanesini hatıra olarak ayırdı, gerisini attık. Devasa bir çanta doldu. Tüm yapım klavuzları zaten internette var. Üstüne üstlük bizimkilerin onları yaptıkları da yok. Bunları neden attırıyorsun diye söylenen oğlana legoları atmadığıma şükret diye cevap yetiştirerek bir gereksiz şeyden daha kurtulmanın haklı sevincini yaşadım.
Rengârenk fotoğraf çerçevelerim vardı İkeadan aldığım. Onlardan sıkılmıştım artık, içindekileri çıkartıp onları da postaladım.
Bir koca torba yeni kavanoz kapağını ayırdım veririm kapıcıya diye. Gelecek sene bir domates yapıcam diye koca sene saklayamayacağım. ( Ehehe dört paketi duruyor daha )
Şu an salonun her köşesi karman çorman. Yemek masasının üstünü açmayı başardım ama :D
Mutfakta kırk yılda bir kullandığım bir kaç şeyi dolap tepesine, bir kaç şeyi de mutfak dolabının altındaki on santimlik boşluğa tıkıştırdım.
Bilimum belki kullanırım diye tuttuğum plastik kutuyu attım.
Bir ara dekoratif şeyleri çıkartıp onları eleyeceğim.
Devasa bir mektup kutum var. Can'la altı sene çıkıp bunun çoğunu ayrı şehirlerde geçirmemiz sebebiyle yazmış da yazmışız. Ayrıca arkadaşlarımın mektupları da az uz değil doğrusu. O kutuya el atmam lâzım ama şimdi açarsam çok vaktimi alır.
Hiç kullanmadığım çeyizlik dantelli mantelli yatak çarşafları gardrobun üzerine sıkıştırmayı başardığımız için bu seferlik kurtardılar paçayı :D
Hâlâ Metehan'ın odası karman çorman. Yatak odası çok şekilsiz.
Banyo ve tuvaletin kapılarının kulbu yok. Zira kapılar normal kulplara göre dizayn edilmiş, Can tutturdu yuvarlak olanlardan takacağım diye. Uzun bir işi olacak onun.
Duşa bir raf almıştık. Bir saat sürdü kurup takmamız. Güya tavanla yer arasına sıkıştırdığından pratik olması gerekiyordu. Kurmasını çözmek on dakika aldı. O rafları boruya geçirmek tam kâbustu. Tabi kayıp düşmemesi için sert olması gerekiyordu ama Can olmasa hayatta geçirmem mümkün değildi benim. Hepsini yaptıktan sonra iç içe geçmiş borular düşmeden yerine götürüp sıkıştırmak da başka meseleydi. Duruşunu tekinsiz bulduğumuzdan bir de duvara tutturduk onu :D Neyse en azından şampuanlar kalktı ortadan. Kocam sağolsun her gördüğünde üçer beşer şampuan aldığından yer gök şampuan dolu. Hayır saçma sapan şampuanlar. Onların bir kısmını da yok edeyim ortadan ben. Adamın beş tane traş köpüğü varmış meselâ.
Neyse rn önemli şeyi yaptık : Balkonu açtık. Yarım gün oradaki tamir malzemelerini temizleyip içeri almış olsam da, şu an antrede beş kutu malzeme duruyorsa da çayımı alıp balkona çıkınca tüm sinirim gidiyor.
Zaten bu evi o manzaraya aşık olup da beğenmiştim. Geri kalan her yeri berbat ve fakat balkon nefis bir tabloya bakıyor.
Geçmiş ev deneyiminden de iyice anladığım üzere beni yeşilden uzaklaşmak hasta ediyor. Çok şükür kavuşturana.
Not: Fotoğrafa şarkı ekleyecektim ama internet yavaşlatılmış, hiçbir şey çalışmıyor. Terör saldırısı olmuş İstiklâl'de. Haber alamayınca olmamış gibi mi olacak ? Size de her seçim yaklaştığında terör artıyor gibi gelmiyor mu ? Çok tuhaf...











































