Bugün pandemiden sonra ilk defa sinemaya gittik. Ailece. Evde bir jet pilotu olunca filmi kaçırmamızın imkânı yoktu tabi.
İtiraf ediyorum ben ilk Top Gun'ı pek sevmem. Klişelerle dolu, sıradan bir filmdir gözümde. Nitekim dün gece Metehan'la tekrar izlerken yine aynı şekilde hissettim. O zamana göre uçuş sahneleri ilginçti tabi ama film vasat birşeydi.
Ama bugünkü film beklemediğim kadar güzeldi. Baştan sona keyifle ve heyecanla izletti kendisini. Kesinlikle tavsiye ediyorum. İlkini izleyip giderseniz daha da keyifli olabilir. Her ne kadar ilkini sevmesem de iyi ki izlemişim gitmeden dedim.
Film sonrası yemekte Can'ın uçuş maceralarını dinlemek de başka güzeldi tabi. O uzun uzun anlattı bir dinledik.
Bizim oğluşlar İstanbul'a taşındıktan sonra anlamışlardı babalarının mesleğinin ilginçliğini. Napsınlar, hele İzmir'de herkesin babası pilottu, sıradan geliyordu bizimkilere. Hatta Metehan'ın ilkokul birde benim mesleğimi ödev olarak yaparken babasına dediği şeye hep güleriz. "Baba senin işin de güzel ama anneminki daha ilginç" Hahaha, oğlana müfettişlik daha az bulunan meslek gelmişti o sıralar.
Fotoğraf 2007 yılındaki İzmir jübilesinden. Bizim için o evimizin komik babası ama iş yerinde bayağı kuul adam yav :D













































