Yeni kategoriler gelmiiiş, merak edip katılmak isteyenler Nilgün'ün bloğuna bakabilirler. (Tıkla)
3 Mart 2021 Çarşamba
Bahar Okuma Şenliği 2021
2 Mart 2021 Salı
Kitap Salı
Nereden başlayıp anlatsam bilemiyorum, neredeyse üç aydır yazmamışım kitaplarımı. İnstagrama da yazmadıklarım var. En azından oraya yazdıklarımı buraya taşıyayım bari. Dedim ama telefonumdaki fotoğrafları da silmiştim, artık ne bulduysam :)
Gerçekten çok zorlanıyorum okurken. Sanırım sonunu getirmeyeceğim.
Kitabın bir yarısı çok güzel. Ama diğer yarısı çıldırtıyor. İngilizcesi iyi olmayan bir Rus'un yazdığı mektupların bozuk Türkçesi'ni okurken sinir bastı bana. Koca kitabın yarısı bu şekilde yazılmış. Yarısı... El insaf!
Bununla uğraşırken kaç kitap okuyabilirdim kim bilir.
O kadar okumamın hatırına bir kaç alıntı paylaşayım. Sonrasında sevdiğim yarısını okuyarak şu kitabı bırakayım artık.
Demiştim bu kitap için. Sonra çevirisini yapan, kitaplarını çok sevdiği Algan Sezgintüredi o yazıma yorum yapıp "Dayanın.. Güzel kitap" dediği için yeniden elime aldım. Gerçekten de sonlara doğru oğlan da biraz daha ingilizceyi öğrendi sanırsam :D
Değişik bir kurguyla II. Dünya Savaşı sırasında bir Rus Köyü'nde yaşananlar üzerinden Yahudilerin başına gelenleri anlatmış. Anlatırken insanlık hallerini ortaya dökmüş. Bu arada anlattığı olayların acısı ve hüznü anlatıcının komik halleri ile örülmüş. Aslında komik haller de trajikomik haller . Onun yaşadıkları da bambaşka.
Kitap iki kişinin birbirine yazdığı mektuplardan oluşuyor. Amerika'dan gelip ailesinin köklerini arayan Johnothan ile onun Ukrayna'da tercümanlığını yapmış olan Alex'in mektupları. Jonathan geldiğinde dedesini kurtaran kadını aramak için yaptıkları Alex'in kötü ingilizceli mektuplarında anlatılırken (bana afaganlar bastıran bu kısımdı) , Jonathan 'ın mektupları geçmişte o köyde yaşananlarla ilgili. O arada bir çok kişinin hikâyesini de öğreniyoruz tabi.
Dayanmam gerçekten iyi olmuş, sonunu merak ederdim.zaten ben bu kitabın :)
📬Anlayamadığım parçalar var ama sanırım bunlar çok Yahudiydi ve bu kadar Yahudihi bir şeyi ancak Yahudiler anlayabilir çünkü. Tanrı tarafından seçildiğinize inanmanızın nedeni, kendiniz hakkında yaptığınız komiklikleri sadece kendinizin anlayabilmesi midir?
📬Hatırlamamız çok önemli, dedi.
Neyi hatırlamalıyız?
Ne olduğu, dedi Didi, o kadar önemli değil ama hatırlamalıyız. Hatırlama eylemi, atırlama süreci, geçmişimizin tanınması. Hatıralar Tanrı'ya edilmiş küçük dualardır, bu tür şeylere inanırsak... Çünlü bir yerlerde tam bununla ilgili veya bunun gibi bir şey söyleniyordu... Demin aklımdaydı... Yeminle aklımdaydı...
📬Yaşamı, yaşamını doğrulamaya yönelik acil ve umutsuz bir çırpınıştı.
📬Birbirlerini böyle uzaktan görmemişlerdi. Sadece uzaktan elde edilebilen derin yakınlığı hiç bilememişlerdi.
📬Delik boşluk değildi; boşluk, deliğin çevresiydi.
1 Mart 2021 Pazartesi
Nostaljik Pazartesi / Tokyo Yolcusu Kalmasın
Dün vitrindekilere bakarken çok gezesim geldi çok. Sere serpe gezmeleri özledim. Yetti gari korona...
26 Temmuz 2017 Çarşamba
Meiji Tapınağı (Tokyo 5. Gün)
Tapınağa giriş kapısından değil arka taraflardan gitmeye karar verince şehrin gökdelen olmayan bir mahallesiyle de karşılaşmış oluyoruz. Hayranlık duyduğum bir mimari değil, hepsi iç içe yapılmış, birbirlerine benzemiyorlar ve sanırım deprem bölgesi olmasından dolayı her yerden sarkan kablolarla bana çocukluğumu anımsatıyorlar biraz :)
Bu kapıdan girmekle çok iyi yapmışız aşağının kalabalığı yok, ormanda keyifli bir gezinti moduna geçiyoruz hemen..
Dışarda yemek yenilen bir yer bulmanın şaşkınlığı içindeyiz, keşke yanımızda bir şeyler olsaydı da piknik yapsaydık :)
Sonunda tapınağa geliyoruz. Bir şinto tapınağı burası. Meiji zamanında budizm ve şintoizm birbirinden ayrılıp şintoizm devletin dini kabul edilmiş.
Ve pazar sabahı gittiğimiz için çok şanslıyız, bir düğüne de rastlıyoruz.
Oradan çıkışta botanik bahçesine gidiyoruz. Sanırım para verdiğim için en çok üzüldüğüm yer burası oldu. Çiçeklerin mevsimi geçmişti ve nilüferli bir göl dışında pek bir şey göremedik. Neyse bol bol nilüfer fotoğrafı çektim üzüntümden :D
Tapınağın giriş yolunda (Biz çıkıyoruz o arada :) sake ve şarap fıçıları var. Sakeler rengârenk pek neşeli görünüyorlardı :)
Yan taraftaki Yoyogi Park'a gitmeye halimiz kalmadığından Tokyo'ya gittik gideli göremediğimiz kalabalığa karışmak üzere Takeshita Caddesi'ne geçiyoruz.
Aşırı sıcakta bu aşırı kalabalık içine dalıyoruz..
Gençlerin muhiti buraları. Neyse ki bizim gençler buralara gelelim istemediler diyerek şükrediyoruz. Bir saat yetip de arttıyor bize :)
Şans eseri Metehan'a bir sene öncesinden söz verdiğim yılanlı yüzüğü buluyorum, yüzüğü daha da anlamlı oluyor :) (Sonra çekip fotoğrafını koyarım )
Yan tarafta bir tapınak görünce kalabalığı ardımızda bırakıp sessizce uzaklaşıyoruz :)
Ana caddeye geçer geçmez de kendimizi bizim mahalleye götürecek olan trene atıyoruz.
Sanırım Tokyo'nun en sakin mahallesinde otel bulmuşuz. Aferim bana :D
Bitmediiii, devam edecek :) Akşama uçağa binecek olmak Handan'ı gezmekten alıkoyar mı, hayııır :D
Temizlik Günlüğü Bilmem Kaç , Sanırım Pilimi Bitirdim
Dün bütün gün vitrinin üçte ikisini tamamlayabildim yalnızca. Tabi vitrindeki eşyalar bana zamanda ve mekânda yolculuk yaptırdıkları için biraz fazla uzun sürmüş olabilir.
Bir de koltuk örtülerini taktım. Yalnız şu örtüleri iyi ki diktirmişim. Yeni kumaş kaplatmak yerine örtü diktirmek en akıllıca hareketlerimden biri oldu. Hele oturma minderlerinin fermuarları tek bir kenarda kalmayıp yanlara doğru da uzadığından onları çıkartıp yıkamak öyle pratik ki.
Neyse dağılmayayım iyice. Koca gün başka iş yapmadım. Gece erken yatayım dedim, bir de uyuyamadım. Dön sağa dön sola yok. Kalkacak halim de yok. Boğazım ağrımaya başladı bu arada. Lenf bezlerim yine sanırım. Son senelerin numarası bu, lenfler ağrımaya başlıyor.
Bu sabah en koşturmalı sabahım.
Yedi gibi saatten önce kalktım. Bilgiç'e kahvaltı hazırladım. Mutfağı toparladım. Sonra pazara gittim. Pazarcılara siftah yaptırdıktan sonra döndüm. Bu arada pilates hocam haftasonu kayaktan dönüyordu derse yerişemeyip ödev verdi.
Ödeve baktım ağrıyan kaslarıma baktım. Yapmasam mı dedim. Akşama mı yapsam dedim. Amaan boş ver, zaten spor gibi temizlik yapıyorsun dedim. Sonra süklüm püklüm serdim matı, aldım topu çemberi . Oturduğum yerden esneme hareketlerini yaparken gözüm ağaçlara ilişti. Harika ışık vuruyordu. O bir an içim mutlulukla doldu. İyi ki başladım spora diye düşündüm . Temizlikle uğraşacağım diye kendine ayırdığın bir saati feda edecektin az kalsın Handan diye geçti aklımdan. Sonra hareketleri yaparken şükrettim vücuduma.
Spor sonrası erzakları toplayıp anneme gittim. Onunla da bir tur attık mahallede. Eve döndüm kahvaltı hazırladım.
Kahvaltı sonrası ben pert :D Boğazım iyice ağrıdı, üzerime ağırlık çöktü, boşalttığım çekmece bana baktı ben ona baktım. Bırakıp her şeyi gidip yattım. Ölemem ya canım.
Dünün aksine bugün bi güzel uyumuşum. Kalkınca mutfağa gittim. Uyku beni iyice perişan etmiş, ayılacak gibi değilim, dolayısıyla mutfağa sürükledim de diyebiliriz.
Makarna ve biber dolması pişirdim.
Şimdi çayımı alıp koltuğa uzandım. Saat beşe geliyor . Ben daha çekmece sileceğim bakalım :D
Sanırım bu hafta arka odalara geçemeden kıyı köşe ile uğraşacağım sadece. O arada kaslarım da dinlenir.
Ee, söyleyin bakalım bugün vitrin biter mi? Bilenler arasından yapacağım çekilişler bir kişiye yapboz hediye edeceğim bak. Haydi bahisler açılsın :)
28 Şubat 2021 Pazar
Kış Okuma Şenliği Sonu
Şubat da bitti işte, bir şenliğin daha sonuna geldik. Pek okuyamadığımı düşünmüştüm ama geçen şenlik kadar olmasa da idare etmişim.
1.Kategori (10 puan): İsminde “KIŞ” mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların “KIŞ” mevsiminde geçtiği bir kitap.
Puslu Kıtalar Atlası / İhsan Oktay Anar / İletişim Yayınları /238 sf
2.Kategori (10 puan): Anton Pavloviç Çehov veya Virginia Woolf veya Jack London'dan bir kitap.
İntihar / Jack London / Milliyet Romanları / 262 sf
3.Kategori (10 puan): Mehmet Akif Ersoy veya Necip Mahfuz veya Ahmet Mithat Efendi'den bir kitap.
4.Kategori (10 puan): Hasan Ali Yücel Klasiklerinden bir kitap.
İvan İlyiç'in Ölümü / Lev N. Tolstoy/ İş Bankası Yayınları / 83 sf
5.Kategori (10 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK ile ilgili bir kitap.
6.Kategori (20 puan): Şiir ve tiyatro türünde iki kitap.
(bir şiir bir tiyatro yada iki şiir yada iki tiyatro türünde kitap olabilir)
Orhan Veli Kanık / Muzaffer Uyguner /Varlık Yayınları / 86 sf
Satırbaşı / Şemsi Belli / Ak Kitabevi / 153 sf
7.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Kapağındaki baskın rengin Mavi olan iki kitap.
Profesör ve Hizmetçi / Yoko Ogowa / Pegasus Yayınları / 198 sf
Bana İkimizi Anlat / Ahmet Batman / Destek Yayınları / 183 sf
8.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 20 puan): Kendi adınız ve soyadınızın başharfleri ile başlayan iki kitap.
Hipnozcu / Richard Bach / Aprıl Yayıncılık /160 sf
Kimse Sana Karşı Değil /Kadriye Koba / Sapiens Yayınları / 120 sf
9.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Adında aynı kelimeler geçen üç kitap.
(*kitapçı dükkanı, kitap hırsızı, kalp hırsızı gibi üçünün ortak kelimeleri olmalı
*pencere, pencereden, pencereler gibi aynı kelime üç kitapta da olabilir..
*Eski Kahramanlar, Eski Fotoğraf, O Eski Mahalle, gibi.. )
Yani Rüzgâr Her Şeyi Alıp Götürmeyecek / Richard Brautigan / Altıkırkbeş Yayınları / 71 sf
Eğer Biz Biz Olmasaydık Olabileceğimiz Diğer Her Şey / Albert Espinosa / Pegasus Yayınları / 210 sf
Her Şey Aydınlandı / Jonathan Safran Foer / Siren Yayınları / 310 sf
10.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Adının baş harfleri K, I, Ş ile başlayan 3 kitap.
Kan Bağı / Paul,Joseph Fronczak / Hep Kitap/ 347 sf
Işıklar Sönünce / Agatha Christie / Altın Kitaplar /101 sf
Şeytan İşi / Hüseyin Rahmi Gürpınar / Atlas Kitabevi / 80sf
11.Kategori (her kitap 10 puan, ekstra 30 puan): Bir üçleme yada bir serinin üç kitabı.
Kara Büyücü Üçlemesi
Büyücü Loncası (439sf) /Çırak (527sf) / Yüksek Büyücü (549sf)
Trudi Canavan / Pegasus Yayınları
Toplamda
16 Kitap 160 puan
3617 sf 36 puan
Ekstra 150 puan
346 Puanla bu şenliği bitirmişim. Aferim bana :)
Temizlik Günlükleri İş Listesi ( He Canım Bak Başlığa Yazıyorum, Yetti Bu Kızın Temizlikleri Diyen Gelmesin :D )
Ah, ah aslında bu hafta sonu karavan günlükleri yazıları hayal ediyordum. Can'ın dört gün boşu olmuştu ilk kez, hafta sonu kaçacaktık. Amma velâkin pazartesi gününe sınav çıkacağı tuttu. Hah, dün o sınav iptal edildiğindeki sinirimi tahmin edebilirsiniz. Oyun çünkü bu.
Neyse, ilâhi güçler temizliğimi bitirmem için evden çıkmama izin vermiyor sanırsam.
Dün Can'ın katkıları sayesinde salonun duvarları bitti. ( Duvardaki parlak arap sabunlu izlerini özel olarak yaptırdığımızı hayal etmeye çalışıyorum şu an, zaten sanırım benden başka kimse görmeyor.)
Perdeler camlar temizlendi asıldı. Koltuk örtüleri yıkanıyor.
Bugün kendime iş listesi hazırlayayım dedim çünkü odaların eksikleri gedikleri karıştı birbirine. Sürekli ayağımın altında birileri olduğundan mecburen düzenli yapamamaktayım.
Mutfak :
Aslında bunu saymasam da olur zira duvarlar ve fırın dışında yaptığım bir yeri yok. Bugün oraya giremem. Neyse liste dursun burada.
1. Buzdolabı
2. Dolap içleri, kapakları
İki günde çıkamam ben oradan . Ki ben girene kadar fırın felan da batar.
Bilgisayar Odası:
1. Duvar dolabının alt kısmı
2. Televizyon dolabı.
3.Bilgisayar masası
Ve fakat bakın şu an, tamamıyla dağınık, pis ve karışık :/ Burası da yarın olur ancak, Bilgiç çıkmıyor çünkü içinden.
Antre :
1. Portmanto
2. Ayakkabılık
Neyse dün diğer dolabın çekmecelerini düzenledim, açtığımızda içindekiler fışkırmıyor.
Küçük Tuvalet :
Hiç girmedim ki, duvarları, kapısı, her bi yeri duruyor. Bugün orayı Can'a satmayı plânlıyorum. Zira o duvarları sapsarı katran apan kendisi olmakta :/
Salon :
Vitrin. Ki ne vitrin. Mağazada alırken az aldık sandıydık, işin komiği İzmir'deki evimizde de anlamadıydık. Yalova'da salonun yarısı vitrin olmuştu :D Neyse, burada da salon büyük, benim bi ton eşyamı yeni model vitrinlerin almasına imkân yok :D
Bunlar bitsin evin son üçte birlik kısmına geçeceğim ama orada bir genç odası var kiiii, üfff. Bilmiyorum ne kadar sürer :D
Şimdi gidip ekmek alayım zira bu sabah simit yeme günüm, kahvaltının tadını çıkartacağım önce.
Hepinize iyi pazarlar :D
27 Şubat 2021 Cumartesi
Oy Beni Spor Çarptı
26 Şubat 2021 Cuma
Bütünüyle Dağıtmış Vaziyetteyim
Salonun bir duvarı bitti anca, hahahah :D
Perdesi yıkandı, camları silindi, vitrinin tepesindeki toz yığını alındı ama henüz yerleşmedi.
O arada antredeki çekmeceler de döküldüydü masanın üzerine. Onlarla da dağınıklığın zirvesine varıldı.
Kütüphanenin olduğu duvarı da silsem bari de yarısı bitmiş olsa.
Hadi bakalım, yaparsın sen Handan, süpersin, ultra enerjiksin, ver gazı kendine ver gazı kendine :D
25 Şubat 2021 Perşembe
İki Gün Temizlik Yapıp Üç Gün Kılını Kıpırdatmayanlarda Bugün
Biraz yorgunluk biraz ayın muayyen günleri çarpınca iki gündür ancak yemek ve bulaşığa yetiştim.
Neyse bu akşam bit kadar antrenin duvarlarını silerek az biraz iş halletmiş gibi oldum. Bir de bilgisayar odasındaki dolabın üstteki dolaplarının kapaklarınu sildim. Dolapların içine ne bulsam tıkmışım, kimisini hiç ellemeden sessizce kapattım :D Kimisini döküp toparladım. Özellikle garanti belgeleri, fatura ve kullanım kılavuzlarını tıktığım kutu vaktimi aldı. Ne olduğunu anlamadığım bilimum faturayı attım. Nasılsa gerekse de anlayıp bulamayacağım dedim :D
Yarın bi güç bulsam da salona dalsam. Salon bizim evin üçte biri. Duvarları Metehan'la yaparsak daha kısa sürer belki.
Daha dolapları dökmedim gerçi. Antredeki dolaplar dökülecek. Belki salon sonraki güne kalır. Bakalım.
Bu arada koltuğu kazıdığımı gören mahalleden arkadaşım sandalyeye kılıf dikmeyi teklif etti. Anında da dikmiş :D Allah razı olsun :)
Bu arada kütüphanemde dolaşırken okuyacağım seri kitapları da ayırdım. Sevgili Şule'nin yeniden başlattığı Seri Kitapları Seri Okuyoruz'etkinliğine katıldım zira :) Onların da fotoğrafını koyayım buraya.
Şimdilik gördüklerim bunlar, hatta üç tanesini okudum bile.
Şimdi bizimkilerle oyun oynamaya gidiyorum. Zira dünden bu akşam oyun oynatacağız demiştik.
Demiştim, oynadım döndüm.
Hafıza oyununda Metos bizi toz duman etti. Mızıklayıp başka oyun açtık. Onda da yendi. Yalnız biz çok güldük. İkinci oyunca 1 atınca minatör oynatılıyor, 2 atınca blok koyuluyor, 3 atınca engelden atlanıyor diye sayınca Oooo yüz tane kural var 4 atınca da göbek atalım bari dedim. Allah sizi inandırsın ha babam 4 attık, göbek atmaktan kollarımda derman kalmadı :D
Bir de video çektiydim ama belki yüklerim, bilemedim şimdi :)
Artık ağrıyan kollarım ve ben yatmaya gidiyoruz, size de iyi geceler.
24 Şubat 2021 Çarşamba
Belki Fakında Bile Değiliz Ama
Bazı özel cümlelerimiz var özel insanlarla paylaştığımız. Başka kimse onların içinde saklı olanı bilemez.
Gerçek anlamı ne olursa olsun bizim için bir kahkaha, bir gözyaşı, bir sızı, bir gülümseyiş olan cümlelerimiz onlar. Paylaştığımız insan olmayınca öksüz kalıp boynu bükülür bir köşede.
Not: Ceren'in Bakış yazısının aklıma getirdikleri.
















