11 Kasım 2019 Pazartesi

Hakkımda Bilmediğiniz 11 Şey ( Derken Bi Güleceğim Geldi, Bilinmedik Birşeyim Kaldı mı ki Benim Acaba :)

Sevgili Tigris  ve Duo  (Bakın bunuyorum diyorum inanmıyorsunuz, Duo'nun beni mimlediğini yazmamışım buraya.)  Lerzan 'ın başlattığı bu mimde beni ebelemiş :) Mim cevaplamayı seviyorum,  önceden cevaplamışımdır benzerlerini kesin ama neyse bir sürü yeni gelen arkadaşlar var :)

1 Kendinde sevmediğin özelliğin nedir ?
   
Kendimde sevmediğim özelliğim sevmediğim özelliğimi bildiğim halde onu değiştirmemek sanırım:D

2 En büyük takıntın nedir ?

 Çamaşırları aynı renk mandallarla asardım eskiden, sonra Bilgiç'in takıntıları ile uğraşırken ona örnek olsun diye ben de bıraktım. Pek takıntım olduğunu söyleyemem. Yalnız yolcu ettiklerimin arkasından balkondan el sallayıp dua ederim hep. 

Bak bu da yazıyı yazdıktan üç gün sonra geldi aklıma, daha okuyan olmaz ama yine de ekleyeyim. Dilek dileme takıntım var benim. Dilek dilerken hayırlısıyla olsun demeye çok dikkat ederim, kilo vereyim diye dilek diledim örneğin, dibine hemen eklerim sağlıkla sıhhatle vereyim o kiloları aman yanlış anlaşılmasın, dilek abuklaşmasın :D 

3 Kimsenin bilmediği bir sırrın var mı ?

Sır olunca söylemiyoruz haliyle :D  

4 Hayattaki en büyük başarın nedir ?

Ailece Amerika'dan birbirimizi gırtlaklamadan dönmüş olmamız şu anda hissettiğin en büyük başarı :) (İşin acı tarafı şaka yapmıyor olmam :P)

5 Seni en mutlu eden şeyler nelerdir ?

Sabahın ilk saatlerinde balkonda kendi başıma vakit geçirmek beni mutlu eden ve yenilenmemi sağlayan şey :)

6 En sevdiğin ünlü kim?

Çevreye,  insanlığa, iyiliğe güzelliğe duyarlı ünlüleri seviyorum en çok sanırım. Haluk Levent, Leonardo Di Caprio,  Audrey Hepburn,  Tarkan  Mert Fırat ilk aklıma gelenler. 

7 Şansa inanır mısın, şans getirdiğine  inandığın bir eşyan var mı ?

Şansa inanırım. Şanslı bir insan olduğuma da çok inanırım. Şans getiren bir nesnem yok. Elime aldığımda bana mutluluk veren nesnelerim var :)

8 Hayalindeki meslek ve nedeni ?

Ya yollarda olsaydım ya da kitapçı dükkanım olsaydı :)

9 Kafan bozukken yaptığın şeyler nelerdir?
   
Uyurum bol bol. Direk beynim dış dünyaya kapanır. Onun dışında yemek yerim. Ki hiç tasvip ettiğimiz bir davranış şekli değil bu :D

10 En sevdiğin film ya da dizi ?
   
Yüzüklerin Efendisi'i kaç kere izledim bilmiyorum :)

Harry Potter, Geleceğe Dönüş, Sen Uyurken, Tatil, Kızgın Damdaki Kedi, Damdaki Kemancı ne bileyim bir sürü çok sevip tekrar tekrar izlediğim film var :)

Dizi olarak Bones, NCIS,  Fringe, Küçük Ev, Big Bang Theory, Stranger Things ilk aklıma gelenler .


11 Kendine hangi sorunun  sorulmasını isterdin ve cevabın ne olurdu ?

Evde sürekli sorulara maruz kalan bir anne olarak kimse bana bişey sormasın modundayım şu anda. Sorusuz sualsiz yaşayalım. Çok lâzımsa iyi misin diye sorun çevrenizdekilere. Senin için ne yapabilirim diye sorun. Sen de ister misin diye sorun elinizdekini uzatıp. Başka da gerek yok. 

Ha bir de kimseye kilo mu aldın sen sorusunu sormayın, çok sevimsiz bi soru. 


Christmas In The Wild (Romantik Film Etkinliği 4)

Dünkü film bitip ütü bitmeyince kendime başka çıtır çerez birşeyler ararken bu filme rastladım.


Rob Lowe benim ilk gençlik aşkım. Ve hâlâ harika gözüküyor valla. Sırf onun için izlenir :)

Oğlunun üniversiteye gitmek üzere evden ayrılmasından iki dakika sonra kocası tarafından terk edilen esas kızımız, önceden sürpriz olarak ayarladığı Afrika tatiline tek başına çıkmaya karar veriyor. Yakışıklı pilotuyla uçarken (bende de var bi tane ama anca evde pinekleyelim, elâlemin pilotları neler yapıyooo) rastladıkları şeyler sonucunda kendisini otel yerine bir fil bakım merkezinde buluyor.

He canım tam Beyaz Dizi havasında film. Afrika manzaraları çok güzel. Doğal hayatı koruma mesajı da verilmiş. Daha ne olsun. Keyifle izleyiniz.

Yalnız iyi ki kuzey yarım küredeyiz, ben bu yaz ortası yılbaşı kutlamasını hiç büyülü bulmamaktayım. Kar yağacak, günlerin en kısa havanın en soğuk zamanlarında o süsler, kırmızılar, hediyeler içimizi ısıtacak,  yılbaşı öyle güzel oluyor :)

Princess Bride (Romantik Film Etkinliği 3)


1987 yapımı bu filmi ben nasıl izlememişim hayret. Oysa o yıldan itibaren vizyona giren hiçbir filmi kaçırmamış olabilirim :D

Gerçi izleyip unutmuş da olabilirim, zira her ne kadar imdb puanlamasında yüksek bir yerdeyse de ütü filminden öteye geçecek yapısı yok.

Yine de oyuncuların gençlik hallerini görmek  , keyifli ve eğlenceli masal izlemek güzeldi. Hele iki günde üç makina çamaşır yıkamış birisi olarak ütü yaparken pek iyi geldi :)

Gördüğünüz gibi filmleri peş peşe yayımlıyorum. Hâlâ kızgınç olduğumdan kendimi filmlere verdim. Aynı günde fazla film izlemeyi de sevmem güya ama dün üç film izlemişim (ilkini evvelsi gün seyretmiştim) bir tane daha yazacağım şimdi.

Copenhagen (Romantik Film Etkinliği 2)

Kopenhag yurtdışında iki kere gittiğim yegâne şehir sanırım. Filmin isminin dikkatimi çekmesi de bu yüzden olsa gerek :)

Esas oğlan küfürbaz, çekilmez, kaba abuk bir adam.  Büyükbabasını bulmak için Kopenhag'a gelmiş. Yanında erkek arkadaşı ve onun kız arkadaşı var. Bu kız arkadaş yüzünden erkek erkeğe bir gezi yapamadığı için ekstra kızgın.

Diğerleri onu bırakıp gidince tek başına gittiği kafede garson kıza babasının bir mektubundaki adresi soruyor. Kız o sırada mektubun üzerine kahve dökünce iyice köpürüyor. Böyle tanışıyorlar.

Büyükbabasını arayan adamın aslında babasını aradığını öğreniyoruz bu sırada. Babası onu terk etmiş, öldükten sonra yerini öğrenmiş, eşyalarının arasında bulduğu mektubu yerine götürmeye karar vermiş.

Esas kızımız 14 yaşında. Bir yandan büyükbabayı ararken bir yandan birbirlerine aşık oluyorlar.

Klasik romantik film havasında pek olmasa da festival filmi modunda sürükleyici bir filmdi. Bilimum festivalde ödül de almış sanırım.

Tek sorun benim gözüme gözüme sokulmuş,  nokta konulmuş mutlu sonlu filmleri sevmemde. Ama doğrusu başka da nasıl sonlanırdı bilemedim :)



Ekmek ve Laleler (Romantik Film Etkinliği 1)


Telefonumdan hiç film izlememiştim şimdiye kadar :)

Can siz hastasınız diye tutturup bizi ne zamandır plânladığımız helenistik dönem şehirleri gezisine götürmeyince, ona sinir olup filmimi açtım.

Hayır hastayım diye geziye gidemedik ama evde bütün işler bende,  o sırada hasta değilim tabi. Neyse bak yine sinir olacağım şimdi.

Bilimum sülalesiyle cümbür cemaat tura katılmış olan esas kızımız mola yerinde tuvalete düşürdüğü küpesini almaya uğraşırlen vakit kaybedince bir bakıyor kocası oğulları felan gitmişler.

Kocasıyla konuşup tur otobüsünün geri dönüp onları almalarını beklerken dellenip evine dönmeye karar veriyor.

Otostop çekerek yaptığı yolculuğu onu Venedik'e götürüyor.

Gerçekçi bir film mi, değil :) Ama masalsı havası, Venedik manzaraları ile keyifle izleniyor.

Ha bir de alıp başımı çekip gitsem hissiyatı yaratıyor insanda, aman dikkat :D

9 Kasım 2019 Cumartesi

Mektup

Sevgili Umman yeni bir mim başlatmış. 10 yaşındaki halimize mektup yazıyoruz. (Bknz)

Düşündüm, düşündüm.  10 yaşındaki Handan'a ne yazabilirdim, yazdıklarımın ne kadarını anlardı?  Hayatımda olan biteni söylemek ister miydim?  Bana doksan yaşımdaki halim gelse duymak isteyeceğimi sanmam geleceğimi. (90 yaşında olduğunu bilmem yeter :D)

Sonunda bir çocuğun okurken sıkılmayacağı kısa bir şey yazardım diye düşündüm :)

Sevgili Handan

İhtiyacın olan her şey elinin altında. Yapamayacağın hiçbir şey yok. Derin bir nefes al ve yaşa.

Benim yaptığım hiçbir şey seni sınırlandırmasın. Senin önünde bütün seçenekler.

Hayatta düşeceksin, kalkacaksın, yanlışlar yapacaksın,  doğrular yapacaksın, bazen bir yanlış bütün doğruları götürecek, bazen bir doğru her şeyi düzeltecek.

Hayatta her şey mümkün. Yeter ki hayalini kur, ümidini yitirme ve pes etme.

Seni seviyorum.


Ben de Oytunla HayatBiz Kimiz Kadınız ve Küçük Hanım'ı ebeleyeyim bakalım onlar neler yazacaklar :)

8 Kasım 2019 Cuma

Tatil Fotoğrafları

Aslında deniz kıyısında tembel oturup,  kitap okuyup  yüzmek hayaliyle gitmiştik ama yakınlardaki bir iki yerde de aklım kalmadı diyemem.

Trafik ters aktığından adada araba kiralamak istemedik. Belki bir yere taksiyle gideriz derken oradaki arkadaşımızın sabahı boş olunca bizi gezdirmeyi teklif etmesiyle pek mutlu oldum.

Can o kadar mutlu oldu mu bilmem 480 küsür basamakla kalenin zirvesine tırmanırken ikimizin de pili bitmek üzereydi :D

Önce St Hilarion Kalesi'ne gittik. Oradan da Bellapais Manastırı'nı görmeye geçtik. Bellapais'te arkadaşımız bizi bıraktı. Şehre yakın döneriz kolay dedik ama minibüs kalmamış, taksi gelmemiş, en sonunda tabanvay ile ilerlerken otostop çektiğimiz araba durdu da öyle dönebildik.

Gittiğim yerlerle ilgili bir çok açıklama yazısı var, o yüzden uzun uzun yazmıyorum.

Ama Girne'ye giderseniz ikisini de görün diyorum.



































Akşam döndüğümüzde hava kararmıştı ama bir gün önce bu pozu verirken suyun sıcak olmasına bayıldığımdan havluları kapıp denize attık kendimizi. Gün batımızı kızıllığından gece gelirken orada geçen anlar çok güzeldi.

İşte az yazılı bol fotolu bir tatil yazısı daha burada bitti. Eğer yarına kadar kaportayı toparlarsak yine yollardayız. Kürşad bize tarihi yerler gezdirecek. Eczaneden vitaminler, burun spreyleri, pastiller aldım. Haydi bakalım.

Romantik Film Etkinliği

Şimdi ben şöyle vıcık vıcık romantik komedileri pek sevmem ama gördüğüm kadarıyla güzellerini seviyorum. İzlemediğim kalmamış yav .  Sadece kızın veya erkeğin her şeyi yanlış anlayıp sürekli kendilerini utanç verici durumlara soktuklarını izleyememekteyim.

Sibel'in etkinliğini içime doğmuş gibi romantik filmleri sıraladığım yazımda öğrenmiştim, eh yenilerini görmenin zamanı gelmiş demek ki.

İmdb'nin listesinden izlemediklerimi çıkarttım ama bunları bulup izleyemeyebilirim, ya da hiç aklımda olmayanlardan çıkar karşıma,  şu an kesin bilemiyorum.