Evde kimsenin olmadığı sessiz bir gün .
Önce iş mi yapsam moduna girdim ama ardından hemen çıktım o moddan. Bugünü tembelliğime ayırdım.
Yani ikinci makina çamaşır yıkanıyor, mutfağa girilip yemek yapılacak,temiz banyo kilimi serilmeden yerler süpürülüp silinecek tembelliği :D
Cumartesi günkü doğumgünü partisine çağrılan çocuklardan kesin gelmeyecek olanlar da bir bir ayarlama yapmış geliyorlar . 25 en fazla olur derken 30 a doğru gidiyoruz . Allah yardımcımız olsun. O güne kadar bol enerji depolamalıyım.
Sonraki hafta bir partimiz daha olacak.
Ve lütfen bu gelen yirmi küsür çocuktan da parti isteyen birileri çıksın :D
Yani öyle görülüyor ki gelecek cuma akşamına kadar evde ayaklarımı uzatacağım tek gün bu. Gidip kendime bie yeşil çay yapayım.
Şimdi düşündüm de pazar günü de öyle olacak kesin, üstümden tır geçmiş gibi yatarım artık :D
Çok kilo aldım. Bu kadar alınca yüzüm ablaklaşıyor. Acilen vermem gerek . Kırklı yaşlarda gibi görmeye başladım kendimi. He canım zaten öyleyim ama yüzüme vurmana gerek yok.
Aaa, durun geçen hafta Metos'la aramızda geçen komik konuşmayı da yazayım size.
İstanbul'a geldiğimizden beri çektiğimiz gözü dönmüş kitap kurtları fotoğraflarına bakarken geçti konuşma.
-Oğlum sekiz senede metamorfoza uğramışsın neredeyse.
- Sahiden de öyle olmuş anne. Sen her fotoğrafta aynısın.
- Hımm, belli bir yaş aralığında insan aymı kalıyor, sonra gümm.
- Otuzbeşsin di mi anneciğim :)
- Evet iyi fikir .
- Yakında yirmi yaşında olacağım, o zaman 38 falan dersin artık. Sonrasında?
- Valla sonrasında ya seni tanımam ya da kocamın ilk eşinden derim .
- Hahaha, yalan da değil aslında :D
- Heee, o şimdi nerde diye sorarlarsa burdaaa deriz :D
Geyiğin dibine vurduğumuz an olup bayağı güldük oğluşumla.
İşte böyle.
Bloğu açtığından beri 35 yaşında asılı kalan bu kadın şimdi gidip bi çay içsin.
Sonra grafon kâğıtlarından nasıl ressam şapkası yapıyordum ki ben konusuna yoğunlaşsın :D
Görüşürüz millet.
22 Kasım 2018 Perşembe
21 Kasım 2018 Çarşamba
Sabah Halleei (Öyle Uyanamamışım ki Başlığı Nasıl Yazdığımı Şimdi Fark Ediyorum :)
Akşam erken yatmaya çalıştım, sabaha çok işim var diyerek.
Tabi ters tepti.
Önce uykuya dalmakta güçlük çektim.
Tam dalmışım, gece iki buçuk gibi Can yatarken uyandım.
Daha uyuyamadım bir türlü.
Saat dörde gelirken ben hâlâ yatakta debeleniyordum.
Kalkıp mutfağa gittim. Dün ev temizliği yaparken oraya hiç uğrayamamıştım. Bulaşıkları makinaya yerleştirdim. Onu çalıştırdım . Kalanları elde yıkadım. Tepsiler kirliydi fırında onları da temizledim. Kesmeşeker kutusunu boşalttım. Raf sildim.
Bir saat geçirmişim orada, saat beşe gelirken yeniden yattım.
Tabi altı buçukta biri beni dövmüş şeklinde kalktım yataktan.
Kahvaltı hazırladım.
Bilgiç'e kulüpleri için yaptıkları kermeste satmak üzere kek yaptım. Güya mini keklerden yapmıştım , hepsi yamulmuş, abuk subuk gözüküyorlar. Onları bize saklasam da giderken pastaneden kek al desem mi diye düşünmekteyim .
Cumartesi yine çok kalabalık bir doğumgünü partimiz var. Mekâna gidip nasıl süsleyeceğimizi ayarlamamız gerekiyor. Ozalitçiye resim bastırtacağız ve alınacak bir sürü şey var.
Yalnız geçen gün Moda'da bir markette 2 liraya litrelik cam sürahi buldum. İnanamadım. Beş tane sürahi almam gerekiyordu, partide kullanacaktık. Marketi görünce girip bir bakayım dedim. Ki hiç girmemiştim oraya daha önce. 2 liraya sürahileri görünce evrene teşekkürlerimi sundum :)
Çok şeker değil mi?
Şimdi Bilgehan'ı da yolcu edip biraz kıvrılayım. Sonra yola dökülmem gerekiyor.
Hepinize günaydın, bol enerjili bir güne açılsın sabahımız.
Tabi ters tepti.
Önce uykuya dalmakta güçlük çektim.
Tam dalmışım, gece iki buçuk gibi Can yatarken uyandım.
Daha uyuyamadım bir türlü.
Saat dörde gelirken ben hâlâ yatakta debeleniyordum.
Kalkıp mutfağa gittim. Dün ev temizliği yaparken oraya hiç uğrayamamıştım. Bulaşıkları makinaya yerleştirdim. Onu çalıştırdım . Kalanları elde yıkadım. Tepsiler kirliydi fırında onları da temizledim. Kesmeşeker kutusunu boşalttım. Raf sildim.
Bir saat geçirmişim orada, saat beşe gelirken yeniden yattım.
Tabi altı buçukta biri beni dövmüş şeklinde kalktım yataktan.
Kahvaltı hazırladım.
Bilgiç'e kulüpleri için yaptıkları kermeste satmak üzere kek yaptım. Güya mini keklerden yapmıştım , hepsi yamulmuş, abuk subuk gözüküyorlar. Onları bize saklasam da giderken pastaneden kek al desem mi diye düşünmekteyim .
Cumartesi yine çok kalabalık bir doğumgünü partimiz var. Mekâna gidip nasıl süsleyeceğimizi ayarlamamız gerekiyor. Ozalitçiye resim bastırtacağız ve alınacak bir sürü şey var.
Yalnız geçen gün Moda'da bir markette 2 liraya litrelik cam sürahi buldum. İnanamadım. Beş tane sürahi almam gerekiyordu, partide kullanacaktık. Marketi görünce girip bir bakayım dedim. Ki hiç girmemiştim oraya daha önce. 2 liraya sürahileri görünce evrene teşekkürlerimi sundum :)
Çok şeker değil mi?
Şimdi Bilgehan'ı da yolcu edip biraz kıvrılayım. Sonra yola dökülmem gerekiyor.
Hepinize günaydın, bol enerjili bir güne açılsın sabahımız.
20 Kasım 2018 Salı
Güz Manzaraları
Geçen gün spotifyda haftalık keşifte dinlediğim bir şarkı çok hoşuma gidince grubun albümlerini dinledim. Yağmurlu bir akşama çok yakıştı. Sizinle de paylaşayım dedim.
Her fotoğrafta This Way to The Egress grubunun şarkıları var. İstediğinize tıklayıp kendinize çıkanı bulun bakalım :)
Her fotoğrafta This Way to The Egress grubunun şarkıları var. İstediğinize tıklayıp kendinize çıkanı bulun bakalım :)
19 Kasım 2018 Pazartesi
Nostaljik Pazartesi
Bu hafta bloğu ilk açtığım sene kasım ayında yazdıklarıma baktım. Orada bir oyun başlatmışım.
Diyorum ki haydi o oyunu yine oynayalım. Katılırsanız çok sevinirim :)
Eveet bekliyorum cümlelerinizi. Pazartesi sendromu modumuzu atalım üzerimizden.
Diyorum ki haydi o oyunu yine oynayalım. Katılırsanız çok sevinirim :)
22 Kasım 2005 Salı
Zincir
Canım oyun oynamak istedi bu akşam. Aşağıya bir cümle yazacağım, benden sonra gelen o cümlenin içinden bir kelime seçip onunla cümle kuracak.
Bakalım neler çıkacak.
Hadi canım, üşenmeyin... En güzel cümle yarışması yapıcam sonra :)
"Cümleler ilk söyleyenlere ait olsaydı bugün konuşacak birşey bulamazdık.."
(Bunu kim söylemişti hatırlayan varsa söylesin bana, bulamıyorum kimin olduğunu..)
Bakalım neler çıkacak.
Hadi canım, üşenmeyin... En güzel cümle yarışması yapıcam sonra :)
"Cümleler ilk söyleyenlere ait olsaydı bugün konuşacak birşey bulamazdık.."
(Bunu kim söylemişti hatırlayan varsa söylesin bana, bulamıyorum kimin olduğunu..)
18 Kasım 2018 Pazar
An İtibariyle
Evet kitap poşetleri, hediye paketleri, kurumakta olan çamaşırlar falan her yerde.
İçeriden çocuklarımın sesleri geliyor. Can gece gideceği için uyuyor, ya da uyumak için boğuşuyordur :)
Ben de uzandım koltuğuma , tembelliğimin tadını çıkartıyorum.
Bazen mutlu olmak sadece sıradan bir günün tadını çıkartmaktan ibarettir .
17 Kasım 2018 Cumartesi
Klasikleşmiş Gözü Dönmüş Kitap Kurtları Fotoğrafımız
Bir senedir hemen hiç kitap almadığımız göz önüne alınırsa bence yine de fazla abartmamışız.
Ama tabi benim kitap listemin yarısından çoğu duruyor. Kimini bulamadım, kimini aramadım, kimisini de internette daha ucuz olduğundan bıraktım.
Hangisinden başlasak ki şimdiiii :)
Ama tabi benim kitap listemin yarısından çoğu duruyor. Kimini bulamadım, kimini aramadım, kimisini de internette daha ucuz olduğundan bıraktım.
Hangisinden başlasak ki şimdiiii :)
16 Kasım 2018 Cuma
Son Kontroller :)
Uzun listeeeee.. Tamam
Yayınevleriiii... Tamam
İnternet fiyatlarıı.. Tamam
Kocaman sırt çantasııı.. Tamam
Para çektin miii. Tamam
Can evde miii. Tamam
Gerek ve yeter şartların hepsi hazır, pazar sabahını tercih ederdim ama napalım, yarın sabah kitap fuarı yolları gözüküyor bize.
Yupppiiii :)
Yayınevleriiii... Tamam
İnternet fiyatlarıı.. Tamam
Kocaman sırt çantasııı.. Tamam
Para çektin miii. Tamam
Can evde miii. Tamam
Gerek ve yeter şartların hepsi hazır, pazar sabahını tercih ederdim ama napalım, yarın sabah kitap fuarı yolları gözüküyor bize.
Yupppiiii :)
İyi ki Doğdun Can
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
Vay beee, birlikte kutladığımız ilk doğumgününden bu yana Ne çok zaman geçmiş.
Ama biz yaşlanmıyoruz di mi Cancım :)
15 Kasım 2018 Perşembe
14 Kasım 2018 Çarşamba
The Good Place
Zor dizi beğenen birisi olarak en son izlediğim bu diziden bahsetmek istedim.
The Good Place, yani iyi bir yer.
Hanım kızımız gözünü açtığında kendisini bir ofiste otururken bulur. Birazdan kendisini çağıran görevli ona öldüğünü ve cennette olduğunu söyler. Etrafı tanıtır, kendisine verilen evi gösterir ve ruh eşiyle tanıştırır.
Tek sorun bizim hatunun gelmesi gereken kişi olmamasıdır. O başka birisidir ve yeri burada değildir.
Yirmi dakikalık kısa bölümleriyle tam bir çıtır çerez komedi dizisi gibi gözükse de oldukça felsefik ve düşündürücü öğelere de sahip. Netflix'teki iki sezonunu keyifle üç günde bitirdim. Sanırım bir üçüncü sezonu da olacak.
Son olarak şu alıntıyı da koyayım, pek net çekemedim ama okuyabiliyor sanırım.
Çılgın kahkaha atmayacaksınız belki ama bol bol düşüneceğiniz ve şaşıracağınız garantili :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













