Bir gün gecikmeli olarak haftalık listemi yapıyorum. Geçen hafta gittiğimiz Ortaköy'de çektiğim fotoğraflarla hazırladım bu sefer.
15* Yeniden yorumlanan cover bir şarkı.
Doğrusu bu şarkının cover olduğunu daha geçen aylarda fark ettim. David Bowie'ninmiş meğer, ama ben bu halini daha çok seviyorum sanırım.
16* Klasik müzikten çok sevdiğin bir şarkı.
Klasik müzik temelim buz pateni yarışmalarına dayanır. Ay temelini yesinler, bütün bilgim oradan geliyor zaten :) Bolero'nun Ravel'i mi Ravel' in Bolero'su mu öğrenene kadar akla karayı seçtim ama bu performansı izlemelisiniz.
17* Karaokede düet yapabileceğin bir şarkı.
Üniversite yıllarında gittiğimiz en güzel gençlik filmlerinden bir şarkı. Biletini hâlâ saklarım, 30 yıl olmuş :)
18* Sana yaşamı düşündüren bir şarkı.
Yine okul yıllarından bir şarkı. Kantinde fonda sürekli çalardı. Hem çok güzel hem hüzünlü hem umut dolu, inanılmaz karışım :)
19* Senin için anlamı büyük olan bir şarkı.
Bunu uzun düşünmem gerek. Anlamı büyük bir şarkı. Hımmmm. Bu şarkı bana babamı anımsattığından onu seçeceğim sanırım. Babam severdi bu şarkıyı çünkü.
20* Adında isim geçen bir şarkı.
Yıllar yıllar öncesinden bana yaz gecelerini hatırlatan bu şarkının ismini çok sonraları öğrenmiştim :) John Barleykon neden ölmeliydi hâlâ bilmiyorum ama şarkı çok güzel.
21* Seni ileriye taşıyan bir şarkı.
Beni ileriye taşıyan bir şarkı. Sanırım bu konuda Manowar amcalar devreye giriyorlar. Kalk ve savaş diyorlar, her zaman bir kere daha denemelisin diyorlar. E daha ne desinler.
22 Mayıs 2017 Pazartesi
21 Mayıs 2017 Pazar
20 Mayıs 2017 Cumartesi
Bir de Sürprizimiz Var, Sizi Gizli Kameraya... Yok Yok Çekilişe Aldık :)
Bloğumun yaş gününde, geçen iki senede olduğu gibi çekiliş yapayım dedim. Ama bu sefer çekiliş haberini önceden değil de yaş gününde versem diye düşündüm. Ve fakat uzun uzun duygusala bağlayan yazı yazınca dibine çekiliş söylemek pek uygunsuz kaçtı. Onu da akşama doğru haber vermeye karar verdim. Akşama da, niye haber veriyorum ki sürpriz olsun diye gülümsedim :)
Hahaha, çok mu karışık oldu, amaaan boş veeeer :)
Sonuçta bloğumu kutlayanlar arasından on kişiye şu minik hediyelerim gidecek.
Bu şeker fileler, ister çantanıza atarsınız ister evin bir kenarına dekoratif asarsınız :)
Kurşun kalem ve kitap ayracı.
Ve kendi kitaplığımdaki bu kitaplardan birisi :)
Bu sabah itibariyle yorum yapanlar sırasıyla şöyleydi :
Hahaha, çok mu karışık oldu, amaaan boş veeeer :)
Sonuçta bloğumu kutlayanlar arasından on kişiye şu minik hediyelerim gidecek.
Bu şeker fileler, ister çantanıza atarsınız ister evin bir kenarına dekoratif asarsınız :)
Kurşun kalem ve kitap ayracı.
Ve kendi kitaplığımdaki bu kitaplardan birisi :)
Bu sabah itibariyle yorum yapanlar sırasıyla şöyleydi :
- Değmesin Yağlı Boya
- *mehtAP
- Ebemkuşağı
- NG
- Makbule Abalı
- Gooogoook
- Aze
- Çenebaz
- Parıldayan Çiçek
- Kerime
- Sezer Eser Perker
- Oytun'la Hayat
- Anne Kaleminden
- Kadriye, Biz Kimiz Kadınız
- Daha Mutlu Yaşam
- Deryada Damla
- Sessiz Kaldım
- Sebuş
- Aytül Örcün
- Derya, Deli Kızın Bohçası
- Bücürük ve Ben
- Evimin Güncesi
- Eylül Annesi
- Annesinin Prensesi
- Merih'in Atmosferinde
- EQ Ayşe
- Evde Yazar
- Belle'nin Kütüphanesi
- Nilgün Komar
- Yazdan Kalan
- Bahar 006, Craft a Dream
- Öneri Makinesi
- Deep
- Dağınık Anne
- Zeugma
- Any
- Mevlüde Türk
- Banu
- Gül Akça
- De Kubad
- Umman Aslan
- Gezgin Kova
- Hindiba
İnternetten bulduğum random numaralarsa şöyle :
Buna göre kazananlar :)
5 Makbule Abalı
40 De Kubad
28 Belle'nin Kütüphanesi
22 Evimin Güncesi
1 Değmesin Yağlı Boya
27 Evde Yazar
37 Mevlüde Türk
6 Gooogoook
29 Nilgün Komar
30 Yazdan Kalan
Buna göre kazananlar :)
5 Makbule Abalı
40 De Kubad
28 Belle'nin Kütüphanesi
22 Evimin Güncesi
1 Değmesin Yağlı Boya
27 Evde Yazar
37 Mevlüde Türk
6 Gooogoook
29 Nilgün Komar
30 Yazdan Kalan
Bana adreslerinizi gönderirseniz umarım hediyelerinizi en kısa sürede ( Heheh bu konuda biraz kötü bir şöhretim var ama önünde sonunda yolluyorum merak etmeyin)
Bu arada istediğiniz kitabı da bana buradan bildirebilirsiniz. Önce fark eden istediği kitabı kapar.
Yalnız ben bugün ilgilenip, istenen kitapları çizemeyeceğimden, önce yorumlara bakıp ona göre isteyin kitaplarınızı,olur mu :)
Bu yazımı okuyup anlayanlara ayrıcana bir hediye versem mi diye düşünmedim değil. Dün cenazedeydim bugün düğüne gidiyorum biraz dağıldım. Üstelik yazıyı bitirene kadar yeni kutlamalar gelince al baştan yapmak zorunda da kaldım :)
Bu arada istediğiniz kitabı da bana buradan bildirebilirsiniz. Önce fark eden istediği kitabı kapar.
- Değişen Kafalar
- Köy Hayatından Sahneler
Venedik'te Ölüm- Tatlı Rüyalar
Kırmızı AzapLimonlu Pastanın Sıradışı HüznüKöşeye KıstırmakBeyaz GecelerSon NefesKayıp Hayaller Atölyesi
Yalnız ben bugün ilgilenip, istenen kitapları çizemeyeceğimden, önce yorumlara bakıp ona göre isteyin kitaplarınızı,olur mu :)
Bu yazımı okuyup anlayanlara ayrıcana bir hediye versem mi diye düşünmedim değil. Dün cenazedeydim bugün düğüne gidiyorum biraz dağıldım. Üstelik yazıyı bitirene kadar yeni kutlamalar gelince al baştan yapmak zorunda da kaldım :)
19 Mayıs 2017 Cuma
Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
Ben senden vaz geçmem
Işıkları söndürseler bile korkuma yenilmem
Ellerim kollarım tutmasın isterse
Ben sensiz pes etmem...
Bu şarkı dilimde Bilgehan'ın okulundaki töreni izlemeye gidiyorum.
Bayramımız kutlu olsun. Kocaman stadyumlarda görkemle kutlayacağımız günler de yakın olsun.
17 Mayıs 2017 Çarşamba
Güle Güle Basriye Teyze, Huzur İçinde Yat
Ben senin kızındım. Gelinine takılırdım hatta senden önce ben vardım diyerek.
Oğluşlarıma ilk yeleklerini sen örmüştün. Önden fermuarlı, beyaz yelekleri o kadar sevmiştim ki küçüldüğünde yenisini ördürmüştüm sana.
Ah, sen her zaman oradaydın. Anneme giderken balkondan sohbet ederdik.
Evlenirken taktığın bileziği seneler sonra kolumda gördüğünde nasıl da sevinmiştin. Hatıranı saklıyorum diye.
Kars'a gitmeden önce bana hediye aldığın şapkayı yetiştirmen daha yeni değil miydi?
İyileşecektin, bize gelecektin, öyle demiştim sana. Gelemem herhalde demiştin. Sen haklı çıktın. Neden haklı çıktın ki?
Seni özleyeceğim. Çok özleyeceğim hem de.
Karşı Komşumuzun Çocukları Olmuş :)
Ne zamandır hummalı bir faaliyet gözüküyordu orada. Pek yakında doğacaklarını anlamıştım. Dün akşam ıslığımsı hafif sesi duyar duymaz tanıdım. Geçen sene sesin kaynağını aramaktan bir hal olmuştum çünkü :)
Anne babası nasıl da gururlu ve dikkatli bekliyorlar başlarında, değil mi?
Büyüyüp uçana kadar da gece gündüz bekleyecekler öyle.
Anne babası nasıl da gururlu ve dikkatli bekliyorlar başlarında, değil mi?
Büyüyüp uçana kadar da gece gündüz bekleyecekler öyle.
15 Mayıs 2017 Pazartesi
İyi ki Doğdun "BİR" :)
Bazen eski sayfalarına bakıyorum. Zamanda yolculuk gibi.
Metehan altı yaşındaydı Bilgehan üç.
İzmir'de beş oda bir salon tek katlı lojmanımızda yaşıyorduk. Bahçe içinde, yemyeşil bir yerdi. Yılanlar, çiyanlar, top böcekleri, süleymancıklar falan da bizimle yaşıyorlardı :) Ev sürekli şekil değiştiriyordu, bir gün bir kapı açılmamaya başlıyordu bir gün kapanmamaya. Çatlakları ne kadar doldursak da iki günde yeniden ortaya çıkıyordu. Her oda, upuzuuun koridor ve bahçe oyuncak doluydu, sürekli bir yerden bir yere dağınıklık topluyordum. Ayda bir rüyama girer hâlâ, yeniden oraya taşındığımızı görür mutlu olurum.
Bloğu açtığımda 34 yaşımdaydım. Gazetede okumuştum blog denen şeyi, her zaman günlük tutan birisi olarak pek cazip gelmişti. Çocukların peşinde koşarken kendimi kaybetmekte olduğumu düşünüyordum, bulmama yardım eder diye düşündüm.
Gerçekten de benim için güzel bir uğraş oldu. Hayalimdeki harika yazıları yazamadığımı fark etsem de eğlendim. Bir çok arkadaş edindim.
Çok blog gördüm açılan kapanan :) İlk zamanlar ben de kapatıyordum ara ara ama fazla uzak kalamadım. Üstelik burası sadece bana da ait değil ki oğluşlarım burada büyüdüler. Zaman zaman açıp okumayı benim kadar çok seviyorlar.
Hayatımın çok sıkıcı zamanlarını pek yansıtmadım, zira olumsuz yazıkça olumsuzluk artıyor sanki. Kimini üstü kapalı geçtim, kimine hiç değinmedim. Hastalıklar, kırıklar, dikişler, kavgalar, kırgınlıklar ya ucundan dokundu buraya ya da görmezden geldim. Kendime terapi yaparken çevreme de pozitif duygular vermek istedim.
Hiç reklamımı yapmadım, yüreğimden gelmedikçe yorum yazmadım, daha çok kişi takip edeyim de onlar da beni etsin demedim. Derdim sayılar, sıralamalar olmadı. İçten yapılan ziyaretler, keyifli yorumlar dışında bir şey beklemedim. Her yazıyı, yorumu, yorum cevabını tekrar tekrar düşünüp yayımladım ki kimseyi kırmasın, yanlış anlaşılmasın.
Şarkılar, şiirler, kitaplar, filmler, fotoğraflar, yeni yerler, küçük ayrıntılar, minik mutluluklar topladım. BİR dedim adına, çok sevdiğim bir kitaptan esinlenerek.
İşte böyle geçti on iki sene.
Hepinize kocaman öpücükler, yürekten sevgiler.. Daha nice senelerde birlikte olalım :)
Metehan altı yaşındaydı Bilgehan üç.
İzmir'de beş oda bir salon tek katlı lojmanımızda yaşıyorduk. Bahçe içinde, yemyeşil bir yerdi. Yılanlar, çiyanlar, top böcekleri, süleymancıklar falan da bizimle yaşıyorlardı :) Ev sürekli şekil değiştiriyordu, bir gün bir kapı açılmamaya başlıyordu bir gün kapanmamaya. Çatlakları ne kadar doldursak da iki günde yeniden ortaya çıkıyordu. Her oda, upuzuuun koridor ve bahçe oyuncak doluydu, sürekli bir yerden bir yere dağınıklık topluyordum. Ayda bir rüyama girer hâlâ, yeniden oraya taşındığımızı görür mutlu olurum.
Bloğu açtığımda 34 yaşımdaydım. Gazetede okumuştum blog denen şeyi, her zaman günlük tutan birisi olarak pek cazip gelmişti. Çocukların peşinde koşarken kendimi kaybetmekte olduğumu düşünüyordum, bulmama yardım eder diye düşündüm.
Gerçekten de benim için güzel bir uğraş oldu. Hayalimdeki harika yazıları yazamadığımı fark etsem de eğlendim. Bir çok arkadaş edindim.
Çok blog gördüm açılan kapanan :) İlk zamanlar ben de kapatıyordum ara ara ama fazla uzak kalamadım. Üstelik burası sadece bana da ait değil ki oğluşlarım burada büyüdüler. Zaman zaman açıp okumayı benim kadar çok seviyorlar.
Hayatımın çok sıkıcı zamanlarını pek yansıtmadım, zira olumsuz yazıkça olumsuzluk artıyor sanki. Kimini üstü kapalı geçtim, kimine hiç değinmedim. Hastalıklar, kırıklar, dikişler, kavgalar, kırgınlıklar ya ucundan dokundu buraya ya da görmezden geldim. Kendime terapi yaparken çevreme de pozitif duygular vermek istedim.
Hiç reklamımı yapmadım, yüreğimden gelmedikçe yorum yazmadım, daha çok kişi takip edeyim de onlar da beni etsin demedim. Derdim sayılar, sıralamalar olmadı. İçten yapılan ziyaretler, keyifli yorumlar dışında bir şey beklemedim. Her yazıyı, yorumu, yorum cevabını tekrar tekrar düşünüp yayımladım ki kimseyi kırmasın, yanlış anlaşılmasın.
Şarkılar, şiirler, kitaplar, filmler, fotoğraflar, yeni yerler, küçük ayrıntılar, minik mutluluklar topladım. BİR dedim adına, çok sevdiğim bir kitaptan esinlenerek.
İşte böyle geçti on iki sene.
Hepinize kocaman öpücükler, yürekten sevgiler.. Daha nice senelerde birlikte olalım :)
14 Mayıs 2017 Pazar
30 Şarkı Meydan Okuması Bölüm 2
Geçen hafta kaldığım yerden devam ediyorum :)
8* Bağımlılıklar hakkında bir şarkı.
Hımm, bu zor bir soru oldu. Üzerinde bayağı düşündüm. Ne zamandır dinlemediğim bir şarkı geldi aklıma, ne kadar uydu bilemiyorum :)
9* Seni mutlu eden bir şarkı.
Ama bunların da arasından seçmek çok zor :) Neyse isyankâr bir tane olsun, içimiz enerji dolsun.
10* Seni üzen bir şarkı.
Beni üzmüyor da hüzünlendiriyor diyelim.
11* Dinlemekten asla bıkmayacağın bir şarkı.
Puffff, hangi birini seçsem, ne etsem :) İlk aklıma geleni yazayım bari :)
12* Gençliğinden (Ergenliğinden) bir şarkı.
Benim ergenliğim seksenler, neyse bir sonraki kategoriyle birlikte iki şarkı seçeceğim o harika dönemden :) Keşke hep genç kalabilseydik...
13* Seksenlerden favorin olan bir şarkı.
Ah seksenler.. İlk gençliğimin pırıl pırıl yılları :)
14* Düğününde çalmasını istediğin bir şarkı.
Hehehe, düğünle falan uğraşmayan bir tip olarak yirminci evlilik yıldönümüm için seçeyim ben şimdiden :)
Eh 25 seneden sonra daha ormantiğini bulamam kusura kalmayın :)
8* Bağımlılıklar hakkında bir şarkı.
Hımm, bu zor bir soru oldu. Üzerinde bayağı düşündüm. Ne zamandır dinlemediğim bir şarkı geldi aklıma, ne kadar uydu bilemiyorum :)
9* Seni mutlu eden bir şarkı.
Ama bunların da arasından seçmek çok zor :) Neyse isyankâr bir tane olsun, içimiz enerji dolsun.
10* Seni üzen bir şarkı.
Beni üzmüyor da hüzünlendiriyor diyelim.
11* Dinlemekten asla bıkmayacağın bir şarkı.
Puffff, hangi birini seçsem, ne etsem :) İlk aklıma geleni yazayım bari :)
12* Gençliğinden (Ergenliğinden) bir şarkı.
Benim ergenliğim seksenler, neyse bir sonraki kategoriyle birlikte iki şarkı seçeceğim o harika dönemden :) Keşke hep genç kalabilseydik...
13* Seksenlerden favorin olan bir şarkı.
Ah seksenler.. İlk gençliğimin pırıl pırıl yılları :)
14* Düğününde çalmasını istediğin bir şarkı.
Hehehe, düğünle falan uğraşmayan bir tip olarak yirminci evlilik yıldönümüm için seçeyim ben şimdiden :)
Eh 25 seneden sonra daha ormantiğini bulamam kusura kalmayın :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




























